Peres Barış Evi, Hayfa

2 Dakika Okuma Süresi

Mimar: Massimiliano ve Doriana Fuksas
Toplam alan; 7.000 m2 olan bu yapının Fuksas “ tüm denizciler için bir sığınak bir cennet gibi düşünüldüğünü” anlatıyor.

peres-peace1.jpg

Fuksas’a göre “Gerçek anlamda, hayali olmayan bir barış deklerasyonu her şeyden önce çok ciddi bir etik taahütü içermelidir. Çünkü barış aynı zamanda bir talep, bir ruhsal durum ve aynı anda hem gerilim hem de ütopyadır.

peres-peace2.jpg

Barışın gelecekte nasıl olacağı aynı zamanda çocuklarımız için bir ümit ve gelecek nesillerin daha iyi bir dünyada yaşamaları için bir taleptir. Barış bir evrensel değerdir. Önceden tanımlanmış bir alana kapatılamaz. Yapının ve mimarisinin iletişimi geliştirmesi barış için gereken bütünselliğin ve sükunetin sağlanmasıyla mümkündür.
Bu nedenle bir çok katmandan oluşan bir yapı düşünüldü ve bunların dönemi ve insan sabrını temsil etmesi hedeflendi.

peres-peace3.jpg

Beton farklı kumlardan ve tanecikli malzemelerden oluşmakta, bu katmanlar birbiri üzerine gelmektedir. Binanın üzerinde yükseldiği taş zemin aynı zamanda bir toplantı alanını oluşturmakta, yapıya buradan girilmekte ve iki uzun merdiven kovasıyla katlara ulaşılmakta.

peres-peace4.jpg

Başlangıçta ulaşılan bir dinlenme alanı, yüksekliği, ebatları ve yukarıdan gelen ışığı ile dünyanın karmaşasını unutturmaya çalışmakta, diğer insanlarla iletişime geçme konusunda insanları teşvik etmekte.

peres-peace5.jpg

Binanın dışı farklı katmanlardan oluşmakta ve burada beton ve şeffaf camlar yer almakta. Camların geçirgenliği gün içinde gün ışığını dönüştürmekte geceleri ise dışarıya ışığını göndermekte; yapının konumunun gerektirdiği büyülü görüntüyü, spiritüel ve somut mesajı sunmakta.

Kaynak Evolo
Çeviri: Mimdap

3 Yorum

  1. Mustafa Ülgen

    Mimari her dönemde siyasidir. Yani bir ülkenin kime ait olduğunun yaşayan yaşatan kanıtıdır. Bu nedenle de geçmişte her işgal edilen yere işgalciler eğer kalıcı olmaya niyetliyseler mimari eserlerini dikmişlerdir. Barış da etkili bir araçtır -eğer gerçekten silahların susması anlamında değilse-. Televizyon programlarına bakıyorum garip kılıklarda, çöplük içinde yaşayan filistinlileri görüyorum, çöplerin birleşmiş milletler tarafından toplanıyor olması da cabası. Her tarafı kaçak olduğu, mimari hizmet yoksunu olduğu belli binalarda yaşayanları görüyorum. İsrail tarafına bakıyorum kılığı kıyafeti düzgün, sosyalleşmiş genç erkekler kızlar birarada asker sivil yaşıyorlar. İşte bu İsrail’in en güçlü propoganda aracı. İnsanların bilinç altına yöneliyor. İsrail nitelikli binalara öncelik verdikçe, en tanınmış mimarları ülkesine davet ettikçe, kılık kıyafete önem verdikçe (bu arada soğanbaş modasının bizde tüm islam dünyasında olduğu gibi 67 savaşından sonra çıkmasını, islam dünyasının kadınlarını başkalaştırarak islam ülkelerinin batı kamuoyunda psikolojik açıdan savunulmalarının güçleştirilmesinin bir tezgah olduğunu düşünüyorum, kimin tezgahı olabileceğini siz düşünün) Filistine de yerleşiyor.
    Aldanmamak lazım Filistinlilerin İsraile attıkları soba borusundan yapılma füzeler, İsrail’in kendilerine hakikisi ile karşılık vermelerini batı gözünde meşru kıldığı için kesinlikle İsrail’in işine yarıyordu. Aslında Musevilerin de Müslümanlardan çok farklı olmayan dini gurupları olduğunu unutmayınız onlar hiç piyasaya çıkmıyorlar.

  2. serap içöz

    buradan bu mu anlaşılır bilemiyorum. israil’in filistin’e yaptıkları kimsenin gözünden kaçmıyordur herhalde. ama yukarıdaki mimari eser de olsa olsa barışa vesile olur.

  3. Anonim

    Dikkatimi çeken bir şey var: Filistinde çöpler bile birleşmiş milletler tarafından toplanırken (dünyanın tek diplomatik plakalı çöp kamyonları Filistinde) İsrail mimari vasıtasıyla işgal ettiği toprakların tapusunu alıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir