Zonguldak Lavuar Koruma Alanı ve Çevresi Proje Yarışması Sergisi

11 Dakika Okuma Süresi

3 Ekim tarihine kadar İstanbul Metropoliten planlama ve Kentsel Tasarım Merkezi’nde sergilenecek olan Zonguldak Lavuar Koruma Alanı ve Çevresi Koruma, Planlama, Kentsel Tasarım, Mimarlık ve Peyzaj Düzenleme Proje Yarışması Ödüllü Projeler Sergisi geçtiğimiz cuma günü açıldı. Açılışta İMP Kentsel Tasarım ve Yarışmalar Grubu Proje Yürütücüsü Murat Vefkioğlu, İMP Başkanı İbrahim Baz ve Zonguldak Belediye Başkanı İsmail Eşref konuşma yaptılar.

Yarışma Projeleri için tıklayınız

116.jpg

Murat Vefkioğlu
Değerli konuklar İMP’ye hoş geldiniz. Sergiler ve yarışmalar grubu 2005 yılından itibaren İstanbul’daki yarışmalarla ilgilenmenin yanı sıra aynı zamanda ülke çapında çıkan yarışmaları da İMP’de sergilemektedir. Bu bizim bu amaçla düzenlediğimiz 3. sergimizdir. Zonguldak Belediye Başkanımız İsmail Eşref Bey bu serginin açılmasında çok büyük katkıları, destekleri oldu. Kendisine teşekkür etmek isteriz. Bu yarışmada elde edilen sonuç muhakkak ki Zonguldak’taki lavuar alanı için çok önemli bir proje tasarım yarışması. Kendilerine çok teşekkür ediyoruz yaptıkları bu katkılardan dolayı. İnşallah daha sonra başka yarışmalarla da Zonguldak’ta devam ederiz.

İbrahim Baz
Hayırlı olmasını diliyorum. Tüm katılımcıları önemli katkılar sundukları için tebrik ediyorum ve teşekkür ediyorum. hoş geldiniz.

Zonguldak Belediye Başkanı İsmail Eşref
214.jpgÇok değerli katılımcılar… Öncelikle bizim projelerimizin burada sergilenmesine destek verdiğiniz için teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Çünkü şehrimizdeki kentsel tasarımlar bizim kendi içimizdekileri ilgilendirirken kamuoyuna sunulmuş olması bizim için büyük bir gurur kaynağı.

Zonguldak önemli bir il. 1849 yılında kömürün bulunmasıyla ülkeye taş kömür alanında fayda sağlamış, o gemilerdeki yakılan kömür, savaşlarda kullanılan lokomotiflerdeki kömürler hep Zonguldak’tan, taş kömüründen üretilmiş, Zonguldak ülkeyi yıllarca enerji sektörü adına, petrolün öneminin az olduğu, doğalgazın hiç olmadığı dönemlerde hep bu sektörü taşımış bir kent. Böyle bir kent yıllar sonra büyümeye çalışırken 1899 yılında yani kömürün bulunmasından 50 yıl sonra belediye oluyor, 1923 yılında, cumhuriyetin ilanıyla ilk illerden bir tanesi oluyor. O gün sazlık bir bölge, bir köy olan Zonguldak, 1899’da kentleşip büyürken artık gelişmeye başlıyor. Ülkenin her yerinden göç alıyor; Doğu Karadeniz’den yani Samsun, Trabzon, Giresun, Gümüşhane gibi bölgelerden daha yoğun olmak üzere ama ülkenin her tarafından Erzurum’dan, Erzincan’a, Antalya’dan, Şanlıurfa’ya, İzmir’den Tekirdağ’a göç almaya başlıyor. Çünkü orada iş var, aş var, ekmek var. Bugün zamanla Zonguldak’ta kömür üretiminin önemini daha da arttırıp 1980’li yıllara kadar sürdükten sonra artık yeni enerji sektörlerinin bulunmasıyla yani petrolün, doğalgazın öne çıkmasıyla tüm dünyada olduğu gibi, Almanya’da da örnekleri biliyoruz, Ruhr havzası kömür sebebiyle yenilemeye başladı; Zonguldak’ta da bir enerji sektörünün değişmesi nedeniyle bir duraklama başlıyor. 1985 yılında en üst seviyede üretim yapan Zonguldak Türkiye Taşkömürü Kurumu yılda 5 milyon ton kömür üretirken bugünlerde artık yine enerji sektörünün değişmesiyle artık 1 milyon tonlara düşüyor. Çalışan sayısı 6o bin kişiden bugün 11 bin kişiye düşerek kent biraz ekonomik anlamda zafiyet göstermeye başlıyor. Ama Zonguldak’ta biz kentsel yönetici olarak bunu başka sektörlere kaydırarak Zonguldak’ı yenileştirmeye çalışıyoruz. Üniversiteleri öne çıkarmaya çalışıyoruz ki önümüzde bir örnek var. Zonguldak niye üniversite kenti olmasın diyerek, çok ciddi destek vererek, yerel yönetim olarak mali olarak bunu ciddi desteklerle bugüne taşıdık. Geçmişte 3 – 5 bin kişi olan üniversitede bugünlerde Zonguldak bölünmüş olmasına rağmen, Karabük – Bartın il olmuş olmasına rağmen sadece Zonguldak’taki üniversiteli sayısı 15 binden 20 binlere yaklaşıyor.

311.jpgBir de Zonguldak bölünme yaşadı. Hani kentlerin kaderi vardır ya bazı engeller vardır, bazı gelişmeler vardır. 1990 yılında Bartın’ın il olması siyasi sebeplerle, Karabük’ün Bartın il oldu ben niye il olmayayım ısrarıyla tekrar 1994 yılında il olması Zonguldak’ı üç parçaya böldü. Böyle bir kent yani Zonguldak merkezine tanım yapmak gerekirse bu genel tanımdan sonra güzel bir kent, kent kimliği olan bir kent yani bir kasaba değil. 107 bin merkez nüfusu, beldeleri ile birlikte Türkiye’de ilk Metropoliten Belediyeler Birliği’ni kurarak metropol çalışmalarını başlatmış belediye olarak 1970 yılında ne Büyükşehir belediyeleri vardı ne de Metropoliten Belediyeler Birliği vardı. Zonguldak bunun ilk örneğiydi. Metropolün Belediyeler Birliği’ni kurarak metropolün o ilçeleriyle, beldeleriyle birlikte tümünü kapsayan yaklaşık 250 bin civarındaki nüfusuyla metropol olarak düzenlenmiş olan nüfusuyla güzel, kaliteli, insan kalitesiyle ve şehir kalitesiyle üstün bir kent.

Zonguldak kültürünü biraz da 1949’lu yıllarda o Fransız ve Almanların kömür üretimi ile başladığı Zonguldak, 1800’lü yıllarda tenis kortları ile tanışmış, 1800 yılında sinemasıyla, sosyal tesisiyle, plajlarıyla tanışmış, 1840 yıllarından gelen bir kültür. Böyle bir kent geriye gitmemeliydi, gitmiyor. Biz bu çabayı ciddi şekilde gösteriyoruz. Ben 1996 yıllarında göreve geldim. 3 yıl görevden sonra 1998 yılında tekrar seçildim. 1999-2004 yıllarında 5 yıl daha görev yaptıktan sonra 8 yıllık görev süremde, 2004 yılına kadar Zonguldak’ın sosyal donatılarını, Zonguldak’ın kültürel yaşantısını baştan sona değiştirdik, yenileştirdik. O eski kültürü, o Fransızlardan kalma o kaliteli yaşamı daha da bir iyiye götürmeye çalıştık ve bunu başardık. İyiyiz şu anda, iyi durumdayız. Zonguldak bir geçiş yolu üzerinde değildir. O anlamda çok çaba sarf ettik.

Bütün bu çabaların içinde, en son benim 2009 yılında tekrar göreve geri dönmem, tekrar seçilmem sonrasında 2006’da yıkılan kömür yıkama tesisleri şehrin merkezindeki 80 bin metre alanı kapsayan, şehrin merkezinin büyük çoğunluğunu kapsayan bu alan yıkıldıktan sonra 2006 yılında 3 yıl 2009 yılında benim göreve gelişime kadar el sürülmemişken geldik, büyük bir hızla kentin meydanını düzenlemeye cesaret ettik.

Orada bir lavuar vardı, lavuar kömür yıkama tesisi demek, kömür yıkama tesisi demek Zonguldak’ın can damarı demek. Ama artık dünyada enerji sektörünün yön değiştirmesiyle, kömürün önem kaybetmesiyle 80 bin metrekarelik alandaki lavuar yeni teknolojiyle artık 10 bin metrekarelere, bin metrekarelere kurulabiliyor. Dolayısıyla Zonguldak’ta küçük lavuarlar kurularak bu iş artık büyük lavuarın işlerini yitirmesine neden oluyor. 1950 yılında yapılan bu lavuar, kömür yıkama tesisi, 56 yıl sonra yıkılma tehdidiyle karşı karşıya kaldı. Yıkılmalı mıydı? Belki yıkılmamalıydı ama yıkılması yani kaldırılmış olması şehri rahatlattı. Kalmalı mıydı? 80 bin metrekare çok büyük alan. Zonguldak’ta ticari merkezimiz Gazipaşa’mız 20 bin metrekare, Gazipaşa’nın bitişiğindeki bu tesisin kapladığı alan 80 bin metrekare. Zonguldak’ta çok büyük bir alan kaplayan bir tesisken bunların bazı bölümleri plansız yıkıldı. Düşüncesiz olarak yıkım safhasında hiç önemsenmeyen konular yıkıldı, önemli konular kaldı ama bazıları yıkılmayabilirdi.

410.jpg

Özetlemek gerekirse, size bir tarih anlatmaya çalıştım, size bu alan niye önemli onu anlatmaya çalıştım, 80 bin metrekare yıkılırken bu tesisler koruma altına alındı. 2006 yılından bugüne göreve geldiğimiz 2009 yılında çok hızlı kent konseyini toplayarak “Zonguldak bu konuda ne düşünüyoruz” konusunu tartıştık. 6 ay Zonguldak’ın düşüncelerini aldık. Kent konseyi kararlarını verdi. Kent konseyinin kararlarını belediye meclisinde tartıştık ve uygun gördük. Belediye meclis kararı haline getirdik ve yarışma sürecini başlattık. 2010 yılının Ocak ayında başlayan bu süreç şubat ayında ilanıyla ve yarışma sürecindeki ilanlar, davetler düzeltmeler, jüri oluşması vb. çalışmalarına 24 Haziran tarihinde proje yarışmamızı sonuçlandırdık. jürimiz üniversitelerimizin profesör ve doçentlerinden oluşan, çok kaliteli önemli hocalardan oluşan, mimarlar, şehir plancıları, peyzaj mimarları kadrosuyla oluşan önemli bir kadroydu, 7 kişilik bir kadroydu. Hatta yine korkmadık korumacı plancılar, mimarlar aldık. İçinde koruma kurulu üyesi ve Karadeniz Üniversitesi’nde koruma konusunda ders veren hocalar aldık ki bize öneriler getirsinler diye.

Nitekim 24 Haziran’da proje yarışma sonuçlandıktan sonra ki jüriye de çok teşekkür ediyorum çok büyük bir hızla ve gayretle bu işi sonuçlandırdılar. Çok hızlı gidiyoruz, tempomuz çok yüksek, 24 Haziran sonrasında 1 Temmuz’da gündeme aldık, hemen belediye meclisinde karar aldık, planlamayı başlattık, imar planını ve biliyorsunuz imar komisyonlarının kurulması gerekiyor. Gerekiyor. 01 Eylül tarihinde ilk mecliste yani iki gün evvel artık Zonguldak lavuarın yani projenin bu haliyle seçilmiş haliyle imar planı var, onay tarihi iki gün evvel, 01 Eylül 2010. Koruma Kurulu’nda bundan 10 gün evvel görüşüldü. Proje yarışmasında birincilik kazanan arkadaşımız gitti Koruma Kurulu’nda izah etti. Bizim ekip de izah ettiler. Safranbolu’da konuşlanan Karabük Kültür ve Sanat Vakfı Koruma Kurulu öngörüş olarak kabul etti. Artık Koruma Kurulu’ndan geçme safhasında bir zorluğumuz yok çünkü Koruma Kurulu üyesi aynı zamanda bizim jüri üyemiz. Bayram sonrasında yani 12 Eylül sonrasında yani bundan 10 gün sonra civarında bir tarihte artık Koruma Kurulu da kararını verip bizim projemiz Koruma Kurulu’ndan geçmiş, imar planı hazır, bitmiş tatbikata hazır hale gelecek, geldi. Tatbikat projelerini bu yıl bitirmek istiyoruz. Bittiği takdirde biz 2010 yılının ilk aylarında buranın mülkiyet sorununu da çözerek yani orada oluşması gereken meydanlar, meydan belediye tarafından, kültür merkezleri, sergi salonları, sanat atölyeleri Kültür Bakanlığı tarafından, iş atölyeleri ve benzeri iş merkezleri ticaret Erbapları tarafından olmak üzere imar planına ön düzen yaptık ki bölünebilir hale getirdik. Bölünüp 80 bin metrekareyi kesimlere, kurumlara ve ilgili kişilere satmak, tahsis etmek, belediye olarak düzenleme ortaklık payı almak haline getirdik ve işin teknik tarafını çözmüş olduk.

57.jpg

Göreceksiniz bu projeyi, İstanbul’da sergiye katılan siz değerli katılımcılar, sizlere gün gelecek temenni ediyorum yakın zamanda, bu projenin bittiğini göstermek istiyorum. Çok hevesli ve hırslıyım. Kentimin merkezinde 80 bin metrekarelik bir alanın proje yarışmasıyla düzenlenmesinden duyduğum keyifle söylüyorum, bir an evvel bitirmek istiyorum.

Biliyorum ki projeler uygulanmıyor, birçok kentte yarışmalar yapılıyor, projeler kenarlara atılıyor, uygulanmıyor ama bu proje uygulanacak, eğer takatimiz, gücümüz yeterse.

İstanbul gibi bir metropolde bizim projemizin sergilenmesine izin veren, bunu hevesle isteyen ve sizlerin de katılımıyla desteklenen bu sergi için çok teşekkür ediyorum. Heyecanlıyım çünkü artık projemiz ulusal boyuta ulaştı, kabullenildi, benimsendi. Ben bize destek verdiğiniz için teşekkür ediyorum. Bizim projemizin sergilenmiş olması bizi çok mutlu etti, saygılar sunuyorum.

Mimdap

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir