Üçgenlerin içine saklanarak
İkili İtalya’nın kuzeyinde derin yamaçlarla çevrili bir göl olan Pregasina’da bir bisiklet parkuru oteli tasarladı. Otel bir dağın yamacında, gölün kuzey kesiminin 500 metre üstünde asılmış gibi durmakta. Projenin zorlama bir estetik içeren geometrisi, yakınlarda bulunan bir dizi yol, keçiyolu, bireysel yollar, otelin müşteri beklentisi Alp dağlarına ileri sporları yapmak için gelecek turistler.
Otelin inşa şeklinin amacı ise turistlere dağ, göl, çevre ilişkisini en yoğun şekilde yaşatmak. Her birime ulaşım 12 derece eğimli bir rampadan geçerek oluşacak. Karmaşık bir dizi rampa ise üst kısımlara erişimi sağlamakta. Bunlar hem dağın görünüşü ile uyum sağlamakta, hem de dağa erişimi kolaylaştırmakta. Oluşturulan çerçevenin içindeki boşluklar ise yaşama ünitelerine dönüşmekte.
Proje ismi: Üçgenlerin içine saklanmak
Mimari: Philippe Modest Schambelan (www.scham.be) + Anton Fromm (www.copypasters.com)
Konumu: Pregasina, Lago di Garda, Italya
Kullanım: Dağ bisikleti oteli.
Sütrüktür: Çelik / Polikarbonat (konutlar)
Yaşama alanı: 1500 m2
Tasarım aşaması: 15.10.2009 – 30.01.2010
Kaynak: Schambelan+Fromm Çeviri: Mimdap
























3 Yorum
Şeyda Altuntaş
Binada son teknoloji kullanıldığı halde istenilen etki alınamamış.Geometrik şekillerin uyandıracağı bütünlük hissi malesef ki bu projede görünemiyor.Bu projeden de anlıyoruz ki son teknolojileri tasarımlarda kullanmak projeler için yeteli değil. Bana göre çok çirkin bir bina olmuş …
Abdulhamid
HOTEL ON THE CLIFF
Nermin Korucu
Çelik bir kafes içine alınarak boşluğa asılmış bir yapı. Algısal olarak bütüncül değil. Bir kompozisyon oluşturmuyor. Biçimler her ne kadar geometri ve grid iddiaları olsa da ilişkili değil. Daha çok tesadüflerle bir araya gelmiş hissi veriyor.
Dolaysıyla örneğin bir Wright projesinin yaptığı etkiyi yapmıyor.
Hem çok ileri teknoloji kullanılmış hem de elde edilen sonuçta insanı etkileyen (en azından beni) bir şey yok. Yani şuraya gitsem de bu güzelliği görsem demek gelmiyor içimden. Pencereden bakıyorum sonuçta karşımdaki binanın dikdörtgen pencereleri.
Bunun için o kadar zorlanmaya gerek varmı. Gölün inanılmaz güzel bir silüeti var ama bina ondan yararlanmak, yararlanarak güzelleşmek yerine kendisini sunuyor. Tıpkı bir sokak k. gibi.
İddia iyi güzel de biraz da şu araziden daha iyi yararlanma, daha şiirsel planlar yapma, daha iyi kompozisyonlar oluşturma ve onunla birlikte bu teknolojiyi kullandırsalar (bilgisayar ve inşaat için söylüyorum) daha iyi olmazmıydı?
Burada daha önce yayınlanmış bir Tayvan da ev projesi hiç te teknolojik taklalar atmadığı halde beni daha çok etkilemişti.