Görmek inanmak mıdır? Son teknoloji ile günümüzde 3 boyutlu grafiti sanatçıları, 3 boyutlu duvar ressamları, bilgisayar dehası sanatçılar, tasarımcılar ve mimarlar, hayal edilebilen her şeyin gerçekleştirilebileceğini kanıtlıyorlar. Web Urbanist sitesinin hazırladığı bu mimari optik illüzyonlar, gözü yanıltmak, aklı memnun, ruhu ise tatmin etmek için hazırlanmış…

Felice Varini gibi sanatçılar büyük düşünmeyi severler ve büyük ya da daha küçük alanlarda azıcık malzemeyle (örneğin biraz boya) ne kadar büyük bir iş yapılabileceğini kanıtlamaya çalışırlar.



Panya Clark Espinal de Varini gibi dikkat çekmek ve eğlendirmek için perspektifi kullananlardan. Espinal eserini Toronto’nun Sheppard metro ağının Bayview istasyonunda sergiliyor.


Avrupa’da yıllardır uygulanan sokak sanatı son zamanlarda daha da yükselişe geçti. Manfred Stader ve Edgar Muller ise bu tarzın en tanınan isimleri. Her yıl Kanada’da düzenlenen Moose jaw Prairie Arts Festival kapsamında hazırladıkları tasarımlardan bazıları…



julian Beever ise, tuvali kaldırım ya da bir iki duvar olan Avrupalı sokak ressamlarından biri. Aşağıdaki ilk eserde, bira şişesinin kapağında oturan adamın boyutları eser hakkında daha net bir fikir sahibi olmanıza yardımcı olacaktır…


Aşağıdaki resim ise Kurt Wenner’ın Londra’da Waterloo İstasyonu’nda yaptığı bir çalışmayı gösteriyor. Wennr hem yatay hem de dikey çizgileri öyle ustaca kullanıyor ki, biri resmin belirli bir yerine oturduğunda resmin gerçek dışılığı ortadan kalkıyor…


Diğer bir illüzyon biçimi ise Tromoe L’oeil (gözü yanıltmak) olarak bilinen ve justen Ladda’nın 1981’de ilk kez uyguladığı, bilgisayar hilesiyle Bronx’taki bir sinemada misafirlerin üzerine gelen taş adamın atlamak üzereymiş gibi hissedildiği bir teknik…

Texas’taki Marriott Solana otelinin balo salonunda kullanılan halı ise, sadece bir halının bile optik bir illüzyon yaratmada ne kadar etkili olabileceğinin kanıtı.

Fransız sürrealist Magritte’nin bu çalışması ise sürekli su akmasını sağlayan sihirli çeşmeyi gösteriyor…

Kanada Montreal’deki Pointe-Saint-Charles köprüsünde bulunan bu illüzyon ise, eski bir Road Runner çizgi filminden çıkıp gelmiş gibi görünüyor… Resmin gerçekçiliğini, belediyenin önüne koyduğu uyarı işaretiyle de görebiliyoruz.


İtalya’nın Milano kentinde Via Padova isimli bir caddenin ortasında hem çok hoş hem de oldukça kullanışlı bir optik illüzyon mevcut. İki farklı gözlem noktasından bakıldığında bu sarı barlar, bir bisiklet şeklini alıyor.


juan Muñoz’un “Wasteland” isimli bu enteraktif eseri ise, bakanın aklında soru işareti yaratıyor. Odanın diğer ucundaki bronz heykel acaba bir mahkumu mu yoksa hükümdarı mı temsil ediyor? Zemin gerçekten blokların birbirinin içine geçmesiyle mi oluşmuş yoksa sadece o şekilde gözükmesi mi sağlanmış?

Kaynak: Web Urbanist



3 Yorum
edanu
süpeer!
yarma gül
süper olmuş harikulade şeyler bunlar bu resimleri yapan sanatçıyı tebrik ediyorum.başarılar
gülübik
harika sanki gerçek gibi olmuş bayıldım süper sahiden.