Kentlerimizi yaşanılır kılan sokakları, yürüme yolları, parkları ve meydanlarıdır. Binalardan arta kalan kentin bütünüe ait kullanımları ortak olan mekanlar bir anlamda “yaşam üçgenleri” dir.Yaşam kovuklarıdır.
Bu anlamda topluma ait, kamusal mülkiyetin parçalarıdır, herkese aittir. Kente nefes aldıran, düğüm noktası oluşturan,kullanım veren ve tabi kimlik kazandıran bu alanların tasarımı, tasarımı kadar önemli bir dikkat gerektiren ardından gelecek inşa edilmesi süreci yine toplumsal alanının sorunsalıdır.
Bu sorunsalın kapağını aralamak, kamusal mekanların yaratılması başta olmak üzere var olanların yenilenmesi veya dönüştürülmesinin nasıl bir mantıkla ele alındığını gözlemlemeye çalışacağız.
Kamusal alanlar nasıl düzenlenir?
Kamusal alanların düzenlenmesi dendiğinde,yöntemsel olarak bu biçimdeki bir kamu işinin elde edilmesi yöntemi acaba nasıldır? Nasıl bir meydan, bir bulvar, yol, özel bir park, peyzaj alanı,… düzenlenir? Kamu idaresinin sorumluluğunda kalan bu işler kamu idaresi personeli (genellikle belediyeler fen işleri ya da park bahçeler müdürlüğü gibi bölüm ve onların ilgili elemanları…) tarafından mı projelendirilir, uygulama sahasında kontrol edilir, topluma sunulur? Yoksa bir profesyonel hizmet mi alınır?
Diğer yandan kamusal mekanların topluma arzından söz edildiği bir ortamda bu alanların işlevselliği, kalitesi nasıl, kim, kimler tarafından belirlenmektedir? Bu alanların finansmanı her ne kadar kamu idaresi eliyle yapılıyorsa da neticede bütün finansmanın yurttaşların vergileriyle sağlandığı kabul edilirse; burada yurttaş istek ve kararının sürece karışıp karışmadığı sorulabilir. Eğer kamuoyu kararlara dahil edilmiyorsa ya da temsiliyette eksiklikler varsa kentsel kaliteler nasıl belirlenmektedir? O bölge ya da kent parçasında yaşayanların istekleriyle profseyonellerin tasarım sonuçları ve ilgili idarenein beklenti-kapasite-kaynak performansları nasıl dengelenir?
Bu projeler özel bir tasarım nosyonuna sahise eğer, belirli bir meslek grubu ya da branşına yetki verilen, özellikleri olan bir tasarımcı mesleğe mi ait olmalıdır?
Sorular sordukça çoğalıyor belki ama kısaca “esas soruyu” özetleyelim: Kimdir yeşil alanları, meydanları, bulvarları, kentin odak noktalarını tasarlayanlar?
Bütün bu sorular daha da ayrıntılandırılabilir elbette ve sorular çoğaldıkça bir çıkış da bulmak için karşılaştırmalar yapalım istiyoruz. Dünyanın başka yerlerinde nasıl projeler, nasıl uygulamalar yapılıyor görelim, onların proje fikirlerini anlayalım istedik.
Bu yüzden once dünyadan bazı meydan, park gibi projelerin anlatımlarını, tasarımcılarının yapmış oldukları projelere bakışını paylaşarak başlarsak sonra yapacağımız kıyaslamalarda daha fazla yol alabileceğimizi düşünüyoruz.
Ricard Vines Meydanı Projesi (1)
Önce İspanya’dan bir projeyi tasarımcısı EMBT Mimarlık Grubu (Enric Miralles – Benedetta Tagliabue) dan dinleyelim:
“Lleida’nın Seu Vella Katedrali etrafında ve tüm şehrin hakim geniş yeşil açık alanların birinde kent meclisi buranın düzenlenmesini referans noktası olarak seçti Ricard Vines Meydanı için açılan yarışmada tasarımların kentin bu en önemli yerinde bazı niteliklere ve güzelliklere sahip olması gerektiğini düşünerek bu tasarımı bulmayı amaçladılar.
Herşeyiyle tasarlanmış bir kamusal alan.
Teklifimizin odağı müzisyen Ricard Vines’a adanmış bir heykel için bir büyük yeşil açık alan oluşturmaktır. Yaya ile trafiğin birbirine geçtiği bu noktanın ayrıştırılması ve düzenlenmesi elbette önem taşıdı. Kültürel anlamla bir labirent çalıştırmak, derin sembolün yorumlanması. “inth” vakıf sitesi anlamına gelen Yunanca kelime ile kelimenin “labyr” bölümünün kökeni, kaya ve taş ile ilgisini kurmak başlangıç oldu. Etimoloji belirsiz olsa da, yol haritası dans ve koreografi için kullanılan bir alana ulaşmak oldu.
Biz bu dans merkezi özelliğini meydanın çevresinde baharda dans adımları yol göstericiliğnde bir labirentin yoluna çevirdik ve bu yol bir dans pistine sahip bir açık alana ulaşmayı bize önerdi.
Ricard Vines Meydanında insanlar ve trafik çelişkisinde, yayalar kamusal alanda kendilerini özgür hissedecekleri konuma getirildi.
Bizim tasarım fikrimize gore herkes dans gösterimi ile eşlenen yolları takip edecekti. Belki de bu konsepte en yakın referans Barcelona’da önemli bir transit noktasına şehir dışına ve kentin en işlek bölgelerinden birinde bulunanFrancesc Macia Meydanıdır.
Diğer Avrupa şehirlerinin meydanlarında, ünlü sütun üzerinde bir melek tarafından Paris Etoile veya Berlin’in Tiergarten gibi düzenlemeler de muhteşem ve gerçekten çok ünlüdür.
İngiltere’de, Royal Crescent ile banliyösüne mimar john Wood kentin imajını yaymak bu imaja katkıda bulunmak üzere yuvarlak biçimli yeşil alanlarda akış kontrolü en ikonik özelliklerinden birini oluşturmaya girişti. Dairesel alanlar normal olarak kolay erişilebilir değildir ve bu nedenle sürücüler için trafik akışını düzenleyen yöntemlerle bu alanlar doğal dünyanın bir belirti veren, parklar gibi hazırlanır.
Biz Calle Roure dairesel alanı için bir labirent tasarladık. Lleida kent girişinde yeni bir yeşil kapısıdır. Projenin kent için bir daire ve yeni kare oluşturur:
1. Daire tuğla kaplama bantları oluşan bir labirent desenle sona erer.
2. Karayolunda görülebilen düşük bodur ağaçlardan yapılan labirent kare yeşil alanları ikiye böler. Bu yeşil çubuklarla ayrılan alanlardaki çocuk oyun alanları, banklar ve yaya yolları gibi mahaller, boş zaman aktiviteleri düzenlemenize yardımcı olur.
Alanların taş kaplamaları özel yürüme yol bildiren kaplamalar ve ağaç dikimleri ile anlatılırken konut girişlerinde düzenlenen küçük yeşillerle yumuşatılır.
Dairenin bir tarafındaki ışık kaynağı ile güçlendirilen geniş bir heykel kamusal alan ve kolektif bir kimlik işareti olarak sokak konseptini meydana getirir. Kare genelde toplum fikrinin yaşatıldığını, çemberin ortasında kurulu heykel ise burasının şehrin geri kalanından ayıran dönüm noktası olduğunu temsil eder.”
Würth La Rioja Müzesi Bahçeleri (2)
İkinci örneğimiz yine İspanya’dan. Projenin tasarımcıları Dom Arquitectura’dan Pablo Serrano Elorduy’u dinleyelim:
“Ana fikir bu onların, topografik, morfolojik ve topolojik koşullarının değerlendirilmesi ve buradan yeni peyzaj formları getirerek müdahale şekilleri kaynağı oluşturdu. Böylece bu alan düzenlemesi için argümanlar elde edilmiş oldu.
Bu düzensiz çizgiler doğa, dallar, yapraklar, kanallar, çatlaklar, nehirler gibi tamamen doğal ortam ögelerini anımsatır. Bu anlamda doğal olan bu izler sanal bir ızgara gibi görünür ve zemin geometrisi bu ızgaraya yaslanır. Bu yüzden oluşacak perspektif ya da manzara her biri farklı biçimlerde oluşabilir. Sonuç olarak, keyfi bir geometri gibi görünse de bahçe her yerinde kendine göre bir gerekçeyle kendine gore bir denge sağlar.
Bu düzensiz çizgiler, genişleyerek ve yer yer daralarak, iç içe kesiştiği yerlerde topografya ile uyuma girerler. Zemin, beton duvarlar ve bitki örtüsünün durgunluğu içine dağılır. Diğer şeritler dikey ağaçlar, duvarlar dantel geçirgen kabuğu alanları orman zemini şeklinde anımsatmaktadır.”
3.Singapur’da bir kamusal alan düzenlemesi
Üçüncü projeyi ve yeşil alan düzenlemeleri fikrini tasarımcısı Ong & Ong firması yetkililerinden dinleyelim:
“Tasarım büyük ölçüde görünüm ve kullanımı bu açık alan değiştirecek bir kent parkı haline bu açık alanı geliştirerek getirmektir. Kent parkı ve alışveriş merkezinin gelişme birbirini tamamlayacak şekilde yeşil bir halı gibi serilmesi ve ziyaretçilere hoş geldiniz diyen bir çekim alanı olarak düşünülmüştür.
Tamamlanmış kentsel park mahalle için de bir yeşil alan, hava almak için akciğer olarak görev yapacaktır Bu alanların ekolojik ve hem eğlenceli hem de didaktik olarak ele alınması, gençler ve yaşlılar için bir kentsel bir vahaya çevrilmesi, doğal çevrenin öğrenilmesine teşvik etmek için etkinlik göstereceği muhakkaktır.
Sürdürülebilir kaynakların kullanılması ve geri dönüşümlü ahşap bir kompozit malzeme bu projenin bir “eco-kiremit” gibi ekoloji dostu malzemelerle ele alınması zihniyetteki farklılığı özetlemektedir. Kentsel Park Özellikleri:
• Hacimler, mahaller içinde dikilen yerli ağaçlar ile yeşil akciğere çevrildi
• Heykel Sergisi – çevremizin temasının bulunması
• Kelebek Bahçesi ya da daha başka konularla (mesela vahşi yaşam…) bunlardan bilgi sahibi edilen köşeler
• Maze Yaşam – çocuk olabilir gezme nerede ve Bitkiler hakkında bilgi yeşil bahçe
• Çeşme Park – interaktif su oyunu + mekanı ayıran ortak buluşma noktası
• Dikey yeşil duvarlar
• Eko-çatı – vitrin yeşil teknolojiler
• Eko-duvar – ilgili geri dönüşüm, yeniden kullanma… nın çocuklar tarafından ellenmesi, bu bilginin öğrenilmesi
• Ağaç Koruma – hareketi “Bir Bahçe Şehir” anlayışı, tasarım içinde 2 büyük mevcut ağaçların korunması + bütünleşme “
Mount-Royal Park
Bu parkla ilgili kısa bir özet ve yapılan birkaç noktaya değinelim. 1874 yılında Frederick Law Olmsted tarafından tasarlanan Mount-Royal Park yılda beş milyondan fazla ziyaretçisi bulunuyor Bu parkın yenilenmesini yapan Olmsted, duvarları yıkılmış merdivenleri çamurlu yollara inen parkı düzenlemiş.
Parkın kendi şiirselliği içinde bir kottan diğerine inen merdivenler tasarlamış. Olmsted geleneğe uygun olarak dağın kendi özelliklerini yeniden yorumlamış, mevcut trafiği skinleştirip düzenlemiş, yağmur suyu denetimi yapmış ve bazı yer döşemesi kaplamalarında değişimler yaratmış. Ekolojik esaslarla su yönetimi ve orman yönetimi ilkeleri altında tasarımını gerçekleştirmiş.
Bir yer döşemesi ve anlattıkları
Zemin taş kaplamalarında “BARIŞ” kelimesi bir çok dilden kabartma olarak yazılmış …
Çalışmaları sırasında yazılı ünlü john Lennon şarkı anısına “Give Peace a Chance” adlı 1969 Montréal ‘li Yoko Ono ile. sanatçı Linda Covit ve Groupe Kardinal Hardy peyzaj mimarı Marie-Claude Séguin tarafından tasarlanan çalışma yaklaşık 180 kireçtaşı döşemeden yapılmıştır. Burada yazılı kelimeler “barış” tır ve kırk dilde bu kelime kabartma olarak taşlara oyulmuştur.
Bir küçük kasaba meydanı ve hala yapacak şeyler var…
Lang Baumann tarafından Vercorin yol boyamaları

Bir yol boyaması bile ne kadar çok şeyi değiştirebiliyor…
Vercorin, İsviçre küçük bir kayak kasabası, sokakları Lang Baumann tasarımı ile boyandı. Boyalı sokaklarında eski dünyaya karşı güçlü bir yan yana olma fikrinin ifadesi amaçlanmıştır.
Nedir onlarda fazla bizde eksik olan?
Örneklerimizde izlediğimiz kamusal alan düzenlemelerinde, yaratıcılık işin profesyonelleri tarafından yerin, meydanın özelliklerine göre ortaya konmuş görünüyor. Tasarım profesyonel bir alan olarak kabul edilmiş, tasarım mimar, plancı, peyzaj mimarı ve aydınlatma uzmanları gibi aslında bir ekip eliyle yürütülmekte.
Yine örneklerimizde görüldüğü kadarıyla proje elde etme yöntemi ya bir yarışma ya da işini bilen mimar ve tasarımcı gruplara verilmiş.

Bir karşılaştırma yapalım. Her ikisi de merdiven ya da merdivenli yol. Biri bizde, Karaköy meydanında…
Yine bizden bir merdivenli yol manzarası. Tarihi Yüksek Kaldırım’a inen Horoz Sokak merdivenleri…
Projenin yapılması kararı, toplumsal istek, bu konudaki beklentiler ve kentin yaşayanların fikirlerinin alınması gibi proje şeffaflığına dair genelde bir sorun bulunmamasından dolayı değiştirilen kent çevreleri daha kaliteli daha efektif kullanımlarla kente döndürülmektedir.
Bizden bazı örnekler
Şu anda kullanılan bir çok meydan bir çok park ve düzenlenmiş yaya yollarının hepsinin durumu çok kötü demek istemiyor hatta olabilirse olumlu örnekleri de burada anmak istiyoruz.
İzmir Konak Meydanı örneğin, tasarıcısı Ersen Gürsel. Ankara Gençlik Parkı yenilenmesi tasarımcısı Öner Tokcan tasarımla yapılmış kamusal alanlara örnek olarak gösterilebilir.
Bizde düzenleme yapılacak sokak, meydan, park gibi alanların alt yapılarını elektrik, su, gaz, kanalizasyon, telefon,… idarelerine bağlı olması ve bu alt yapı hizmetlerinin koordinasyonunda ve finansmanında sorunlar yaşanması üst yapı sayılan bu düzenlemelerin sağlıklı yapılmasını engellemektedir. Bazen yapılan güzel örnekler bitmesinden itibaren çeşitli alt yapı idareleri tarafından kazılıp bozulmakta, işin üstünün örtülmesi ise kötü bir yamadan öte gitmemektedir. Yeni kaplanmış bir yolun delinmesi ve orada yapılan yamanın zaman içinde çökmesi, düzgünlüğünü yitirmesi hep gündemimizdedir.
Kaynak kullanımı
Kamusal alanların elbette bir maliyeti var. Bir anlamda bu alanların kalitesi oradaki kurumun bilgi, görgü ve kültürünün göstergesi olmasının yanı sıra mali gücünün de göstergesi. Zira yukarıda gösterdiğimiz örnekler gereksiz bir şatafatın bol para harcanmış kamusal alan düzenlemeleri değil ancak tasarım fikriyle başlayan, formları, inşa edilişi, kaplama malzemeleri, kent mobilyaları ve aydınlatmalarıyla sıradan olmayan bir harcamayı gerektiriyor.
Gözlemleyebildiğimiz ve proje bilgileri etiketinden anladığımız kadarıyla düzenleme inşaatı paraları hiç de az değil.
Galiba bu noktalarda yabancılardan ayrıldığımız, bizim kentsel düzenlemelerde sürekli olarak öne sürülen bir “bütçe darlığı” sorunuyla karşı karşıya olduğumuz, daha ‘az parayla’ daha çok iş yapmaya çalışan yerel yönetimlerimizin daha ucuz teknoloji, malzeme ve işçilikle daha az başarılı bir yola düştükleri söylenebilir.
Her yerel yönetimin, şu kadar yol, şu kadar metrekare park,… yaptım açıklamalarında niteliğin sorgulanmaması, biraz aceleyle biraz tasarımsız biraz da dostlar alışverişte görsün mantığı ile sözde “halkın isteğini” yerine getirmek hizmet telaşıyla yaptıklar ‘dar bütçeli’ işlerin aslında ucuz olmadığını birilerinin anlatması gerekir.
Zira başlangıçta ucuz ve sıradan olan düzenlemeler kısa bir süre içinde bozulmaktadır. Örnek İstiklal caddesi düzenlemesi. Birkaç yıl içinde eskimekte, tamirler ve ya zorunlu olarak tekrar bozup yapmaktan dolayı gerçekte toplumun bütçesine hiç de ucuza mal olmamaktadır. Ama söylediğimiz gibi bunun birilerine anlatılması lazım.
Park düzenlemeleri kaynak: Arthitectural.com
Notlar
1. Projenin kimlik bilgileri ise şöyle:
Yer: Lleida, İspanya
Mimar: EMBT | Enric Miralles – Benedetta Tagliabue
Yüzey: 9200 m²
Maliyet: 3.500.000 €
Malzeme: beton, kauçuk, granit taş ve çimen / Bench – ahşap ve metal çerçeve
Projenin bitiş tarihi: Kasım 2010
Client: Lleida City Hall
Işıklar: Inconel – ILUCA
Metalik Yapılar: CALDELSA
Kaldırım: GLS, İspanya, Tezgah (kentsel mobilya) – MAGO
Bahçe: vivero Paraire, İspanya – glauca, İspanya
ortaklarının ana Adı: Benedetta Tagliabue (Mimar)
Baş Mimar: josep Ustrell, Daniel Rosselló
Fotoğrafçılar: Alex Gaultier, Elena Valles
Yarışması: Birincilik Ödülü, Kasım 2007
Ortak: Alessia Bettazzi, Alice Failla.
3D: Giuseppe Maria Fanara.
Ön Project 2007
Baş Mimar: josep Ustrell
Ortak: Alessia Bettazzi, Ivan Grippaldi, jose Manuel López Ujaque
Kent mobilyaları: Mireia Soriano Alfara
3D: Armando Arteaga, Aylin Yonca Montoya
Model: Gabriele Rotelli, Vanessa Tanguy, Barbara Asnaghi Gordillo
Yürütme projesi 2008-2010
Baş Mimar: josep Ustrell, Daniel Rossello
Ortak: Ivan Grippaldi, jose Manuel López Ujaque, Susana işletim sistemleri Lana, Verena Vogler, Silvia Cama, Georgina Monica Lalli,
2. Proje kimliğine yine göz atalım:
Yer: Agoncillo, Logroño, La Rioja, İspanya
Mimar: Dom Arquitectura – Pablo Serrano Elorduy
Tasarımcı: Blanca Elorduy
Ortak: Ingeniería Torrella
Riggers: joaquín Sierra, Pablo Devalle.
Aydınlatma: Cromm
Organizatörü: Würth España SA
Yüzey: 11,280 m2
ONG ve ONG | Şehir Meydanı Kentsel Park
3. Proje kimliği:
Ödüller: Yapılı Çevre için BCA Evrensel Tasarım Ödülü – Altın, 2010
Peyzaj Mimarı: Ong & Ong Ticaret A.Ş.
Proje Adı: Kent Meydanı Kentsel Park
Yer: 17 Kitchener Road, Singapur
Tamamlama: 2009
Client: Gelişmeler Limited Şehir
Gerçekleşme: Aralık 2009
Kullanımı: Kentsel Park Geliştirme Projesi
Site Alanı: 7100m2 (Seviye 1), 2350m2 (Seviye 6)
Yapısal ve Sivil: Meinhardt (S) Pte Ltd
Peyzaj Yüklenici: Manzara Ticaret A.Ş. Scenic
Mekanik ve Elektrik: Parsons Brinckerhoff Consultants Ltd Pte
Miktar Surveyor: Davis Langdon & Seah (S) Pte Ltd
Kara Surveyor: Kim Kayıtlı Surveyor Tuck Tang
Kardinal Hardy | Peel Girişi – Royal Park Mount



















8 Yorum
Hayati Binler
Avrupa’nın kendisine yaptığı meydanların aslında bizim geleneğimizle herhangi bir alakası yok. Bizim şehircilik geleneğimizde mahallenin çekirdeğini külliye, onun da merkezini cami oluşturur. Bizim meydanlarımız, halkın gününü geçirdiği yerler camilerin avluları ile dış avlu yahut muhavvata veyahut ziyade denilen yerlerdir. Bunlar dışında mahalledeki çınar ağacını havi küçük mahalle meydanı vardır. Bizim bu anlatılan dışındaki tek sportif ve Avrupai meydanımız Sultanahmet Meydanıdır.
Bizdeki Avrupai anlamdaki meydanlaşma Tanzimat ile birlikte başlar. Saat kulelerini de ihtiva eden meydanlar şehirciliğimize yavaşça girmeye başlamıştır.
Avrupa’da eski kent dokuları aynen korunur. Yeni şehirler eskinin üzerine gelmez. Mesela Floransa’da sadece yapılar korunmakla kalmaz. Ayağınızı bastığınız yol ve kaldırım taşları üç yüz yıllıktır. Bizde yapılan en büyük hata ise eski şehirleri yok ederek yeni ve yüksek binalar yapmak, yani rantı eski şehir dokusunu yok ederek elde etmektir. Bu anlayış taklidiyle övündüğümüz Avrupa’nın anlayışı değil, bize özgü tabir caizzse talan modelidir. Bu talancı anlayışın sıkıntılarını hâlâ çekiyoruz.
Tamamen yeni yerlerde ise metindeki sözü edilen şekilde “modern” meydanlar yapılıp yapılmayacağı ise ayrı bir tartışmanın konusudur. Vahşi kapitalizmin boyunduruğu altındaki şehirler ise sükunetten uzak, gürültüye ve sıkıntıya maruz yerlerdir.
Alaettin Demircioğlu
Sorun şurada;
Akıl,doğruluk,ve bir tasarımcı (Mimar)
Burada bunlara ihtiyaç var.
“Ekmeği öğrendim.
Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini.
Sonra da ekmeği hakça üleşmenin bolca üretmek kadar
önemli olduğunu öğrendim.” ((HZ.MEVLANA ))
Osman Çoban
Ben bugünlerde tasarım ürünü olan bir yol, meydan, kamu alanı falan göremiyorum. Yapılanların mimarı-tasarımcısı kim o dahi belli değil. Açılışlarını belediye başkanları yapıyor, teknik özelliklerini ve faydalarını belediye başkanları dile getiriyor. Bence bir kalem kağıt verelim sayın başkanlar çizsinler akıllarından geçeni derim. Bu iş oralara kadar gitti yani.
Yilmaz Duzguner
Birde dunyaca unlu belediye baskanimizin kamu kesesinden odemeler yaptigi asvalt danismanlari vardi, sonuc ortada. Sadece kaldirim ve yol kaplamasinin kalitesi sorunu ile degil kent butununde kamusal alanlar ile ilgili yagmalamanin bir parcasi olarak belediyeler ve kent kulturune tamamen yabanci , kent bilinci olusmasi yuz yillar alacak hemsehrilerimizin daha cok cozulmesi gereken sorunlar arasinda iki arada bir derede kalacagi kanisindayim. Saygilarimla
Yilmaz Duzguner Y.Mimar.
necmi yazgan
Önce kamu alanı yani meydan fikrinde bu toplumun birleşmesi lazım. Halk meydanlaştırılan her yeri kullanıyor ama yönetici zümre meydan düzenlemeyi hala öğrenemedi. Sanki meydan kullanımı bizde olmazmış, bize yasakmış gibi. Yapılanlar ise utangaç şeyler. Çoğu sadece resmi törenlere göre düzenleniyor. Yukarıdaki örneklere bakıyorum da böyle hakiakten vatandaşın dinlenmesi ve yaşaması için bu kadar zevkli yapılan bu kadar özenilip kaliteli inşaa edilen kaç meydanımız var gerçekten?
Peki niye? Bu tuhaflığın halledilmesi lazım. Proje elde etmekten başlatmışsıznız sorulamanızı fakat onun öncesinde zihniyetten bşalam gerekir oysa.
gültekin kırbaş
İstiklal caddesinde yeniden bir tadilat mı olacak şimdi? Üstelik renkli asfalt… Ne yapacaklarını şaşırdılar sanırım. Bir de müteaahitlere para kazandırmya çalışıyorlar dendiğinde kızıyorlar. Bu ne o zaman?
okan canik
ne parklar ve yollar ne de meydanların sizin burada anlattığınız mimari tasarıma ve onun sağlıklı sürecine dayandığını sanmıyorum. hep bir yerlerde birşeylerde eksiklikler yapılıyor. sonuç ta ortada zaten.
sercan öztürk
İstiklal Caddesini beş sene önce Çin granitleriyle döşeyip başarısız yapıştırma ile daha ilk ayda her taraf bıngıl bıngıl oynayınca devletlü belediye başkanımız Topbaş tarafından müteahhitlere kafi miktarda fırça ve azar çekilip taşlar yerinden söktürülüp parke görünümü verilen üzeri çizilmiş aynı granitin düz renklisiyle tekrardan yaptırılan bu cadde beş yılda iflas etti. Artık doğru düzgün taş yapıştıramayan,dünyanın başkentlerindeki küp taş parke uygulamasını beceremeyeceği sanısı ve korkusuna kapılıp, bu belediyelerimiz anladığımız kadarıyla çözümü asfalt kaplayıp onun üstüne baskı yapmakta görüyor. Bakın beş yıl içinde bu asfalt ile yine gümleyecekler.
Sizin yukarıdaki tanıttığınız projelerle bizdeki kamu alanı projelerinin yapılmasının alakası yok. Hiç bir şeyi ile benzemiyor.