İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, son günlerde ettiği laflarla ünlü masal kahramanı Pinokyo ‘yu aratmıyor. Birisinin, İslamcı partiden siyaset yapan bu kişiye, yalan söylemenin dini açıdan da iyi bir şey olmadığını anımsatmasında yarar var. Allah muhafaza, sonra söylediği yalanlar odun olup cehennemde kendisini cayır cayır yakar!
Belediye başkanlığı koltuğunda oturan bu zat aynı zamanda mimarlık eğitimi almış ve hatta bir adım daha ileri gidip “doktor” olmuş.
Gelelim ilk yalanına.
Taksim’deki mescidin minaresini yenileyeceklermiş. Gaz bidonlarından bozma minarenin görüntüsü kötüymüş; ahşaptan güzel bir minare yapacaklarmış.
Topbaş, doktor mimar olduğuna göre dini yapıların geleneksel mimarisi hakkında da az buçuk bilgi sahibi olması gerekir diye düşünerek kendilerine soralım:
Mescitte minare olur mu?
Yalan söylemeyeceksin. Yalancı durumuna düşmeyeceksin. Pinokyo olmayacaksın. Dürüst olacaksın. İslam peygamberinin namazını kıldığı mescitleri tarihi bilgiler ışığında gözünde canlandırıp, minaresi olup olmadığını söyleyeceksin.
Mescidin minaresi yoktur!
Taksim Meydanı’na yapılmak istenen cami için, gecekondu benzeri mescit üzerinden minareye kılıf uydurmaya kalkışmayacaksın!
Mumun, yatsı namazına varmadan söner!
Pinokyo olursun; burnun uzar!
Topbaş’ın ikinci yalanı:
Belediyeye ait, kamuya ait tesislerde alkollü içki servisine yönelik yasadan gelen kısıtlama varmış.
Yasadan gelen kısıtlama var demekle olmaz, kamusal alanlarda alkollü içkiyi kısıtlayan, yasaklayan yasanın adını söyleyeceksin!
Anayasanın 58. maddesinin ikinci paragrafından söz ediyorsan yürü, başka kapıya: “Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır.”
Anladın mı Pinokyo Kadir!
İçki haramdır de ciğerimi ye!
Ama minareye kılıf uydurarak yalan söyleme!
Deniz Som
Kaynak: Cumhuriyet


