mimdap GENÇ MİMAR’ı Açarken

4 Dakika Okuma Süresi

Mimarlık, kent planlaması, peyzaj ve iç içmimarlık gibi tüm tasarım disiplinlerine arakesit olmayı hedefleyen portalımız yayınını sürdürüyor. Özel bir kesim olan gençlerin daha fazla interaktif ortamlarda buluşması için sayfamızda onlara daha fazla yer vermeyi başka bir değişle diğer şeyler arasında “yer açmayı” düşünüyoruz.

genc.jpg

Üniversitelerden, çalışma yaşamından sorunları, soruları, etkinlikleri, tartışmaları, yenilikleri, görüşleri, tepkileri, üretimleri… ortaya koyan bir “serbest kürsü” oluşturmayı planlıyoruz. Katılımcıların, sayfa içindeki bölüme katkı verenlerin isteklerine, ortaya koyduklarına göre de şekillenecek olan, sıkmayan; katı kalıpları olmayan, ortamın iç dinamiklerine göre zaman içinde değişimlere uğrayabilecek olan bir bölüm amaçladığımız.

5 Ekim Dünya Mimarlık Gününü ise başlamak için bahane ediyoruz.

“GENÇ MİMAR” KİMDİR…
Adı üzerinde genç ve mimar. Ama “genç” tanımını sadece bir yaş kategorisine ait saptama olarak görmüyoruz tabi. Mimarlık ve tasarım dallarındaki öğrenciler genç mimar bize göre. Mesleğin ilk basamaklarındaki cesaretli ve omuzlarına yükler almış henüz piyasada “mimar ünvanını” almasa bile bu yola çıkmış olanlar bize göre genç mimar… Mimarlık eğitimini henüz tamamlamış olup kendini ifade etmeye çalışanlar ya da henüz diplomasını alanlar genç mimar mesela. Daha yolun başında oldukları için belki de bir işi yok olanlar, iş arayanlar, ücretli pozisyonda çalışanlar, durumundan yeterince hoşnut olan-olmayanlar genç mimar örneğin.

Yeni yasal düzenlemeler sonucunda dört yıllık okulunu bitirdikten sonra mimar olmayı henüz hak edemeyip “mimarlık eğitimi almış” olanlar diye anılanlar, daha bir süre bir şeyler yaparak sınanacak, “staj” ettirilecek olanlar ve sınavlara girerek “mimarlık yapabilir” konuma gelmeye çalışanlar da genç mimar.

Dört yıllık lisans eğitiminden sonra yüksek lisans yapmakta olanlar, o kademeyi geçip doktora çalışmasında olanlar, mesleki eğitimini geliştirmeye çalışanlar da “genç” bize göre.

Meslek odasıyla tanışan -tanışmayan, öğrenciyken bir ilişkisi kuran -kurmayan, mezun olduktan sonra üye olan -olmayan, üyeliğini bir süre sonraya bırakan ya da bunu çok mühimseyen ve ilk günden gidip kaydını yaptıranlar da genç ve de mimar.

Bir işte, kamu ya da özel sektörde kendisine yer edinmeye uğraşan, çoğunlukla çevresinden ‘daha ilk yılları nasıl olsa’ bakış açısıyla sıklıkla karşılaşanlar, kendisini ayakta tutmaya çalışan, mimarlık içinde tecrübe biriktirmeye, yaşam biçimleriyle mimarlığa aday ve kefil olan özverili büyük grup, gençler yani, hepsi “genç mimarlar” tanımımız içinde.

Bu tanımı daha geniş tutabilir, nitelikleri üzerinde daha çok söz edebiliriz fakat şimdilik daha fazlasına gerek yok. Mimdap genç mimar sütunlarında kavramsal genişlemeleri karşılıklı tartışmalarla yeniden tanımlayabileceğimizi düşünüyoruz.

GENÇ BAKIŞ GEREKLİ
Meslek yaşamı, meslek eğitimi, meslek pratiği, mimarlık alanına ait olan konulara ilişkin sorunlar, kente dair gelişmeler bağlamında alında bütün bir gündem alışılagelmiş açıklamalar ve aynı biçimdeki hiyerarşik akıl yürütmelerle çözümlenemez. Varsayılanın dışında, öngörülenleri aşan, farklılıkları cesaretle deneyen genç bir bakışa gereksinim her zaman var.

Binlerce farklı, yeni, aykırı düşünce yerini, yolunu, söylemini bulamadığı için bir enerjiden öte gidemeyip üretildiği bireysel sınırlarda sönümlenip gidebiliyor. Onlara ifade alanı bulmak, üstünde konuşmak, görünür kılmak, paylaşıma sunmak toplumsal faydaya ilişkin de bir adım sayılabilir.

Bir yayında eleştirileri, düşünceleri, projeleri, tasarıları görünür hale getirmek ve ona dair uslubu olan bir tartışma ortamı yaratmak mimdap için çoktan beri düşünülmekteydi. Bu tavır zaten mimdap açısından bu ortamda var olma temeli sayılabilecek bir davranıştı. Şimdi portal içinde bir pencere ile bu ortamı “genç mimarlara” açarak etkileşimlere katkıda bulunmayı arzuluyoruz. Bu çabadan “ne çıkar” diye sormadan, beklentilere dair bir sınır ya da abartılı ufuklar çizmeden, “neyse o, neysek o’yuz” diye düşünüp bir anlamda karşılaşmak, bir anlamda yüzleşmek, bir anlamda kendi fikirlerimizle ve üretimlerimizle ortama girmeyi ama oradan başka şeyleri de öğrenerek, edinerek, çoğalarak çıkmayı öngörüyoruz.

8 Yorum

  1. cemile darcan

    evet bence en iyisi yazdığınız gibi yer açmak önemli olan. çükjü bazı gruplar ve kurumlar (mesela oda), bazı partiler gençlere yer açmak yerine onlar adına onlar için birşeyler yapmaya çalışıyor. onlar için mi o da tartışılır (kendileri için mi??? yoksa)
    yer açmak terimi güzel, yer açın yeter. ortam verin. konuşmayı kolaylaştırın. yüksek sesinizle yönetmeyin, düzenlemeyin o yeter. fazlasına gerek yok. fazlası bağımlılık yaratıyor çünkü. fazlası kol kanat germeyi, yönlendirmeyi, ygeye sokmayı, bağımlı hale getirmeyi içeriyor.
    yer açın gençlik kendini ezik hissetmesin yeterli.

  2. Nazmi Yiğit

    gençliğe dair bastırılmışlık diğer kesimlere uygulanandan daha fazla olmuştur geçtiğimiz yıllarda. zira gençlik görece olarak daha bağımsız davranan “sorumluluk zinciri” ile kapsam içinde kolayca tutulan bir kesim değildir.
    fakat bu kesim o kadar apolitize edildi ve ülkenin mesleğin sorunlarından uzaklaştırıldı ki şimdi kendileri için konuşmaya bile yeterli mecalleri yok. onların yerine meslek odası komisyonlar kurmaya çabalıyor fakat o işten birşey çıkmaz. meslek odası için “kelin ilacı olsa kendi başına sürer” demekten başka bir şey gelmiyor aklıma. gerçekten meslek odası bir teslimiyetten başka bir teslimiyete kendi zapt-u raptı içinde alır götürür genç mimar kesimini. o yüzden güvenilecek bir kanal değil, gerçekten “kelin ilacı” yok.
    fakat, evet yine fakat kendi öz gücüne dayalı bir gençlik ruhu…
    onu da bekleyeceğiz bir süre daha görüldüğü kadarıyla.
    bu sayfanızda görüşler açılırsa ve tartışmalar yapılırsa belki bazı şeyler aşılabilir.

  3. burhan taneri

    TEBRİKLER MÜKEMMEL BİR GİRİŞİM GENÇ MESLEKTAŞLARIMIZIN ÇOK BÜYÜK SORUNLARI VAR.KENDİLERİNE ÖNERİM SORUNLARINI MİMDAP’A AKTARMALARI…

  4. salih ünüvar

    gençliğin paylaşıma, kollektivizme, beraber düşünmeye dair eksiklikleri var. bu nedenle bu köşeniz sadece proje imajlarının uçuştuğu yer olmasın bana kalırsa. bunlrda olsun karşı değilim.fikri meseleler tartışılsın. her mimarlık öğrencisi kendi okuduğu okulun eğitim perpektifini olumluyor ve savunucusu haline geliyor örneğin. devlet okulu özel okulu hepsi daha sonra yine kendini üretecek bir sistem aslında. bir de bu sistem oda ile arka planda kucaklaşıyor. iki olgu birbirini var ediyor, kendi kusurlarıyla sürdürülebilir hale getiriyor. asal öge öğrenci gençlik ise uygulama nesnesine dönüştürülüyor.bundan dolayı gençliğin içinden tutarlı bir mimarlık eğitimi eleştirisi çıkmıyor. bu işi yine eğitim veren hocalar ele alıp bize eğitimin sorunları başlığıyla veriyor. onlar zaten bu sorunların da bir anlamda parçası ve eğitim meselesine dair çözümleri akademik kadrodan beklemek nasıl bir hayal demektir düşünmek gerekir.
    her konuda buna benzer içinde kaybolmaktan kaynaklı izler var. dışına çıkamamak, etraflıca bakamamak yani. bağımsız olamamak.
    bunları tartışsak örneğin…

  5. Hüsnü Tekeli

    Ülkemizin en sorunlu en fazla moda deyimiyle “açılıma” gereksinim duyan kesimi kuşkusuz gençlerdir. Ancak hem siyasi iktidarlar hem de üniversite iktidarlarının da aklına en son gelebilecek açılım da tam olarak bu açılımdır. Çünkü birincisi kendi arkaik ideolojileri için bir tehdit olabileceğinden kuşkulanmakta, diğeri ise tümüyle çağdışı bir anlayışla onları “ilkel, düşünme eleştirme yeteneği olmayan, akıldan yoksun, balık hafızalı, niteliksizler” olarak görmektedir. (Bence bunlar da tam olarak bu kesimlerin özellikleridir. Gençleri eleştirirken kendilerini anlatmaktadırlar) Gençler ise bu kesimlerden gelen çok büyük bir baskı ve terör altında kişiliklerini oluşturmaya çalışmaktadırlar ülkemizde…Ancak dini tarikatlarda oldukları sürece ses çıkartmalarına destek verilmekte, her türlü bağımsız düşüncede hemen sansür, dayak, biber gazı gelmektedir. Üniversitelerin kapısında olduğunu sandıkları polisler aslında yök sistemiyle üniversitelerinin kürsülerine çoktan yerleşmiştir.
    Böyle bir ortamda gençlere yönelik her türlü yaklaşım çok büyük bir saygıyı haketmektedir. Sağolun varolun.

  6. Hüdai Cansever

    gençliğin ve genç düşüncenin üstünün çizildiği bir ortamda açık ortam vaad etmek büyük cesaret. gençlerin alternatif yapış biçiminden bu toplum yıllar oldu ki çok uzak tutuluyor. mimarlık için durum çok farklı değil. meslek hayatı öyle, eğitim yaşantısı öyle. konuşacak çok şey var bence.

  7. kerem ulucanlı

    gençliğe kanallar açmak fikriniz çok güzel. ifade etmeyi engellemeyen projesinden fikrine kadar gençlerin söylecek ve yapacaklarını sergileyecekleri “açık tahta” gibi kullanacakları bir sayfa verin onlara. isteyen herkes “tahtaya” çıksın. tahtadakine bir başkası youm yapsın, ek yapsın, düzeltme yapsın.
    önerimdir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir