Mimar: Hakan Dölgen

Bu proje, Dünya Katolikleri ve özellikle de Polonya halkı için, her bahsi geçtiğinde gurur duydukları Papa john Paul II, gerçek adıyla Karol Vojtyla anısına yapılması karar verilen müze ve rekreasyon merkezi yarışmasına öneri olarak sunulmuştur.
Vatikan tarihinde en uzun sure papalık makamında bulunmuş olan Karol Vojytla, yapılması düşünülen müzenin arsasında vaktiyle yer alan Soda fabrikasında, 2. Dünya Savaşı yıllarında çalışmıştır. Dolayısıyla Krakovdaki bu alan hem john Paul II. Hem de yarışmayı açan aynı isim altındaki enstitü için ayrı bir öneme sahiptir.



Karol Vojtyla fabrikadaki çalışma günlerini kendisi için aydınlanmanın başlangıcı olarak nitelendirmektedir. Polonyalılar 2. Dünya Savaşını bilinenin aksine Yahudilerden çok daha ağır yaşamışlardır. Böyle bir istilanın ortasında Karol Vojytla bir taraftan kendisini gizlemeyi başarmış ve kendini dine vererek Papalık yolundaki adımlarını atmaya başlamış, 1978 yılında da Papalığa oldukça genç yasta kabul edilmiştir.

Bu proje bir müze ve çevre düzenlemesi çalışmasına paralel olarak konunun kültürel arka yapısının okunması ve ithaf edilen kişinin hayatının bilinmesi çabasını da içermektedir.
“Do Not Fear” (Korkma), john Paul II’nin hayatı boyunca önem verdiği ve sık sık tekrar ettiği sözlerinden biridir. Yarışmada bunun yorumlanması istenmiştir.

Böylesine soyut bir fikrin mekânsallaşması ve şekil alması zorluğunun bilinciyle, tasarım sürecinde Mevlana’nın “gel ne olursan ol yine gel” sözüyle paralellik kurulmuş ve dinlerin kardeşliğine böyle sözlerin yapabileceği katkı düşünülmüştür.
Krakov’un güneyinde yer alan arsanın içinden Wilga Nehri geçmektedir. Hemen kuzeyinde yer alan “Divine Mercy Sanctuary”, Polonya Katoliklerinin en önemli ibadet noktalarından biridir. Karol Vojtyla hayattayken burayı birkaç defa ziyaret etmiştir. Doğudan geçen tren yolu ve arsanın kuzey noktasında yapılması planlanan istasyon da tasarımın ilk şeklini almasında etken olmuştur.

Tasarımın ana fikri kollarını açmış olarak halkını kucaklamaya hazır Papa figürünün mekânsallaşmasından oluşmaktadır. Bu form fuayede dolaşanlara Krakov şehrini görme olanağı verdiği gibi arsanın nötr noktasında yer alarak yeşilin serbestçe şekillenmesine de bir engel oluşturmamaktadır. Toprak çatıyla bütünleşerek, adeta bütün fonksiyonlar yeraltına alınmış hissi verilmiştir.

Danışman: Czeslawa Kopaniecka
Yardımcı: Natalia Pascovich
3D Render: Alan Todres
![]() | ![]() |
![]() | ![]() |








10 Yorum
ismet torun
hakan tebrikler sana daha iyi bir proje için deniz gezmişleri öneriyorum
sibel uz
Çok başarılı ve etkileyici bir proje olmuş. Kavramlardan bu kadar iyi faydalanılmış olması da gerçekten çok önemli.
Okan
Heyecan uyandiran bir calisma…
pelin destereci
Gerçekten muhteşem bir konsept olmuş senin gibi başarılı bir mimardanda bu beklenirdi zaten.Seninle gurur duyuyoruz.
Meral OĞUZ
Sevgili arkadaşım,
Çok başarılı bir konsept gerçekten de. Konsepti oluşturan (evrensel) felsefe dengeli bir biçimde mimari ile kendini ele vermeyi başarmış… İdeallerinin ve mimarlık aşkının ülke sınırlarımızı da aşarak gelişerek sürdüğünü görmek ne güzel…
Başarılarının daim olmasını yürekten diliyorum…
aysun ertürk
çok başarılı bir çalışma, sonsuz tebrikler
meise gülen
Çok etkileyici, su gibi akıyor, kucaklıyor, çekiyor. Tebrikler
Hasan Kıvırcık
Değerli dostum Hakan Dölgen,
Gerçekleştirdiğin bu projeni taşıdığı anlamlar ve başarılı çözümlemenden dolayı öncelikle kutluyor, seni tebrik ediyorum. Papa’nın fikirlerinden Mevlana’nın herkesi çağıran, içine çeken kavramlarına mimariyle karşılık vermen, manalar dünyasından bizi mimari boyuta taşıman gerçekten çok önemli bir vurgu. Yapının yer altına çekilip toprak-çim tabakanın yapı sistemine dönüşmesi, Karakov kentinin viztasına bu kollarını açmış formu oturtman gerçekten de çok başarılı.
Ellerine sağlık, başarılarının ve çalışmalarının bu coşkuyla sürmesini bekliyorum. Sevgiler.
Hasan
necdetoran
Kollarını açmış Papa dan yola çıkarak kavramsallaştırılan proje verdiği yatay etki ve topoğrafya içindeki kayboluşu ile çok ilginç bir deneme olmuş. Hakan Dölgen’i Amerka’da yaptığı çalışmalardan dolayı kutlamak gerekir.
Zafer Güngör
İlk vurguyu, tabiat anlamında zeminin aybı zamanda yapı kabuğu olarak kullanılmasındaki başarıya yapmak istiyorum. Önündeki meydan ile bütünleşen yapı kabuğunun mimarın plastik anlayışıyla bütünleşmiş simgesel özellik taşıyan başta koyduğu eskizindeki akışkan form çok iyi dengelenmiş. Akışkanlı içerideki büyük salonların tavanlarında devam ediyor. Çok başarılı, kutluyorum.