Mahalle Afet Yönetiminden Hareketle Yeni Bir Kentsel Dönüşüm Yaklaşımı Geliştirmek: Gayrettepe Örneği
Ahmet Turhan ALTINER
13 Aralık 2013’te Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümünün düzenlediği 23. Kentsel Tasarım ve Uygulamalar Sempozyumu konularından,” Kentsel Mekana Müdahale: Projeler, Yaklaşımlar, Kavramlar, Boyutlar” sempozyumunda MAY Projesi ele alındı.
MAY Projesi kurucusu A. Turhan ALTINER, MAY Projesinden hareketle yeni bir kentsel dönüşüm yaklaşımı geliştirmek için Gayrettepe örnek çalışmasını bu sempozyumda sundu.
Sempozyum konusuna ve sunuma A. Turhan Altıner’in yanında Fikret Evci, Zafer Akay, İlke Ciritçi, Uğur Dündar, Utkan Gür katkı verdiler. Yeni Yüzyıl üniversitesi 3. sınıf Kentsel Tasarım dersi öğrencileri de çalışmaya katıldılar.Başta Mimar Sinan Güzel Sanatlar Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü başkanı Güzin Konuk olmak üzere önemli konukların izlemiş olduğu sempozyum içeriğini A. Turhan Altıner’in izniyle izleyenlerimizle paylaşıyoruz.
Mimdap
Kriz anları genellikle azaldığımız, ömrümüzden yılların kaybolduğu zamanlardır. Ama bazen bir sarsıntı ânı, o kadar yaratıcı ve şaşırtıcıdır ki, üzeri kalın örtülerle kapatılmış zannedilen hazineleri gün ışığına çıkarıverir. Mahalle Afet Yönetimi (MAY) Projesi, 17 Ağustos 1999 depreminin hemen sonrasında afet bölgelerinde yapılan çalışma ve gözlemlerin, sistematik bir plana dönüştürülmesinden oluşmuştur.

Deprem krizi, insanları katılıma zorlamıştı. Şimdi de Kentsel Dönüşüm Yasası bir kriz olarak gündemde. Kentsel dönüşüm çok kapsamlı ve karmaşık bir kavram. Yenileme, yeniden yapılanma, toplumsal güçlenme, koruma, iyileştirme, sağlıklaştırma, yeniden canlandırma, güzelleştirme, soylulaştırma, hepsi giriyor içine. Temel mesele tabandan, sivil inisiyatifle başlayacak işi gönüllü olarak diğer mahallelere, kamuya ve özel sektöre taşımak.

17 Ağustos 1999’dan birkaç ay sonra Gayrettepe mahallesi muhtarının MAY Projesi’ni mahallesine davet etmesiyle başlayan bir çalışmadan söz ediyoruz. İnisiyatif mahallelidedir. İnsanın kendi canı, canları, malı ve geleceği için doğru ve güzel olan düşünce ve projelerde yer alması ve özveriyle zaman ve emek harcaması gönüllülüktür.
Dönüşüm Yasası diye anılan, Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’da bırakın gönüllülüğü, muhtar ve mahalle kelimeleri bile hiç geçmiyor. Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmelikte de bu kelimeler hiç yok. İşin garibi, mevcut anayasada da muhtar ve mahalle yer almıyor.
MAY Projesi, mahalle inisiyatifi üzerinde şekillendi. Afetlere gerçek hazırlığın mahallelerde muhtar çevresinde gönüllü potansiyelini tabandan hareketlendirerek başarılabileceği düşüncesine dayanan MAY (Mahalle Afet Yönetimi) Projesi, İstanbul’da ilk kez Gayrettepe mahallesinde başlamış ve 2000’li yıllarda temel hedef ve aşamalarının bir bölümü uygulama şansı bulmuştur.
Gayrettepe, misyonu afetlere güvenli çevreleri mahalleliyle birlikte gerçekleştirmek olan MAY Projesi’nin pilot mahallesidir.

Gayrettepe, yaklaşık 18 bin nüfuslu, yüz ölçümü yaklaşık 62 hektar olan, çok yoğun ve çok sorunlu bir mahalledir. Buna ilaveten, İstanbul’un, en işlek ticari merkezlerinin bulunduğu, en büyük otellerin, hastane komplekslerinin inşa edildiği semtlerden birisidir.
Orta ve ortanın üstü gelir grubunda 18 bin kişinin yaşadığı Gayrettepe, 1991’de Türkiye’de ilk kez kurulmuş olan hizmet kooperatifi ve 1995’te Habitat’ta kendisini başarıyla temsil etmiş olan duyarlı bir muhtar yönetimi ile; diğer mahallelere göre bir nebze daha bilinçli olan (az sayıdaki) mahallelerden biridir.
YÖNTEM: “MAY PROjESİ”DİR
MAY, merkezi İstanbul’da, ülke çapında ve tamamen gönüllülük üzerine kurulması hedeflenmiş bir projedir.

Afet meydana geldiğinde devlet güçlerinin ve diğer kurtarma ekiplerinin yardıma gelmesi gecikebileceğinden mahallelinin kendi arasında dayanışması esastır. İlk adım kendi mahallesinde bu projeyi uygulatmak isteyen gönüllü potansiyelin muhtarı harekete geçirmesiyle atılmış olur. İkinci adımda Mahalle Afet Yönetimi Birimi’ne bilgi desteği sağlayacak ve MAY Projesini uygulayacak bir gönüllü teknik heyet kurulur. Özetle MAY Projesi için başlangıçta sadece beş unsur gereklidir: Tepki verebilen bilinçli bir muhtar; onun MAY projesini uygulamaya çağırdığı yönetici teknik heyet; başlangıçta bir avuç gönüllü; bir sivil toplum kuruluşu niteliğinde bir dernek veya hizmet kooperatifi ve bütün bunları sürekli motive edecek heyecan. 1999 felaketinin yarattığı kriz ortamı bu heyecanın temel nedeniydi.
MAY Projesi İstanbul’da ayrıca Yıldız, İdealtepe, Göktürk, Kemerburgaz’da Mimarsinan ve Mithatpaşa mahallelerinde başlatıldı. 2001 Nisanından itibaren Bursa’da ve Gemlik’te 14 hafta çalışıldı.

Birleşmiş Milletler ISDR (Afetleri Azaltma Uluslararası Stratejisi) teşkilatı MAY Projesi’ni 2001 yılında dünyadaki 6 afete hazırlık kuruluşundan biri olarak saptadı. MAY projesi’ni benimseyen TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şubesi, Bursa ve Gemlik’te 100’ü aşkın mahallede uyguladığımız çalışmada öncülük ederek projeyi destekledi.
MAY Projesi 12 adımdan oluşan bir programdır. (Projenin süresi genellikle yaklaşık bir yıldır. İlk dört adım muhtemel afetin mahalleyi nasıl etkileyeceğinin mahalleli gönüllülerle birlikte incelenmesidir. Yani MAY’ın ilk adımı mahalleyle tanışmaktır. Bu adımlardan dokuz basamak Gayrettepe mahallesinde uygulanmıştır.

( MAY beşlisi adını verdiğimiz 5×2 mahalle gönüllüsü (teknik gönüllü, envanterci, altyapı gözcüsü, gönüllü toplayıcı, fon yaratıcı) muhtarla ve MAY yöneticisiyle birlikte mahalleyi gezer, alt bölgelere ayırır.
İkinci dört basamak mahallenin afet planının hazırlanmasıdır. Bu plana göre mahalle KOM adını verdiğimiz 750-1000 kişilik komşuluk alt birimlerine bölünür. Her mahallede, afetin meydana gelişinden hemen sonra herkesin çıkıp toplanabileceği bir meydancığı olan (tepesine bina düşmesi ihtimali bulunmayan) ve burada önceden hazırlanmış temel ihtiyaçların bulunacağı bir konteynerin veya sandığın yer aldığı komşuluk birimidir KOM. Her KOM takımlar olarak örgütlenir.

Kim sandık sorumlusu olacak, kim ilkyardım sorumlusu, yangın sorumlusu, gözcü olacak gibi… Bu adımdan sonra temel ihtiyaç malzemesi (battaniye, kazma, ilkyardım, vb) sandıklarının üretilmesi veya tedariki aşamasına geçilir.

Üçüncü basamakta bu takımlara ilk yardım, yangın, psikolojik destek ve hafif arama kurtarma eğitimi sağlanır. Ardından tatbikatlar yapılır. MAY Projesi, sadece müdahaleye odaklı bir örgütlenme değildir. Afetin dört evresi olan, risk azaltma, hazırlık, müdahale ve iyileştirme evrelerinin tümünü kapsamayı hedefler. MAY Projesi’nin 12. adımı, afete hazırlıkla birlikte, mahallelinin doğrudan katılımıyla oluşacak çağdaş bir kentsel tasarımı gerçekleştirmektir.

Nihai hedef, tabii ki iyileştirme ve bunu sağlayacak olan kentsel tasarımdır. “Muhtar + Teknik gönüllü” (mimar, şehir plancısı, mühendis) formülünün nihai ürünü de işte bu örgütlenme, bilinçlendirme, eğitim, mahallelinin yetkinleşmesi ve yerinden tasarım hedefidir. Gayrettepe’de 2000 yılında başlatılan kentsel tasarım süreci bugün mahalleliyi kentsel dönüşüm karşısında örgütlü ve hazırlıklı kılmış bulunmaktadır. Katılımcı bir süreç içinde tasarım ve planlama yapılır. Bu kentsel tasarım hedefine ulaşma yöntemi de, mahalleli katılımıyla bizzat yerinde sağlanan talep ve bulguların, MAY gönüllüsü mimar ve şehir plancıları tarafından yerel yönetimlere sunulmak üzere bir kentsel tasarım önerisine dönüştürülmesidir.
Gayrettepe, MAY Projesi gönüllüleri tarafından 2000 yılında inşa edilen Türkiye’nin ilk Mahalle Afet Yönetim (MAY) Merkezi’ne de sahiptir.
Florence Nightingale Hastanesi karşısında park içindeki bu merkezde Yeni Yüzyıl Üniversitesi Mimarlık öğrencileri mahalle gönüllüleriyle birlikte kentsel dönüşüm önerilerini çeşitli şehircilik ölçeklerinde üretmeye başlamışlardır.

Bir çalışma aşaması olarak muhtar eşliğinde 16 Nisan 2013’te halka açık bir sunum yapılmıştır.

TESPİTLER VE BEKLENTİLER NELERDİ?
Yapılar dışında, parsellerdeki açık alanlarda ve site ortak kullanım alanlarında yapılan tespitlerde, parsel içi otopark sayısının genellikle ihtiyaç altında kaldığı, aktif olarak kullanılan açık alanların yetersiz olduğu saptandı. Çocuk oyun alanı, dinlenme alanı, açık spor alanı gibi ihtiyaçların çok sınırlı bir düzeyde karşılanabildiği, sokak ağaçlandırmasının yetersiz, yer yer parsellerde bulunan mevcut ağaçların vazgeçilmez olduğu görüldü.

PROjE ALANLARINDA İLKELERİMİZ NELERDİ?
Proje alanlarında, özellikle düzensiz yapılaşmanın bulunduğu alanlardan biri olan, imar planında da Gayrettepe Parkı olarak tanımlanmış alanda mevcut yeşil dokunun korunması temel bir ilke olarak öne çıktı. Özellikle, görece yaşlı ağaçların korunması için çekme mesafesi kavramına bağlı veya bağımsız olarak, alanın en az %20si oranında bodrum alanının engellenmesi, dolayısıyla mevcut yeşil dokunun özgün kotunda korunması ilkesi benimsendi.
Metro ve Metrobüs istasyonlarının oldukça uzakta oluşları ve Barbaros Bulvarı’nda henüz bir raylı sistem projesinin gelişmemiş oluşu bu ulaşım noktalarıyla altbölgelerde oluşması istenen alt merkezler arasında bir bisiklet yolu sistemini akla getirmekte. Toplutaşımı Destekleyen Ulaşım Sistemi Olarak Bisiklet Yolları için Gayrettepe bütünü çerçevesinde ve alt bölge özelinde detay çözümler önerildi.
“KOM”larda Yeniden yapılanma konulu atölye çalışmalarında KOM’larda mahalle halkıyla birebir görüşmelerden elde edilen bilgilere göre, yeniden yapılanma talebi ve girişimi olduğu öğrenilen yapılara öncelik verildi.

KOM alanları bazında yapılan yenileme araştırmalarında, yapıların tek parsel bazında değil “yapı grupları” anlayışında yenilenmesi anlayışı ön plana çıktı. Ada bazında planlamanın fazla bağlayıcı olduğu ve çoğu zaman ada değil, KOM’ların da daha çok örgütlendiği sokak bazındaki örgütlenmelerin daha gerçekçi olduğu temelinde, bazen “yarımada” olarak tanımlanabilecek anlayış yeniden yapılanma arayışlarına temel oluşturdu. Bu çerçevede yenilenmesi söz konusu olan yapı gruplarının tanımlanmasında, yapıların yapısal (strüktürel) yetersizlikleri yanında, tasarım ve yapım kalitesi dolayısıyla yapıların ekonomik ömürleri de dikkate alındı.

Yeniden yapılaşmalarda finans modeli olarak kat karşılığı sistemi temel alınmıştır. Mevcut yapı emsallerinin yüksek olduğu koşullarda kat maliklerinin, yapım sürecinde yatırımcılar tarafından geçici barınma ihtiyaçları karşılanırken, mevcut daire sayısı değişmemek koşuluyla, daire sahiplerinin de genel görüşü doğrultusunda daire yüzölçümlerinin yaklaşık % 20 küçülebilmesi varsayılmıştır.
KOMlardaki yeniden yapılanma önerilerinden başka, burada detaylı olarak anlatılması mümkün olmayan proje alanlarında:
Çağdaş Gayrettepe’nin kalbi olarak Gayrettepe Park projesi:
Gayrettepe’lilerin en büyük hayali Okul projesi
Diğer karışık kullanım önerileri
gibi projeler geliştirildi.
Terraarchitecture:
Yeni bir kavram olarak sözlüğümüze katılan terraarchitecture (yeraltı mimarlığı) yeraltı otoparklarıyla birlikte, genel olarak zemin altı kullanım olanakları yüksek yoğunluklu bölgelerde, yatırımcıların paylarının dengelenmesi için önemli bir açılım olarak gündeme gelmektedir.

Yeraltına doğal ışığın kazandırılmasıyla yer altında yaşanabilir mekanların kazanılması olarak tanımlayabileceğimiz terraarchitecture yer altında birçok farklı kullanıma olanak verebilecek bir yaklaşım. Doğru bir yönlenme ile, güneyden gelen dik güneş ışınlarının oldukça derin kotlara ulaşması mümkündür. Güney yönlenmesi, doğrudan güneşin yeraltına ulaşması ile mekanlara hayatiyet kazandırırken, pasif ısınma avantajı da sağlamış olmaktadır. Böylece yeraltı mimarlığı kolay ısı kazancı ve düşük ısı kaybıyla oldukça enerji etkin bir yaklaşım olarak karşımıza çıkmakta. Güneş ışınlarıyla alt kotlarda çeşitli bitkilerin yaşama olanakları da gelişmekte, yeraltı peyzajı zenginleşmekte. Yeraltı mimarlığı temelde avlular çevresinde örgütlenmiş, yatayda kapalı ancak doğrudan güneş alan açık mekanlara sahip alanlardan oluşmakta.
GAYRETTEPE NE İSTİYOR? BİZ NE ÖNERİYORUZ?

