İstanbul Çevre Düzeni planında yürütmeyi durdurma kararı alındı. İstanbul Çevre Düzeni Planı, yapılmaya başlandığından itibaren pek çok tartışmaya sebebiyet vermişti. Planın Temmuz 2006’da “oybirliği” ile kabul edilmesi bile kafalarda pek çok soru işareti bırakırken, askı süresi boyunca gelen itirazların da değerlendirmeye alınmaması, konuyla ilgili meslek odalarının plana dava açmasını beraberinde getirmişti.
Açılan davalar sonucunda, İstanbul 2. İdare Mahkemesi “Dava konusu, Planın hazırlanmasında Plan Yapımını Yükümlenecek Müelliflerin Yeterliliği Hakkında Yönetmelik Hükümlerinde öngörülen nitelikleri taşımayan müelliflerin de görev aldığı bu nedenle dava konusu 1/100.000 ölçekli İstanbul İl Çevre Düzeni Planının şekil açısından da hukuka aykırı olduğu gerekçeleri ile” yürütmenin durdurulmasına karar verdi.
Mimdap’ın Çevre Düzeni Planı üzerine yapmış olduğu çalışmaları hatırlamak için bağlantılar aşağıdadır:
– “İstanbul Yine Plansız mı Kalacak”
– “İstanbul Çevre Düzeni Planı üzerine 38 soru ve 38 cevap”
mimdap



4 Yorum
Ertuğrul Yay
Planlar artık çizili yahut boyalı belgeler değil. Bu iptal edilmiş plan ile ilgili olarak bildiğim kadar bir çok tanımlama, analiz çalışmaları yapıldı. Esas değerli olanlar bunlardır bence. Bir çok bilgi, istatistik güncellendi. Şimdi bu plan bilmem şu nedenle iptal edildi diyelim. Mesele hukuki metin düzleminde birşeydir bence. Yoksa karalar zaten bir yönelim olarak tavsiyelerle, belediye yatırımlarıyla, özel sektör yatırımlarıyla belirli hedeflere doğru ilerliyorlar. İptal edildi diye sevinen varsa eğer fazla sevinilecek birşey yok, fiilen temel düzeyde olacaklar kendi yörüngesinde yoluna devam edecektir. Uygulanabilir ve tarafları olan bir plana ulaşmak ana düşünce olmalı. Herkesin uzlaşısına dayalı plana kavuşmak bir kenti rahatlatır. O zaman isteklerinizi savunur ve hesap sorabilirsiniz. Plansız kalmak çok daha puslu bir dönemdir aslında. Bir arkadaşın yukarıda serzenişle belirttiği gibi belediye bu konuda üzülmez bence, yoluna devam eder.
Kazım Oduncuoğlu
Planın iptali, plan yapan kurumun (BİMTAŞ şirketinin bir kuruluşu olan İMP) olması gibi bir özüre, bu konuda yetki ve ehliyet sahibi olması meselesine dayanıyor. Buna dikkat edelim. Planı iptal ettirdiklerini söyleyenlerin bu manadaki sözlerinin dayanağı önemlidir. Bu hukuki dayanak sorunu, yani kamu planının kamu idaresi tarafından yapılıyor olması tartışması bilmeyenler için söyleyelim; o dönemde belediyenin içinde de kısmen dışında da sürdürüldü. O zaman bu mühim hukuksal meşruiyet İBB yetkilileri ve bizzat başkan tarafından aşılabilecek birşey zannedildi. Çıkan sonuç bundandır. Bir de tabi şu anda İstanbul’un bir çevre düzeni planı yok. Bu da değerlendirilecek bir eksiklik elbette.
Saliha Balaban
Mimdap ta bu konuyla ilgili çok önemli yazılar yayınlanmıştı. Odaların yaptığı gibi değil ama daha nitelikli, daha sonuca hitab eden eleştiriler sunulmuş, çıkış yolu da önerilmişti. Aklımda kalan Asuman Yeşilırmak yazıları ve “38 SORU” çalışmalarıdır. Yine aklımda kalan ve şu anda bu sitenin FORUM bölümünde tartışma konusu olmuş “PLANDA PİLAV DA İSTEMEYİZ” başlıklı yazı ve bu yazının asıl mesajını anlamayan; eleştirinin İMP yanında tutum alınmış olma durumu olduğunu zanneden bir okurun açmış olduğu tartışmadan çok şey öğrenmiştik. Planı yapanların da planı mahkeme kararı ile bozduranların da “nasıl bir plan ” istedikleri, gerçekte plan isteyip istemediklerinin meçhul olduğu bir ortamda planı iptal ettirmiş olanlar, kazandıkları “DEMOKRASİ MÜCADELESİ” için ‘sevinebilirler'(!)
Planları iptal edilmiş olan bu konuda çalışan öğretim üyeleri ve uzmanlar ile çalışmayı organize eden İMP yetkilileri ise ‘üzülebilirler’ (!)
Eh, bu ülkede işler böyle gidiyor…
Cemal Kozlu
Oh ne iyi oldu. TMMOB sekiz oda halinde bu plana karşı çıkmışlardı. Halkın, kamuoyunun, mühendislerin ve mimarların temsilcileri işe el koydu, iptal ettirdi. Ranta, haksızlığa, “bilimsel olmayan planlama anlayışına” hayır denmiş oldu. Dost düşman TMMOB ne demekmiş gördü. O üniversite hocaları, dizi sizi İMP de iş yapan ekipler, daha sonra da çalıştıkları planlara “çekince” koyanlar, bakın yüce mahkeme sonucu belirledi.