Arif Atılgan
1903 yılında jimnastik kulübü olarak kurulan Beşiktaş, 1910 yılında faaliyet gösterdiği branşlara takımın ilk kaptanı ve teknik direktörü olan Şeref Beyin (Ahmet Şerafettin Bey) gayretleri ile futbol şubesini de eklemiştir. Beşiktaş o tarihlerde maçlarını Kadıköy’deki Fenerbahçe’ye ait sayılan Union Club stadında oynamaktadır.1910 lu yıllarda Balkan Savaşı (1912-1913) ve ardından 1. Dünya Savaşı (1914-1918) çıktığında yönetici ve sporcuların savaşa katılmaları sebebi ile kulübün dağıldığı görülmektedir.
Savaş sonrasında, Şeref Beyin tekrar oluşturduğu Beşiktaş takımı uzun süre maçlarını Union Club stadında oynar. Beşiktaş, 1921 yılında Taksim Kışlasının yerinde kurulan Taksim Stadını Galatasaray ile birlikte kullanmaya başlar.
1930 lu yıllarda Beşiktaş kendine stat arayışlarına girer.20 Ocak 1910 tarihinde yanan Çırağan Sarayının bahçesi yangın sonrası bakımsız bir durumdadır. 1932 yılında Şeref Bey bu alanı Beşiktaş’a stat olarak kazandırmak için çalışmalara başlar. O yıllarda tek partili rejimin güçlü isimlerinden biri olan, BjK fahri Başkanı Recep Peker’in hükümet nezdinde girişimleri ile alan Milli Emlakten kiralanır. Bu arada kansere yakalanan Şeref Bey hastalığına rağmen stat için defalarca Ankara’ya gidip gelmek dâhil, bu konudaki çalışmalarına devam eder. 11 Ocak 1933 tarihinde temeli atılarak başlatılan çalışmalara sporcularda katılır ve 110/75MT ölçüsündeki sahası ile stat açılır. Ancak Şeref Bey bu günleri göremez. Stada onun anısına Şeref Stadı adı verilir. Beşiktaş, İnönü Stadı açılıncaya kadar resmi maçlarını Şeref Stadında oynar.
Taksim Stadı yıkılıp, 1940 yılında yerine park yapılınca İstanbul’a yeni bir stat yapılması çalışmaları başlatılır. Stadyum mimarı olarak tanınan Paolo Vietti Violi isimli İtalyan mimar İstanbul’a davet edilir. Mimar Fazıl Aysu ve mimar Şinasi Şahingiray ile birlikte Dolmabahçe Sarayının eski has ahırlarının bulunduğu alana proje hazırlatılır. Burada İstanbul’un ilk Tiyatro Binası da bulunmaktadır. 1859 yılında Abdülmecid tarafından yapılmış olan Dolmabahçe Saray Tiyatrosu daha önce yıkılmıştır. 19 Mayıs 1939 tarihinde temel atılır. Ancak 2. Dünya Savaşının (1939-1945) çıkması dolayısıyla çalışmalara ara verilir. 19 Mayıs 1943 tarihinde tekrar temel atılarak inşaata başlanır. Harap durumda olan Has Ahırlar tarafında kolay hafriyat yapılır. Gazhane tarafında sorun olduğu için stadın o bölümü inşa edilmez, o tarafa yüksek duvar inşa edilir. 16.000 kişilik olan stada o zamanki Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün adı verilir. İnönü Stadı 5.000.000TL ye mal olmuştur. 27 Kasım 1947 tarihinde İstanbul’un Valisi ve Belediye Başkanı olan Lütfü Kırdar tarafından açılışı yapılır. Açılışta numaralı, kapalı ve eski açık tribünler vardır ve onlar da henüz tamamlanamamışlardır. İnönü Stadında yerli yabancı bütün maçlar oynanır. Beşiktaş da artık diğerleri gibi maçlarını İnönü stadında oynamaya başlar. Bu tarihten sonra Şeref Stadı, 1987 yılında Çırağan Sarayı otele dönüşünceye kadar Beşiktaş takımı tarafından antrenman sahası olarak kullanılır.
1939 Yılında Dolmabahçe Saray Tiyatrosu Sağda, Sarayın Has Ahırları Solda
1940 Yılında Saray Tiyatrosu Yok
İnönü Stadında ilk maç Beşiktaş ile İsveç’in AIK Solna takımı arasında oynanır ve maçı Beşiktaş 3-2 kaybeder. Ancak stattaki ilk golü yıllar sonra Beşiktaş’a efsane başkan olacak olan Süleyman Seba atar.
İnönü Stadının Dolmabahçe’ye bakan cephesindeki büyük demir kapının iki yanındaki duvara gömülecek tunç rölyefler yapılamamıştır. Ayrıca yine bu tribünün iki yanındaki kulelerin üzerine konulması gereken disk ve cirit atan sporcu heykelleri de konulamamıştır.
Eski Açık Tribünün İki Kulesi Ve Ortadaki Demir Kapısı
1950 li yıllarda futbol popülerleştikçe stadı büyütme ihtiyacı doğar. Önce numaralı tribünün sol yanına 5.000 kişilik ek yapılır, daha sonra Gazhane tarafındaki kale arkasına 15.000 kişilik açık tribün inşa edilir. Stat ayakta 40.000 kişilik olmuştur. Ancak bu sayıya numaralı ve kapalı tribünün en altındaki duhuliye bölümü dâhil midir bilinememektedir. Duhuliye bölümünde saha seviyesinin altında ayakta duruluyor, maç oyuncuların ayakları hizasından seyredilebiliniyordu. En ucuz bölüm olan duhuliyeye 1990 lı yıllardan sonra seyirci alınmıyor, artık orayı görevliler ve oynamayan oyuncular kullanıyordu.
Dünyanın en iyi manzaralı statlarından biri olarak gösterilen İnönü Stadında cumartesi pazar günleri iki maç üst üste haftada dört maç oynanırdı. 1980 li yıllarda Fenerbahçe’nin kendi stadı inşa edildikten sonra Galatasaray Ali Sami Yende, Beşiktaş İnönü Stadında maçlarını oynamaya başlamıştı.
Burada ilk gece maçı 28 Mart 1962 tarihinde oynanır. Ancak oyuncuların gözünü kamaştıran ışıklandırma sorunlu ve yetersizdir. Kameralı ilk TV naklen yayını 1 Mayıs 1966 tarihinde FB-BjK maçında yapılmıştır. Aslında ilk TV yayını 12 Kasım 1961 tarihinde İTÜ TV sinin Taşkışla Binasının damından yaptığı Türkiye-Rusya maçındaki yayındır. Bu yayında maç anlatımı ise radyodan naklen yayın yapan Halit Kıvanç’ın sesi ile kendisinden habersiz olarak yapılmıştır. Stadın isimleri dönemin iktidarlarına göre değişmiştir. 1950 lerde Mithat Paşa, 1973 de tekrar İnönü olmuş ancak arada Dolmabahçe Stadı olarak da bilinmiştir. Stat futbolun dışında birçok alanda kullanılmıştır. Bunlar: 1956 Dünya Güreş Şampiyonası, 1959 Avrupa Basketbol Şampiyonası, 1959 Uluslararası Binicilik Yarışması, Avrupa Profesyonel Boks Şampiyonluğu, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı Törenleri, ayrıca ünlü yerli ve yabancı yıldızların müzik konserleri olmaktadır.
İnönü stadı 1998 yılında 49 yıllığına Beşiktaş’a kiralanmıştır. Adı BjK İnönü Stadı olmuştur.
2003-2004 sezonunda saha zemini indirilmiş, atletizm pisti kaldırılmış ve stat 32.086 koltuklu hale getirilmiştir. Bu arada yeni açık tribünün üzeri de çelik konstrüksiyon ile kapatılmış, stat içersinde BjK TV ye yer verilmiş, WC büfeler yenilenmiştir.
2010 yılında Fİ-YAPI ile kulüp arasında sponsorluk anlaşması yapılmıştır. Bu anlaşmaya göre 1 Ekim 2010 ile 15 Eylül 2012 tarihleri arasında stadın ismi Fİ-YAPI İnönü Stadı olacaktır. Ancak bu anlaşma 30 Aralık 2011 tarihinde Fİ-YAPI tarafından feshedilmiştir.
1960 lı yıllarda lisanslı futbolculara bütün maçlara bedava girebilmelerini sağlayan serbest giriş kartı verilmekte idi. İnönü Stadının deniz tarafındaki eski açık tribünü serbest giriş kartlıların girdikleri tribündü. Bu sebepten eski açık tribünde sadece oynanan maçın taraftarı değil her takımın taraftarı bulunurdu. Dolayısıyla bu tribünün seyircisinin diğerlerinden daha bilinçli oldukları bilinir. Benim de serbest giriş kartım vardı. Devamlı o tribünde maç seyrettiğim için oranın ortamını ve keyfini çok severdim. Orada semtimiz Yeldeğirmenlilerin de gelip maç seyrettiği kısım kapalı tribünün yanındaki kısmın üst katı idi. Randevulaşmadan orada bütün semt toplanabilirdik. Semtimizden Konyalı Ahmet lakabıyla bilinen Ahmet Ağbi yapılı olduğu kadar gür sesli bir kişi idi ve tribünden sahadaki futbolculara bağırarak fırça atmayı severdi. Ahmet Ağbi dışarıdan tanıdığını sandığım Fenerbahçe Kalecisine gür sesi ile diğerlerinden biraz fazla “uyarılarda” bulunmayı kendine hak görüyordu. Bir gün bu “uyarılardan” Fenerbahçe Kalecisinin konsantrasyonu o kadar bozulmuştu ki tribüne dönmüş ve O’na elleri ile işaret ederek ‘yeter’ demek zorunda kalmıştı.
2013 yılında stadı 42000 kişilik olarak yeniden inşa etmek için inşaata başlanacağı ifade edilmektedir. Ancak stat yıkılıp eski has ahırların altındaki havalandırma tünelleri ortaya çıkarsa UNESCO nun buraya hiçbir inşaat yaptırmayabileceği de söylenmekte, tartışılmaktadır. Ancak bana göre stadın altında herhangi bir tünel bulunmamaktadır. Eski haritalara dikkatli bakıldığında, Harbiye’den aşağıya inen vadideki derenin Kadırgalar Caddesinden denize kadar zeminin altından devam ettiği görülmektedir. Sanırım dere bu bölümde tonoz içersine alınmış ve tünel olarak da bu tonoz akıllarda kalmıştır. Ayrıca stadın tamamen denizden dolan alanda kaldığı da tespit edilebilmektedir. Eğer bir tartışma yapılacaksa o tartışma zemin ve şehircilik konularında olmalıdır.
Üzerindeki çelik konstrüksiyonu ile yeni açık tribün hariç, stadın mimarisini beğenirim. Dolmabahçe Meydanı tarafındaki eski açık tribünde yapılması düşünülüp yapılmayan rölyefler ve heykeller de olsaydı stat daha güzel olurdu sanırım.
Haddim değil ama kulübün tarihine baktığımda Beşiktaş’ın stadının adının Şeref Stadı olması gerektiğini düşünüyorum.






10 Yorum
B.RAHMİ EKİZ
Arif abi,aydınlatıcı tarihi bilgileriniz için çok teşekkür ediyorum.Meslektaş olarak İnönü Stadı yenilenmesi gerektiği sağlamlık acısından şarttır,maç esnasında olası bir depremde ayakta kalması zor görünmektedir.Bence kanumu itibarıyla Dünyanın en manzaralı stadlarından biri olaçaktır.Maç dağılımların da biraz trafik sıkışıklığına neden olaçaktır,fakat diğer 2 büyük kulubümüzün de maç sonlarında trafik sorunu buradan az değildir.Bu kadar çalışma sonun da kamu ya açık bir güzel stad yapılmalı,yoksa turizm bölgesi ilan edilip gökkafes ve swiss otel in üçlemesi bir ucube kondururlar…..
mithat kor
İnönü stadı yapılırken orada var olan saray ahırları gibi tarihi yerlerin yıkılmasına karşı çıkan olmamış mı?
şemsettin Sami
Tüm deyişleriniz güzel de, olaya bir de şehircilik yönünden bakılması gerekmaz mi ?? Artık bu nüfuslu bu şehirde, tüm yolların kesişip geçtiği bir yerde bir staumun olması acaba ne derece doğrudur. Stadiyum yıkılıp yapılsa veya yenilense de artık orada olmaması gerekir.
Bu gibi topluca gelinip-gidilen yerlerin şehrin biraz daha uzağında, ulaşımı genellikle raylı sistemle sağlanan ve de daha çağdaş bir yapıda olması istenemez mi???
Aacaba kaçınız-kaçımız bir maç dağılımında o bölgeden bir otobüs içinde geçme ŞANSSIZLIĞI ile yüz yüze geldiniz ve içinizden değişik düşünceler geçirmediniz ????
Stadyumun şu andaki dış yüzü bir çirkinlik abidesi; abuk sabuk yazılar “futbol sen bizim her şeyimizsin” !!, telefon şirketlerinin reklamları, her yer tamamen doldurulmuş. Bu bir medeni görüntümü dür??? Her şey para veya getiri olmuş.
Bu görüşler de irdelenmelidir diye düşünüyor; kimlerin hışmına uğrayacağımı da biliyorum…
Mehmet Erden
İnönü stadı yıkılmaktan kurtuldu bir yerde. Ama şu anki konumu da o kadar iyi değil. Restorasyon ve ona yakışan hoş bir eklenti mimari tasarım konusu olarak işlenebilir esasında.
DOĞAN ÖZBAŞ
Cumhuriyet döneminde yapılmış ilk büyük stadımız, İstanbul ile kaynaşmış bir yapı. Yıkılarak yok edilen bir dönem. Bu yazın çok teşekkürler, sevgiler Arif’ciğim
Gökhan Aydın
Arif abi, bu doyurucu çalışma için teşekkür ederim. Ellerinize sağlık. Sayenizde şehir hafızamız canlı kalıyor. Ne yazık ki rant uğruna bir eski eser daha tarihe gömülecek. İnşallah yerine yapılacak yapı güzel bir tasarım olur da acımız biraz hafifler. Sevgiler.
Arif Atılgan
Sevgili dostlar, aşağıda 4.ve 9. paragraflardan alıntılar var:
16.000 kişilik olan stada o zamanki Cumhurbaşkanı İsmet İnönünün adı verilir. İnönü Stadı 5.000.000TL ye mal olmuştur. 27 Kasım 1947 tarihinde İstanbulun Valisi ve Belediye Başkanı olan Lütfü Kırdar tarafından açılışı yapılır.
Stadın isimleri dönemin iktidarlarına göre değişmiştir. 1950 lerde Mithat Paşa, 1973 de tekrar İnönü olmuş ancak arada Dolmabahçe Stadı olarak da bilinmiştir.
İlginize Teşekkürler.
Lalehan
nefis yazı için ben de teşekkür ediyorum.
yukarıda İnönü- Mithatpaşa isimleri üzerinde bir tartışma var.
kısacık baktığımda bulduğum şudur: “Dolmabahçe’de 1947’de inşa edilen İnönü Stadyumu 1951’de Demokrat Parti hükümetince Mithatpaşa Stadyumu olarak adlandırılmış, ancak 1973’te İnönü Stadyumu adı iade edilmiştir.”
tartışmacıların söylediği de bir bakıma doğrudur, bir dönem adı Mithatpaşa olarak değiştirilmiş. asıl ismi İnönü stadı olmuş sayın Atılgan’ın yazdığı gibi.
saygılar.
necmi yazgan
Arif bey araştırmacı-mimar yazar olarak üretimlerinizi dikkatle izliyorum, sağolun.
Bir hususu dikkatinize getirmek istiyorum. Yukarıda yorum yapan Remzi bey de bahsetmiş, stadın adı önceleri Mithatpaşa idi. Siz “zamanın cumhurbaşkanı İnönü açtığı için İnönü Stadı ismi verildi diye yazmışsınız fakat bence burada bir hata var. İnönü 73 de öldükten sonra stada İnönü ismi verildi. Orhan Ayhan maç anlatırken yıllarca “Mithatpaşa stadına hoşgeldiniz diye ” bu ismi hatırlattı durdu. Siz araştırdığınızda bunu tespit edeceksiniz mutlaka.
remzi gülen
Bugünkü adıyla İnönü stadının benim bildiğim eski ismi Mithatpaşa idi. Beşiktaş’a verilmesi çok daha yeni bir zamana denk gelir. Eskiden FB, GS ve BJK ve hatta Vefa hep bu stadta oynarlardı. Saha yoğun maç programından bir tarla gibi olurdu kış aylarında.
Bugünün BJK li bir çok mimar var. Arif Atılgan bey hangi takımı tutuyor bilmiyorum fakat o bu işi araştırmış. Şerf beyi isminden dolayı BJK ye ait bir isim olacaksa tıpkı A. Smi Yen gibi bu stada Şeref beyin isminin daha yakışacağını söylüyor.
Araştırma ve hepimizi bilgilendirmenizden dolayı teşekkür ederim.