Bütün dünyada yayılan kısaca Occupy kelimesi ile ifade edilen hareket sosyal ve ekonomik eşitsizliklere, baskı rejimlerine, insanların yaşam tarzlarına müdahalelere karşı, yeşil alanların katliamına, ormanların kesilmesine, çevre kirliliğine, küresel ısınmaya neden olan faktörlere karşı oluşan bir harekettir. Tüm ülkelerdeki ortak özelliklerini: geleneksel düşey hierarşik örgütlenmelere karşı karar mekanizmalarının daha fazla yatayda oluşması, geniş işbirliği, azınlık haklarına saygı, dışlamama, demokrasi kavramına getirdiği yeni tanımlar (doğrudan demokrasi, katılım, tartışma, halk meclisleri…) olarak nitelendirebiliriz.
Tarihsel olarak bu hareketlerin ilki 17 Eylül 2011 tarihinde Occupy Wall Street hareketidir. Newyork’da Zuccotti Parkında çadırlar kurulmuş ve hareket başlamıştır. 9 Ekim tarihinde ise bu hareket dünyanın 82 ülkesine ve 95 kentine yayılmıştır. ABD’de ise 600’den fazla topluluk oluşmuş Antartika hariç bütün eyaletlere yayılmıştır. İlk iki ay boyunca resmi otoriteler hoşgörü ile yaklaşmış ancak Kasım ayı ortalarından itibaren tahliyeler başlatılmıştır. 2011 sonunda resmi otoriteler kampların büyük bir bölümünü boşaltmışlardır. Eylemin en üst noktada olduğu Newyork ve Londra’da ise Şubat 2012 tarihine kadar bu kamplar devam etmiştir.
Hareket Arap Baharından ilham almış, bunların yanında Portekiz ve İspanya’daki muhalefet hareketleri ile Çay Partisi hareketi de bir diğer örneği oluşturmuştur. Hareketin sıkça kullandığı slogan biz %99’uz sloganıdır, #occupy genel iletişim formatı, occupy together gibi web siteleri bulunmaktadır. Washington Post gazetesine göre Cornel West tarafından “demokratik ayaklanma” olarak nitelendirilmekte ve sadece birkaç talep ile sınırlandırılması ya da tanımlanması mümkün görülmemektedir.
Amerika Birleşik Devletlerinde, Los Angeles Kent Meclisi 12 Ekim 2011 tarihinde aldığı bir kararla Occupy hareketini enformel bir muhalefet hareketi olarak kabul etmiş bu şekilde desteğini göstermiştir. 2012 yılı Ekim ayında da İngiltere Bankası Finansal Stabilite Yönetimi hareketi bankacıları ve politikacıları “ahlaklı bir yolda yürümeleri” konusunda ikna ettiğini bildirmiştir.
“Biz %99’uz” sloganı gelir düzeyinde en üstte yer alan %1 ile arasındaki eşitsizlik uçurumunu vurgulamak için kullanılmıştır. ABD kongresi bütçe ofisinin tespitlerine göre bu fark son otuz yılda %275 artmıştır. Aynı dönemde orta sınıf ABD yurttaşlarının net gelirleri ise %40 oranında artmıştır. Vergilerin adaletsiz bir şekilde gelişmeleri takip etmesi memnuniyetsizliği yükseltmektedir. ABD’de en zengin %1 toplumsal kaynakların %34.6’sına sahiptir. Bu orantı bu grubu takip eden %19 ile birlikte tüm kaynakların %80’ine ulaşmaktadır. Yani toplumun %80’lik bir bölümü kaynakların sadece %20’sinden yararlanmaktadır. 2007 yılı büyük krizinde bu durum daha da bozulmuş en alttaki grubun payı %7’ye gerilemiştir. %1 için orantı %34.6’dan %37,1’e çıkarken, ikinci %19’luk gurup için artışla birlikte en zenginlerin payı %87’ye ulaşmıştır. Occupy hareketi bunun sonuçlarından birisidir.
