Mimarlık Bekçileri: Mimari Yayınların Rolleri

5 Dakika Okuma Süresi

Buildist Yapı Malzemeleri Fuarı kapsamında “Mimarlık Bekçileri: Mimari Yayınların Rolleri” adı altında bir panel düzenlendi. Arkitera Mimarlık Merkezi’nden Ömer Kanıpak, Depo Yayıncılık’tan XXI Dergisi Editörü Hülya Ertaş, A10 Yeni Avrupa Mimarisi Editörü Hans Ibelings ve Oris Dergisi Editörü Andrija Rusan’ın katılımıyla gerçekleştirilen panelde, bu yayınların ortaya çıkışları, kendilerini nasıl konumlandırdıkları ve dijital medyanın gelişiminden etkileniş biçimleri üzerinde duruldu.

mimarlik-bekcileri-1.jpg

A10 Yeni Avrupa Mimarisi Editörü Hans Ibelings
mimarlik-bekcileri-2.jpgIbelings, A10’un yayın hayatına 2004 yılında başladığını ve mimari ile ilgili dergilerin daha çok Batı Avrupa’ya odaklandığı, batıyı mimari ile dolu, doğuyu boş gibi algılayarak Doğu Avrupa’yı göz ardı ettikleri için buraya odaklanan yayın ihtiyacını karşılamak amacıyla çıkarmaya başladıklarını söyledi. Diğer dergilere bağlı olmadıklarını, Avrupa’nın her yerine dağılan ağlarından gelen bilgileri değerlendirdiklerini, yayınladıklarının genellikle popüler mimarlık editörlerinin ilgi gösterdikleri şeyler olmadığını söyleyen Ibelings, A10’a başlamadan önce mevcut tüm mimarlık dergilerini incelediklerini ve 15 derginin 7’sinde aynı projenin yayınlandığını fark ederek, bunu yapmanın kendi görevleri olmadığına karar verdiklerini ve kendi tabirleriyle “Orta Avrupa”ya odaklandıklarını açıklıyor.

Oris Dergisi Editörü Andrija Rusan
mimarlik-bekcileri-3.jpgAynı zamanda aktif olarak mimarlık da yapmakta ve etkinlikler düzenlemekte olan Rusan, 1998’de Oris’e başlarken misyonları üzerinde çok düşünmediklerini, sadece iyi bir dergi çıkarma amacıyla, biraz da Hırvatistan ve dünyanın diğer yerlerindeki mimarlığı ön plana çıkarmayı istediklerini açıkladı. İnternetin yanı sıra basılı yayının önemli olduğunu düşünen Rusan, benzerliklerin değil farklılıkların önemli olduğunu, genç Hırvat mimarların işlerine öncelik verdiklerini, bunun yanı sıra dünyadan da projeler yayınladıklarını ancak bunları sırf çeviri şeklinde değil, kendi yöntemleri ile yaptıklarını açıklıyor. Dergilerinin büyük bölümünün söyleşiye ayrıldığını, bunun yanında çok olmamakla birlikte kitaplar da bastıklarını ve etkinlikler yaptıklarını sözlerine ekliyor.

XXI Dergisi Editörü Hülya Ertaş
mimarlik-bekcileri-4.jpgDergilerinde mimari yazını daha ilginç, daha okunabilir kılmaya çalıştıklarını ve gerçek ve çağdaş bir dergi hazırlamaya, bu kapsamda da Türkiye ve dünyada mimarlık alanında neler olup bittiğini anlamaya ve bunlara yer vermeye çalıştıklarını açıklayan Ertaş, sadece mimariden çok “Tasarım Süreci”ne odaklandıklarını, bu kapsamda kentsel tasarımdan endüstri ürünleri tasarımına kadar tasarımın her aşamasına yer vermeye çalışarak, örneğin bir kentsel tasarımcının bir obje tasarım sürecinden öğrenebilecekleri olabileceğini düşündüklerini belirtti. Bunun yanında mimarlarla bu kapsamda söyleşiler yaptıklarını, Depo Yayıncılık bünyesinde daha çok kentsel ve mimari tartışmalara odaklanan ve daha kolay okunan Yeni Mimar ile gayrimenkul sektörüne odaklanan Gayrimenkul Türkiye’yi de yayınladıklarını söyledi.

Online yayıncılık dergiciliği tehdit ediyor mu?
Online yayınların ve görsel dolaşımının çok fazla olduğu günümüzde yayınlarının nasıl sürdüğü sorulduğunda Andrija Rusan, Oris’in online yayına geçmediğini ve biraz eski kafalı olsa da hala dergileri raflarında bulundurmak isteyenler olabileceğini düşündüğünü belirtti. Gelecek yıllarda bunun belki değişebileceğini ama değişmeyeceğini umduğunu söyledi. Hans Ibelings ise A10 için bir internet sitesi açtıklarını ve kendilerinin de internet yayıncılığına doğru gittiklerini belirtti. Rusan kadar iyimser olmadığını söyleyen Ibelings, 1950’lerde tüm erkeklerin şapka taktığını ve bilgisayardan önce daktilonun kullanıldığını, yayıncılıkta da böyle bir değişimin yaşanabileceğini kabul etmek gerektiğini söyledi. Hülya Ertaş da yayıncılığın internete dönebileceğini ancak kimi yayınların daha ayrıcalıklı, özel yayınlara dönüşerek, bir nevi dergi ile kitap arası bir özelliğe bürünebileceğini düşündüğünü söyledi.

Editörler ayrıca ekonomik koşulların yeterli olmaması nedeniyle mimarların görselleri ile yayın yapmak durumunda kaldıklarını ve bu nedenle binaları mimarların gözünden görmek durumunda kaldıklarından yeterli mimari eleştirinin yapılamadığını açıkladılar.

Mimdap

1 Yorum

  1. nurettin özel

    mimarlık basını her yönüyle gerek basılı gerek internet üzerinden olsun kan kaybediyor. insanların ilgileri başka yönlere kaydı ya da bu dönem ilgisizler belki de.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir