Hatay’da çoğunluğunu Suriyelilerin oluşturduğu, ‘Eşya çıkarıcılar’ın bin TL karşılığında hasarlı evlere girmesi yoksulluğun dramatik etkisini ortaya koyuyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Türkiye’de giderek derinleşen yoksulluğun dramatik etkisi, 6 Şubat ve 20 Şubat’ta yaşanan depremlerin ardından da can yakıyor. Depremde ağır hasarlı evlerinden kurtulan yurttaşlar, canlarını hiçe sayarak eşyaları için tekrar evlerine giriyor. Kentte yalnızca bu iş için bulunan ve halk arasında, “Eşya çıkarıcılar” olarak bilinen grupların sayısı da hızla artıyor.

Hatay Defne’de, depremde hasar gören evlere girişlerin yasak olmasına karşın çaresiz yurttaşların, canı pahasına evlerine girmeye çalışması dikkati çekiyor. Kentte görev yapan ve tamamı başka kentlerden gelen kolluk kuvvetlerinin olmadığı mahallelerde adeta eşya çıkarma yarışı yaşanıyor.

 

 

 

 

 

Az sayıda evin ayakta kaldığı mahaller, “Can pazarı” olarak nitelendirilebilecek görüntülere sahne oluyor. Yüksek katlara ulaşmak amacıyla kullanılan asansör araçları, ortalama 6 bin TL’den kiralanıyor. Asansör kiralayabilen yurttaşlar, Defne’de artık hemen herkeste olan telefon numaralarından, “Eşya çıkarıcılara” ulaşıyor. Tamamına yakını Suriyelilerden oluşan eşya çıkarıcılar, hasarlı evlere bin TL karşılığında giriyor. Ücret, evin hasar durumuna göre değişse de ortalama bin TL olarak ifade ediliyor.

 

 

 

 

 

BirGün’ün, iktidarın depremin ardından koordinasyon sağlayamadığını bir kez daha gözler önüne seren uygulama için görüştüğü Suriye vatandaşı M.H. “Paraya ihtiyacımız var. Mecburuz” sözleriyle ağır hasarlı evlere girme motivasyonunu anlatıyor. Evin hasar durumunu gözle kontrol ettiklerini belirten M.H, “İki kişi giriyoruz. Ortalama 20 dakikada eşyaları çıkarıyoruz. Büyük eşyalara dokunmuyoruz” diyor. Numarasının ilçede yayıldığını günde en az beş talep aldığını söyleyen M.H, “Ölmekten korkmuyoruz. İşimiz, aşımız elimizden gitti. Belirsizlik içinde yaşıyoruz, bu işi yapmak zorundayız” ifadelerini kullanıyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak: Birgün

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir