Guangzhou Kongre Merkezi

1 Dakika Okuma Süresi

Guangzhou Baiyun Uluslar arası Kongre Merkezi. / BURO II + CITIC

Mimari: BURO II & Design Institute of China CITIC
Konumu: Guangzhou, Çin
Yapısal tasarım: Laurent Ney & Partners (Belgium)
Peyzaj: Stefaan Thiers en Denis Dujardin (Belgium)
Cephe Mühendisliği: Van Santen & Ass. (France)
İç mimarlık: Lens°Ass (Belgium)
Proje yılı: 2007
Proje Dünya Mimarlık Festivalinde Sivil Mimari kategorisinde ödül kazandı.
Guangzhou yerel yönetimi Baiyun dağlarının tarihi manzarasına bakan bir kongre merkezi inşa etmeye karar verdi. Kongre merkezinin kentin gelecekteki gelişmesini yönlendirmesi bekleniyor.
Kongre merkezi dağ manzarası ile arasında bir bağlantı kurmakta, öncelikli hedef ise yapı ile manzara arasında bir ilişki kurmakta. “Doğanın parmakları” olarak nitelendirilen yapı, araziye yerleşmekte dağlar kentin içine taşınmakta.

Esnek mekanların modüler bir sistem ile oluşturulması projenin ana konsepti. Fonksiyonlar düşey ve yatay modüller olarak yerleşmekte. Yatay modüllerde yeralan genel servisler, fuayeler, yemek yeme mekanları, VIP alanları, ofisler… yer almakta. Düşey modüllerde ise 2500 kişilik kongre salonu ve ilişkili servis mekanları bulunmakta.









































Kaynak: Archdaily
Çeviri: Mimdap

2 Yorum

  1. Naci Genç

    Seçimlerde Türkiye’nin kalkındığını söylediler, sayılara bakınca pek öyle değil: 2002 yılında Dünyanın 15.inci büyük ekonomisiyken bugün 17.inci sıraya düşmüş durumdayız. Kalkınmanın tek kriteri sayılar değil, mimari de bence sayılardan daha anlamlı bir kriter.
    Yukarıdaki örneğe bakınız. Bunun gibi Mimdap’da yayınlanan yüzlerce, binlerce örneğe bakınız tümü birer gelişmişlik durumu göstergesi.
    Bizim doğru dürüst tek bir kongre merkezimiz yok. Dış ticaretimiz her yıl 60-70 milyar dolar açık veriyor, bütçe açığımız ise 40 milyar dolarlarda. Dış ve iç borçlar toplamı 600 milyar dolara ulaşmış durumda. Yunanistan bu kadar tantanayı ve iflas durumunu sadece 450 milyar dolar borcu olduğu için yaşıyor.
    Batının en sevdiği oyunlardan birisi borçlandırdığı ülkelere uzun süre göz yumup işin içinden çıkamaz hale geldiklerinde “hadi borcunuzu ödeyin” demesi. Osmanlı da böyle parçalanmış bağımsızlığını yitirmişti.
    Onun için borç ve açık göstergeli kalkınmaya değil, somut izleri olan kalkınmaya bakalım derim.
    Yukarıdaki örneği ve daha yüzlercesini bu gözle incelemekte yarar var. Nerede olduğumuzu kim olduğumuzu daha iyi görüyoruz.

  2. necmi yazgan

    muhteşem bir proje açıkçası. tümel bir kompleks ve fikir hep öne çıkmış. alan kullanımı kütle kuruluşu çok başarılı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir