Atatürk Kültür Merkezi, yıkılmaktan kurtuldu. Şimdi daha verimli kullanılabilmesi için projeler hazırlanıyor ve yeni AKM 2010 İstanbul Kültür Başkenti etkinliklerine yetiştirilmeye çalışılıyor. Ancak akıllar hâlâ şu sorunun çengeline takılı duruyor: Acaba milyonlar harcanarak yenilenecek olan bina verimli kullanılabilecek mi. İnsanların yıkmadığı AKM, alkıştan yıkılacak mı?
Bir kültür merkezi olmasından çok, siyasi kutuplaşmanın odak noktası haline gelen Atatürk Kültür Merkezi (AKM), İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Yasası’nın TBMM’de onaylanmasıyla yıkılmaktan kurtuldu. ‘Yıkılmalı mı yıkılmamalı mı’ tartışmalarını şimdilik geride bırakan bina, önümüzdeki günlerde yeni bir tartışmayla gündeme gelecek gibi görünüyor. Yıkılıp yıkılmaması konusunda bir türlü uzlaşmaya varamayan mimarların ortak temennisi, binanın daha kullanışlı hale getirilerek işletilmesi ve insanların kullandığı bir mekânın ortaya çıkması.
Yapımına 1930’larda başlanan ve Cumhuriyet dönemi mimarisine örnek olarak gösterilen AKM’nin yıkılıp yıkılmaması tartışmaları aylarca sürdü. Yıkılmasını isteyenler, opera ve bale sahnesi olarak tasarlanan binanın kullanışsızlığını ve estetik açıdan rahatsız edici bir görünüme sahip olmasını gerekçe gösterdi. Yıkılmasını istemeyenler ise binanın Cumhuriyet’in mimari anlayışını yansıttığını, yıkım kararının ideolojik olduğunu savundu. Sonunda tartışma öyle bir noktaya geldi ki, mesele mimarların alanından çıkıp, siyasi mecraya doğru kaydı. Adeta, AKM’nin yıkılmasını isteyenler AKP’li oluverdi, istemeyenler ise AKP düşmanı olarak algılandı. Ancak meselenin siyasileştirilmesi, Mimar Dr. Sinan Genim’e göre kimsenin açık yüreklilikle ifade edemediği bir korkudan kaynaklanıyor. Hükümetin, AKM’ye alternatif proje hazırlamadan “Yıkacağız” şeklinde açıklama yapmasını da doğru bulmuyor Genim. Proje hazırlanmadan atılan adımların her koşulda yanlış anlaşılabileceğini belirten Genim, “İnsanlar bu binayı yıktığınızda yerine daha iyisini yapacağınızdan emin olmalı. yıkımdan sonra buraya nasıl bir bina yapılacağını açıklayan bir proje bulunmadığından, oraya cami ya da alışveriş merkezi yapılacağını düşünenler oldu.” diyor. Genim’e göre, yıkım kararıyla ilgili tartışmaların mimarlar arasında değil de siyasiler arasında sürdürülmesinin nedeni bu. AKM’nin yıkılmasına karşı çıkanlar, bu binanın Cumhuriyet mimarisine örnek olduğu için değil, tamamen ‘cami yapılacak’ kaygısıyla karşı olduğunu söylüyor. Genim, bazı insanların zor ikna olduğunu ve huzuru bozmadan toplumsal uzlaşıya varılması gerektiğini kaydediyor ve bunu da bir örnekle açıklıyor: “Vapurla diğer yakaya geçerken bazı insanlar gemi batacak kaygısıyla oturamıyor. ‘Yahu böyle bir şey 60-70 yıldır olmadı’ diyorsunuz, ama o insan korkudan kurtulamıyor.”
Kaynak: Zaman


