Cumhurbaşkanlığı 2’nci tur seçimleri talan projelerinin akıbetini de belirleyecek. 28 Mayıs’ta uzmanların, belediyelerin, bölge halklarının karşı çıktığı Kanal İstanbul ve Çeşme Turizm projeleri de oylanacak.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Uzmanların uyarılarına rağmen iktidarın ısrar ettiği Kanal İstanbul projesi, tek adam rejimine örnek bir proje. İstanbul halkı, uzmanlar ve meslek örgütlerinin karşı çıkmasına rağmen AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘hayalim’ dediği Kanal İstanbul projesi de önümüzdeki seçimlerde oylanacak.

 

 

 

 

 

 

Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turu, sadece adayların değil, birçok talan ve rant projesinin de oylandığı bir referanduma dönüştü. Erdoğan ikinci turda da seçilirse, orman arazilerini tehdit eden, şehri yapılaşmaya açan ve tarım alanlarını yok eden projeler hayata geçecek. Bunların başında ise Kanal İstanbul ve Çeşme Projeleri geliyor.

 

 

 

 

 

 

Kanal İstanbul ve Cumhurbaşkanlığı 2’nci tur seçimlerini değerlendiren TMMOB Yönetim Kurulu Üyesi Cevahir Efe Akçelik, “Ulaştırma, bayındırlık, tarım, eğitim, istihdam, şehircilik, konut ve çevre” projesi olarak 2011 genel seçimleri öncesi iktidar tarafından müjdelenen Kanal İstanbul’un kaderi yine bir seçime bağlı desek yanlış olmaz sanırım” dedi.

 

 

 

 

 

 

UNUTMAMAMIZ GEREKİYOR

 

 

 

 

 

 

Seçime giderken Kanal İstanbul’un bölgede yaratacağı ekolojik yıkımın unutulmaması gerektiğini belirten Akçelik, “Bu referanduma giderken Kanal İstanbul projesinin; bilimsel niteliği olmayan söylemler ve varsayımlar üzerinden tartışmaya açılarak meşrulaştırmaya çalışıldığı; coğrafik, ekolojik, sosyolojik kentsel ve kültürel; kısacası yaşamsal bir yıkım ve felaket projesi olduğunu unutmamız gerekiyor. Büyük can ve mal kayıplarına neden olacak deprem risklerinin azaltılması için bekleyen İstanbul’un önceliğinin Kanal değil deprem olduğunu, Kanal İstanbul’un inşaatı için harcanacak meblağın İstanbul ve çevresinin deprem kayıp risklerini azaltmak için kullanılması gerektiğini, 10 ili ve 14 milyon insanı etkileyen Kahramanmaraş merkezli depremleri de unutmayarak gündeme getirmeliyiz” ifadelerini kulandı.

 

 

 

 

 

 

SU KAYNAKLARI TEHLİKEDE

 

 

 

 

 

 

Sazlıdere, Terkos gibi İstanbul önemli su ihtiyacını karşılayan kaynakların yok olacağını hatırlatan Akçelik, “Kanal İstanbul Projesi hayata geçerse; bölgede yerinden edilmelere başlayacak, halkın yaşam kalitesini ve ekonomisi derinden sarsılacak yapılan plan değişiklikleri neticesinde hassas ekosistemler üzerinde yoğun bir yapı ve nüfus baskısı oluşacak. Kentin tüm kuzey bölgesi ve hassas ekosistemlerini, meralarını, tarım alanlarını, kentsel-doğal sit alanlarını kaybedeceğiz. En az 458,83 hektar orman alanı ve 4 bin 41 hektar tarım alanı yok olacak. Güzergahı üzerindeki tarihi köprü, tarihi yol, korugan, tabya gibi tescilli kültür varlıkları, Küçükçekmece Gölü’nde henüz açığa çıkarılmamış olan antik kalıntılar, arkeolojik alanlar ve kültürel miras tahrip edilecek. Bölgede yaşamakta olan tüm flora ve fauna yaşam alanlarından koparılacak, bu türler geri dönüşü mümkün olmayan zararlara uğrayacak bir kısmı ise yok olacak” diye konuştu.

 

 

 

 

 

 

Akçelik açıklamasını, “İşte ahval ve şerait buyken “Ya Kanal Ya İstanbul” sloganı 28 Mayıs seçimleri öncesi daha bir anlamlı oldu diyebiliriz” sözleriyle tamamladı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak: Birgün

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir