Dünyanın tüm direnişçileri…

13 Dakika Okuma Süresi

Bütün dünyada yayılan kısaca Occupy kelimesi ile ifade edilen hareket sosyal ve ekonomik eşitsizliklere, baskı rejimlerine, insanların yaşam tarzlarına müdahalelere karşı, yeşil alanların katliamına, ormanların kesilmesine, çevre kirliliğine, küresel ısınmaya neden olan faktörlere karşı oluşan bir harekettir. Tüm ülkelerdeki ortak özelliklerini: geleneksel düşey hierarşik örgütlenmelere karşı karar mekanizmalarının daha fazla yatayda oluşması, geniş işbirliği, azınlık haklarına saygı, dışlamama, demokrasi kavramına getirdiği yeni tanımlar (doğrudan demokrasi, katılım, tartışma, halk meclisleri…)  olarak nitelendirebiliriz.

Tarihsel olarak bu hareketlerin ilki 17 Eylül 2011 tarihinde Occupy Wall Street hareketidir. Newyork’da Zuccotti Parkında çadırlar kurulmuş ve hareket başlamıştır. 9 Ekim tarihinde ise bu hareket dünyanın 82 ülkesine ve 95 kentine yayılmıştır. ABD’de ise 600’den fazla topluluk oluşmuş Antartika hariç bütün eyaletlere yayılmıştır. İlk iki ay boyunca resmi otoriteler hoşgörü ile yaklaşmış ancak Kasım ayı ortalarından itibaren tahliyeler başlatılmıştır.  2011 sonunda resmi otoriteler kampların büyük bir bölümünü boşaltmışlardır. Eylemin en üst noktada olduğu Newyork ve Londra’da ise Şubat 2012 tarihine kadar bu kamplar devam etmiştir.

Hareket Arap Baharından ilham almış, bunların yanında Portekiz ve İspanya’daki muhalefet hareketleri ile Çay Partisi hareketi de bir diğer örneği oluşturmuştur. Hareketin sıkça kullandığı slogan biz %99’uz sloganıdır, #occupy genel iletişim formatı, occupy together gibi web siteleri bulunmaktadır. Washington Post gazetesine göre Cornel West tarafından “demokratik ayaklanma” olarak nitelendirilmekte ve sadece birkaç talep ile sınırlandırılması ya da tanımlanması mümkün görülmemektedir.

Amerika Birleşik Devletlerinde, Los Angeles Kent Meclisi 12 Ekim 2011 tarihinde aldığı bir kararla Occupy hareketini enformel bir muhalefet hareketi olarak kabul etmiş bu şekilde desteğini göstermiştir. 2012 yılı Ekim ayında da İngiltere Bankası Finansal Stabilite Yönetimi hareketi bankacıları ve politikacıları “ahlaklı bir yolda yürümeleri” konusunda ikna ettiğini bildirmiştir.  

“Biz %99’uz” sloganı gelir düzeyinde en üstte yer alan %1 ile arasındaki eşitsizlik uçurumunu vurgulamak için kullanılmıştır.  ABD kongresi bütçe ofisinin tespitlerine göre bu fark son otuz yılda %275 artmıştır. Aynı dönemde orta sınıf ABD yurttaşlarının net gelirleri ise %40 oranında artmıştır. Vergilerin adaletsiz bir şekilde gelişmeleri takip etmesi memnuniyetsizliği yükseltmektedir. ABD’de en zengin %1 toplumsal kaynakların %34.6’sına sahiptir. Bu orantı bu grubu takip eden %19 ile birlikte tüm kaynakların %80’ine ulaşmaktadır. Yani toplumun %80’lik bir bölümü kaynakların sadece %20’sinden yararlanmaktadır.  2007 yılı büyük krizinde bu durum daha da bozulmuş en alttaki grubun payı %7’ye gerilemiştir. %1 için orantı %34.6’dan %37,1’e çıkarken, ikinci %19’luk gurup için artışla birlikte en zenginlerin payı %87’ye ulaşmıştır. Occupy hareketi bunun sonuçlarından birisidir.

Hedefler:

İlk haftalarda hareket net hedefleri olmamakla suçlanmıştır. İlk dönemlerde hareketin liderleri hareketin bu kadar hızlı büyümesini neyin sağladığını sorgulamışlardır. Daha sonraki haftalarda ise hareket Robin Hood Vergisi gibi talepler geliştirmiş diğer taraftan da yayın organlarının hareketi doğru anlatmadıklarını aslında başından beri taleplerin net olduğunu söylemişlerdir. Bunlar arasında politika üzerinde paranın “yoldan çıkartıcı, suça itici” etkilerinin sona erdirilmesi olduğunu vurgulamışlardır. Ayrıca Bankaların düzenlemelerinin güçlendirilmesi, “yüksek frekanslı” işlemleri yasaklaması, 2008 yılı çöküntüsüne neden olan finansal sahteciliklerle mücadele edilmesi, politikacıların içindeki suçların ayıklanması için bir başkanlık komisyonu oluşturulmasını talep etmişlerdir.

Bir diğer talepler grubu ise daha iyi işler, gelirlerin daha eşit dağıtımı, bankalar reformu, politikada suçların azaltılması. Hareket kendisini antikapitalist olarak tanımlamaktadır.

Bir diğer görüş ise net taleplerin oluşturulmasının hareketin gücünü azaltacağı şeklindedir.

Hareket politikanın yeniden düzenlenmesini, devrimi bir yirmi birinci yüzyıl ütopyası olarak talep etmektedir.

Metotları:

 Eylemciler Web teknolojilerini ve sosyal medyayı kullanmaktadırlar. IRC, Facebook, Twitter ve Meetup olayların koordinasyonunda kullanılmaktadır. Indymedia iletişim için kullanılmakta, Skype konferansları bir diğer bir araya gelme olanağı olarak değerlendirilmektedir. Bu durumda 80’den fazla yerde bulunan katılımcılar bir araya gelerek tartışma olanağı bulmaktadırlar.

Bağımsız gazeteciler bu durumu değerlendirmektedirler. Örneğin Tim Pool harici bataryalarla güçlendirilmiş telefonlar yardımı ile canlı yayınlar düzenlemekte, katılımcılara soru sorma imkânları sunmaktadır. Yeni gazetecilikte, her izleyici aynı zamanda aktif katılımcıdır. 1Mayık/Halk bağlantısı ise onlarca gruba ücretsiz üyelik sunmakta İran’da ve Almanya’da dahil olmak üzere web siteleri barındırmakta, email’lerin ve email listelerinin güvenliğini sağlamaktadır.

Hareket giderek daha fazla farklı mültimedya kültürü ve sanatsal üretim sağlamakta bunlar bazı tarih kuruluşları tarafından izlenmekte ve arşivlenmektedir. Sanatsal çalışmaların gelişmesi;  hareketin gücünün arttırılmasında ana belirleyici konumundadır. Böylelikle görsellik artarken, dayanışma da yükselmektedir.

Son dönemde bankaların yoksul kesimlere karşı güçlerini kullanarak onların evlerine el koymalarına karşı, satışların bozulması, boşaltılmış evlerin tekrar işgal edilmesi, el koymalara mani olunması konusunda düşünceler geliştirmektedir.

Hareketin Strüktürü

Hareket katılımcı demokrasi ile geleneksel yönetimlere karşı çıkmıştır. Çünkü bu yapılar kişilerin görüşlerini söylemelerine engel olmaktadır. Çalışma gruplarının oluşması hareketin temel örgütlenme modelidir. Önemli kararlar genel meclislerde alınmaktadır. Model doğrudan demokrasi modelidir. Bazı el işaretleri kararların alınmasında yardımcı olmaktadır. Bu sistem yüzyıllarca önce Atina’da kullanılmış 1999 yılında da anti-globalizasyon hareketinin araçlarından birisi olmuştur.

Newyork’da marjinal grup üyeleri hakim grup üyelerine göre konuşmalarında öncelikler tanınmış ve böylece bir denge oluşturulmasına çalışılmıştır. Hareketler bu açıdan eleştirilmiş ancak bunun gerçek bir demokrasi için zorunlu olduğu ifade edilmiştir.

Şiddet karşıtlığı:

Occupy hareketi şiddet karşıtı olarak kendisini tanıtmaktadır. Dr.Gene Sharp’ın teorilerinden yararlanmakta, onun şiddet karşıtı eylemlerin 198 yöntemini kullanmaktadır. Kitabı “Diktatörlükten Demokrasiye” tartışmaların ana konularındandır.

Şiddetsiz PROTESTO VE İKNA VE YÖNTEMLERİ

Resmi Yapı

1. Kamu Konuşmaları

2. Muhalefet veya destek mektupları

3. Kurum ve kuruluşlar tarafından hazırlanan bildiriler

4. İmzalı açıklamalar

5. İddianameler ve niyet beyanları

6. Grupla veya topluca verilen dilekçeler.

Daha geniş bir kitle ile iletişim

7. Sloganlar, karikatürler, ve semboller

8. Afiş, poster ve görüntülü iletişim

9. Bildiriler, broşürler ve kitaplar

10. Gazeteler ve dergiler

11. Radyo ve televizyon kayıtları,

12. Skywriting ve earthwriting (gökyüzü yazıları ve duvar yazıları)

Grup Temsilleri

13. Heyetler

14. Bireysel ödüllendirmeler

15. Grup lobicilik

16. Picketing (afişlerle dolaşmak)

17. Ödül seçimleri

Sembolik Kamu Elçileri

18. Bayraklar ve sembolik renk görüntüleri

19. Giyilen semboller

20. Dua ve ibadet

21. Sembolik nesneler

22. Çıplak protestolar

23. Mülkiyetsizlik (ortak mülkiyet oluşturulması)

24. Işık yakma söndürme

25. Portre görüntüler

26. Boyalı görüntüler

27. Yeni işaret ve isimler

28. Sembolik sesler

29. Sembolik talepler

30. “Kaba” hareketler

Bireyler üzerindeki baskıları

31. Yetkilileri “avlamak”

32. Yetkililerle alay etmek

33. Dost olma

34. Gece nöbeti

Drama ve Müzik

35. Esprili skeç ve şakalar

36. Oyun ve müzik performansları

37. Şan

Hareketler:

38. Yürüyüşler

39. Resmigeçitler

40. Dini alaylar

41. Hac

42. Motorcades

Ölü onurlandırma

43. Siyasi yas

44. Ölünün anlatılması

45. Ölenin hikayesinin gösterilmesi.

46. Mezarlara Saygı

Kamu Meclisleri

47. Protesto veya destek Meclisleri

48. Protesto toplantıları

49. Protesto kamufle toplantıları

50. Öz eğitim

Çekilme ve çıkma

51. Çıkış yürüyüşleri

52. Sessizlik

53. Onurlu terk

54. Bir geri dönüşün kaçınılmaz olduğunu bilmek

SOSYAL direniş VE YÖNTEMLERİ

Kişisel etkinlikler:

55. Sosyal boykot

56. Seçici sosyal boykot

57. Eylemsizlik

58. Aforoz –boykot- etme

59. Yasak koyma

Sosyal Etkinlikler, Gümrük ve Kurumlar ile direniş

60. Sosyal ve sportif faaliyetin durdurulması

61. Sosyal işleri boykot

62. Öğrenci grevi

63. Sosyal itaatsizlik

64. Sosyal kurumlardan çekilme

Sosyal Sistemden Çekilme

65. Ev kuşu olma

66. Toplam kişisel direniş

67. Işçiler için “Uçuş”

68. Sığınma

69. Toplu yok olma

70. Protesto göçü –hicret-

EKONOMİK direniş VE YÖNTEMLERİ: EKONOMİK boykot

Tüketiciler tarafından Eylemleri

71. Tüketici boykotu

72. Boykot edilen malın tüketilmemesi

73. Kemer sıkma politikası

74. Kiralama

75. Kiralama Reddi

76. Ulusal tüketicilerin boykotu

77. Uluslararası tüketicilerin boykotu

İşçi ve Üreticileri harekete geçirme

78. İşçi boykotu

79. Üreticilerin boykotu

Aracılar tarafından eylem

80. Tedarikçileri ve işleyicileri ‘boykot

Sahiplik durumu ve yönetim hareketleri

81. Trader boykotu

82. Alma ve satma reddi

83. Lokavt

84. Endüstriyel yardım reddi

85. Tüccarların ‘”genel grev”i

Mali Kaynaklar sahipleri tarafından eylem

86. Banka mevduatlarının geri çekilmesi

87. Harçları ödemeyi reddetme

88. Borç veya faiz ödemek reddi

89. Fon ve kredi kullanmama

90. Gelir reddi

91. Bir hükümetin parasının reddi

Hükümetler tarafından eylem

92. Yurtiçi ambargo

93. Tüccarların kara listeye alınması

94. Uluslararası satıcılara ambargo

95. Uluslararası alıcılara ambargo

96. Uluslararası ticaret ambargosu

EKONOMİK direniş VE YÖNTEMLERİ: GREV

Sembolik Grev

97. Protesto grevi

98. Yıldırım grevi

Tarım Grev

99. Köylü grevi

100. Çiftlik İşçisi grevi

Özel Gruplar tarafından Grev

101. Emek Reddi

102. Tutuklu grevi

103. Personel grevi

104. Profesyonellerin grevi

Olağan Sanayi Grevi

105. Kuruluş grevi

106. Sanayi grevi

107. Sempatik grev

Sınırlı Grev

108. Ayrıntılı grev

109. Tampon grev

110. Düşüşün grevi

111. Çalışma yerine toplanma grevi

112. “hasta” Raporlama

113. Istifa grevi

114. Sınırlı grev

115. Seçici grev

Çoklu Sanayi Grev

116. Genelleştirilmiş grev

117. Genel grev

Grev ve Ekonomik Kilitler kombinasyonu

118. Kepenk indirme

119. Ekonomik kapatma

SİYASİ direniş VE YÖNTEMLERİ

Yetki reddi

120. Geri Çekilmesi

121. Kamu desteği reddi

122. Edebiyat ve konuşmalarla direnci savunma

Hükümet ile vatandaşların direnişi

123. Yasama organlarının boykotu

124. Seçimlerin boykot

125. Hükümet istihdam ve pozisyonlarını boykot

126. Devlet borçları., Kurumlar, ve diğer organlarının boykotu

127. Devlet eğitim kurumlarından çekilme

128. Devlet destekli kuruluşları boykot etme

129. Kolluk kuvvetleri yardım reddi

130. Kendi belirti ve işaretlerinin kaldırılması

131. Görevlendirilen yetkilileri kabul etmeyi reddetmek.

132. Mevcut kurumları çözmek için red

İtaat için vatandaşların Alternatifler

133. Isteksiz ve yavaş uyum

134. Doğrudan denetim yokluğunda itaatsizlik

135. Popüler itaatsizlik

136. Örtülü itaatsizlik

137. Bir topluluğun reddi veya dağıtmak için toplantı

138. Oturma

139. Askere ve polise direniş

140. Gizleme, kaçış, ve gerçek olmayan kimlik

141. “Gayri meşru” yasalara sivil itaatsizlik

Hükümet Personel hareketi

142. Hükümet yardımcıları tarafından yardım seçici reddi

143. Komuta ve bilgi hatlarını engelleme

144. Tutuklamaları tıkama

145. Genel yönetim direnişi

146. Yargı direnişi

147. Uygulayıcı kurumlar tarafından kasıtlı verimsizlik ve seçici direniş

148. Isyan

Yurtiçi Toplu Eylem

149. Yarı-yasal kaçaklar, işlemlerde gecikmeler

150. Kurucu devlet birimleri tarafından direniş

Uluslararası Toplum Eylem

151. Diplomatik ve diğer temsilciliklerde değişiklikler

152. Diplomatik olayların gecikmeleri ve iptalleri

153. Diplomatik tanıma durdurma

154. Diplomatik ilişkiler

155. Uluslararası kuruluşlardan Çekilme

156. Uluslararası kuruluşlarda üyelik reddi

157. Uluslararası kuruluşlardan çıkarma

Şiddetsiz MÜDAHALE YÖNTEMLERİ

Psikolojik Müdahale

158. Olaylara bireysel maruz kalma

159. Hızlı

a) ahlaki bir baskı                             

b) Açlık grevi

c) Hakikati vurgulayan gösteri (Gandhi)

160. Tersine deneme

161. Şiddetsiz taciz

Fiziksel Müdahale

162. Oturma eylemi

163. Dublör

164. Binme

165. dört elle sarılmak

166. dönme

167. Dua etme

168. Şiddetsiz baskınlar

169. Şiddetsiz hava saldırıları

170. Şiddetsiz işgal

171. Şiddetsiz vurgu

172. Şiddetsiz tıkanıklık

173. Şiddetsiz işgal

Sosyal Müdahale

174. Yeni sosyal sistem kurulması

175. Tesislerin Aşırı kullanımı

176. Yerleşme

177. Konuşma

178. Sosyal tiyatrolar

179. Alternatif sosyal kurumlar

180. Alternatif iletişim sistemi

Ekonomik Müdahale

181. Oturma grevi

182. Yerleşme grevi

183. Şiddetsiz arazi nöbeti

184. Ablukaları hiçe sayma

185. Siyasi amaçlı senaryolar

186. Önleyici satın alma

187. Varlık Nöbeti

188. Damping

189. Seçici patronaj

190. Alternatif pazarlar

191. Alternatif ulaşım sistemleri

192. Alternatif ekonomik kuruluşlar

Siyasi Müdahale

193. İdari sistemlere aşırı yüklenme

194. Gizli ajanların kimliklerinin açıklanması

195. Hapis ziyareti

196. “Nötr” yasalara sivil itaatsizliği

197. İş üzerinde işbirliği olmadan

198. Çifte egemenlik ve paralel devlet gibi eylem yöntemleri geliştirmiştir.

Bu yöntemler bugün dünya çapında kullanılmaktadır. Diğer taraftan da kendisi bireysel protesto sisteminin etkin sonuç vermeyeceğini söylemektedir.

Diğer taraftan saldırıya uğrayan şiddet karşıtlarının durumu siyasi iktidarların imajını yıkmaktadır. Özelikle bu saldırıların basit bir güç gösterisi olarak ortaya çıkması siyasileri diktatör konumuna düşürmektedir. Günümüz iletişiminin gelişme düzeyi, protestocuların kimlikleri ve ileri teknolojileri kullanmadaki başarıları onlara devlet güçlerine karşı alt edilemeyecek bir üstünlük sağlamaktadır.

Türkiye’de hareketlerin hükümet kontrolu-tehdidi altındaki basın tarafından üç gün boyunca saklanması hem dünya basın literatürüne “penguen” kelimesini kazandırmış hem de Türkiye’de basın özgürlüğünün ve dolaysıyla demokrasinin durumunu karşı çıkılamayacak bir açıklıkla ortaya koymuştur.

Hükümet tarafından bazı yalanların sürekli tekrarlanması ise geçmişin aksine iletişim olanaklarıyla gerçeğin bizzat sorgulanabildiği ortamlarda  protestoculara duyulan sempatiyi arttırmaktadır.

Toplumun bir kesimine son derece antipatik gelen dini liderlerin kin ve hırslarını gizlemeye çalışarak yaptıkları konuşmalar tepki çekmektedir.

Toplumun farklılıkları  siyasi iktidarın aleyhine bir durum yaratmaktadır. Siyasi iktidar kendi kitlesinden alkış alırken yüksek eğitimli ve iletişim olanaklarına sahip diğer kesimin tepkisini arttırmaktadır.

Şiddete karşı çıkmak her şeyden önce şiddet uygulayıcılarını güç duruma düşürmekte, toplumsal vicdanda mahkum etmektedir. Occupy hareketlerinin esas gücü buradadır.

Kaynak:Wikipedia

Çeviri ve montaj: Mimdap

1 Yorum

  1. Ali Usta

    Şimdi bu olmadı:
    1.Polisin kaskı yok,
    2.Elinde gazı yok,
    3.Sürü ile değil teker teker maskesiz yüzleri açık müdahale ediyorlar.
    Böyle polis mi olur? Polis dediğin hikaye pardon destan yazar, millet de okur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir