Anayasa için sivil toplumdan 36 ilke

8 Dakika Okuma Süresi

83 sivil toplum örgütünün katıldığı çalıştayda temel ilkeler çerçevesinde ‘ortak bir aklın ortaya çıktığı’ ve yeni anayasanın bütünleştirici olması gerektiği bildirildi.

Yaklaşık 40 milyon kişiyi temsil eden 83 sivil toplum kuruluşundan 250 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen ‘Anayasa Platformu Ulusal Anayasa Çalıştayı’nda 36 ilke belirlendi. Sekiz başlık altında tespit edilen ilkeler arasında ‘kadınlara pozitif ayrımcılık’, ‘kamu çalışanlarına toplu sözleşmeli, grevli sendika hakkı’, ‘iki turlu dar bölge seçim sistemi’, ‘İki meclisli yasama organı’, ‘sivil toplum örgütlerinin TBMM’ye tasarı sunabilmesi’ gibi öneriler de var.

sivilanayasa.gif

Anayasa Platformu Ulusal Çalıştayı’nın ‘Sonuç Raporu Özeti’nin tam metni şöyle:

8-9 Aralık 2007 tarihlerinde, ‘Anayasa Platformu Girişimi’ tarafından Ankara’da düzenlenen ‘Ulusal Çalıştay’da Arama Konferansı ortak akıl üretme sistematiği ile katılımcılar ortak sonuçlara ulaşmışlardır.

Gruplarda ve toplu tartışmalarda ayrıntılı biçimde ele alınan konuların bir kısmında farklı görüşler dile getirilmiş olsa da aşağıda örneklenen ilkelerde ortak aklın ortaya çıktığı söylenebilir. Ortak akıl mutabakat anlamına gelmemelidir. Ulusal Çalıştay’ın temel amacı, anayasa yapım sürecine sivil toplumun katılım ve katkısını sağlamaktır.

Ulusal Çalıştay’ın içeriği iki temel kabul üzerine şekillenmiştir. ‘Anayasa Platformu’, Anayasamızın değiştirilemez hükümlerinde ifadesini bulan Cumhuriyet’in temel niteliklerini ve 1995 yılından beri AB uyum süreci çerçevesinde yapılan anayasa değişikliği ile benimsenen evrensel insan hakları standartlarını kazanım saymıştır. Bir başka ifadeyle, ‘Platform’ bu konularda ‘geri adım’ sayılabilecek tartışmaların anayasa yapım sürecine olumlu katkı sağlamayacağı düşüncesinden hareket etmiştir. Bu iki kabulün katılımcılar tarafından da büyük çoğunlukla teyit edildiği gözlenmiştir.

Ortak sonuçlar şu başlıklar altında özetlenebilir:

1. Anayasa bireyi esas alan bir anlayışla kaleme alınmalıdır.

2. ‘Eşitlik’ ilkesine ilişkin sonuçlar:

  • a. Tüm vatandaşlar kanun önünde eşittir hükmü anayasada muhafaza edilmelidir, hiçbir gerekçeyle ayrımcılık yapılmamalıdır.
  • b. Engellilerin, yaşlıların, gençlerin ve çocukların hakları bu konudaki uluslararası sözleşmeler uyarınca öncelikli olarak korunmalı, güvence altına alınmalıdır.
  • c. Kadın-erkek eşitliğinin uygulamada da hayata geçirilmesini sağlayacak anayasal tedbirler alınmalıdır. Özellikle kadınlar açısından sosyal ve siyasi alanda ‘pozitif ayrımcılık’ ilkesinin etkin uygulanmasını sağlayacak anayasal düzenlemeler yapılmalıdır.

3. Temel hak ve özgürlüklere ilişkin sonuçlar:

  • a. Temel hak ve özgürlüklere ilişkin kısıtlamalar net tanımlamalarla yapılmalıdır.
  • b. Başta ‘Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ ve ‘Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ olmak üzere Türkiye’nin taraf olduğu sözleşmelerin hükümlerine aykırı kısıtlama yapılmamalıdır.
  • c. Düşünce, ifade ve basın özgürlükleri etkin biçimde teminat altına alınmalıdır.
  • d. Okul öncesi ve 12 yıllık temel eğitim zorunlu olmalıdır. Herkes bu haktan eşit ve ücretsiz yararlanmalıdır. Bu hak ebeveynler dahil kimse tarafından engellenememelidir.
  • e. Kamu çalışanlarının toplusözleşmeli, grevli, sendikal hakları tanınmalıdır.
  • f. Sosyal devletin gereği sosyal güvenlik hakkı çalışanlara eşit biçimde sağlanmalıdır.
  • g. Sürdürülebilir bir çevrede yaşama hakkı ile canlı ve cansız varlıkların ‘sürdürülebilir yaşamı’ güvence altına alınmalıdır.

4. Seçme, seçilme hakkı ve siyasi partilere ilişkin sonuçlar:

  • a. Seçmenle temsilcileri arasındaki bağların güçlendirilmesini sağlayacak tedbirler alınmalıdır. (Bu amaçla, iki turlu dar bölge seçim sistemi düşünülebilir).
  • b. Mevcut seçim sistemi korunacaksa ülke barajı temsilde adaleti sağlayacak şekilde yeniden düzenlenmelidir.
  • c. Anayasada; ‘demokratik devlet’ ilkesinin tam anlamıyla uygulanmasını ve siyasi katılımın bireyler ve sivil toplum örgütleri düzeyinde teşvik edilip artırılmasını sağlayacak hükümlere yer verilmelidir.
  • d. Kamu çalışanı siyaset yapabilmelidir.
  • e. Siyasi partilerde demokratik işleyiş anayasal güvence altına alınmalı, partilerin finansmanı şeffaflaştırılmalıdır.

5. Yasama ve yürütmenin yapısı, işleyişi ve yetkilerine ilişkin sonuçlar:

  • a. Kuvvetler ayrılığı ilkesi, yasama ve yürütme organları arasındaki ilişkilerde bir tarafın diğerine üstünlüğünü engelleyecek biçimde yeniden tanımlanmalıdır.
  • b. Yasama organının iki meclisli olarak yeniden düzenlenmesi düşünülebilir.
  • c. Kürsü dokunulmazlığı hariç milletvekili dokunulmazlığı kaldırılmalıdır.
  • d. Cumhurbaşkanının yetkileri sınırlandırılmalıdır.
  • e. Yerel yönetimler güçlendirilmeli; aynı ölçüde ‘hesap sorulabilirliği’, ‘şeffaflığı’ ve ‘katılımcılığı’ artırılmalıdır.
  • f. Üniversitelerin bilimsel, mali ve idari özerkliği sağlanmalıdır.
  • g. YÖK, RTÜK, Rekabet Kurulu, BDDK, EPDK ve benzeri düzenleyici ve denetleyici kurumlar anayasal güvence altında bütünüyle özerk bir yapıya kavuşturulmalıdır.

6. Yargının yapısı ve işleyişiyle ‘Hukuk Devleti’ ilkesine ilişkin sonuçlar:

  • a. Yargı bağımsızlığı için hâkimlik teminatı anayasada muhafaza edilmelidir.
  • b. Hâkim ve savcılara ilişkin mesleğe alınma, denetim ve özlük konularının ‘Hâkim ve Savcılar Yüksek Kurulu’ tarafından yürütülmesi sağlanmalıdır.
  • c. Yargı bağımsızlığı tam olarak sağlanmalı, Hâkim ve Savcılar Yüksek Kurulu’na siyasi müdahale olmamalı, kurul üyeleri hâkim ve savcılar tarafından seçilmelidir.
  • d. Yargılamada ayrıcalık kaldırılmalıdır.
  • e. ‘İddia’ ve ‘Savunma’ makamlarının eşit konumlanması sağlanmalı; Anayasaya ‘Savunma bağımsızdır ve yargının kurucu unsurudur’ hükmü konularak savunma makamı anayasal güvenceye alınmalıdır.
  • f. İdari yargıda birlik sağlanmalıdır.
  • g. İdarenin bütün işlem ve eylemleri istisnasız yargı denetimine tabi olmalıdır.
  • h. ‘Kamu Denetçiliği’ (Ombudsperson) anayasal bir kurum haline getirilmelidir.

7. Meclise tasarı sunma ve kanunların anayasaya aykırılığı iddiası ile Anayasa Mahkemesi’ne başvurma hakkı, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşlarına tanınmalıdır.

8. Anayasanın ekonomik boyutuna ilişkin sonuçlar:

  • a. Ekonomik istikrarı ve iyi işleyen bir piyasa mekanizmasını esas alan bir ekonomik model ‘Sosyal Devlet’ ilkesi de gözetilerek anayasada düzenlenmelidir.
  • b. Tarım, sanayi, ticaret ve hizmet sektörlerinde piyasaların yetersiz kaldığı veya bölgesel dengesizliklerin baş gösterdiği hallerde, etkin devlet yardımları sisteminin hayata geçirilmesi için devletin gerekli önlemleri alması anayasal güvence altına alınmalıdır.
  • c. ‘Ekonomik Sosyal Konsey’ anayasal bir kurum haline getirilmelidir.
  • d. Kamu kaynağı kullanılan bütün bütçeler hesap sorulabilirlik esasına dayanılarak, şeffaf ve denetime açık olmalıdır.

‘Temel ilkeler ve AB tartışılmadı’

‘Anayasa Platformu Ulusal Çalıştayı’nun sonuç bildirgesinin açıklandığı dünkü basın toplantısında Anayasa Platform Girişimi adına konuşan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıkloğlu, hazırlanacak anayasanın ayırıcı değil, bütünleştirici olması gerektiğini söyledi.

Hisarcıklıoğlu şöyle dedi: “Çalıştay katılımlı bir tartışma sürecini başlatarak hedefine ulaştı. Anayasa Platformu, iki temel alanda ‘geri adım’ sayılabilecek tartışmaları, bu sürece olumlu katkı sağlamayacağı düşüncesinden hareketle gündemine dahi almamıştır. Bunlardan birincisi, yürürlükteki Anayasamızın değiştirilemez hükümlerinde garanti altına alınan Cumhuriyet’in temel niteliklerini tartışmaya açmamıştır. İkincisi, Avrupa Birliği uyum süreci çerçevesinde, evrensel insan hakları standartlarının iç hukuka aktarılması amacıyla, anayasal sistemimizde yapılan değişiklik ve yenilikleri de tartışmaya açmadık.”

Hisarcıklıoğlu, sonuç bildirgesinde katılımcıların bazılarının mutabakat sağlamadığını belirterek “Bu çalıştayın bir son değil başlangıç olduğunu da tekrar hatırlatmak istiyorum” dedi.
Şubatta arama konferansı yöntemiyle yeni bir çalıştay düzenleyeceklerini söyleyen Hisarcıklıoğlu, “Üç ihtisas komisyonu çalışmalara başlayacak.

Bu ihtisas komisyonları; dengeleme ve denetleme mekanizmaları komisyonu, kamu yönetiminde etkinlik komisyonu ve ekonomik sosyal haklar komisyonu olacak” diye konuştu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir