Devlet Bakanı Nazım Ekren, İstanbul’un finans merkezi haline getirilmesi için Türkiye Banklar Birliği’nden başlayarak tüm meslek kuruluşlarını ziyaret edeceklerini ve alacakları önerilerle strateji oluşturacakları söyledi.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren, İstanbul’un finans merkezi haline getirilmesi için Türkiye Banklar Birliği’nden başlayarak tüm meslek kuruluşlarını ziyaret edeceklerini ve alacakları öneriler ile strateji oluşturacakları söyledi. AKP’nin kapatılması için açılan davanın ekonomiye maliyetini küresel etki nedeni ile ayrıştırmanın kolay olmadığını belirten Ekren, yabancı sermayede çıkış yaşanacak olsa da yatırımcıların orta ve uzun vadede Türkiye’den vazgeçemeyeceğini bildirdi.

‘Büyükdere Caddesi Wall Street gibi’
Doğu Anadolu Bölgesi Ekonomik ve Sosyal Konsey Toplantısı için Van’da bulunan Ekren gazeteciler ile düzenlediği sohbet toplantısında İstanbul’un finans merkezi projesi yapılmasına değindi. Bankaların yoğun olarak bulunduğu Büyükdere Caddesini ABD’deki Wall Street gibi bir alan olduğunu belirten Ekren bankaların lojistik hizmetlerini düzenlemesi talebi olduğunu kaydetti.

Önümüzdeki Perşembe günü Bankalar Birliği ile bir araya geleceklerini ifade eden Ekren, ardından İstanbul’daki bütün meslek kuruluşlarını tek tek ziyaret edeceklerini söyledi. Yabancı Sermaye Derneği, İstanbul Sanayi Odası, İstanbul Ticaret Odası, TÜSİAD ve MÜSİAD gibi kuruluşlar ile bir araya geleceklerini vurgulayan Ekren bu kuruluşların İstanbul’un finans merkezi olması için tercih ve önceliklerini alacaklarını anlattı. Bu çerçevede bir vizyon belirleyip strateji oluşturacaklarını kaydeden Ekren birkaç yıllık bir çerçeve içeren eylem planı oluşturacaklarını ifade etti.

İstanbul’da kurulacak kalkınma ajansının da bu projenin bir parçası olarak değerlendireceklerini anlatan Ekren şimdiye kadar 10 tane kalkınma ajansı kurulduğunu, toplamda 26’ya çıkılacağını ifade etti. 2009 yılı bütçe dönemi için nerelerde kalkınma ajansı ve cazibe merkezi oluşturulacağını belirleyeceklerini kaydeden Ekren her yıl 5-6 kalkınma ajansı kurarak 3 senede 26’ya ulaşmayı düşündüklerini ifade etti.

Pojeye İMKB özelleştirmesi de dahil edilecek
İstanbul’un finans merkezi yapılması için sermaye piyasasının ana oyuncuları ile toplantılar yaptıklarını belirten Ekren şunları söyledi:

“SPK, İMKB, Takasbank, Aracı Kuruluşlar Birliği ile görüştük. Türkiye’de bankacılık sektörü finans piyasalar bazında hale dominant ama sermaye piyasalarında Türkiye’de ve dünyadaki gelişmelere bağlı olarak yeni açılım yapma ihtimali var. Ona bir hazırlık yapsınlar bir strateji belgesi benimsesinler ve orta vadeli mali plan çerçevesinde bitirmelerini istedik. Çok büyük bir ihtimalle bir ay içinde strateji belgesi hazırlanacak. Yasal alt yapıda hangi değişiklik yapılacaksa yeni finans enstrümanlarından hangileri olacaksa İstanbul’un finans merkezi olması sürecinde piyasalar hangi görevi üstelenecekse İMKB’nin özelleştirilmesi de dahil orta vade de bunun tümünü belirleyen bir belge getirecekler. Biz de onu finans sektörü olma sürecine monte edeceğiz.”

Merkez Bankası SPK, BDDK’nın İstanbul’a taşınmasını öngören yasa tasarısının Meclisin yaz tatiline başlamadan önce plan bütçe komisyonuna gelmesini beklediklerini belirten Ekren, düzenlemenin genel kurula ne zaman geleceğini de bilmediğini söyledi. Ekren özellikle SPK ve BDDK çalışanlarının İstanbul’a taşınması için özlük haklarının iyileştirilmesinin sorulması üzerine özlük haklarında bir sıkıntı çıkmayacağını, mağduriyet yaşanmayacağını söyledi.

Mali çerçevenin değiştirilmesi ile mali disiplinin gevşediği eleştirilerini yanıtlayan Ekren, şöyle devam etti:

“Borç stokunun GSYİH’ya oranı belirli bir eşiğin altına indiyse yani makul seviyeye düşmüşse faiz dışı fazladan sağlayacağınız yararı alt yapı harcamalarına aktardığınızda GSYİH artar. İkincisi kamu harcamaları bu süreçte özel yatırım harcamalarını tahrik eder. Konya ve GAP projelerine bakın tüketim alt yapılı bir yatırım harcaması yok. Ulaştırmayı, enerjiyi tarımı destekleyecek kamu yatırımları yaptığımız için bunların hepsi Türkiye’de enflasyonu etkileyen gıda ve enerji şoklarını olumlu yönde etkileyecektir. GSYİH artacaktır. Yatırım iklimi değiştiğinde özel sektör buraya gelip buraya yatırım yapacağı için milli gelir dolaylı olarak etkilenecektir. Bu süreç konjonktüre göre ciddi şekilde bozulmazsa orta vadede Türkiye’nin çehresinin yeni bir yapıya kavuşacağını bekliyoruz.”

Yatırımlara aktırılacak kaynağın işsizlik fonu ve özelleştirmeden karşılanacağını belirten Ekren işsizlik fonundan alınan para Hazine katkısının nemasından sağlanacağı için işsizlik fonunu yapısının bozulmayacağını söyledi. Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu ve Konya Ovaları projeleri bittikten sonra elde edilecek gelir ve burada yapılacak özelleştirmelerden gelecek paranın işsizlik fonuna geri döneceğini ifade etti.

Mali disiplinden taviz yok
TEPAV’ın mali çerçevede değişikli nedeni ile bütçenin olumlu seyrini sürdüremeyeceği açıklamasın değerlendiren Ekren altı aylık bütçe sonuçlarının mali disiplini sürdüğünü gösterdiğini söyledi. Ekren, “Bu konuda herhangi bir taviz vermeyeceğiz. Enflasyonun düşüşünü destekleme konusunda mali disiplin ve maliye politikası katıksı devam edecek” dedi.

Faiz dışı fazlanın ve bütçe açığının makul düzeyde tutulmasına önem verdiklerin kaydeden Ekren şöyle devam etti:

“TÜFE içinde gıdanın payı yüzde 29, enerjini payı yüzde 30-32 civarında. Böyle bakıldığında GAP, DAP (Doğu Anadolu projesi), KOP (Konya ovaları projesi) Türkiye’deki gıda üretimini artırmak, yenilenebilir enerji kaynaklarını dereye sokmayı sağlayacağı için enflasyonun düşürülmesini ve ayrıca büyümeye katkı sağlayacak.”

Kapatmanın etkisini ayırmak mümkün değil
Hazinenin 40 milyar YTL’yi aşkın Temmuz ve Ağustos itfalarının bir sorun çıkmadan atlatılacağını görüldüğünü belirten Ekren AKP ‘nin kapatma davasının ekonomiye etkisinin sorulması üzerine, “Maliyetin ayrıştırılması çok kolay olmaz. Risk ve belirsizliğe karşı ya önce beklentiler ya da göstergeler değişmeye başlar. Beklenti ve göstergelerdeki değişmenin ne kadarının şirketlerin kendi pozisyonlarından ne kadarının küresel türbülansından ne kadarını iç gelişmelerden olduğunu ayırmak çok mümkün olmaz” dedi.

Ekren Mehmet Şimşek’in 100 milyar YTL’lik maliyet hesabını sorulması üzerine de bunun borçlanma faiz artışı hesabına dayandığını tahmin ettiğini aktardı.

Borsadaki yabancı çıkışının çok fazla olmadığını ifade eden Ekren, “Yabancıların Türkiye’de pozisyonlarına bakmak lazım. Eskiden nerde duruyordu şimdi nerde. Türkiye orta uzun vadede vazgeçilecek bir ülke değil. Konjonktüre göre pozisyon alacaklardır” dedi.

“IMF konusunda Mehmet’in dediği uygundur”
IMF ile yeni dönemde nasıl bir anlaşma yapılacağının sorulması üzerine Ekren, “IMF şu anda son stand by daki performansını ortaya koyuyor. Ayrıca kotamızın çok üzerinde borcumuz olduğu için program sonrası izleme gerekiyor. Bu ikisi tamamlananca uygun olan anlaşmaya karar verilecektir” dedi. Ekren uygunu olanın sorulması üzerine “Uygun olan Mehmet’in (Şimşek) bize getirip ‘bu uygundur’ dediğidir” yanıtını verdi.

Tekstil, hazır giyim ve deride hazırlanan strateji belgesinin bir iki hafta içinde Sanayi Bakanlığı tarafından ekonomi koordinasyon kuruluna getirileceğini belirten Ekren, stratejinin bütün sektörler için bir rechmark olarak uygulanacağını söyledi. İşsizlik içinde yeni bir çalışmayı önümüzdeki günlerde açıklayacaklarını belirten Ekren, başka bir soru üzerine dağıtım ile başlayan enerji özelleştirmesine üretimin de dahil edilmesi için YPK kararının yenilenmesi doğrultusunda Enerji Bakanlığı’ndan talep gelirse hiç tereddüt etmeyeceklerini söyledi.

Kaynak: Radikal

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir