Beyrut için kültür merkezi…

3 Dakika Okuma Süresi

Savaş sonrası Beyrut’u için bir kültür merkezi tasarlamak.Mimari Proje: Alberto Catalano Tasarım ekibi: Giulia Iurcotta, Barbarangelo Licheri, Daniel Piludu, Celestine Sanna, Mariangela Murgia, Emanuela Forcolini, Souraya Frem
MILANO, ITALY

Çok sıkıntılı günler yaşamış bir halk için “yerin önemini” yeniden vurgulamak kolay değil. Yeniden bir halk olmaya çalışan insanları bir araya getirmek, yeniden doğmalarını sağlamak, kültürle mümkündür. Ve bu kadar dramatik olayların geçtiği bir yerde bunun merkezini oluşturmak zordur.

Projenin kentsel ilişkileri:

Proje eski kentin sınırlarında yer almaktadır. Burası Beyrut için çok değerli bir yerdir. Burada iki farklı semt birbirleriyle buluşur görüşürler. Proje bu sınır olma durumuna bir yorum getirmeye çalışmaktadır. Sınır kavramı, kesme, ayırma, süreksizlik aynı zamanda farklılıkların buluşması anlamına gelmektedir. Bunları sağlayabilecek bir geçirgen meydan, sınırın bir meydana dönüşmesi, aynı zamanda bir Akdeniz ülkesi için de bir meydan bir açık sergi ve kültür alanı oluşturulması istenilen bir durumdur.

Çevre binaların düşey hakimiyeti projenin yatay bir proje olarak tasarlanmasının tercih edilmesini getirmiştir. Bu ise kentte bir zıtlık oluşturmaktadır.

İşlevsel olarak talep edilen, (workshop alanları, gösteri salonları, depolar, toplantı odaları…) yeraltına alındı ve bu şekilde, dış hacimlerin asgari boyutlarda tutulması mümkün oldu.

Sembolik değerler:

Bir kültür ve sanat binası, iki farklı strateji izleyebilirdi: Birincisi modüler, nötre bir grid, içine tüm fonksiyonların yerleşmesi, ikincisi ise yapının kendisinin bir sanat eseri olarak düşünülmesi durumu. Bu durumda yapıya bir şiirsel, expresif, iletişime uygun, gelişmeye açık özellikler kazandırmak mümkün olurdu.

Bu projede ikinci çözümün uygulanmasıyla, yapının kendisi kendisini ifade eden bir sanat eseri olarak tasarlandı. Beyaz taş halı üzerine yerleşen labirent, bir kent metaforu oluşturdu. Kendisine yeni bir kimlik arayan bir kent. Yüzeyde oluşturulan rampalar ise güçlü iletişim alanları olarak düşünüldü.

Burada, sanat meydanında, ikinci bir boyuta ulaşılmakta: akıl boyutuna. Bu meydan sembolik olarak tarihi kent ile ilişkilenmekte, çarşının bir bölümüne ulaşmakta. Ölçekler, mekanlar, yollar, insan ölçeğinde sunuldu ve insanın eski kent içinde yaşadığı mekan deneyimine gönderme yapıldı.

Yapıda sanat tarih ve gelenekleri düşündürürken, bir vernaküler  ya da oryantal yönteme yönelmedi. Fakat derin anlamların araştırılması, hassas hayaller bu çalışmanın hedefini oluşturdu.

Tanıtımı yapılan projenin sessiz tarafı ise doğrusal bir bloktan oluşmakta; burada, hazırlık, kütüphane, workshop alanları, yönetim yer almakta. Çalışma ve esinlenmenin gereksinim duyduğu mahremiyet kişisel deneyimler, bu alanın yoğun iletişim ve gösteri özelliklerinden arındırılması ile sonuçlandı.



Kaynak:Darbayrut

Çeviri: Mimdap

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir