Intermountain Sağlık Merkezi

3 Dakika Okuma Süresi

Mimar: Anshen + Allen

Bu devasa sağlık merkezi, bilimsel prosedürlerin bürokratik karmaşasından sıyrılıp, sadece doktorluk mesleğinin icra edilebilmesini sağlayacak yeni bir anlayış getiriyor.

Tıpta ve tasarımda yükselmekte olan günümüzün trendleri, eski tip hastane tasarımlarının sonunun geldiğini açıklıyor artık. Anshen+Allen tarafından tasarlanan, Utah’ın Murray bölgesindeki Intermountain Sağlık Merkezi’nde, tasarımın temel öğesi, hastanın her şeyin merkezinde olması. 140 bin metrekarelik alana yayılan merkez, günışığının kullanımı, hastaların konforu ve kullanılan doğal malzemeleriyle hastane mimarîsine yeni bir bakış açısı getiriyor.

Yeni tasarımda, tek renkli bir kule fikrinden vazgeçilip, her birinde hastanın konforunun ve sakinliğinin ön planda tutulduğu 5 ayrı klinik merkez inşa edilmiş. İç mekânda kullanılan sıcak renk paletine, ahşap ve taş yüzeyler eşlik etmiş. Sakinlik ve huzur duygusunun sağlanması içinse sessiz bir ortam, rahatlatıcı mekânlar, özel odalar ve doğal bir manzara sunulmuş.

5 binadan her birinin kendi tipi, girişi, lobisi ve park alanı var. 15 katlı j.L. Sorenson Kulesi’nde 486 yatak kapasitesi ve 32 özel yataklı oda bulunuyor. Tek kişilik odalarda mahremlik ve konfor öne çıkıyor, ayrıca bu odalar bulaşıcı hastalıkların yayılmasını da önlüyor. Her odanın kapısının yanında bulunan lavaboyla, ziyaretçilerin ellerini yıkaması ve enfeksiyon riskinin azaltılması düşünülmüş.

Giriş katında, acil servis bulunuyor ve burada durumu kritik hastalara ilk müdahale yapılıyor. Bunun hemen yanındaki 11 bin metrekarelik George S. Ve Dolores Doré Eccles Ayakta Tedavi Merkezi’nde ise yatak bulunmuyor. Bu binanın en üst katında klinik ofisler, ikinci katında teşhis merkezleri, giriş katında ise ameliyathane ve eczane bulunuyor.

7 katlı j.L. Sorenson Kalp ve Böbrek Merkezi’nde hastaların yürüyüş yapabileceği bir labirent düşünülmüş. 3 katlı jon ve Karen Huntsman Kanser Merkezi’nde ise onkoloji, radyoloji ve ameliyat hizmeti veriliyor. 6 katlı Carolyn Barnes Gardner Kadın Doğum Merkezi’nde doğum uzmanlığı, doğum sonrası bakım, jinekoloji ve meme kanseri bölümleri bulunuyor.

Teknoloji de, hasta merkezli bu yapının tasarımında oldukça yardımcı olmuş. Bildiğimiz steril fayansların yerini, anti-mikrobik halılar almış. Eczanelerle odalar arasında kurulan sesli iletişim sistemi sayesinde, hastalar kolayca ilaç temin edebiliyor. Tarayıcılardan en ufak neştere kadar tüm sağlık ekipmanı, birer sanat eseri kıvamında…

Yapıların konumlandırılması üzerine özel bir mesai harcanarak, eski tip yüksek hastane kulesinin yerini, birbirine entegre olmuş hastane merkezlerinin alması sağlanmış.

Bu hastane ağına dâhil olan Doty Family Eğitim Merkezi’nde ise 300 koltuk kapasiteli oditoryum, 8 sınıf ve 2 bilgisayar laboratuarı bulunuyor. Bu merkezde eğitimin yanı sıra seminerler de veriliyor.

Modernizmin ikonik objelerinden vazgeçilmesiyle, tek renkliliğin yerini, farklılıklar, bölünmüşlükler ve yeni kendini ifade biçimleri aldı. Bu yapıyı post-modern olarak adlandırabiliriz, ancak bir yandan da kesinlikle bir anti-modern değil. Anshen+Allen’ın bu yeni tasarımı, mimarîye ve tıp alanına yeni standartlar getirmeye namzet.


Kaynak: Archnewsnow
Çeviri: mimdap

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir