Con-temporary ve İtalya’da cami tasarım yaklaşımları

2 Dakika Okuma Süresi

14-19 Eylül tarihleri arasında Floransa Belediyesi’nin 4. Bölge kültür komisyonunun davetlisi olarak “Con-temporary” adı altında Ankara’dan 6 mimarlık ofisinin katılımı ile bir sergi gerçekleştirildi.

contemporary-sergi-7.jpg

contemporary-sergi-6.jpg

Orçun Ersan’ın küratörlüğünü yaptığı Pimeks Grup, Arkitera.com ve Mimdap.org ‘un sponsor olduğu sergi, kimlik politikalarından bağımsız olarak çağdaş – zamana bağlı olan mimarlığı, A Tasarım, ACE, CAGAW, Hayalgücü, Öncüoğlu ve Ven Mimarlık ofislerinin ürünleri üzerinden tartışmaya açmayı amaçlıyordu.

contemporary-sergi-1.jpg

13 Eylül’de Floransa’da Palazzo Vecchio’da medyanın yoğun ilgi gösterdiği bir basın konferansı ile duyurusu yapılan serginin 15 Eylül’de yapılan açılış resepsiyonuna, ev sahibi olarak Belediye Başkanı Sayın Giuseppe d’Eugenio, Türkiye’nin Floransa Fahri Konsolosu Sayın Orhan Ozar, Roma Büyükelçiliğimiz Kültür müşavir yardımcısı Sayın Melda Araz, Komisyon yetkililerinin yanı sıra seçkin bir davetli grubu katıldı.

contemporary-sergi-4.jpg

contemporary-sergi-5.jpg

Türkiye’nin bir yanı ile doğulu Müslüman bir ülke olarak algılandığı bir konjonktürde zamanlama olarak ise Floransa’da yapılması düşünülen, projesi İtalyan bir mimar tarafından çizilmiş cami projesinin tartışmalı ortamı içinde sergi; her ne kadar kendini uzak tutmaya çalıştığı kimlik tartışmalarından koruyamadıysa da, varlığı ile Türkiye’nin isminin çağdaş mimarlık başlığı ile yan yana anılmasını sağladı.

contemporary-sergi-8.jpg

Avrupa’da giderek artan İslam karşıtı akımın etkisi ile oldukça ürkek bir tutum içinde üretilen, genel olarak Floransa’daki Rönesans yapılarının kötü bir cephe kolâjından ileri gidemeyen Cami projesi için Sergi Küratörü ile yapılan röportajda vurgulanan “her yapının kendi çağını yansıtması gerektiğine ve mevcut hali ile bu projenin hiçbir anlam ifade etmediğine dair sözler” ise gazetelerde geniş yankı buldu.

contemporary-sergi-2.jpg

contemporary-sergi-3.jpg

Yazı ve Görseller: Orçun Ersan, ACE Mimarlık

5 Yorum

  1. ssl

    o resimdeki cami mi roma tapınağı mı. gerçekten süper girişim alınlığın üzerindeki heykelleri ve iyonik sütunları unutmuşlar.

  2. Asli Peker

    Neden cami konusunda eskiyi taklit ediyoruz? sorusu bence temel soru cevabı da oldukça basit: çünkü, islam belirli bir tarihten sonra gelişmesini sürdürememiş bir din. Tarihe bakarsak islamın kuruluşundan bu yana çok farklı cami anlayışları olduğunu görürüz. Sinan bile kendi yaşantısında bir arayışa girmiş dört taşıyıcılı sistemlerden sekiz taşıyıcılara, küp etkilerinden dağ görüntüsü veren revak, yarım kubbe, kubbe geçişlerine çok farklı plan tipleri geliştirmiş ve kendisini asla ama asla tekrar etmemiştir. Barok dönemde Osmanlı da gelişmelere katılmış ve Türk Baroğunu (bizim sanat tarihçileri bu konuda genellikle çok yanılırlar) dünya uygarlığına armağan etmiştir. Hatta neogotik bile iz bırakmıştır, batıdaki karşılıklarına ayak uydururak. Ancak o dönemlerden sonra bir kimlik bunalımı geçiren islam dünyası bu gelişmelerden kopmuş çok az sayıda örnek dışında kendisini tekrarlayan camiler yapmıştır. Bunların estetik olup olmadıklarıyla da hiç ilgilenmemiş, teneke minarelere devasal hoparlörler koymaktan çekinmemiştir. Anlamsız iki, dört hatta altı minareler kesinlikle osmanlının yapacağı bir saçmalık değildi. Ama yurtdışındaki camilerde bile yapılmaktan çekinilmiyor çünkü, konu artık bir uygarlık değil bir saldırı konusu. Yazık.

  3. serap içöz

    çok önemli bir girişimdi. yurdışında bence ses getiren bir mimarlık aktivitesi. kutluyorum.

  4. Hayati Binler

    Haberde sözü edilen durumda benim daima vurguladığım vahşi kapitalizmin değişik bir etkisi görülüyor. Haberde:

    “Avrupa’da giderek artan İslam karşıtı akımın etkisi ile oldukça ürkek bir tutum içinde üretilen, genel olarak Floransa’daki Rönesans yapılarının kötü bir cephe kolâjından ileri gidemeyen Cami projesi için Sergi Küratörü ile yapılan röportajda vurgulanan “her yapının kendi çağını yansıtması gerektiğine ve mevcut hali ile bu projenin hiçbir anlam ifade etmediğine dair sözler” ise gazetelerde geniş yankı buldu.”
    cümleleriyle de ilginç bir tenakuz (paradoks) ortaya çıkmış durumda.

    Nasıl mı? Daima vurguladığımız insanoğlunun yüksek kuleler ve gayri insani inlerde yaşatılmaya çalışılmasının vahşi kapitalizmin bir emri olduğu. Bu emre Batının kendisinden çok gariban üçüncü dünyanın Müslüman ülkeleri uyuyor. Batılı, sözünü ettiğimiz vahşiliklerini sözümona Müslüman doğulu, Asyalı şeyhlerin ülkelerinde uygulama imkânını buluyor. Gökyüzü yarışı ise yine buralarda icra ettiriliyor. Dubai ise bu işte atbaşı ve önde gidiyor.

    Tenakuz nerede? Dini, özellikle İslamiyeti kötü göstermek isteyen vahşi kapitalizm ibadethanelerde, camilerde ise eskinin kopyalarını yaptırtıyor. Floransa’da yapılmak istenilen cami ise Rönesans yapılarının cephelerinin kötü bir kopyası. Tamamen kopya ve taklit bir tasarım. Halbuki gününü yansıtan bir tasarım yapılması ise aklı başında herkesin dileği.

    Avrupa’da ve ABD’de İslâm karşıtı hareketlerin olduğu bir vakıa. Hatta New York’ta yapılacak caminin de 11 Eylül olayları sonucunda Müslümanlara kesilmek istenilen fatura nedeniyle sıkıntıları tam aşılamamış durumda. Fakat benim anlayamadığım şu: İslâm karşıtı hareketler nedeniyle ürkerek niçin kopyaya yöneliyoruz? İslâm’ın kendisi ilerici bir din. Fenne ve tekniğe bırakın mani olmayı, teşvik eden birçok ayet ve hadisler var. Peki, niçin biz o zaman İslâm’ın özünde olmayan bir durumu, taklit ve kopyayı; bu dinin bir mabedi olan camide kullanıyoruz? Niçin bu ürkekliği, İslâm’a karşı şaşı bakışı günümüzü yansıtan, çağdaş cami tasarım ve uygulamalarıyla aşmaya gayret etmiyoruz? Buna hakkımız var mı?

    Haydi, bu hususu mimarlar idrak edemedi, İtalyan meslektaşımız Müslüman olmaması veyahut başka nedenlerle algılayamadı ve kopya bir eser tasarladı. Peki, bu camiyi yaptıracak olan Müslüman Cemiyet niçin bu hususun farkında değil? Niçin biz dünyadaki Müslümanlar cami denilince hemen eski ve alışılmış geçmişteki tasarımların kopyasına gitme kolaycılığını yahut daha yumuşak ifadeyle saflığını ve özensizliğini gösteriyoruz?

    Sıkıntılardan birisi de günümüzde İslâm’ın özünün tam olarak algılanamamış olması. Kabukta kalmış olmamız ve derine nüfuz edemeyişimiz hem güncel yaşayışımızda, günlük faaliyetlerimizde ortaya çıkıyor; hem de şehircilik ve mimaride kopya ve taklitlerle kendisini gösteriyor. Çözüm; silkinerek öze dönmek. İslâmi yeti kimsenin etkisi altında kalmadan yeniden okuyarak değerlendirmek ve sıhhatli sonuçlara ulaşmak. Değilse ne mi olur? Bu tür saçmalıkları daima tartışmaya devam eder dururuz.

  5. fikri özenç

    çok önemli bir sergi aslında. ele alınan konu da mühim. ülkemizden mimarlık büolarının gövde gösterisi olmuş.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir