İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 6 ilçedeki 146 bin 987 binaya risk taraması yaptırdı.

“Yukarıdaki fotoğraf nasıl bir kentsel yoğunluğa sahip olduğumuzu anlatmaya yeterli. Bu binalara yakından bakacak olsak eğer, her birinin yapısal kusurlarla dolu olduğunu ve yapıların düzensiz, kırılgan, bakımsız bulunduğunu kolayca görebiliriz. İşte yaşam alanlarının risklerle dolu olduğu bu kentte, doğru bir kent mücadelesinin yıllardan beri yaşam alanlarını güvenli kılmak aksına bir türlü ulaşamadığını görmek en basitinden hayal kırıklıklığıdır. Bu yönde bir bilincin toplumsallaşamadığını görmek ise kendini kamu yararı mücadeleye adadıklarını söyleyen kurumların başarısını bize deşifre etmektedir.
Mimdap, yayınları içinde büyük bir yıkıma neden olacak olası İstanbul depremine sürekli olarak dikkat çekmektedir. Sahiden halkın güvenliğini ilgilendiren, yaşam hakkı kavramına dahil edilmesi gereken deprem ve zararları konusunu daha büyük ölçekte okurlarının önüne getirmeyi bir görev bilmektedir. Zira bu konu 17 Ağustos yıldönümlerinde konuşulup geçilecek kadar basit değildir.
Mimdap”
Bu binaların yüzde 30’u riskli çıktı. Rekor ise Bahçelievler’de… 20 bin 424 binadan 15 bini risk kategorisinde…
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB), japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (jICA) ile ortaklaşa yürüttüğü Deprem Risk Analiz Çalışması kapsamında, İstanbul’daki 146 bin 987 binaya risk taraması gerçekleştirildi. Sonuç ise ürkütücü. Taramadan geçirilen 6 ilçedeki binaların yaklaşık yüzde 30’u riskli. Bahçelievler’deki risk oranı ise yüzde 70…Belediyenin daha önce 4 farklı deprem senaryosu geliştirdiği çalışma kapsamında “riskli ilçe” olarak tespit edilen 10 ilçede bina taramalarına başlandı. Deprem Master Planı’nda yer alan kademeli değerlendirme yöntemiyle yapılan taramalar 6 ilçede sonuçlandı. Fatih, Zeytinburnu, Küçükçekmece, Bahçelievler, Güngören ve Bayrampaşa’dan elde edilen sonuçlar, depreme yönelik kentsel dönüşüm için kullanılacak. Taramaların yapılacağı diğer 4 ilçe Beyoğlu, Eminönü, Bağcılar ve Esenler.
İkinci ilçe Güngören
Çıkan sonuçlar ise, olası bir depremin İstanbul’a pahalıya mal olacağının adeta kanıtı. Taramadan geçirilen 146 bin 987 binadan 42 bin 500’ünün riskli olduğu sonucuna varılan çalışma, bazı ilçelerdeki bina stoğunun neredeyse tamamının risk taşıdığını da ortaya koydu. Örneğin çalışmaya göre, Bahçelievler’deki 20 bin 424 binadan 15 bini, Güngören’deki 9 bin 538 binadan da 7 bin 300’ü risk kategorisinde. Bu iki ilçedeki yüksek risk oranı diğer ilçelere göre oldukça fazla.
Bayrampaşa’da ise 19 bin 973 binanın 6 bin 150’si riskli. Küçükçekmece’de taranan 53 bin 138 binanın 9 bini, Fatih’teki 27 bin 884 binadan 2 bin 750’si, Zeytinburnu’ndaki 16 bin 30 binanın 2 bin 300’ü riskli görüldü. Sonuçları ilk elde edilen ilçe olan Zeytinburnu’ndaki 2 bin 300 bina için kentsel dönüşüm projesi başlatan belediye, 217 bin metrekarelik alanda 1280 konut ve işyeri yapacak. Kat karşılığı anlaşma modeliyle başlatılan projenin ilk etabında 642 daire ile 22 işyeri yapılacak. Vatandaşa da sahip olduğu metrekarenin yüzde 75’i verilecek.
‘Adreslerini belirledik’
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Deprem Müdürü Mahmut Baş, İstanbul’da 1 milyon 200 bin civarında bina bulunduğunu belirterek, “Çalışma, 4 üniversitenin oluşturduğu bir sistemle yapıldı. İçine girerek ve gözlemsel tarama ile çalışma gerçekleştirildi. Binaya 25’e yakın soru soruluyor. Binaların yapım tarihi, türü, yapım şekli, zeminin yapısı, çıkma katının olup olmadığı, yumuşak katının bulunup bulunmadığı, bitişik nizam olup olmadığı gibi sorular. Bir binanın yıkılıp yıkılmayacağını söyleyemezsiniz. 17 Ağustos depreminde bu nasıl ayakta duruyor dediğimiz binalar yıkılmamıştır. Bu, deprem meydana geldiğinde binalardaki hasar miktarını belirlemeye yönelik.
Riskin derecesini tespit etmek amacıyla. Ağır, orta ve hafif hasarlı binaların toplamı bu rakam. Bu ilçelerde riskler fazla görüldüğü için bu noktalarda ayrıntılı çalışıldı. Daha önce 50 bin riskli bina tespit etmiştik ama bunun adreslerini bilmiyorduk. Şimdi o adresleri tespit ettik” dedi.
Kaynak: Milliyet



7 Yorum
furkan
çok sıkıcı
Ali Kemal Yıldırım
Depreme karşı güvensizlik had safhada. Depreme karşı somut birşey yapılmaması maddi gerçeklik. Peki deprem bu mazereti dinler mi? Hayır……..
Şimdiden herkese geçmiş olsun!!!!
k. cenap alemdar
köksal bey söylediklerinizde gerçek payı var şüphesiz. ben kendi kanaatime göre şöyle düşünüyorum: o söylediğiniz imar düzeni herkesin kabul ettiği ve de uyduğu birşey olsaydı, yapı yapma işi emanetli, can güvenliği sorumluluğu icap ettiren bir iş olsaydı siz o zaman on metr açıklıklar konsollar çizen bir mimar olurdunuz. o projenizi de hesaplayan doğru düzgün statikçiler olurdu. ama düşünün 17 ağustos’ta yerle bir olan binaları. ekseriyet o binalar siz de görüyorsunuz.
rededeceksek o yapı yapma düzenini herşeyiyle reddelim ki doğruyu bulalım.
köksal köse
ben türkiyedeki statikcilere hakaret edildiğini düşünüyorum mimarlarada pranga
nedenmi
mimar imar yüzünden kısıtlılıklar içinde 1,5 mden fazla çıkma yapamıyıcak kadar aptal imar kanun ve yönetmeliklerine tabi kılınan mimarlar acaba statikcilerimizimi aptal sanıp bu imar yönetmeliklerini böyle çıkarıyorlar 25. katta 10 m cıkma yapılan bir mimariyi statkleştiremezlermi sanıyorlar ……………..lar.
M.Hikmet AKTÜN
Yorum yapan diğer arkadaşlarımızın yorumlarına katılmakla birlikte; ilave etmek istediğim küçük eklerim ne kadar aydınlatıcı olur??İstanbul depremleri denilince öncelikle bu toprakların DEPREM TARİHİNE bakmak gerekir.Zira buralardaki depremlerin temel nedeni KUZEY ANADOLU FAYInın hareketleri.Tarihin tekerrür ettiği gibi,buralardaki depremsellik te 250-500 yıl gibi aralıklarla BÜYÜK DEPREMLERİ TEKRARLIYOR. 1509 KÜÇÜK KIYAMET ASLA UNUTULMAMALI VE O YAŞANACAKMIŞCASINA ÖNLEM ALINMALI .ZİRA GELECEK OLAN O DEPREM OLACAK.GERİYE BAKILDIĞINDA 500 YILLIK ARALIKLARDA YAŞANAN KORKUNÇ DEPREM KAYITLARI VAR.HALKA BUNU ANLATMALI.DEVLET MUTLAKA EN KISA SÜREDE ÖNLEM ALMALI.NE BEKLENİYOR?? 10-200 BİN İNSANIN ÖLMESİ VE TÜRKİYENİN YOK OLMASINI MI?? BU DEPREMİN YIKIMININ 250 MİLYAR DOLARA KADAR ULAŞACAĞI TAHMİNLERİ VAR.
mustafa önçler
keşke daha fazla kulak veren çıksa ve keşke bütün bu uyarıların bir karşılığı olsa. duyarsızlık vatandaştan devletin en üst noktasına kadar devam ediyor.
Okan Güney
İstanbul’da olabilecek bir depremin felaketle sonuçlanacağını, bunun altından kimsenin kalkamayacağını biliyor fakat ortaklaşa bir sorumsuzlukla sanki hiç deprem olmayacak gibi umursamaz davranıyoruz. Oysa şu son on yılda bu sorun mesela Şili’de olduğu gibi ortadan kaldırılabilir böyle bir doğal felaket en az zararla atlatılabilirdi.