Gayrettepe’de çoğunlukla imar planının verdiği emsaller mevcudun altında. Tekil parseller ya da siteler ölçeğinde bugünlerde yapılmaya çalışılan bir takım kentsel dönüşüm projelerindeki moda trend, eğimli parsellerde, 0 kotunun altında konut dışı kullanımlar yaratıp bunları hak sahiplerine vererek, plan notlarıyla emsali muğlak bırakarak, yoğunluğu iki misline çıkarmak yönünde. Bunun sonucu Gayrettepe’nin tekrar betonlaşmasıdır. Hem de 20-30 kat yüksekliklerle. Biz ise konuma göre 2 veya 2.5 emsal ölçülerinde, kütle boyutlarını daha fazla büyütmeksizin kentsel dönüşümün gerçekleştirilmesi için terraarchitecture formülünü öneriyoruz. Önerimiz zemin altı kotlarda, yönetmeliklerde ortak tesis olarak izin verilen kullanımların, bağımsız bölüm olarak tanımlanabilmesi ve ticari kullanıma açılmasıdır. Böylece zemin altı kotlar ticari değer kazanabilecek. Parseldeki açık alanların betonlaşmasının önüne de %20’lik bölümde bodrum yapılamama koşulu ile parsel çeperindeki 5 m’den büyük ağaçların koruma altına alınmasıyla geçilecek.
BÜTÜN BU ÇALIŞMALARIN SONUCU NE?
Mahalleliye gittik. Gördük ki, herkes kendi sitesinde bir şeyler yapmaya çalışıyor. Herkes müteahhit arama peşinde. Daha önceki deprem felaketi şimdi de Afet Yasası adı altındaki dönüşüm sarmalı içinde katılım olanakları artıyor. Bırakılan yerden devam ettik. Bu kez 1999’daki gönüllülerimize üniversiteden öğrenciler de katıldı. Onlar da Gayrettepe gönüllüleri oldular. Önerilerimiz doğrultusunda yaratıcı çözümler oluşturdular.
Afete güvenli ve çağdaş tasarımlı Gayrettepe için şu sıralar ülkemizde yaşanan emsal artırma savaşına nesnel ölçütler aradılar. Ve her Gayrettepeliyi kendi mahallesinde korudular. Yeni yaşam mekanlarına güneşe doğru yönlenme sağladılar.
Toplam alanının sadece % 6’sı (şehircilikte facia) kamusal park olan Gayrettepe’de özellikle çapı 5 metreden büyük ağaçlarla birlikte her yeşil noktayı özgün kotunda korumaya gayret ettiler. Önerilen kamusal parkta göl kuşlarını ve tabii serçeleri mahallede rejenere etmek üzere büyük, kışın buz pateni yapılabilecek yansıtıcı su havuzları çizdiler.
Eğimli Gayrettepe’ye terraarchitecture önerimizle doğal ışık ve hava alabilecek yer altı mekanları tasarladılar. Projelerinde zemin ve tüm katlarda permakültür alanlarını ya da yaşamasanatının şehir bostanlarını tasavvur ettiler. Ve bütün bu sevgi mekanlarını yürüme ve bisiklet yollarıyla bağladılar.

Şimdi: ister müteahhit aracılığıyla, ister kooperatifleşme ve ister şahsi gayretle yapılacak yeniden yapılanmaların temelinde bazı ön kararlar ve ilkeler gerekmekte. Sağlık ve çağdaşlık için tüm bina yenileme ve kentsel dönüşüm projelerinde, hangi kararlar bize yön gösterecek? Yapımcıların uyması gereken insanca ve uzmanca koşullar bunlar.
İşte bu koşulları belirlemek için MAY gönüllüleri tarafından Gayrettepe mahallelilerden imza istenmekte. Böylece, bu imza kampanyası ile yapılacak bütün kentsel dönüşüm çalışmalarında arkamızdaki temel desteğin Gayrettepeliler olduğunu söyleyebileceğiz.
Bu çalışmadan çıkması gereken en önemli sonuç kentsel dönüşümün sadece daha güvenli bir kent üretmekle kalmayıp, doğru kentsel tasarım stratejileri ile daha yaşanabilir, daha yeşil bir kent yaratmasının da mümkün olduğu. Bireysel projelerin çevreyi umursamazlığı dengelenir ve rant bu değerlerle birlikte üretilebilirse Gayrettepe bütününde rant da yükselecek, kazanan çevre ve insan olacaktır. İnsanlara güvenin, onlarla çalışın diyoruz. Bu bildiride sunulan süreçte uyguladığımız yöntemi geliştirin. Ve öne çıkan avantajlardan ha gayret bütün mahalleler faydalansın.








6 Yorum
Mehmet Bingöl
Mahalle örgütlenmesi bir toplumun en canlı en dikkate alınması gereken birimleri. Bütün diğer örgütlenmeler buna dayalı esasında. MAY projesinin dayalı olduğu mahalle birimi çok dinamik bir yapıyı işaret ediyor aynı zamanda.
Çalışmayı yapanları tebrik ederim.
serap koç
unutulan ve unutturulmak istenen deprem tehlikesine karşı, yeniden halkın bilinçlenmesi ve kendine göre mahalle yönetimi yaratması fikrini öne çıkardığınız için teşekkür ederim.
Raşit Gökçeli
Düzeyli bir çalışma ile karşı karşıyayız.
Ülkemizde planlama ile uğraşanların ger zaman karşı karşıya bulundukları temel iki sorun olan yerel ölçekte örgütlenmenin kifayetsizliği ile kamusal alanların giderek azalması bu çalışmada deprem sorunsalı baz alınarak mahalle ölçeğinde çözümlenmeye çalışılmış.
Mahalle ölçeğinde katılım sağlanarak, mahalle sakinlerinin aktif katımı ile özgün planlama önerileri geliştirilmeye dikkat gösterilmiş.
“Terraarchitecture”, bunlardan biri. Bu yolla hem kamusal alanlar değerlendirilmeye çalışılmış, hem aşırı yoğunluğun oluşturduğu kullanışsız kullanım alanları “rehabilite edilmeye” çalışılmış.
Ahmet Turan Altıner’in hem öğrencilerini hem mahalle halkını Gayrettepe Projesi etrafında mobilize etmekteki başarısının altını da ayrıca çizmek gerekir.
Kamusal alanları değerlendirmeye, yerel ölçekte katılımı sağlamaya yönelik çabalar eğitim sürecine eklemlenerek ve mahallelinin katılımı ile olumlu bir örnek planlama çalışmasına dönüşmüş.
Emeği geçenleri kutlarım.
Ferda Çetinkoz
Depreme karşı sadece kentin daha kıymetli bölgelerinde çıkarılan afet yasası kolaylığı ile yıkımlar sürüyor. Yerine yeni bina yapmak ekonomik olarak bu bölgelerde mümkün. Ancak asıl depremin vuracağı ve bugün kıymeti artmayan bölgelerde 99 depreminden beri adeta deprem olmasın diye beklenmektedir. Mahallenin afete karşı birlikteliği de eksik. Ancak bu projeler yaygınlaşırsa oalası depreme karşı önlem alınmış olur.
Anonim
Bu proje bir kaç açıdan önemli. Bunlardan birincisi, bir mahallenin kendi kaderine sahip çıkma isteği.
İkincisi bunu gençlerle birlikte yapılaması.
Üçüncüsü bunun sürekli olması..
Dördüncüsü bunun meslek grubu tarafından savunulması ve bir üniversitenin bu düşüncenin arkasında durması. Burada Fatih Belediyesinde birinci Fener Balat PRojesinden tanıdığımız Sn. Doç.Dr.Fikret Evci’ye saygılarımızı sunarız.
Başarılar dileriz. Saygılarımızla.
Fenerliler
Asım Doğan
Bu çalışmayı 99 depreminden hemen sonra başlayan mahalle örgütlenmelerini dikkate alan önemli bir çalışma olarak hatırlıyorum. Sonradan toplumda duyarlılık çöktü. Bu gibi depreme karşı korunma çalışmaları bitti. Daha çok belediyelerin turuncu elbiseli kurtarma ekipleri kurma gösterilerini depremin yıldönümlerinde izledik.
Mahalleli kendi yaşam hakkını savunmazsa ne belediye ne devlet mahalleliye birşey vermiyor. Yaşanan pratikler bunu gösterdi.