İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın İstanbul Çevre Düzeni Planının tamamlandığını 1 Mayıs 2006 tarihinde bir basın toplantısı açıklamasının ardından mimdap olarak Plan hazırlanma süreci, hukuki durumu ve içerik olarak ele alınmış ve ilgili kamuoyunda tartışılmasını sağlamıştı. “İstanbul Çevre Düzeni Planı Tamamlandı; İstanbul Metropolü Gerçekten Bir Plana Kavuştu mu?” başlıklı yazımızda bu haberi verdikten sonra bazı sorular yöneltmiştik. 08.05 2006 tarihli bu yazımızda; “İMP’nin yasal bir çerçevesi olmadığına göre, bir grup akademisyen ve uzman, müellifi oldukları bu Planı Meclise sunabilirler mi?
Planın onayından sonra gelecek itirazlar ve açılacak davalarda planı savunabilecek ve hesabını verebilecek konumdalar mı?” Sorularının ardından “acaba bu plan ölü mü doğdu, acaba İstanbul yine mi plansızlığa terk edilecek, acaba bu bir oyun mu ya da bir tercih mi, acaba plan gerçekten istenmiyor mu? Kuşkularını taşıdığımızı ifade ettikten sonra “bu yorumu yine de gelecek için umutlu bitirmek istiyoruz. Bu süreçte İstanbul için kapsamlı ve geliştirilebilir bir veri seti elde edilmiş olması bir kazançtır. Ve daha önemlisi, olumlu ve olumsuz yanları ile, karar verme süreçlerine katılımda, toplumsal haklarımızı yetkilerimizi ve sorumluluklarımızı öğrenme sürecine bir katkıdır diye düşünüyoruz” diye bitirmiştik.
Daha sonra “İstanbul Yine Plansız mı Kalacak” başlıklı yazımız ve “İstanbul Çevre Düzeni Planı üzerine 38 soru ve 38 cevap” başlıklı çalışmamızda plan süreci, katılım konusu ve içeriği ile ilgili değerlendirmelerimiz, endişelerimiz ve önerilerimizi okuyucularla paylaşılmıştı.
Sonuçta İstanbul yine plansız!
Ancak “bugüne kadarki deneyimlerden ve çağdaş bir planlama yaklaşımının avantajlardan yararlanarak, öz değerlerini yitirmeden, insanca yaşanacak bir İstanbul planlamasının mümkün” olduğuna inanıyoruz. “Bu çabayı göstermek bu kaos ortamında planlama eğitimi verenlerin de, plan yapanların da, planları iptal ettirenlerin de sorumluluğudur. Bilerek ya da bilmeyerek, (ya da başka çare yok zannedilerek) çarpıtılmış veya içi doldurulmamış kavramlarla ve sloganlarla yapılan planlar gibi çarpıtılmış kavramlarla yapılan muhalefet de sonuçta plansızlığa hizmet ediyor. Ve plansızlık yalnızca bulanık suda balık avlamak ve bundan maddi ya da siyasi çıkar sağlamak isteyenlerin tercihidir.”(*)
“Konuyu Çevre Düzeni planın eleştirisi ile birlikte ele alışımız hazırlayanları eleştirmekten çok bu deneyimin bir değerlendirmesini yapmak ve ortaya çıkardığı bu sıcak tartışmalardan yola çıkarak, ‘İstanbul’da sürdürülebilir bir planlanma anlayışına nasıl ulaşabiliriz’ sorusuna cevap aramaktır. Bu amaçla başta üniversiteler olmak üzere kent planlaması ile ilgili meslek camiasında ve siyaset alanında olumlu bir müzakere sürecinin başlamasına yardımcı olmaktır.”(*)
(*)İstanbul’da Sürdürülebilir Bir Planlanma Anlayışına Nasıl Ulaşabiliriz?”- A. Yeşilırmak
İstanbul Çevre Düzeni Planı İle ilgili çalışmalarımızı tekrar hatırlayalım;
“İstanbul Yine Plansız mı Kalacak”
“İstanbul Çevre Düzeni Planı üzerine 38 soru ve 38 cevap”
Çevre Düzeni Planının iptali üzerine olan haber için tıklayın.



1 Yorum
melek uslu
ne kadar çok şey değişti ve ne kadar çok sular aktı süreçten. çevre düzeni planı??? kaç kişi hatırlıyor o günkü mücadeleleri?