Kent mücadelelerinde tencere tava…

1 Dakika Okuma Süresi

Kent mücadeleleri sokaktaki insanın mücadelesidir. Kadını, erkeği, genciyle, yaşlısıyla. Burada Kanada’da eğitim hakları için yapılan bir mücadeleden kareler. Kentler aynı zamanda tencereler ve tavalardır…














 

 

 

 

4 Yorum

  1. Emine

    Çok bilinen bir vaka ile karşı karşıyız. Konu ile ilgili wikipedia’da özlü açıklamalar var:
    Obsesif kompulsif kişilik bozukluğu (OKKB) ya da Saplantı nevrozu, (Fransızca névrose obsessionelle, İngilizce obsessional neurosis, obsessive compulsive (psycho) neurosis); Hastanın kendisini sürekli olarak duygulara kaptırmaktan, belli düşünceleri aklına getirmekten, belli davranışları bir tören (ritüel) havasında yinelemekten bir türlü yakasını kurtaramadığı, genç erişkinlik döneminde başlayan ve değişik koşullar altında ortaya çıkan esneklik, açıklık ve verimlilik pahasına düzenlilik, mükemmeliyetçilik, zihinsel ve kişilerarası kontrol koyma üzerine aşırı kafa yormanın olduğu sürekli bir örüntü. Obsesif-kompulsif bozukluk diğer adıyla saplantı-zorlantı bozukluğudur.
    Obsessif nevrozlar vesvese olarak isimlendirilirler.[1] Ancak dini kullanımlarda kelimenin anlam kayması söz konusu olabilir.
    Bir çeşit nevroz türüdür. Hastalığa yol açan etkenin beyindeki sinir iletimine katkıda bulunan serotonin maddesinin salınımının dengesizliğinden kaynaklandığı düşünülmektedir. Obsesif-kompulsif bozuklukta kişi aslında davranışının/davranışlarının anlamsız, gereksiz ya da saçma olduğunun farkındadır ancak kendini bu davranışı sergilemekten alıkoyamaz.
    Tanı [değiştir]

    DSM IV Tanı Kriterlerine göre aşağıdaki 8 belirtiden en az 4’üne sahip kişiler obsesif kompulsif kişilik bozukluğuna sahiptir.
    Yapılan etkinliğin asıl amacını unutturacak derecede ayrıntılar, kurallar, listeler, sıralama, organize etme ya da program yapma ile uğraşır durur.
    İşin bitirilmesini zorlaştıran bir mükemmelliyetçilik gösterir (örn. kendisine özgü aşırı katı ölçütler karşılanamadığı için bir tasarıyı tamamlayamaz.)
    Boş zamanlarını değerlendirme etkinliklerinden ve arkadaslıklarından yoksun kalacak derecede kendisini iş ya da üretkenliğe adar (ekonomik gereksinmeleri ile açıklanamaz)
    Ahlak, doğruluk ya da değerler gibi konularda vicdanının sesini aşırı dinler ve esneklik göstermez (kültürel ya da dinsel özdeşimi ile açıklanamaz)
    Özel bir değeri olmasa bile eskimiş ya da değersiz şeyleri elden çıkartamaz
    Başkaları, tam olarak kendisinin yaptığı gibi yapmayı kabul etmedikçe görev dağılımı yapmak ya da başkalarıyla birlikte çalışmak istemez.
    Para harcama konusunda hem kendisine, hem de başkalarına karşı cimri davranır; para, gelecekte ortaya çıkabilecek felaketler için biriktirilmesi gereken bir şey olarak görülür.
    Katı ve inatçıdır.

  2. kemal yener

    Başbakanın sert ve alaycı tavrı devam ediyor. Hala Geziye birşey yapmaya adına AVM demeden kışla kondurmaya çalışıyor. 11 gün ülkede süren direnişten hiç birşey anlamamış.

  3. perihan yılmaz

    Denek ki böyle bir şey varmış. Dünya biliyor yani. “Tencere tava, gene aynı hava” diyenler azıcık utanmalı.

  4. Ali Erkil

    Çapulcunun fransızcası ‘voyous’ imiş.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir