“Astronomik bütçe ve hayal kırıklığı”

3 Dakika Okuma Süresi

Londra Olimpiyat Oyunları için tasarlanan stadyumun ilk görüntüleri dün yayınlandı. İngilizler, tasarıma büyük tepki gösterdi. En büyük tepkiyi gösterenlerden bir tanesi ise, The Times’ın mimarlık eleştirmeni Tom Dyckhoff oldu. Kendisine bağlanıyoruz:

Gelecek senelerde, tarihçiler 2008 ve 2012 Olimpiyatları’nın mimarîsine bakarak, bunları batının çöküşünün ve doğunun yükselişinin simgeleyicisi olarak anacaklar. Bugün Pekin’de, on binlerce işçi, güçlü bir ekonomi ve sınırı belirsiz servet, muazzam anıtsal yapılara imza atıyor. Londra’da ise, danışmanlar ordusu, eski tip özel-kamusal kaynaklar ve büyük projelerde gösterilen cimrilik, Olimpik bir skandala imza atıyor.

Olimpiyat stadyumu için hazırlanan yeni tasarım da bunun kanıtı. Aslında suç da bizim. Lea Valley’in ilk görüntüleri yayınlandığında, çıtayı çok yükseğe koymuştuk. Ancak ısrarla bunun henüz tasarım olduğu, tamamlanan yapının farklı görünebileceği söylendi. Görüyoruz ki, gerçekten de farklı görünüyor. Foreign Office Mimarlık’ın, katalog fotoğrafları için harika görüntüler sunabilen, ancak iş inşa etmeye geldiğinde çuvallayan bir mimarlık firması olduğu böylece ortaya çıkmış oldu.

Mimarî, Olimpiyat oyunları için vazgeçilmez bir unsur olmuştur. Ancak gelinen durum o ki, bir hafta önce “Evet mimarî yaptığımız işin tam kalbini oluşturuyor” vs. vs. diye konuşan Tessa (Tessa jowell, Londra Olimpiyatları’ndan sorumlu bakan), bir hafta sonra danışmanlarıyla görüşüp bütçede kısıntıya gidiyor. Zaha Hadid ve Michael Hopkins gibi mimarların da dâhil olmasıyla heyecan yaratan projeler, bütçe kesintileri nedeniyle yavaş yavaş yontularak, trajik bir şekilde önemsizleştiriliyor.

Londra’daki stadyumun bütçesine baktığımızda, 496 milyon sterlinlik masrafıyla Pekin’deki stadyumu (yaklaşık 500 milyon dolar) ikiye katladığını görüyoruz. Peki, nasıl oluyor da Pekin daha az parayla daha mükemmel iş çıkartabiliyor? Cevap basit: İngiltere’de işgücü ve malzeme daha pahalı, ayrıca buna konsorsiyumun stadyum için yarışma düzenlemek yerine, tasarımı tek bir firmaya devretmesi ve böylece pazarlık şansını kaybetmesini de eklemek gerekiyor.

Sonuç, tam bir hüsran. Astronomik bir paraya, gurur kırıcı bir mimarî… Mimar Rod Sheard, projenin ne kadar uygun olduğundan bahsediyor. Ancak diğer taraftan baktığımızda, Olimpiyatlar bittikten sonra bu stadyuma hiç ihtiyacımız kalmayacak. Hiç gereği yokken anıtsal yapılar inşa etmenin anlamsız olduğunu söyleyenleri anlayabiliyorum. Ancak yeni stadyumun Olimpiyat oyunları tacının parlayan bir elması olması gerekirdi, IKEA’dan toparlanmış gibi duran bir yapı olması değil…

Mimarlığımız nerede, Tessa?

Kaynak: Times Online
Çeviri: mimdap

(Konuyla ilgili Mimdap’ta yayınladığımız diğer yazılar:
Pekin, Olimpiyatlara hazırlanıyor
Olimpik Merkezin tasarımı üçüncü kez değişiyor)

3 Yorum

  1. anıl

    cok harikasın cok beğendim..:)

  2. irfan yavuz

    bu yapidan yola cikarak bati mimarlik kulliyatini tek kalemde mahkum edecek kadar curetkar degilim.
    ancak suna sevindim;
    bize oldukca yabanci olan mimarlik elestirisi kurumu ingilterede, buyuk bir gercegin ipucunu veriyor:
    batida bilgi toplayici yontem artik cokuyor. ve dogunun kadim bilgisinin gucu bati tarafindan artik inkar edilemiyor.
    bu su demektir;
    bati neredeyse hacli seferlerinden bu yana kendi karanligini dogunun buyuk bilgi sistemlerini ikame ederek asmaya calisti. bunu yaparken dogudan aldigi bilginin kimyasini bozdu, kendine maletmek icin donusturdu ve aslindan kopuk gercekdisi bir hale soktu. bu devsirme olayi tip, felsefe, edebiyat ve sanat alanlarinda, bilimin hemen her alaninda ve elbette mimarlikta oyle bir yapildi ki, uydurulan yeni bilgi sistemi eskisi yok edilerek orjinal diye sunuldu. ingilizler ornegin hindistani isgal ettiklerinde, kadim tip ayurveda akademilerini yok ederek, ayurveda ve benzer tip geleneklerinden turettikleri modern tibbi yerine koymaya kalkistilar. uzatmayalim, bu gun ingiltere kendi ulkesinde ayurveda akademileri kendisi icin mecburen kuruyor!
    mimari, bir kulturun en carpici ogesidir. sosyal yasamin ozu, mimaride damitilarak belirginlesir ve simgelesir.
    ingilizlerin bu binasi onlarin kulturleriunin aynasi olmus.
    iki boyutlu, iki yuzlu, iki sistemli..ikircikli bir kulturun; hem emperyalist hem demokrasi ve insan haklari havarisi iki yuzlulugunun ifadesi olmus.
    bu yapi bu anlamda keske insa edilse.
    gorunen o ki; mimar yapiyi tasarlarken safca bir durustluk icindeymis.
    dogunun bilgisi bin yillardir kendisini buyuturken, bati curumus bilgi sistenmlerini bakalim daha ne kadar ayakta tutabilecek?
    gunesin batidan dogacagi kiyamet gunune kadar, bilimde ve mimarlikta da gunes dogudan dogmaya devam edecek.

  3. Demet Gümüşdağ

    Hem bu kadar zengin ülke olmak hem de bu kadar kafa karışıklığı içinde olmak başka türlü bir krizin alametleri sanki. Küresel üstünlük herşeye yetmiyor anlaşılan.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir