Müteahhitleri denetleyen yapı denetim şirketleri ve laboratuvarların birçok testi yapmadan yapılmış gibi gösterdiği ifade ediliyor. Denetim şirketlerinin mühendis ve teknikerlerin diplomalarını kiraladığı da belirtiliyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Büyük deprem felaketinin nedenleri, ihmaller zinciri ve iktidarın önlem almaması tartışılmaya devam ediyor. Bunun yanında depremlerde sadece birkaç yıl önce yapılan ve hatta daha inşaat halindeki binaların dahi yıkılması ise gündem oldu.

 

 

 

 

Müteahhitleri, inşaatları 2001 yılına kadar ilçe belediyeleri denetliyordu. Ancak 2001’de yapı denetim şirketleri devreye alındı ve denetim sistemi değiştirildi. Özel yapı denetim şirketleri tarafından inşaatlar, özel yapı denetim laboratuvarları tarafından da inşaatlarda kullanılan beton ve demir gibi malzemeler denetlenmeye başlandı. Ancak yaşanan depremin ardından, yapı denetim laboratuvarlarında birçok testin yapılmadan yapılmış gösterildiği ve bu yönde evraklar hazırlandığı hatta bu firmalar diploma dahi kiraladığı ifade edildi.

DİPLOMA KİRALANIYOR

 

 

 

 

Kocaeli’nde bir yapı denetim laboratuvarında çalışan ve isminin açıklanmasını istemeyen bir inşaat teknikeri, “Piyasadaki birçok yapı denetim laboratuvarı inşaatlardaki malzemeleri test etmeden raporlar hazırlıyor. Üniversiteden mezun olduktan sonra birçok yere başvurdum. Başvurduğum yapı denetim laboratuvarı yetkilisi ‘biz seni işe almayalım ama sen bize diplomanı kirala’ dedi. Ardından bir laboratuvarda işe başladım. Şantiyelerden beton döküleceği zaman gidilip beton numunesi alınıyor. Ancak numune alanların eğitimli, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın belge verdiği insanlar olması gerekirken eğitimsiz isimler gidip nüme alıyor. Sonra bakanlığın belge verdiği isimler evraklara imza atıyordu” dedi.

 

 

 

 

GİDİP NUMUNE ALINMIYOR

 

 

 

 

İstanbul’daki yapı denetim laboratuvarında çalışan inşaat teknikeri de “Şantiyelere gidilerek kullanılan demirden numune alınması ve bu demirin teste tabii tutulması gerekiyor. Fakat bizim laboratuvarımızdan kimse şantiyeye gitmiyor. Çalıştığımız yapı denetim firması bize demir numunesi getiriyor. Bu demirin de testi yapılmıyor, yapılmış gibi gösteriliyor. Kopyala yapıştır, rastgele raporlar hazırlanıyor. Hatta laboratuvarımızın koordinatörü üniversite mezunu dahi değil. Bunlara itiraz edenlere de ‘sektör böyle, alışacaksın’ deniyor. Mesela yapı beton numunesi alınırken de usulsüzlük yapılıyor. Bu da ‘biz o müteahhiti biliyoruz, o yanlış iş yapmaz. Biz o beton santralını tanıyoruz, kalitesiz beton üretmezler’ şeklinde savunuluyordu.

 

 

 

 

Deprem felaketinden sonra haklılıklarının kanıtlandığını ve bunun için de çok üzgün olduklarını belirten yapı denetim laboratuvarlarının çalışanlarını şunları da söyledi: “Depremden sonra maalesef yapı denetim şirketlerine gün doğdu. Çünkü çok sayıda kişi binasını kontrol ettiriyor. Şimdi laboratuvarlara, yapı denetim şirketlerine gün doğdu. Enkaz bölgelerinde deliller toplanıyor. Bu numuneler de yapı denetim laboratuvarlarında incelenecek.”

 

 

 

 

PARA KAZANMAK İÇİN…

 

 

 

 

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Yönetim Kurulu Sekreter Üyesi Özer Akkuş ise BirGün’e yaptığı değerlendirmede, “2019’a kadar müteahhit ile bu yapı denetim şirketleri ilişki içindeydi. Müteahhit kendisini denetleyecek yapı denetim firmasını seçiyordu. Burada sağlıklı denetim mekanizması kurulamadı. 2019’dan sonra havuz sistemine geçildi. Havuzdan müteahhitlere yapı denetim firması otomatik olarak atanmaya başlandı. Böylece müteahhitlerin firma seçmesinin önüne geçildi. Belli sorunları çözmesine rağmen yeterli olmadı. Yapı denetim firmaları yasal olarak yapı maliyetinin yüzde 1’ini denk gelen bir ücreti alabiliyor. Fakat emlakçılar dahi yasal olarak yüzde 3 gibi bir para alıyor sattığı daireden. Yapı denetim firmalarının idari kadro haricinde sadece 12 kişilik bir teknik kadro çalıştırması gerekiyor. Bu firmalar bir de yaptıkları işten para kazanmayı hedefliyor, ticari bir işletme mantığıyla iş yapıyorlar. Tüm bu nedenlerden dolayı diploma kiralama gibi mevzuata aykırı işler yapılıyor” dedi.

 

 

 

 

DENETİM YAPAN KORUNMALI

 

 

 

 

Akkuş, daha sağlıklı bir denetim mekanizması için yapılması gerekenleri şöyle aktardı: “Denetim yapan kişinin kamu personeli niteliğinde olması lazım. Kamunun yapı denetimi sürecini ciddi biçimde organize etmesi lazım. Proje denetimi ile yapı denetiminin ayrışması lazım. Proje denetimi kamu eliyle yapılmalı. Periyodik denetimler yapılmalı. Yapı denetim şirketlerini Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı denetliyor. Tüm sorumluluk bakanlıkta. Fakat, yapı denetim çalışanalarından işinin gereğini yapmak isteyen, usulsüzlüklere karşı çıkan mühendislere daha önce defalarca şiddet uygulandığına tanık olduk. Dayak yediler, hastanede tedavi gördüler. Bu denetimi yapanlar bu yüzden kamu görevlisi niteliğinde olmalı ve korunmalı.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak: Birgün

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir