Claude Parent ve Eğik Yüzeylerle Sağlanan Süreksizlik

4 Dakika Okuma Süresi

Günümüz mimarisini etkileyen pek çok fikir, tarihsel bir süreç içersinde farklı coğrafyalarda oluştu.
Claude Parent bir Fransız vizyoner Mimarı. Fransız akademisi üyesi ve aralarında jean Nouvel’in de olduğu çok sayıda tanınmış mimarın hocası.

178.jpg

Parent’ın mimarlığa getirdiği yenilikler sadece öğretmeni olduğu ünlülerle sınırlı değil, teorisini şöyle özetliyor:
“Çağımızın dramatik bir özelliği de binlerce eserin yok olmasıdır.Fonksiyonlarını yitirerek, günün aktüalitesinden kurtularak, bu eserler neye yaradıklarını, ne anlama geldiklerini sorgulatır durumdadır.

aaaaaaa.jpg

Bir arkeoloji çalışmasıyla bu yer altı dünyasında günümüzün gizli görüntülerinden birisini araştırdım. Askeri korunakların okyanus kenarlarındaki kumlara gömülmüş görüntüleri bana garip bir şekilde aztek tapınaklarını anımsattı. Açıkça kaybolmaları ise mastabaları. (Eski Mısır uygarlığında, toprak altına gömülen ölülerin anısına, mezarın hemen üstüne kurulan tepesi düz odacık.) Etrüsklerin mezarlıklarını, piramit ya da huni biçimlerinde eski eserler gizemli, kozmik bir anlam taşımaktaydı. Bu yapılarda ise bu anlam istem dışı oluşdu.

u13.jpg

Saint Bernadet Kilisesi Claude Parent
Geometri burada artık vurgulayıcı değil. Aşınmış, kullanılmış, eskimiş. Açı dik değil fakat açılmış, bütün algılamalardan kurtulacakmış gibi durmakta, kütle zeminde temellenmiyor, fakat kendi üzerinde merkezleşmiş, bağımsız, hareket edebilir ve eklemlenebilir.

u52.jpg

Bu yüzen mimari kendi maddeselliğini yitirmiş bir zeminin üzerinde yüzmekte. Bir plajda bu kütlelerden birisine yaklaşırken, kütlenin kendisi kendisi neredeyse kabuğu kalmış, terk edilmiş, itilip kakılmış, kumun içinde, kaybolmuş bir mekanın izi gibi görünmekte. İçine girdiğim zaman ağırlık hissi hakim olmakta. Duvarların kalınlığı bana ikinci bir psikolojik kılıf gibi gelmekte. Bir anlamda bazı duyguları güçlendirirken, hareketleri de korumakta.İç kısımları aydınlatmak için pencereler burada yok. Kollarına alma koruma sadece dışarıyı aydınlatmada ancak bir deniz fenerinin keskinliği ile. Bu hayatta kalma aygıtında, hayatın kendisi nötr değil. Bu daha hassas olmak için çaba, bir öz.

Onları artık sadece yıkımlarının yok olmalarının güç olması korumakta. Bir dönemin kendisini anlatan bu yapılar yeni bir mimarinin de tanımlamasını yapmakta. Bu mimari artık insanoğlunun ebat ve orantıları üzerine değil onun psikolojik niteliklerine dayanıyor. Bir kentleşme ki orada artık temel alınan toplumun analizi aşılmış olarak artık yapı insanın gizli niteliklerine hitap edebilir.” Claude Parent

1a.jpg

“Eğik mimari teorisinin” de yaratıcısı, ya da başka bir deyimle “eğik olanın fonksiyonu” teorisinin. O bir polemikçi, yazar ve yayıncı.
plan1.jpg

345.jpg

1960’lı yıllardan itibaren Claude Parent mekansal sürekliliğe karşı bir tavır koydu. Süreksizliğin ortaya çıkması ile mimari dil değişti ve yeni bir mimari kavramlar dizisi ortaya çıktı.

441.jpg

1963-1968 yıllarında gerçekleşen Saint Bernadet Kilisesi, yeni bir eğik kültürünün habercisiydi.

Buradan Claude Parent brütalizm üzerine yaptığı araştırmaları geliştirdi. Eğik kültürü, geleneksel yatay düzlemle bir kopma noktasıydı. Bu onun bütün meslek hayatının başyapıtı oldu. Büyük bir sosyal ve ütopik ilhamla yönlendirildi ve birkaç yıl önce karşılaştığı Paul Virilio ile düşünsel bütünlüğü tamamladı.

sb.jpg

Bu eğik düzlem teorisini birçok binada 1970’li yıllara kadar geliştirmeyi sürdürdü. Bunlar arasında çok azı gerçekleşebildi. Kendi apartman dairesini eğik teorisine göre düzenlerken aynı zamanda görüşünü de kendi üzerinde göstermiş oldu. 70’li yılların ortalarında mimari bürosunu kapattı ve kendi çalışmalarını “hiddet ve istila”, “yatay konut”, “şelale ve mezar”, gibi grafik çalışmalarla sınırladı.

536.jpg

272.jpg

4352345.jpg

Kaynak: Vikipedia, Designboom, Boiteaoutils

2 Yorum

  1. Oya Akıncı

    gerçekten muhteşem ve gün yüzüne çıkmamış projeler bence bunlar. yaygın mimarlık ortamının paylaşımına sunduğunuz için teşekkürler.

  2. ferda çetinkoz

    Modern mimarlık dönemi bazılarının tu kaka demesine rağmen bugünün bütün eğilimlerini içinden çıkarmış. Eğik bina ekolü de öyle bence.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir