Behnisch’ten Yeni Koruma Yaklaşımı

4 Dakika Okuma Süresi

“Stefan Behnisch Konferansı”na ilişkin yayınımızda, Behnisch Architekten’in süründürülebilirliğe yaklaşım biçimine yer vermiş, aynı zamanda Behnisch’in anlattığı üzere, dünyanın çeşitli yerlerinde yaptıkları uygulamalardan bahsetmiştik. Behnisch Architekten’in projelerinde sürdürülebilirlik sadece çevre konusunda değil, tarihi koruma konusunda da öne çıkarak, tarihi yapılardan ve çevrelerden en iyi şekilde faydalanmak ve buraları en iyi şekilde korumak, diğer yandan da çevresel etkileri en aza indirgemek amacına yönelik yeni fikirler üretiliyor. Bu kapsamda gerçekleştirdikleri projelerden öne çıkan iki tanesini aşağıda ayrıntısıyla paylaşıyoruz.

Hamburg Ticaret Odası – Ev içinde Ev

Hamburg Ticaret Odası, Adolphsplatz’ta yer alan neo-klasik binalarından daha iyi faydalanmak amacıyla 2003 yılında, mevcut yapının avlusunda yer bularak, eski dokuya da saygılı birkaç ek kat yapılmasını öngören bir tasarım yarışması açtı.

Yarışmayı kazanan Behnisch tasarımı, binanın zengin mekansal karakterini korumak amacıyla ölçek olarak orta alandan küçük olacak şekilde 5 katlı bir eklenti öneriyordu. Ek yapı içerisinde bir iş merkezi, danışma ofisi, sergi salonu, üyeler, misafirler ve ziyaretçiler için kulüp ve toplantı tesisleri, heykelimsi bir formda yerleştirildi. En üst katta ise, yay biçimindeki pencerelerinden Hamburg çatılarının manzarası gözüken bir teras eklendi.

Yeni yapı, aydınlık, yokluk, yansımanın katı ile kontrast oluşturduğu katmanlar ve düzlemlerden oluşuyor ve mevcut binanın duvarlarındaki ayrıntıları yansıtıyor. Çok çeşitli, göz alıcı mekansal çözümler, mevcut yapı ve yeni yapı arasındaki ilişkiyle ortaya çıkıyor.

Ek yapının hafif, akıcı karakteri, mimarlar ve Nimbus Design tarafından geliştirilen LED aydınlatma sistemi ile tamamlanıp vurgulanıyor. Mimari yarışmanın bir parçası olmasa da, daha sonra bu aydınlatma sisteminin mekansal aydınlatma etkileri konusunda olağandışı potansiyeller yarattığı da anlaşıldı.

“Ev içinde Ev”, dünyada tamamen LED lambalarıyla aydınlatılan ilk yapı olma özelliğini de taşıyor.

Terrence Donnelly Hücre ve Biyomoleküler Araştırma Merkezi

Toronto Üniversitesi ve ona bağlı enstitüler, genetik araştırmalarda dünya liderlerini yetiştirmeleriyle ünlüdürler. Yaptıranlar tarafından ortaklaşa, disiplinler arası çalışmaların sürdürülebileceği Terrence Donnelly Hücre ve Biyomoleküler Araştırma Merkezi, 400 kadar farklı uzmanın, üniversitenin biyomoleküler araştırma gücünü arttırmasına yardımcı oluyor.

Esneklik, kolaylık ve etkileşim, tasarımın her alanında öne çıkarılmış. Laboratuarlar, kenti güneydeki tarihi kampus merkezi Kings College Circle ile bağlayan yeni bir kamusal meydanın üzerinde yükselen, 12 katlı, şeffaf bir yapının içine yerleştirilmiş. Bu yolla yeni kamusal avlu, bahçeler, dinlenme alanları, ofisler, seminer salonları ve kafeterya ile birleştiriliyor.

Bu kentsel peyzajın düzenlenmiş mimari dili, üzerinde uzanan kutu ile zıtlık oluşturuyor.

Üst katlarda bulunan bahçeler, binanın dışarıdan görünüşte ayırt edici özelliği olarak ortaya çıkıyor. İki-üç kata kadar uzanan kat yüksekliklerinin birleşimi, genel çalışma alanını iyileştirirken dinlenme ve resmi olmayan çalışmalara da zemin hazırlıyor.

Üniversitenin hocalarından ikisi tarafından kendi bütçeleriyle yaptırılan bina, kampus için büyük bir kazanım olarak görülüyor.

Yazı ve Görseller: Behnisch Architekten
Çeviri: Mimdap

3 Yorum

  1. Azmi İzmirli

    Bu sadece buraya özgü değil ki… Avrupa’nın Amerika’nın tamamında biliyorlar ki eğer bir yapı işlevini yitirdiyse ve yeniden işlevlendirilemiyorsa kısa zamanda harabeye dönecektir. Ve hiçbir harabe koruma değildir. Versay sarayında yapılanları, Pei’nin ortasına piramit diktiği Louvre sarayı say say bitmez.
    Sadece yasaklama, sadece yıkımı getirirken daha önemli olan hierarşilerin olmadığı bir mimarlık ortamında yani serbest rekabetin mimarlık ortamında her projenin özgürce tartışılabilmesi.
    Ama bu gün bundan çok çok çok uzaktayız.

  2. Ahmet Akçan

    Tövbe estağfur… Bunları ancak böyle ‘gavur’ memleketlerinde görebiliriz. Ne demek “yeni koruma yaklaşımı” ? Bunları sitenizde göstere göstere kurullarımızın en mühim üyelerinin fetvalarını duman ettiniz zaten. Şimdi onlar ne deseler karşılarında “aman efendim, şurada şöyle örneği var, burada falanca böyle yaptı, yenilikçi korumaya göre….” diye başlayıp anlı ve şanlı hocalarımızı susturuyorlar. Kurulcuların “buyurdukları aforazlara” başlarını öne eğip, “tabi efendim” diyeceklerine münakaşaya giriyor, bütün kurulu dengeleri bozuyorlar.
    Sebep işte yukarıda gösterdiğiniz “muzur” neşriyat.

    Bunu biliyorsunuz değil mi?

  3. ebru

    tarihsel koruma ve sürdürülebilirlik… parlak bir öneri başarılı bir örnek proje bence

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir