Görsel Medyada “Demirören AVM” Binası

31 Dakika Okuma Süresi

İstiklal Caddesi üzerinde yapılmakta olan eski Saray Sineması olarak bilinen binanın yerinde yapılan Demirören grubuna ait inşaatın “fazla büyümesi” ile ilgili tartışmalar görsel medyaya da yansımış haber gazeteler ve söyleşi kanallarında ele alınmıştır.

Konuyu gündeme getiren Radikal Gazetesi’nde ilk haber 25 Ekim günü “Beyoğlu boy atıyor: İstiklâl göklerde” başlığı ile yayınlandı.

 

Radikal Gazetesi kaynaklı haberler  devam etti ve aynı gazetenin yazarı-yöneticisi tarafından kaleme alınan, üst üstte birinci gün haberine sivil toplum kuruluşları ve odalardan yorum isteyen ikinci ve üçüncü gün haberleri eklenerek bir dizi oluşturuldu. Sonra bu denli ‘güncelleştirilen’ konu görsel medyanın ilgisini çekti ve evlerimize taşınmış oldu.

 

Bir süre önce Radikal gazetesi yönetimine getirilen, gazeteye ‘yeni bir biçim ve içerik’ kazandıran Eyüp Can ise daha önceki ‘sayısız başarıları ve yararlılıklarının’ yanı sıra belki de ‘gazetecilik başarısını’ perçinleyen işlerden birini gündeme taşımış oldu. Kendisini de özneleştirmekten çekinmeden üstelik, açık bir taraf gibi davranarak. Ne iyi ki, yapılanlardan sorumlu tutup suskunlukla suçladığı belediye başkanı ve kültür bakanı gibi önemli makam sahibi muhatapları onu görmezlikten gelmedi ve ertesi gün arayarak, kendisine hemen dönemeyişlerindeki mazeretlerini bildirip  “konuyla ilgileneceklerini, soruşturacaklarını…” söylediler. Bu gözlerimizi yaşartan hassasiyetin darısını kimlerin başına olsun acaba?

 

Bu tartışmanın adı ve yeri kadar kendisinin önemli olduğunu düşünerek, kimler tarafından nasıl ortaya atılmış olmasını bir kenara bırakarak kentsel alandaki yenilemeler hakkında konuşma alışkanlığının ortaya konulmasını önemli bulduğumuz için yayın portalımız mimdap’ta konunun geçen hafta işlenişini ve medyada çıkan itiraz- savunmaları birleştirerek mimarlık kamuoyu dikkatine sunuyoruz. Bilgi olarak aşağıda yer alanlar, ağırlıkla Radikal gazetesinin ortaya koyduğu buluntular, yorum yazıları, başvurulan görüşler ve ekranda konuşulanlardır. Mimdap bu konuşma ve yazıları bir araya toplamıştır.

 

Haber dizisine geri dönersek,

Radikal gazetesinin gündemleştirdiği İstiklal Caddesi AVM haberlerinin ilki Erkan Aktuğ’un idi ve “BEYOĞLU BOY ATIYOR” başlıklı haberinde binanın yapımına başlanmasından bu yana geçen süreci şu şekilde özetliyordu:

demiroren-1.jpg

Beyoğlu boy atıyor: İstiklâl göklerde

İstiklal Caddesi’nde beş yıldır süren Demirören AVM inşaatı, çevresindeki binaları yutarak önce şişmanladı, sonra da boy attı. Oysa boyu, yanındaki tarihi binayla eşit olacaktı.

 

Günde ortalama 3 milyon kişinin geçtiği İstiklal Caddesi’nin orta yeri… Ağa Camii ile bir süredir kapalı olan tarihi Emek Sineması’nın bulunduğu Serkil Doryan (Cercil D’Orient) binasının arasında yaklaşık beş yıldır dev bir inşaat sürüyor. Hadi adını koyalım: Demirören AVM. Bitmiyor, bitemiyor. Önce etrafındaki irili ufaklı binaları yutarak şişmanladı, son dönemde ise boy atmaya başladı. Birkaç ay öncesine kadar her şey, inşaatı kapatan dev paravanların arkasında oluyordu, görmüyorduk. Ama artık görüyoruz. Binanın yüksekliği, yanındaki tescilli kültür mirası dört katlı Serkil Doryan binasının neredeyse iki katına ulaştı. Sanki tarihi bir binanın üzerine kaçak kat çıkılıyor. Oysa burası kentsel sit alanı. Nasıl oluyor da oluyor?

‘Virgin’ müjdesiyle başladı


Filmi biraz başa saralım… Demirören AVM’nin hikâyesi 2004 yılında gazetelerin ekonomi sayfalarına yansıyan ‘dünyaca ünlü müzik/kitap dükkânı Virgin Megastore, Türkiye’ye geliyor’ haberleriyle başlıyor. Demirören, eski Saray Sineması’nın bulunduğu yerde bir alışveriş merkezi inşa edecek, içinde de dev bir Virgin Megastore açılacaktı. İnşaat, 2006 yılında sessizce başladı. Ama şehircilik açısından önemli bir sorun vardı. İstanbul’un, hatta Türkiye’nin en işlek caddesinde, böylesine tarihi bir bölgede nasıl bir alışveriş merkezi binası inşa edilecekti? Kimse bilmiyordu. Oysa uygar dünyada böyle bir yerde bina yapılacağı zaman, etrafı paravanlarla kapatılır ve nasıl bir bina yapılacağına dair çizimler cepheye giydirilirdi.

Tümertekin’e emanet


Sonraları binanın mimari proje tasarımını, Ağa Han gibi pek çok uluslararası ödülün sahibi, Türkiye’nin yıldız mimarlarından Han Tümertekin’in üstlendiği duyuldu. Onu biraz tanıyanların içi ferahlamıştı. Tümertekin iyi bir mimardı, tasarlayacağı proje, etrafındaki tarihi yapılara saygıda kusur etmezdi. Pek kimse görmemişti ama mimarlık çevreleri Tümertekin’in hazırladığı ‘şahane’ projeyi konuşuyordu.

Yıl 2007, aylardan şubat. Yolum, bir söyleşi için Han Tümertekin’in ofisine düşüyor. Tümertekin heyecanla Demirören AVM’nin (yayımlanmasına izin verilmeyen) çizimlerini gösteriyor… O zaman gördüğüm çizimlerde bina, şimdiki gibi yüksek değildi. Bina için iki cephe düşünülmüştü. En dışta caddedeki diğer binalarla uyumlu açılır kapanır, eskitilmiş çelikten dev levhalar olacaktı.

Caddeyle bütünleşecekti


Han Tümertekin projeyi şöyle anlatıyordu:

“İstiklal Caddesi’ni bir noktadan algılamaya başlamıyorsunuz. Bir ucundan diğerine doğru hareket ettiğiniz bir yer burası. Bizim yaptığımız şu: İstiklal Caddesi’nde yürürken oranın temel karakterini oluşturan tekrarlardan biri daha devam edecek. Hareket halindeyken diğer binalardan hiçbir farkı yok. Alışveriş merkezleri doğası gereği içe yönelik yapılardır, cephe onlar için sırttır. Oysa burada ona tahammül yok. Koskoca sağır ve hareketsiz bir cephe yaratılamaz orada. Binanın cephesi iki katmandan oluşuyor. Biri caddenin cephesi, diğeri binanın cephesi. İkisi birbirinden belli mesafede ayrı duruyor. Dış cephe olabildiğince hareketlendirilebilecek elemanlardan oluşuyor. Böylece sonsuz değişkenlik sağlanabilecek. Ve caddenin o panayır halini, canlılığını binanın bütününe yayan bir ele alış var. Caddenin hareketliliği binaya, binanın hareketliliği de caddeye dahil edilmiş durumda diyebiliriz.”

 

Çatı bahçesi tasarlandı


O sıralar bir dönem ders vermesi için Harvard’a davet edilen Tümertekin, öğrencilerini İstanbul’a getirmiş, konu olarak Demirören AVM’nin arsası ele alınmış ve projeler hazırlanmıştı. “12 öğrencim de 12 farklı öneri getirdi. Hepsi bölgenin gerçeğini görerek ticari fonksiyonu içine kattı. Ama biri burada yeşil alan hiç yok dedi ve müthiş bir çatı bahçesi tasarladı. Çatı bahçesine İstiklal Caddesi’nden ulaşılan müthiş bir iç dolaşım kurguladı.”

Bir taraftan inşaat tüm hızıyla sürüyor, alışveriş merkezinin bir yıla kalmadan açılacağı söyleniyordu. Fakat inşaat gittikçe etraftaki binaları bir bir içine katarak büyüdü. Önce Ağa Lokantası’nın yanındaki bina inşaata katıldı. Tarihi Ağa Lokantası dirense de 2008’de o da teslim oldu.

Bir taraftan da inşaat derinleşti. İnşaat alanının derinliğini görenlerin internette “Şantiye derinliğini gördüğümde bayılacak gibi oldum” yorumları vardı. Ayrıca derinlik nedeniyle etraftaki binaların temellerinin hasar gördüğü iddia edildi. O derece ki tarihi Hacı Abdullah Lokantası, önlem alınması için koruma kuruluna başvurdu. Sinepop Sineması’nda filmler uzun süre inşaat sesi eşliğinde izlendi, sinemanın olduğu binada çatlaklar oluştuğu söylendi. İnşaat yüzünden çevre esnafı da kan ağlıyor fakat kimseden ses çıkmıyordu. Bir yandan da alışveriş merkezinin üstünde otel olacağı haberleri çıktı.

Ve Tümertekin çekildi


İnşaat uzarken Tümertekin’in projeden çekildiği duyuldu. Tümertekin, projeden çekildiğini, bir yıl önce Demirören Grubu’ndan bir mimara muvaffakatname verdiğini söyledi. Fakat neden çekildiği bilinmiyor.

Son altı-yedi aydır Demirören AVM’nin, caddede ‘gökkafes’ misali yükselmesi konuşuluyor. Ve Radikal’in ulaştığı belgelere bakılırsa her şey yasal görünüyor. Ama ortada bir gerçek var: Koruma Kurulu’nun 2004’de‘ Yüksekliği yanındaki tescilli binanın saçak uzunluğunu geçemez’ dediği bina, son beş yılda alınan kararlarla yanındaki Serkil Doryan’ın iki katına çıktı. Belki daha da yükselecek.

Eskinin Saray Sineması


İstiklal Caddesi’nin orta yerinde yükselen Demirören AVM, Beyoğlu’nda 1930’lı yılların ünlü Saray ve Lüks Sinemaları’nın bulunduğu Sin-Em Han ile tarihi Saray Muhallebicisi’nin hizmet verdiği binanın yerinde yapılıyor, AVM’nin içinde Saray Sineması’nın atmosferini yeniden canlandırılacağı söyleniyor. Demirören Grubu, Sin-Em Han’ı 1980’de Umum Sigorta Müdürlüğü’nden satın aldı. Konser ve çeşitli etkinliklerin de düzenlendiği binanın içindeki Saray Sineması’nı bir süre işleten grup, 1996’dan bu yana binayı boş tutuyordu. Bir dönem tiyatro olarak kullanılan Sin-Em Han, 1890’lı yıllarda Osmanlı Bankası Müdürü Mösyö Deveaux’un tarafından Deveaux Apartmanları adını aldı. 1950’lerde büyük bir yangın geçiren bina tümüyle yeniden yapılırken pasaj ve işhanına dönüştürüldü.

Konserlere de açıktı


İki balkonuyla görkemli bir salona sahip olan Saray Sineması, henüz Cemal Reşit Rey gibi konser merkezlerinin olmadığı yıllarda sahnesinde ünlü sanatçıları da ağırlıyordu. Aynı zamanda başka ülkelerden İstanbul’a gelen çeşitli müzisyenler, tiyatro grupları ve dansçılar da yine Saray Sineması’nda sahne alıyordu.

Kuruldan kurula geçerken uzadı


“Peki, bu yükselme nasıl oluyor?”sorusunun yanıtını Radikal’in ulaştığı Demirören AVM’yle ilgili koruma kurullarının raporlardan anlamaya çalışalım.

18 Ekim 2004: İstanbul 1 No’lu Koruma Kurulu, inşaatın yüksekliğinin, hemen yanıbaşındaki tescilli yapı Serkil Doryan’ın saçak kotunda olabileceğine hükmetti ve uygulanacak projenin kurula getirilmesini istedi.

16 Mart 2005: Koruma kurulu, Beyoğlu Belediyesi’nin onayından geçen projenin uygun olduğu kararına vardı.

4 Ağustos 2005: İnşaat sahibi kurula başvurarak uygulama projesinde tadilat istedi. Koruma kurulu belge yetersizliği nedeniyle tadilat projesini reddetti ve belgelere dayanılarak hazırlanan projenin getirilmesi halinde konuyu yeniden değerlendireceğine hükmetti.

6 Temmuz 2006: Devam eden inşaattan zarar gören tescilli yapının müellifleri, 2 No’lu Koruma Kurulu’na (ilginçtir inşaatın hemen yan sokağı 2 No’lu Kurul’un görev alanında) başvurdu. Kurul, inşaatın 12 nolu parseldeki tescilli taşınmaza yaptığı olumsuz etkinin ortadan kaldırılması için belediye ve inşaat sahibi tarafından önlem alınmasını istedi.

20 Şubat 2007: Demirören AVM’nin bulunduğu alan, Bakanlar Kurulu’nun kararıyla Yenileme Alanı olarak belirlendi ve yetki 1 No’lu Koruma Kurulu’ndan İstanbul Yenileme Alanları Koruma Kurulu’na geçti.

7 Kasım 2008: Yenileme Kurulu, ‘öneri tadilat projesindeki bodrum katlarının 1 No’lu Koruma Kurulu’nun 16 Mart 2005 tarihli kararında belirtilenden farklı olmasının nedeninin belediyeden sorulmasına’ karar verdi.

14 Kasım 2008: Yenileme Kurulu Demirören AVM binasındaki cephe ve yüksekliğinin, hemen yanı başındaki tescilli kültür varlığıyla uyumlu olmadığına, bu yapıların 20. yüzyıl başındaki fotoğraflarına bakılarak yükseklik ve cephe düzenlemesinin belirlenmesine hükmetti.

21 Aralık 2008: Aynı kurul, ‘Geçmişten Günümüze Beyoğlu’ kitabının II. cildinde yayımlanmış (2004-1. baskı) eski fotoğraflardan yararlanılarak YTÜ’nün raporu doğrultusunda hazırlanan cephe düzenlemesinin kimi düzeltmelerle uygun olduğuna karar verdi.

20 Eylül 2010: İstanbul Yenileme Kurulu, yapılan cephe revizyonunu onayladı.

Ardından 26 Ekim’de bu kez konuya ait ‘bazı uzmanların’ görüşleri gazetede yer aldı.

 

Haber başlığı:İstiklal’de güpegündüz 5366 cinayeti

Demirören AVM’nin boyu mimarlık dünyasını da şoke etti: Oktay Ekinci: Savcılar derhal soruşturma açmalı. Mücella Yapıcı: Bu, 5366 (yenileme kurullarına ilişkin yasa) cinayeti.

demiroren-2.jpg

“Kente karşı büyük bir suç işleniyor” diyor, Mimarlar Odası eski başkanlarından Oktay Ekinci, “2863 sayılı kültür varlıklarını koruma yasası gayet açık: Bir bina, eğer yanında ya da karşısında kültür varlığı olarak tescillenmiş bir yapı varsa, yüksekliği onun saçak kotunu geçemez.” Bahsettiği yapı dün Radikal’in manşetine taşıdığı, İstiklal Caddesi’nin orta yerinde, yanındaki tescilli yapının iki katı yüksekliğe ulaşan Demirören AVM’ydi.

Radikal duyurdu


2004 yılında 1 No’lu Koruma Kurulu’nun “Yanındaki tarihi bina Serkil Doryan’ın saçak kotu uzunluğunda olabilir” kısıtlamasıyla izin verdiği Demirören Alışveriş Merkezi inşaatı, aradan geçen sürede önce tadilat kararlarıyla yandaki binaları içine aldı, daha sonra uzadıkça uzadı. İnşaatın kamuflajı ortadan kalkınca, binanın, eşit uzunlukta olması gereken Serkil Doryan’ı neredeyse iki kat geçtiği görüldü. Radikal’in dün ‘Yer demir gök beton’ başlığıyla duyurduğu görüntü, mimarlık dünyasını da şaşırttı. Beyoğlu’nun herhangi bir sit alanı olmadığını, oradaki yapılarının yüzde 80’inin korunması gereken kültür varlığı olarak tescillendiğini, ayrıca sokakları ve caddelerinin de kentsel bir sit alanı olduğunu hatırlatan Oktay Ekinci, savcıları, Kültür Bakanlığı’nı, İçişleri Bakanlığı’nı derhal göreve çağırdı:

“Yasaya göre Yenileme Kurulu da 2863 sayılı koruma yasasına göre karar vermek zorundadır. Dolayısıyla Yenileme Kurulu’nun orada bu yüksekliğe izin verme yetkisi yoktur. Eğer bu katlar kaçak yapılıyorsa, onaylanan projeye aykırıysa Beyoğlu Belediyesi acilen inşaatı durdurup yıkım yaparak eski haline getirmelidir. Ayrıca savcıların sorumlular hakkında soruşturma açması gerekir. Eğer kaçak değilse, hem yenileme kurulu hem de belediyeden izinli yapılıyorsa izin verenler hakkında derhal soruşturma açılmalıdır. Yenileme kurulu üyeleri için Kültür Bakanlığı, belediye için de İçişleri Bakanlığı soruşturma yapar.”

‘Gizli kapaklı’


Mimarlar Odası İstanbul Şubesi yönetiminden Mücella Yapıcı ise Demirören AVM’nin ‘bir 5366 cinayeti’ olduğu görüşünde. Bahsettiği, 5366 sayılı yasa uyarınca oluşturulan yenileme kurulları:

“Demirören AVM büyük bir rezillik. Orada olanlar, Emek Sineması ya da Tarlabaşı, Fener, Balat gibi kentsel dönüşüm alanlarında olacakların ilk uygulaması. Kentsel dönüşüm alanlarıyla ilgili projeler Yenileme Kurulu’ndan gizli kapaklı geçiriliyor. Yenileme Kurulu, suç işliyor aslında. Normalde ellerine gelen projelerin, en azından onaylanacak olanların Mimarlar Odası’na iletilmesi gerekiyor. Sağ olsun oradaki mimar temsilci de bizi bilgilendirmiyor.”

Yapıcı bir de itirafta bulunuyor: “Açıkçası biz, Demirören binasıyla ilgili kurul kararlarını kaçırdık. Kararlara belli bir itiraz süresi oluyor. Radikal’in bu konuyu manşete taşımasına o kadar sevindik ki. Şimdi sizin haberlerinizi göstererek kuruldan raporları isteyeceğiz.”

‘Bir anlam veremiyorum’


İstanbul 2 No’lu Koruma Kurulu Başkanı Prof. Mete Tapan da yenileme kurulunu sorunlu buluyor:

“Düşünsenize bir sokak koruma kuruluna bağlı, hemen yanındaki yenileme kuruluna. O zaman ortaya böyle farklı kararlar çıkabiliyor”

Tapan’a yıllarını koruma kurullarında görev yapan birisi olarak Demirören AVM’nin yanındaki tescilli binaların iki katı yüksekliğe ulaşmasını nasıl yorumladığını sorunca “Hiçbir anlam veremiyorum” diyor.

27 Ekim tarihli gazete haberinde binanın gecekondu mantığıyla yürütüldüğü belirtilirken, köşe yazarı Eyüp Can’ın yazısında ise yetkililerin görüşlerine yer verildi.

Bu kez  Radikal Gazetesi yayın yönetmeni Eyüp Can bizzat kendisi yürüttüğü dosyaya ait yazısını yazıyor

İnşaattan tapuya dört kat boy attı

Demirören AVM için inşaat öncesi alınan 2005 tarihli uygulama belgesinde bina 8 katlı görünüyor. 2009’da onaylanan yapı ruhsatında ise bina 12 kata çıkıyor.

Aslında Radikal’in iki gündür yayınladığı fotoğraflar her şeyi anlatıyor. Demirören Alışveriş Merkezi, Beyoğlu’nun ortasında, yanındaki kültür varlığı olarak tescilli yapı Serkil Doryan’a meydan okurcasına yükseliyor. Oysa İstanbul 1. Nolu Anıtlar Kurulu, 2004 tarihli kararında yapının yanındaki tescilli binanın saçak kotunu geçemeyeceğini belirtmişti.

Serkil Doryan’ın yol üzerindeki kat sayısı dört, Demirören AVM’nin yüksekliği ise onun iki katı, belki daha da fazla. Anlamaya çalışıyoruz, nasıl oluyor diye… Yetkililerden ses çıkmıyor. Görmüyorlar, duymuyorlar, bilmiyorlar.
İstanbul Yenileme Kurulu Başkanı Mehmet Erdal’a hangi gerekçelere dayanarak yapının yükseltildiğini soruyoruz, Kültür Bakanlığı’nın yazılı izni olmadan konuşamam diyor. Kültür Bakanı Ertuğrul Günay, konuyla ilgili açıklama yapmıyor. Demirören Grubu da öyle.

Radikal’in ulaştığı tapu belgeleri ise yapının nasıl yükseldiğini açıkça ortaya koyuyor. Beyoğlu Belediyesi İmar Müdürlüğü’nün 2005 tarihli uygulama esasları belgesinde Demirören AVM’nin 3’ü bodrum katı, biri zemin kat, 4’ü de normal kat olmak üzere toplam sekiz katlı (3BK+ZK+4NK) olduğu yazıyor. Yİne Beyoğlu Belediyesi’nin 2 Mart 2009’da onayladığı yapı ruhsatında ise yapının yol kotu altındaki kat sayısı 5, yol üstündeki kat sayısı ise 7 olarak gösteriliyor. Normal kat sayısı 4’ten 7’ye yükselirken toplamda 12 kata ulaşılıyor. Aynı belgede yapının yol kotu altı derinliği 28 metre, yol üstü yüksekliği ise 31.2 metre. Toplamı 59.2 metre ediyor.

Gecekondu mantığıyla yürüyor


Türkiye’nin en etkili mimarlık sitesi arkitera.com ile Türkiye’nin en büyük sanal mimarlık arşivi arkiv’i hayata geçiren Arkitera Mimarlık Merkezi’nin kurucularından Ömer Kanıpak’a göre, Demirören AVM’yle ilgili asıl tartışılması gerekenin her şeyin gizli kapaklı yapılıyor olması. “Türkiye’nin belki de en pahalı arsalarından birinde önce gayet nitelikli bir mimara işi teslim ederek başlayan bu sürecin sonunda mimarın en sonunda pes ettiği, projede artık tek karar vericinin Erdoğan Demirören’in kendisi olduğu söyleniyor. İnşaat devam ederken genişleyip uzayan, projesi şantiyede çizilen, neredeyse gecekondu mantığı ile büyüyen bir kütleye dönüştü bu yapı” diyen Kanıpak, şöyle devam ediyor: “2010 yılında hala kent için önemli olduğunu bildiğimiz bir yapının kimin tarafından yapıldığını, nasıl bir bina olacağını bilemiyoruz.

Kurul kararları şeffaf değil. Projeler hiç bir yerde yayınlanmıyor. Mimarından bile öğrenemiyorsunuz nasıl bir bina ortaya çıkacağını.”

