Başbakan Erdoğan’ın “Occupy Wall Street’te 17 kişi öldü” sözlerine ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’nden anında yalanlama gelmiş, ABD elçiliği bu sözlerin doğru olmadığnı bildirmişti
Yaptığımız araştırmada ABD Elçiliğinin doğruyu söylediği ortaya çıktı. Ayrıca başka ilginç saptamalar da var: Bunlardan birincisi ABD’de halkın protesto amacıyla kamusal alanlarda cadiır kurmaya haklarının olduğu; Parklar idaresinin sağlık ve temizlik sorunlarını gerekçe göstererek karşı çıktığı bu hakkın bizzat bazı yargıçlar tarafından korunmaya çalışıldığı.
İkinci saptama polisin (biber gazlı filan değil, birkaç karakol polisinin özel donanımları da olmadan göstecileriden bazılarını tutuklaması) tutuklamalar için bir savaş durumu yaratmaması. Hedefin doğrudan rejimin kendisi olmasına rağmen hükümetin bunu kendisine karşı bir ayaklanma olarak görmemesi, tahliye etmek için uzun tartışmalar yapılması. Amerikan adaletinin tahliye konusunda tüm sorunlara rağmen bunun bir vatandaşlık hakkı olduğunu bildirerek direnmesi. Youtube‘da da görülebileceği gibi birkaç polis gazsız,. bombasız ve eylemin başlamasından tam dört ay sonra parka giderek birkaç kişiyi tutukluyor. Eylemin adı: Occupy Wall Street (Wall Street’i işgal et)
Eylemin başlangıç tarihi: 1 Ekim 2011 Eylemin konumu: Washington D.C Kolombiya Bölgesi Nedenleri: Amerikan gelir dağılımındaki eşitsizlikler. Korporatizm ve Polisin gövevini kötüye kullanması iddiaları. Yöntemleri: İşgal, Genel Grev, Oturma Eylemi. Sonuç: Başarılı
Çatışmanın tarafları: İşgalciler-ABD Park Polisi ve Metropoliten Polis Departımanı. Merkezi Liderlik: Yok
Tutuklanan sayısı: 135 Yaralı sayısı:1 Ölü sayısı: Yok
Hükümetin söylediğinin aksine dünyanın gelişmiş demokratik ülkelerinde parklarda ve kamusal alanlarda protesto amaçlı çadır kurmak serbest. Örnek ABD’de.
Protestocular adına “hayaller çadırı” ismini verdikleri bir çadırı, General Mc Pherson Heykelini de bir çadır direği gibi kullanarak dikerler. Bu park işgali sorunsuz dört ay sürer, sağlık ve temizlik gerekçeleri ile kaldırılır. Ancak hem başlaması, hem ABD hükümetinin tavrı, Polisin yaklaşımı, göstericilerin durumu … bizimkinden çok farklıdır.
Ve İstanbul’da olanlar…..
Taksim parkı aşağıdaki resimde yeterli mesajı veriyor.
KAynak:The Washington Post
























4 Yorum
Ali Usta
Üçüncü köprü yolu kavşakları bir kısmını saymasak bile yaklaşık 100 kilometre. 70 metre genişliğinde ve büyük kısmı ormanlardan geçiyor. Yani toplam 7 000 000 m2. Bölgemizdeki ormanlarda ortalama her 20 m2’de bir ağaç bulunur. Bu da toplam 350.000 ağaç demektir. Yani siz bir Şişli, bir Eyüp ilçesi halkı kadar ağacı kesmeyi düşünebiliyorsunuz ve sonra da kalkıp müslüman olduğunuzu iddia ediyorsunuz hem de ne için? İstanbullunun derdine deva olmayacak bir köprü için. Ne için? kimbilir hangi hin hesaplarla planladığınız kişisel zenginleşme hırslarınız için. Tüm toplumu aptal yerine koyarak.
Başbakan televizyonda bu rakamı nereden bulduğumuzu sordu işte hesabı. Bu rakam aslında gerçek katliamın yanında hiç bir şey çünkü yol gitmesi oralara nüfus çekeceği için gerçek katliam bununla ölçülemeyecek kadar fazla olacaktır.
Bu gün muhtemelen Zeytinburnu’na gidecek olanlar, yapılacak konuşmaları alkışlayacak olanlar bir ağaç katliamını ve bunun nedeni olarak birkaç kişinin zenginleşme hırsını alkışlıyacaklardır.
Biz Taksim halkı, hesap yapmayı biliriz.
(Bu arada Mimdap’a büyük bir yalanı kanıtlarıyla ortaya çıkarttığı için çok çok teşekkür ederiz.)
Anonim
Fakirleşmeden başlayalım, lütfen Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığının sitesine girin Türkiye’nin borçlarına bir bakın nasıl kandırıldığınızı, saf çocuk yerine konulduğunuzu görürsünüz.
Yukarıdaki resimlerle bizim gezi parkı arasında hiçbir fark yok aslında hatta bizim gezi parkı daha zararsız en azından şimdilik.
Çünkü bizimkilerin birkaç ağaç için orada onbeş gündür yağmur çamurda yatmasına karşılık diğerleri Amerikan Borsasını işgal etmek istiyorlar, bizimkiler onların yanında kanatlı melek kalırlar.
Ayrıca yukarıdaki resimler meydanın işgalinin başlamasından tam dört ay sonra çekilen resimler, bizde bu mümkün mü? Saldırganlara gelince meydanda konuştuklarımız “Devrimci Karargah operasyonu bir polis operasyonuydu. Molotof atarken tutuklanan da polis. Alanda o sırada bulunan gençler ortada bir tiyatro vardı. İki tarafta da polis biri diğerine molotof atarken diğerleri de gaz bombası fırlatıyordu. Sadece bizim bu tiyatroyu filme aldığımızı farketmediler” dediler bu doğru olur yada yanlış günahları boyunlarına. Ama onlar bundan eminler. Bizim nesil de bu tür durumlara çok şahit oldu. Aynı tabanca ile sabahleyin sağcı vuruldu öğleden sonra da solcu. Bunları çok yaşadık. Siz siz olun dikkat edin.
Ağaçlara gelince parayla ağaç dikemezsiniz. Parayla hiçbir canlıya can veremezsiniz onun için uzun yıllar gerekir.
Ben asıl bunun dışında tam 90 kilometre olarak sunulan ve çoğu ormanların üzerinden geçen üçüncü köprü çevre yolunun dehşetini yaşıyorum. O duyulduğu zaman Türkiye’de olmak istemem. Bir de insaf edin Şule hanım, trafiği Altunizade Zincirlikuyu arasında yaşayan kentliler karşıya geçmek için 90 kilometre yol mu yapacaklar?
Son olarak bunların hepsi olmuş olsa bile bu başbakana yalan söyleme hakkı vermez. Bu ilkel kabile topluluklarını bilmem ama modern toplumlarda affedilmeyecek bir durumdur. Tek başına bile istifa gerektirir.
şule
Resimlerde ayrıca polise taş atan insanlar görünmüyor.Vede insanların şahsi olarak çalışarak didinerek sahip oldukları mallara da zarar verilmiyor.Eylemciler de sınırını bilmedi maddi olarak uğranılan zararla sanırım oraya binlerce ağaç dikilebilirdi.Başbakanın dediği gibi
ülkenin siyasi ve mali gelişimini korkarak izleyen ingiltere amerika israil gibi devletlerin manevi desteğinde ve bunlardan habersiz sadece türkiyenin %89 90 lık kısmına verilen inanc yasam özgürlüğü(bununla birlikte kimseye özgürlük kısıtlaması gelmemekte halk eşit özgürlüğe kavuşmakta…zira sigara alkolde bugün gelişmiş ülkelerde belli standartlara koyulmuştur çünkü kontrolsüz tüketimi kayıplara yol açmaktadır) ve onları korkutan doğuya ve islam ülkelerinin içinde bulundugu zulümden ötürü onlara sahip çıkılmasıdır.Halbuki BM lerin ne kadar yanlı iş gördüğü ortadadır.Başbakan yıllar sonra değeri anlaşılacak bir insan olacak tıpkı ölümden sonra hatırlanan diğerleri gibi…Tek ricam türkiyenin dünyada ekonomide ve siyasi gücündeki gelişmelere somut kanıtlarla bakın(söylentilerle değil meyveli ağacı herkes taşlar binlerce yalan uyduruldu şimdiye kadar aslı olmayan)ve avrupa ülkelerinin türkiyeye tarihte osmanlı zamanında uyguladıkları politikalara bakın.bugünkü olayların sebeplerini açıkca göreceksiniz…(birde eylemcilerin türk bayrağı yakması cevreye zarar vermesi yada sosyal ağ ortamlarında yalan resimler paylaşması tarafların dürüstlüğünün kanıtıdır)Ülkenize sahip çıkın birilerinin kışkırtmasına gelerek kendi ellerimizle fakirleşen edilgen bir ülke olmaya devam mı edeceğiz?
Ali Usta
Arkadaşlar biz bu kadar yalanı hak etmek için ne yaptık. Nasıl oluyor da bize bu kadar kolay yalanlar söyleyebiliyorlar? Ciddi şekilde endişelenmeye başladım. Başbakan 17 ölüden nasıl oluyor da bu kadar kolay söyleyebiliyor? Biz gerçekten Aziz Nesin’in söylediği gibi Aptalmıyız? endişelenmeye başladım.