Hedefler:
İlk haftalarda hareket net hedefleri olmamakla suçlanmıştır. İlk dönemlerde hareketin liderleri hareketin bu kadar hızlı büyümesini neyin sağladığını sorgulamışlardır. Daha sonraki haftalarda ise hareket Robin Hood Vergisi gibi talepler geliştirmiş diğer taraftan da yayın organlarının hareketi doğru anlatmadıklarını aslında başından beri taleplerin net olduğunu söylemişlerdir. Bunlar arasında politika üzerinde paranın “yoldan çıkartıcı, suça itici” etkilerinin sona erdirilmesi olduğunu vurgulamışlardır. Ayrıca Bankaların düzenlemelerinin güçlendirilmesi, “yüksek frekanslı” işlemleri yasaklaması, 2008 yılı çöküntüsüne neden olan finansal sahteciliklerle mücadele edilmesi, politikacıların içindeki suçların ayıklanması için bir başkanlık komisyonu oluşturulmasını talep etmişlerdir.
Bir diğer talepler grubu ise daha iyi işler, gelirlerin daha eşit dağıtımı, bankalar reformu, politikada suçların azaltılması. Hareket kendisini antikapitalist olarak tanımlamaktadır.
Bir diğer görüş ise net taleplerin oluşturulmasının hareketin gücünü azaltacağı şeklindedir.
Hareket politikanın yeniden düzenlenmesini, devrimi bir yirmi birinci yüzyıl ütopyası olarak talep etmektedir.
Metotları:
Eylemciler Web teknolojilerini ve sosyal medyayı kullanmaktadırlar. IRC, Facebook, Twitter ve Meetup olayların koordinasyonunda kullanılmaktadır. Indymedia iletişim için kullanılmakta, Skype konferansları bir diğer bir araya gelme olanağı olarak değerlendirilmektedir. Bu durumda 80’den fazla yerde bulunan katılımcılar bir araya gelerek tartışma olanağı bulmaktadırlar.
Bağımsız gazeteciler bu durumu değerlendirmektedirler. Örneğin Tim Pool harici bataryalarla güçlendirilmiş telefonlar yardımı ile canlı yayınlar düzenlemekte, katılımcılara soru sorma imkânları sunmaktadır. Yeni gazetecilikte, her izleyici aynı zamanda aktif katılımcıdır. 1Mayık/Halk bağlantısı ise onlarca gruba ücretsiz üyelik sunmakta İran’da ve Almanya’da dahil olmak üzere web siteleri barındırmakta, email’lerin ve email listelerinin güvenliğini sağlamaktadır.
Hareket giderek daha fazla farklı mültimedya kültürü ve sanatsal üretim sağlamakta bunlar bazı tarih kuruluşları tarafından izlenmekte ve arşivlenmektedir. Sanatsal çalışmaların gelişmesi; hareketin gücünün arttırılmasında ana belirleyici konumundadır. Böylelikle görsellik artarken, dayanışma da yükselmektedir.
Son dönemde bankaların yoksul kesimlere karşı güçlerini kullanarak onların evlerine el koymalarına karşı, satışların bozulması, boşaltılmış evlerin tekrar işgal edilmesi, el koymalara mani olunması konusunda düşünceler geliştirmektedir.
Hareketin Strüktürü
Hareket katılımcı demokrasi ile geleneksel yönetimlere karşı çıkmıştır. Çünkü bu yapılar kişilerin görüşlerini söylemelerine engel olmaktadır. Çalışma gruplarının oluşması hareketin temel örgütlenme modelidir. Önemli kararlar genel meclislerde alınmaktadır. Model doğrudan demokrasi modelidir. Bazı el işaretleri kararların alınmasında yardımcı olmaktadır. Bu sistem yüzyıllarca önce Atina’da kullanılmış 1999 yılında da anti-globalizasyon hareketinin araçlarından birisi olmuştur.
Newyork’da marjinal grup üyeleri hakim grup üyelerine göre konuşmalarında öncelikler tanınmış ve böylece bir denge oluşturulmasına çalışılmıştır. Hareketler bu açıdan eleştirilmiş ancak bunun gerçek bir demokrasi için zorunlu olduğu ifade edilmiştir.
Şiddet karşıtlığı:
Occupy hareketi şiddet karşıtı olarak kendisini tanıtmaktadır. Dr.Gene Sharp’ın teorilerinden yararlanmakta, onun şiddet karşıtı eylemlerin 198 yöntemini kullanmaktadır. Kitabı “Diktatörlükten Demokrasiye” tartışmaların ana konularındandır.
Şiddetsiz PROTESTO VE İKNA VE YÖNTEMLERİ
Resmi Yapı
1. Kamu Konuşmaları
2. Muhalefet veya destek mektupları
3. Kurum ve kuruluşlar tarafından hazırlanan bildiriler
4. İmzalı açıklamalar
5. İddianameler ve niyet beyanları
6. Grupla veya topluca verilen dilekçeler.
Daha geniş bir kitle ile iletişim
7. Sloganlar, karikatürler, ve semboller
8. Afiş, poster ve görüntülü iletişim
9. Bildiriler, broşürler ve kitaplar
10. Gazeteler ve dergiler
11. Radyo ve televizyon kayıtları,
12. Skywriting ve earthwriting (gökyüzü yazıları ve duvar yazıları)
Grup Temsilleri
13. Heyetler
14. Bireysel ödüllendirmeler
15. Grup lobicilik
16. Picketing (afişlerle dolaşmak)
Sembolik Kamu Elçileri
18. Bayraklar ve sembolik renk görüntüleri
19. Giyilen semboller
20. Dua ve ibadet
21. Sembolik nesneler
22. Çıplak protestolar
23. Mülkiyetsizlik (ortak mülkiyet oluşturulması)
24. Işık yakma söndürme
25. Portre görüntüler
26. Boyalı görüntüler
27. Yeni işaret ve isimler
28. Sembolik sesler
29. Sembolik talepler
30. “Kaba” hareketler
Bireyler üzerindeki baskıları
31. Yetkilileri “avlamak”
32. Yetkililerle alay etmek
33. Dost olma
34. Gece nöbeti
Drama ve Müzik
35. Esprili skeç ve şakalar
36. Oyun ve müzik performansları
37. Şan
Hareketler:
38. Yürüyüşler
39. Resmigeçitler
40. Dini alaylar
41. Hac
42. Motorcades
Ölü onurlandırma
43. Siyasi yas
44. Ölünün anlatılması
45. Ölenin hikayesinin gösterilmesi.
46. Mezarlara Saygı
Kamu Meclisleri
47. Protesto veya destek Meclisleri
48. Protesto toplantıları
49. Protesto kamufle toplantıları
50. Öz eğitim
Çekilme ve çıkma
51. Çıkış yürüyüşleri
52. Sessizlik
53. Onurlu terk
54. Bir geri dönüşün kaçınılmaz olduğunu bilmek
SOSYAL direniş VE YÖNTEMLERİ
Kişisel etkinlikler:
55. Sosyal boykot
56. Seçici sosyal boykot
57. Eylemsizlik
58. Aforoz –boykot- etme
59. Yasak koyma
Sosyal Etkinlikler, Gümrük ve Kurumlar ile direniş
60. Sosyal ve sportif faaliyetin durdurulması
61. Sosyal işleri boykot
62. Öğrenci grevi
63. Sosyal itaatsizlik
64. Sosyal kurumlardan çekilme
Sosyal Sistemden Çekilme
65. Ev kuşu olma
66. Toplam kişisel direniş
67. Işçiler için “Uçuş”
68. Sığınma
69. Toplu yok olma
70. Protesto göçü –hicret-
EKONOMİK direniş VE YÖNTEMLERİ: EKONOMİK boykot
Tüketiciler tarafından Eylemleri
71. Tüketici boykotu
72. Boykot edilen malın tüketilmemesi
73. Kemer sıkma politikası
74. Kiralama
75. Kiralama Reddi
76. Ulusal tüketicilerin boykotu
77. Uluslararası tüketicilerin boykotu
İşçi ve Üreticileri harekete geçirme
78. İşçi boykotu
79. Üreticilerin boykotu
Aracılar tarafından eylem
80. Tedarikçileri ve işleyicileri ‘boykot
Sahiplik durumu ve yönetim hareketleri
81. Trader boykotu
82. Alma ve satma reddi
83. Lokavt
84. Endüstriyel yardım reddi
85. Tüccarların ‘”genel grev”i
Mali Kaynaklar sahipleri tarafından eylem
86. Banka mevduatlarının geri çekilmesi
87. Harçları ödemeyi reddetme
88. Borç veya faiz ödemek reddi
89. Fon ve kredi kullanmama
90. Gelir reddi
91. Bir hükümetin parasının reddi
Hükümetler tarafından eylem
92. Yurtiçi ambargo
93. Tüccarların kara listeye alınması
94. Uluslararası satıcılara ambargo
95. Uluslararası alıcılara ambargo
96. Uluslararası ticaret ambargosu
EKONOMİK direniş VE YÖNTEMLERİ: GREV
Sembolik Grev
97. Protesto grevi
98. Yıldırım grevi
Tarım Grev
99. Köylü grevi
100. Çiftlik İşçisi grevi
Özel Gruplar tarafından Grev
101. Emek Reddi
102. Tutuklu grevi
103. Personel grevi
104. Profesyonellerin grevi
Olağan Sanayi Grevi
105. Kuruluş grevi
106. Sanayi grevi
107. Sempatik grev
Sınırlı Grev
108. Ayrıntılı grev
109. Tampon grev
110. Düşüşün grevi
111. Çalışma yerine toplanma grevi
112. “hasta” Raporlama
113. Istifa grevi
114. Sınırlı grev
115. Seçici grev
Çoklu Sanayi Grev
116. Genelleştirilmiş grev
117. Genel grev
Grev ve Ekonomik Kilitler kombinasyonu
118. Kepenk indirme
119. Ekonomik kapatma
SİYASİ direniş VE YÖNTEMLERİ
Yetki reddi
120. Geri Çekilmesi
121. Kamu desteği reddi
122. Edebiyat ve konuşmalarla direnci savunma
Hükümet ile vatandaşların direnişi
123. Yasama organlarının boykotu
124. Seçimlerin boykot
125. Hükümet istihdam ve pozisyonlarını boykot
126. Devlet borçları., Kurumlar, ve diğer organlarının boykotu
127. Devlet eğitim kurumlarından çekilme
128. Devlet destekli kuruluşları boykot etme
129. Kolluk kuvvetleri yardım reddi
130. Kendi belirti ve işaretlerinin kaldırılması
131. Görevlendirilen yetkilileri kabul etmeyi reddetmek.
132. Mevcut kurumları çözmek için red
İtaat için vatandaşların Alternatifler
133. Isteksiz ve yavaş uyum
134. Doğrudan denetim yokluğunda itaatsizlik
135. Popüler itaatsizlik
136. Örtülü itaatsizlik
137. Bir topluluğun reddi veya dağıtmak için toplantı
138. Oturma
139. Askere ve polise direniş
140. Gizleme, kaçış, ve gerçek olmayan kimlik
141. “Gayri meşru” yasalara sivil itaatsizlik
Hükümet Personel hareketi
142. Hükümet yardımcıları tarafından yardım seçici reddi
143. Komuta ve bilgi hatlarını engelleme
144. Tutuklamaları tıkama
145. Genel yönetim direnişi
146. Yargı direnişi
147. Uygulayıcı kurumlar tarafından kasıtlı verimsizlik ve seçici direniş
148. Isyan
Yurtiçi Toplu Eylem
149. Yarı-yasal kaçaklar, işlemlerde gecikmeler
150. Kurucu devlet birimleri tarafından direniş
Uluslararası Toplum Eylem
151. Diplomatik ve diğer temsilciliklerde değişiklikler
152. Diplomatik olayların gecikmeleri ve iptalleri
153. Diplomatik tanıma durdurma
154. Diplomatik ilişkiler
155. Uluslararası kuruluşlardan Çekilme
156. Uluslararası kuruluşlarda üyelik reddi
157. Uluslararası kuruluşlardan çıkarma
Şiddetsiz MÜDAHALE YÖNTEMLERİ
Psikolojik Müdahale
158. Olaylara bireysel maruz kalma
159. Hızlı
a) ahlaki bir baskı
b) Açlık grevi
c) Hakikati vurgulayan gösteri (Gandhi)
160. Tersine deneme
161. Şiddetsiz taciz
Fiziksel Müdahale
162. Oturma eylemi
163. Dublör
164. Binme
165. dört elle sarılmak
166. dönme
167. Dua etme
168. Şiddetsiz baskınlar
169. Şiddetsiz hava saldırıları
170. Şiddetsiz işgal
171. Şiddetsiz vurgu
172. Şiddetsiz tıkanıklık
173. Şiddetsiz işgal
Sosyal Müdahale
174. Yeni sosyal sistem kurulması
175. Tesislerin Aşırı kullanımı
176. Yerleşme
177. Konuşma
178. Sosyal tiyatrolar
179. Alternatif sosyal kurumlar
180. Alternatif iletişim sistemi
Ekonomik Müdahale
181. Oturma grevi
182. Yerleşme grevi
183. Şiddetsiz arazi nöbeti
184. Ablukaları hiçe sayma
185. Siyasi amaçlı senaryolar
186. Önleyici satın alma
187. Varlık Nöbeti
188. Damping
189. Seçici patronaj
190. Alternatif pazarlar
191. Alternatif ulaşım sistemleri
192. Alternatif ekonomik kuruluşlar
Siyasi Müdahale
193. İdari sistemlere aşırı yüklenme
194. Gizli ajanların kimliklerinin açıklanması
195. Hapis ziyareti
196. “Nötr” yasalara sivil itaatsizliği
197. İş üzerinde işbirliği olmadan
198. Çifte egemenlik ve paralel devlet gibi eylem yöntemleri geliştirmiştir.
Bu yöntemler bugün dünya çapında kullanılmaktadır. Diğer taraftan da kendisi bireysel protesto sisteminin etkin sonuç vermeyeceğini söylemektedir.
Diğer taraftan saldırıya uğrayan şiddet karşıtlarının durumu siyasi iktidarların imajını yıkmaktadır. Özelikle bu saldırıların basit bir güç gösterisi olarak ortaya çıkması siyasileri diktatör konumuna düşürmektedir. Günümüz iletişiminin gelişme düzeyi, protestocuların kimlikleri ve ileri teknolojileri kullanmadaki başarıları onlara devlet güçlerine karşı alt edilemeyecek bir üstünlük sağlamaktadır.
Türkiye’de hareketlerin hükümet kontrolu-tehdidi altındaki basın tarafından üç gün boyunca saklanması hem dünya basın literatürüne “penguen” kelimesini kazandırmış hem de Türkiye’de basın özgürlüğünün ve dolaysıyla demokrasinin durumunu karşı çıkılamayacak bir açıklıkla ortaya koymuştur.
Hükümet tarafından bazı yalanların sürekli tekrarlanması ise geçmişin aksine iletişim olanaklarıyla gerçeğin bizzat sorgulanabildiği ortamlarda protestoculara duyulan sempatiyi arttırmaktadır.
Toplumun bir kesimine son derece antipatik gelen dini liderlerin kin ve hırslarını gizlemeye çalışarak yaptıkları konuşmalar tepki çekmektedir.
Toplumun farklılıkları siyasi iktidarın aleyhine bir durum yaratmaktadır. Siyasi iktidar kendi kitlesinden alkış alırken yüksek eğitimli ve iletişim olanaklarına sahip diğer kesimin tepkisini arttırmaktadır.
Şiddete karşı çıkmak her şeyden önce şiddet uygulayıcılarını güç duruma düşürmekte, toplumsal vicdanda mahkum etmektedir. Occupy hareketlerinin esas gücü buradadır.
Kaynak:Wikipedia
Çeviri ve montaj: Mimdap


























1 Yorum
Ali Usta
Şimdi bu olmadı:
1.Polisin kaskı yok,
2.Elinde gazı yok,
3.Sürü ile değil teker teker maskesiz yüzleri açık müdahale ediyorlar.
Böyle polis mi olur? Polis dediğin hikaye pardon destan yazar, millet de okur.