Demirören AVM’nin şimdiki halini gösteren fotoğrafta gördüğümüz yükseklik ise belki 7 kattan da fazla. Birisinin bize anlatması gerekiyor.

demiroren-3.jpg

Demircan: Görüntü hoş değil, inceleteceğim (Eyüp Can)

Taban tabana zıt iki kurul kararı var. Konuşması gerekenler susuyor. Belediye bugün inceleyecek.

Beyoğlu’nda İstiklal Caddesi’nin üzerinde herkesin gözü önünde bir alışveriş merkezi yükseliyor: Demirören AVM.

5 katlı tarihi binaya dışardan baktığınızda Demirören Grubu’na ait Milangaz ve Virgin Megastore’un devasa tabelasını görüyorsunuz. Ama içerden baktığınızda otopark hariç 12 katı bulan bir gökdelen.

Erkan Aktuğ Radikal’de üç gündür Demirören AVM’ye hem içerden hem de dışardan bakıyor.

Herkesin gözü önünde gerçekleşen kâğıt üstünde ‘yasal’ bu çok önemli dönüşüm projesine yukardan ve aşağıdan ışık tutuyor.

Koruma Kurulu ile Yenileme Kurulu kararları arasındaki izahı zor tezadı gözler önüne seriyor…

Baştan söyleyeyim; ne alışveriş merkezlerine ne de tarihi binaların kentsel dönüşüm kapsamında yenilenmesine karşıyım.

Yıllarca harap halde tutulan tarihi Sin-Em Han’ın, Demirören Grubu tarafından, içerisinde sinema ve dünyaca ünlü müzik/kitap zinciri Virgin Megastore’u da barındıracak şekilde AVM’ye dönüştürülmesi o bölge adına çok sevindirici bir gelişme.

Ama bir şartla: Hızla dönüşen Beyoğlu’nun sosyal ve tarihi dokusuna sadık kalmak. İşte sorun burada başlıyor.

Belli ki Demirören Grubu yanı başındaki tescilli asırlık binalara, bölgenin SİT alanı olmasına ve Koruma Kurulu’nun 2006 yılında aldığı ‘saçak kotu’ kararına rağmen o binayı hem enine hem de boyuna büyütmeyi düşünmüş.

Düşünmekle kalmamış, bizzat gerçekleştirmiş.

Peki ama nasıl?

Yenileme Kurulu’nun bağlı olduğu Kültür Bakanlığı ve bakan suskun.

Demirören Grubu sessiz.

Bir tek Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan konuştu, o da kendisiyle yaptığım telefon görüşmesinde “Bu bölge SİT alanı; biz, belirleyici değiliz. Ruhsat vermek dışında bizim burayla hiçbir alakamız yok. Yenileme Kurulu tadilatı onayladıktan sonra biz ruhsat vermek zorundayız” dedi.

Peki iki farklı kuruldan iki farklı karar nasıl çıktı?

“Bu sorunun asıl muhatabı kurul ve mal sahibi” diyen Demircan ısrarlı sorum karşısında bildiklerini samimiyetle paylaştı.

“Bildiğim kadarıyla o binanın eski restitüsyonunu buldular. Orada iki kat daha yüksek görünüyor. Bir de yanındaki binaları alıp genişledikleri için çatı aralığı eğimini kullandılar. Dışardan baktığınızda aşırı görünen yükseklik bu şekilde ortaya çıktı.”

– Diyelim ki eski hali iki kat daha yüksek. Oysa yeni hali yukardan en az 5 kat yükselmiş. Ve demir filizler daha da yükseleceğini gösteriyor. Beyoğlu Belediye Başkanı olarak bu durum sizi rahatsız etmiyor mu?

“Eğer ortada yasal sınırları aşan bir ilave varsa elbette rahatsız oluruz. Ama Yenileme Kurulu onay vermiş. Görüntü itibariyle beni de mutlu etmiyor ama biz yasal olarak ne gerekiyorsa onu yaptık. Yarın da (bugün) arkadaşlarım gidip gereken incelemeyi yapacak. Ayrıca o bina yıllarca pislik içindeydi. Şimdi itiraz edenler o halinden mutlu muydu? Beyoğlu’nda bugüne kadar 5 bine yakın binanın yenilenmesini biz sağladık. O binalarla ilgili en küçük bir eleştiri varsa hesap vermeye hazırım. Hepsiyle gurur duyuyorum. Ama bu binayla ilgili esas karar mercii biz değiliz…”

Ortada taban tabana zıt iki farklı kurul kararı ve gözle görülür bir artış var.

Beyoğlu Belediye Başkanı kendi bakış açısından durumu izah ediyor.

Ama maalesef esas konuşması gerekenler susuyor.

Suskunluk zihinlerdeki soru işaretlerini daha da büyütüyor…

27 Ekim akşamı CNN Türk Kanalında 5N 1K programına konuk olan Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi başkanı Tayfun Karaman ve Mimarlar Odası İstanbul Şubesi’nden Mücella Yapıcı Demirören grubu AVM sinin süren inşaatını değerlendirmiş ve süreci, yapının bu gün geldiği boyutu eleştirmişlerdir.

Daha çok proje sürecinde ilk verilen kurul kararlarındaki “yandaki tarihi bina kotunu geçemeyeceği” şartı üzerinde duran Yapıcı ve Karaman, bölgenin Türkiye’nin önemli bir sit alanı olduğunu, herhangi bir yerde bina yapar gibi burada yapı yapılamayacağını, ilk kurul kararının hiçe sayılması gibi bir durumun yaşanmasının altını çizmiş ve tepki göstermişlerdir.
Konuşmacılar süreçten yenileme kurulu ve Kültür Bakanlığını sorumlu tutmuşlardı.

birlestirme.jpg

Aynı gün NTV de Banu Güven’in konuğu olan Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan ile aynı konu konuşulmuş, Demircan Banu Güven’in sorularını yanıtlamıştır. Beyoğlu Belediye Başkanı, konu kendilerine intikal etmesinden sonra inceleme yaptıklarını ancak kuruldan onaylı proje dışında inşaat alanında aykırı bir faaliyete rastlanmadığını, kendilerinin koruma kurullarının yetkilerine karışamayacağını, bir ihtilaf varsa koruma kuruluna sorulabileceğini, onaylı projeden farklı bir büyütme olduğu zaman sorumluluklarının başladığını söylemiştir.Demircan, buna karşın inşaatın uzun sürmesinin çevreye rahatsızlık vermesinin, inşaat sahasının yürütülüş biçiminin kendilerine de sıkıntı yarattığını ve eleştirdiklerini belirtmiştir.

Bir gün önce Mimarlar Odası ve Şehir Plancıları Odası’nın konuyla ilgili açıklamalarından sonra 5N 1 K programının yapımcısı Cüneyt Özdemir inşaatın sahibi Demirören grubuna çağrı yaparak, kendilerine de aynı soruları soracağını, programın kendilerine açık olduğunu ilan etmişti. Dün, 28 Ekim de aynı programın içinde görüntüler eşliğinde İstiklal Caddesindeki AVM bahsi gündeme geldi. Yapımcı Cüneyt Özdemir davetine rağmen Demirören grubunun programa gelmek istemediklerini ancak gruptan bu konuyla ilgili bir açıklama yapıldığını söyledi. Açıklamayı özetleyen C. Özdemir, Demirören grubunun İstiklal’deki bina ile ilgili açıklama yapmak istemediklerini, Beyoğlu tarihine ve kültürüne saygılı olduklarını, projeye aykırı bir şey yapmadıklarını, kurum ve kurulların kararlarına uyum içinde olduklarını söylemiştir.

28 Ekim’de ise basına 100 yıl önceki ve bugünkü yapılar arasındaki kıyaslamaları gösteren belge resim yayınlandı. Radikal Gazetesinin belge resim üzerinde yaptığı reklendirme ve grafik ile yayın sürdürüldü.

‘O bina hakkında soruşturma başlattım’

Kültür Bakanı Ertuğrul Günay, Beyoğlu’nun orta yerinde ‘kuralları delerek’ yükselen Demirören AVM’yle ilgili ses verdi: Soruşturma başlattım. Müfettişler yanlışlık bulursa gereği yapılır.

demiroren-4.jpg

Kentsel sit alanı Beyoğlu’nun ortasında ölçüsüzce yükselen Demirören alışveriş merkeziyle ilgili nihayet yetkililerden ses geldi. Kültür Bakanı Ertuğrul Günay, Radikal’in hafta başından beri dikkat çektiği İstiklal Caddesi’ndeki Demirören AVM’yle ilgili soruşturma başlattığını duyurdu.Günay, Radikal’e yaptığı açıklamada, “Emek Sineması ile ilgilenirken zaten bu bina dikkatimi çekmişti. Ancak kurallara uygun olduğuna dair bilgi alınca üzerinde durmamıştım. Sizin haberlerin ardından pazartesi günü müfettiş görevlendirdik” dedi.

Beyoğlu’yla ilgili geçmiş kurul kararlarıyla binaların yüksekliklerinin emsalleriyle eşit olması yönünde ilke kararı bulunduğunu anlatan Günay, “Şimdi müfettiş arkadaşlar, binanın durumunu, geçmişteki ve şimdiki kurul kararlarını incelerler. Kamunun burada bir ihmali, ihlali varsa cezasını çekerler” dedi. Bakan Günay, müfettişlerin kurul kararlarında bir yanlışlık bulması halinde öncelikle inşaatın durdurulabileceğini ve uygunsuzluk kesinleştiğinde de ‘gereğinin yapılabileceğini’ vurguladı.

İstanbul 1. Nolu Anıtlar Kurulu’nun “Yanındaki tescilli bina Serkil Doryan’ın saçak kotunu geçemez” kararına rağmen Demirören AVM’nin yükseltilmesi kararlarına imza atan İstanbul Yenileme Kurulu üyelerinin de inceleme yaptığı öğrenildi.

Demirören AVM, inşaata başlarken üçü bodrum, biri zemin, dördü de normal kat olmak üzere toplam sekiz katlıydı. Yapının 2009’daki ruhsatında ise yol kotu altındaki kat sayısı beş, yol üstündeki kat sayısı ise yedi olarak görülüyor. Yapının yol kotu altı derinliği 28 metre, yol üstü yüksekliği ise 31.2 metre. Binanın yanı başındaki tarihi Serkil Doryan binasının yer üstündeki kat sayısı ise dört.

100 yıl önce 100 yıl sonra
Radikal, İstanbul Yenileme Kurulu’nun, Demirören AVM’nin yükseltilmesi kararını verirken gerekçe gösterdiği ‘Geçmişten Günümüze Beyoğlu’ kitabının II. cildinde yayımlanmış (2004-1. baskı) eski fotoğraflara ulaştı. Eski fotoğraflarda, Demirören AVM’nin yapıldığı yerdeki bina, Serkil Doryan’dan sadece bir kat yüksek, yani beş katlı görünüyor. Oysa Demirören AVM’nin şimdiki durumu çok daha yüksek görülüyor. Fotoğrafa bakıp siz karar verin, yanılıyor muyuz?

demiroren-5.jpg

Konunun takipçisi Eyüp Can ortaya çıkan gelişmeleri  kendi gazetesinde şöyle yorumladı:

Kurul ‘large’ davranmış

“Kültür Bakanı Ertuğrul Günay, İstiklal Caddesi’ndeki imar skandalı için Yenileme Kurulu ‘large’ davranmış diyor.

Dün Kültür Bakanı ‘suskun’, Demirören Grubu ‘sessiz’ dedim, sabah ilk arayan Bakan Ertuğrul Günay oldu.

Bir cenazesi varmış, o yüzden önceki gün arayamamış.

Radikal’in Beyoğlu’nda tarihi dokuyu dikkate almadan, adeta bir gökdelen gibi yükselen Demirören AVM ile ilgili eski ve yeni kurul kararlarını karşılaştıran yayınlarını dikkatle izlemiş.

“O binanın, koruma kurulu kararlarına rağmen o şekilde, tabelalar arkasında yükselmesinden uzun zamandır ben de rahatsızım” dedi.

Madem öyle, gerekli incelemeyi neden başlatmadınız?

Laf üretmek yerine eylemi seçtik. Sessiz kalmamız, hareketsiz kaldığımız anlamına gelmez. Haberiniz üzerine aynı gün soruşturma başlattım. Bugün suskun olduğumuzu yazdığınızı görünce hemen arayıp bilgi verme ihtiyacı hissettim…

Peki bu noktaya nasıl gelindi?

Emek Sineması için gösterilen hassasiyet maalesef tarihi Saray Sineması’nı içeren bu bina için gösterilmedi. Sizin aracılığınızla sivil toplum kuruluşlarımıza sitemimi iletmiş olayım. Ben gördüklerim karşısında rahatsızlığımı geçmişte birkaç kez dile getirdim. Yenileme Kurulu bizim tarafımızdan denetlendiği için bu sorgulamayı yaptım ama her defasında arkadaşlar, “Efendim kurallara uygun” dedi.

Sorun tam da bu. Yenileme Kurulu, Koruma Kurulu’nun ‘saçak hizası’ kararlarına rağmen yasal olarak bu yüksekliğe nasıl izin verdi?

Sizin haberleriniz Yenileme Kurulu’nun aldığı kararların geçmiş kararlarla nasıl bir tezat oluşturduğunu açıkça ortaya koyuyor. Benim kanaatime göre burada tezatlar, yasal sınırları zorlama ve ihlal var. Belli ki Yenileme Kurulu bu noktada daha ‘large’ davranmış. Bu yüzden de hemen soruşturma başlattım. Ayrıca bu olay Yenileme Kurulları’nı tekrar bir gözden geçirmemizi de zorunlu kılıyor.

Yenileme Kurulları, Koruma Kurulları yavaş işlediği için kurulmuştu. Burada da aşırı bir hız durumu var galiba?

(Gülüyor…) Haklısınız. Tarihi binalar bürokrasinin yavaş işlemesinden dolayı kaderine terk ediliyordu. Yenileme Kurulları ada bazında karar alma imkânına sahip. Ama bu olay gösteriyor ki istenmeyen durumlar çıkabiliyor. Beyoğlu ile ilgili geçmiş kurul kararları, binaların yüksekliklerinin emsalleriyle eşit olması yönünde ilke kararı var. Şimdi konuyu iyi bilen müfettiş arkadaşlar, binanın durumunu, geçmişteki ve şimdiki kurul kararlarını inceleyecekler. Kamunun burada bir ihmali, ihlali varsa cezasını çekerler.

Müfettişler kurul kararlarında bir yanlışlık bulursa ne olacak?
İhmal ya da ihlal ortaya çıkan tezada dair bir yanlışlık bulunması halinde öncelikle inşaat durdurulur ve süreç sonunda bu uygunsuzluk kesinleşirse gereğini yaparız.

Bu noktada fazla söze gerek yok.

Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan dün tekrar aradı ve “Radikal’in duyarlı haberciliği için çok teşekkür ediyorum, biz incelemeyi başlattık” dedi.

Kültür Bakanı Ertuğrul Günay ortaya çıkan tezadı incelemek için soruşturma başlattı.
Bir tek Demirören Grubu arkadaşlarımızın ısrarlı aramalarına rağmen direkt bizi arayıp gerekli açıklamayı yapmak yerine dolambaçlı yollara saptı.

Tercih onların.

Biz bugün sadece ortaya çıkan tezada gerekçe olarak gösterdikleri fotoğrafı yayımlıyoruz.

Lütfen iki fotoğrafa dikkatli bakın.

Aradaki ölçüsüzlüğün yorumunu inceleme yapan müfettişlere ve kamu vicdanına bırakıyorum.”

Son olarak bugün konu ile ilgili Tayfun Demirören’in sözleri Radikal Gazetesi sayfalarına taşındı:

Ve Demirören AVM için ses verdi

Beyoğlu’nda ‘ölçüsüzce’ yükselen Demirören AVM inşaatına, Tayfun Demirören’den savunma geldi: Kanunsuz hiçbir şey yapmadık.

Demirören Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Demirören’le 5n1k için görüşmeye geldiği Cüneyt Özdemir’in Taksim’deki ofisinde buluştuk. Radikal’in hafta başında gündeme taşıdığı İstiklal Caddesi’ndeki Demirören AVM inşaatının ‘ölçüsüz’ yüksekliğiyle ilgili haberlerin ardından, hayli kalın bir dosyayla gelmişti. Dosyada Demirören AVM’nin planları, binanın eski hali vardı.

Masaya Sin -Em Han’ın eski planını serdi ve “Biz kanun dışı hiçbir şey yapmadık” dedi; “Ne yapıyorsak İstanbul Yenileme Kurulu’nun onayıyla yapıyoruz. Bakın bu, oradaki eski binanın planı. Bunu, Vakıflar’ın arşivinden bulduk. Bu da bizim yaptırdığımız binanın çizimleri. Yükseklik aynı, hatta bizimki daha alçak.”

Gösterdiği çizim, elbette orijinal değildi, zira 20. yüzyıldan kalma bir belgenin sararmış olması gerekirdi. Ve evet, yükseklik aynı görünüyordu: 32.6 metre.

Kanunsuz meselesine gelince… Haberlerde inşaatın kanunsuz olduğu yazılmamıştı. Belki sorun da buradaydı, her şey onaylıydı. Elimizde sürekli değişen ve değiştikçe de binayı yükselten koruma kurulu kararları vardı. İstanbul 1 No’lu Anıtlar Kurulu’nun 2004 tarihli raporunda banının yüksekliğinin, yanındaki Serkil Doryan’ın saçak kotunu geçemeyeceğine hükmediliyordu. Şimdi gördüğümüz bina ise Serkil Doryan’ın en az iki katıydı. Bunları konuşurken “Haberci olarak belki siz de haklısınız” dedi ve ekledi. “Ama şimdi işler daha da uzayacak. Belki tek bir hatamız var. Bu iş çok uzadı.”

‘Bitince görün istedik’
Peki neden Demirören AVM’nin nasıl bir bina olacağı gizli tutulmuştu. Yanıtı şu oldu: “Biz herkes binayı bitince görsün istedik. Tek bir sıkıntımız var. O da binanın dışındaki taşlar ilk başta çok beyaz görünecek. Onların asıl görünümünü alması için en az bir yıl beklemek gerekecek.”

Demirören: Hassasiyete teşekkür ederiz
Demirören Grubu’ndan dün ayrıca gelen yazılı açıklamada da Demirören AVM’de ruhsatsız ve mevzuat dışı hiçbir işlem olmadığı vurgulanarak “Proje, binanın 20. yüzyıl başındaki orijinal saçak kotu ile sınırlandırılmıştır. İnşaat tamamlandığında Demirören AVM, tarihi Beyoğlu dokusuyla uyum içinde tüm İstanbullulara hizmet verecektir” denildi. Açıklamada kamuoyunun gösterdiği hassasiyete teşekkür edilerek, aynı hassasiyetin kendi haline bırakılan tüm Beyoğlu binaları için de gösterilmesi dileğinde bulunuldu.

Görünen o ki, Demirören AVM ve İstiklal Caddesi’nin değişen silueti, bir süre daha gazete ve televizyonlarda yer bulacak.

8 Yorum

  1. ferda çetinkoz

    daha o kadar yükselmiş bina var ki. bunların kuralını kim koyacak. kim sınır verecek bu yapılara. ona dur buna geç denirse ki öyle oluyor ne olacak?

  2. Mehmet Güneş

    Biri de İKSV’nin yükselttiği “Deniz Palas”ı gündeme alsa ya!…

  3. mehtap ar

    üstad ve de herşeyi en doğru en iyi bilen sayın oda yönetici görevlileri koruma kurulu filan gibi bu işi denetleyen her türlü kurumun yerine geçmeliler. bütün projelere orada karar verilmeli bu tür tartışmalara mahal kalmamalı. tarihi eserlerin yanında neyin münasip olduğuna bu meslek loncası fetva ile duyurular yaparak sınırları belirlemeliler. sen sağ ben selamet.

  4. Ramazan Demirbilek

    O Radikalin resminde bir hata var. maviyle boyadığı yer ve üstüne kendilerinin grafikle eklediği çigiler gerçek durumu göstermiyor. AVM’nin yükselmesine ve İstiklal’de yüksek katlı bina olmasına karşı olabilirsiniz fakat grfaikle yanlış izlenim vermenin alemi yok. Eski fotoğraftaki Saray sineması bloğu Serki Doryan’dan daha yüksek. Belge üzerinde tahrifat yapmadan gazetecilik yapmak daha doğru.

  5. kazım cantelek

    nasıl oluyor da yükseliyor böylesine anlamak mümkün değil.5-6 yıldır istiklalin huzurunu bozması yetmezmiş gibi,birde usulsüzlük var.asıl sorun surada.kültür bakanı inceletecem diyor ama,sen 6 senedir niye bu yapıyı denetletmiyorsun.6 yıldır ne yapıldıgının hesabını kim verecek.dahası çok açık ki,proje bi kaç kez değişmiş.bu değişimlerin böylesine gizli kapaklı yapılmasına nasıl izin veriliyor önce onu deyiverin.kültür bakanımız madem bu kadar duyarlıydı da,niye gene haberin cıkmasını bekledi.bir istiklal mi kalmıstı avmsiz.çok mu lazım istiklale bir avm..böylesine baştan savma hareket edilemez.

  6. hilmi kuşçu

    bravo radikale ve onun açtığı gedikten kaleye hucum eden mimarlar-plancılar odalarına. belediye başkanını şaşırtıp tökezletiler bakanı incelemeye sevk ettirdiler. demirörenler daha yükseltemezler artık avm lerini. hız kestirdiler.

  7. Refik İmranlı

    Kardeşim hiç izin vermiyeceksin böyle avm lere İstiklal Caddesinde. Oraya tarihi görüntüsü olmayan hiç bir yapıyı yaklaştırmayacaksın. Eskiden bir ara fırsat bulup yaptırmış olan sözüm ona modern cepheleri olanları ise tez elden değiştirtmek lazım. İstiklal Caddesi dokusunu bozan yeni ve modern görünümlü ne varsa oradan çıkarmak lazım. Bir tarihi güzelliğimiz Beyoğlu sonuç olarak onu da avm lerle modern binalarla ziyan etmeyelim.

  8. perran su

    binaların durduk yerde hormonlu gibi önce sivilce atmış gibi serpilmesi ve yerinde şişmanlayıp boy atması bizim ülkemizde gelenekseldir. tarihi bölgelerde tarihi binalara bile ekler yapılıyor. bu ülkede hiç bir zaman tam denetim olamadı. dolayısıyla imar hakkı kullananındır. yasaklara uyup kenarda bekleyenler o tarihi fırsatı kaçırırlar. böylesi kötü bir geleneği olan ülkede inşaat yapılırken tadilat projeleriyle inşaatı büyütmek bilinen bir stratejidir. burada milangazın sahibinin yerinde eskiden ne vardı koruma kurulu bu yüksekliği mi uygun buldu tam bilemiyorum ancak istiklal’de boyu uzatmak yerine belli bir hizada kalmak daha akıllıca olur. boy uzamamalı esasen. en fazla yedi kat yer üstü denmesi örneğin çözüm olabilir. ancak buna herkesin de uyması. şu anda istiklal’de on kat artı bir çekme katlar bile varken sadece bu bina üzerine konuşmak yerine şimdiye kadar diyelim sekiz katın üzerinde olanlardan geri almak yolunu da konuşmalıyız.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir