Paralel olarak bitkilendirilen saçaklar, Arte Charpentier’in yeni arıtma tesisini tanımlıyor.

2000 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alınan Loire Valley, dikkat çekici bir kültürel, tarihi ve yeşil çevrenin tadını çıkarıyor. Bölge, mimari mirasının kalitesi nedeniyle “evrimsel ve yaşayan miras” olarak tescillenmişti. Loire’nin güney kıyısında, Pont de l’Europe (Avrupa Köprüsü) yakınında ve Orleans kentinin ana girişlerinden birinde, Arrault Adası suyu arındırma tesisi, bu istisnai peyzajın tadını çıkarıyor.

Mimari, Loire’nin kıyılarındaki doğal bitki örtüsünün ince şeritlerinin düzeninden gelen grafik ve düz şeritlerden oluşuyor. Bu projede peyzaj ön planda tutuluyor; mevcut doğa ile doğal biçimde kaynaşan binaya damgasını vuruyor. Çatı, çimenle kaplanmış metal tekneleri taşıyan hafif bir yapıdan meydana geliyor.

Binanın çizgileri, doğal bitki örtüsüyle kaplanmış çatı ile zeminin otsul kaplaması birbirine girerek mimari ile coğrafya arasında bir bağlantı oluşturuyor. Doğal alana ve yapının radikal biçimde yerleştirilmiş varlığına saygı olarak bitki devamlılığı nehrin vahşi kıyıları ile sağlanıyor.

Yazı ve Görseller: World Architecture News
Çeviri: Mimdap



1 Yorum
Rasim Gül
bugünün yeni trendi diyebiliriz ve çatıların da yeşil alana dahil edilmesiyle ortaya şimdiki beton yığınlarından çok farklı bir kütle çıkıyor. daha fazla ümit verici bence.