Çeşme Turizm Projesi, Danıştay’ın iptal kararına rağmen revize edilerek yeniden gündeme getirildi. Halk ve yaşam savunucuları, projenin özünün değişmediğini belirterek mücadeleyi sürdüreceklerini açıkladı.

Aycan KARADAĞ
İzmir’de uzun süredir tartışmalara neden olan ve Danıştay tarafından iptal edilen Çeşme Turizm Projesi, «Yeni Çeşme Projesi» adıyla yeniden yapılmak isteniyor. Yeni planda ilk etapta 100 bin olarak öngörülen yatak kapasitesinin 23 bin 905›e düşürüldüğü açıklanırken, proje gelirlerinin Kemeraltı’nın iyileştirilmesi, kanalizasyon ve arıtma sistemleri ile çevre yatırımlarının finansmanında kullanılacağı öne sürüldü. Çevre örgütleri ise kapasite azaltımının projenin yarattığı ekolojik riskleri ortadan kaldırmadığını belirtti.
Revize edilen projede okul, sağlık ocağı, köy konağı, meydan, kooperatif, atölyeler, parklar, değirmen ve hayvan mezarlığı gibi yaklaşık 43 farklı kullanım alanına yer verildi. Sunumda, planın merkezine Atatürk’ün “İdeal Cumhuriyet Köyü” tasarımının yerleştirildiği ifade edildi.
Çeşme Çevre Platformu (ÇEŞÇEP) Başkanı Ahmet Güler, revize edildiği belirtilen projenin özünde değişmediğini belirterek şunları söyledi: “Yatak kapasitesinin düşürülmesi ya da projeye Cumhuriyet Köyü gibi başlıklar eklenmesi, bu planın Çeşme üzerinde yaratacağı baskıyı ortadan kaldırmıyor. Bölgenin su kaynakları, kıyıları, doğal sit alanları ve yaşam alanları hâlâ tehdit altında. Proje, kamu yararı ve ekolojik hassasiyet iddiasıyla sunulsa da biz bunun Çeşme’yi sermaye yatırımlarına açan bir rant projesi olduğunu düşünüyoruz.
Bu proje yerel dinamiklerle, yerel yönetimler ile birlikte planlanmalı. Çeşmenin altyapı sorunları yeni projenin de altyapısı ile entegre edilmeli. Çeşme’nin arazilerinden elde edilecek rant öncelikle Çeşme’ye harcanmalı. Danıştay’ın iptal ettiği planın ruhu değişmedi. Bu nedenle yeni adıyla ya da revize edilmiş haliyle de bu projeye karşı mücadelemizi sürdüreceğiz.”
Cumhurbaşkanlığı kararıyla 2020 yılında ilan edilen ve yaklaşık 16 bin hektarlık alanı kapsayan Çeşme Turizm Projesi; 47 kilometrelik kıyı şeridini, ormanları, içme suyu havzalarını ve doğal sit alanlarını yapılaşmaya açacağı gerekçesiyle tepki çekmişti. Mega yat limanları, golf sahaları, lüks oteller ve rezidanslar öngören projeye karşı TMMOB, İzmir Barosu, EGEÇEP, ÇEŞÇEP, İzmir Tabip Odası ve yurttaşlar dava açmıştı. Danıştay 6. Dairesi 2023 yılında projeyi iptal etmiş, idarenin temyiz başvurusu da 2025 yılında Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından reddedilmişti. Böylece iptal kararı kesinleşmişti.
Kaynak: Birgün


