Raşit Gökçeli
(Bu yazı haberajans.com da yayınlanmıştır.)
Zenginleştirilmiş Gerçekçilik ne ?
Eren Baydemir’ in açıklamalarına göz atalım:
“Augmented Reality birkaç yıldır gündemde olan bir konu. Bu konsept, gerçek dünya ile sayısal verilerin, çoğu zaman kamera ile çekilen bir görüntünün üzerinde birleştirilmesi konusunu içeriyor. Henüz kabul görmüş bir Türkçe karşılığı yok fakat “Zenginleştirilmiş Gerçeklik” Augmented Reality kavramını tam olarak karşılıyor bence. Zira tüm olay, gerçek dünyanın, bilgisayarlardan gelen bilgilerle ve görüntülerle zenginleştirilmesi, daha faydalı ve işlevsel hale getirilmesi.
Zenginleştirilmiş Gerçeklik aslında yeni bir şey değil. Bazı video konferans yazılımları yıllardır buna benzer uygulamalar içeriyor.

Örneğin web cam görüşmelerinde gerçek görüntünüzün üzerine yeni bir şapka ya da farklı aksesuarlar eklemeniz mümkün.”(1)
Gerçek bir görüntü üzerine bilgisayar tarafından oluşturulan şapka, gözlük ve puro görüntüsü
Mete Ercan Pakdil ise “Ronald Azuma tarafından 1997 yılında ilk kez ortaya atılan bu terim, Azuma’nın tanımına göre; gerçek ve sanal dünyayı 3 boyutlu ortamda gerçek zamanlı olarak bir araya getirilmesidir.” Pakdil, “Çevremizdeki mekanlar hakkında bilgi edinmek, o mekanlara nasıl ulaşabileceğimizi öğrenmek hatta gitmeden önce o mekan hakkında bilgi almak” için de bu teknoljinin
Kullanıldığını belirtiyor.(2)

AG tekniği ile gerçek bir kent parçasının sanal öğelerle donatılmış hali
Beyoğlu İmar Planı ve getirdiklerini kamuoyuna anlatabilmek için AG augmented reality -zenginleştirilmiş gerçekçilik tekniği kullanılamaz mı ?
Beyoğlu İmar Planını bölgedeki halka danışmadan, oradaki semt derneklerinin görüşlerini almaksızın ve şehir plancıları ile mimarlar ve onların meslek örgütlerini tamamen by pass ederek oluşturulan bu plan neler içermekte ?
Beyoğlu Sivil Toplum Kuruluşları Platformunu oluşturan Ayaspaşa Güzelleştirme ve Koruma Derneği, Beyoğlu Güzelleştirme ve Koruma Derneği, Cihangir Güzelleştirme Derneği, Piyalepaşa Mahalle Gençliği ve Sosyal Gelişim Derneği, Beyoğlu Eğlence İşyeri Sahipleri Derneği, “Bu Planda biz Yokuz !”, ‘Beyoğlu Koruma Planı’ Beyoğlu Halkının İhtiyaçlarını, beklentilerini karşılamıyor başlığı altında bir bildiri yayınlayarak, plan ile ilgili çekincelerini kamuoyu ile paylaştılar.

Söz konusu STK’lara göre “plan gelişmeyi kalkınmayı insan temelinde ele almıyor “ sadece “kent dokusundaki yapılaşma dışı alanları yalnızca imara açılması gereken boşluklar olarak ele alıyor.” “Kamusal açık alanların yeni fikirlerle, kullanım biçimleri ile kente değer kazandırmasını değil, taklit binalarla dolmasını hedefliyor.”
STK açıklaması, “nasıl Beyoğlu’nda yaşayan insanların katılımı olmaksızın belirlenen emlak vergileri rayiç bedelleri bazı yerlerde 40 kat arttırdıysa, bugün katılım olmadan hazırlanan planlar da Beyoğlu’nda yaşayan insanların gelecekte çevrelerinin bozulmasına, semtlerini terk etmelerine yol açabilecek nitelikte” saptamasını getirmekte.
STK’lara göre bu plan “Beyoğlu gibi bir merkezi bütünlüklü bir yaklaşımla ele almıyor.” “… Bu planda semte hayat verecek en dinamik, en canlı bölgeler kapsam dışı bırakılıyor…”, “Sahil şeridi, Galata Kulesi çevresi, Perşembe Pazarı, Salı Pazarı, Tarlabaşı, Emek Sineması’nın çevresi gibi bölgeler, ‘Yenileme Alanı’, İhya kararları’, Turizm Alanı’ gibi çerçevelere konularak” planlamada aranması gereken “tarihi konut dokusunun iyileştirilmesi, gelir getirmesi hedeflenen faaliyetlerin birbirleriyle ilişkilendirilmesi” boyutları tamamen ıskalanmakta.
“Sıkıştırılmış yaşamlar arasında toprak ve su dengesi” nin yok edileceği belirtilen raporda “Herkes arabasını koyacak bir yer bulacak ama gidecek bir parkı olamayacak” çarpıcı saptaması yapılmakta.
Açıklama örnekleri ile birlikte planın getireceği olumsuzlukları örnekleri ile birlikte ve şematik bir sunum içerisinde ele almakta.
Yok edilen ya da işlev değiştirilerek kamu kullanımına kapatılan tarihi bahçeler Roma Ege bahçeleri) , gereksiz cami yapımları, olur olmadık alanlarda oluşturacak kat otoparkları, Tarihi binalara verilen ekstra yoğunluk getirici emsal kararları STK açıklamasında yer almakta.
Kanımca “zenginleştirilmiş gerçeklik” tekniği ile tek tek oluşacak alanların plan uygulamasından sonra alacakları durumu gösterir resimleri ile kamuoyuna açıklandığında insanlar kendilerini bekleyen tehlikeleri ve olumsuzlukları daha da somut bir şekilde fark edebileceklerdir.
AG zenginleştirilmiş gerçeklik tekniği sadece ticaret ve sermayenin değil geniş halk katmanlarının da emrine girebilir.
Kim bilir belki yarın. Belki de…



3 Yorum
emin gümüş
değişimlere karşı halkın, mahallelinin hazırlığı da o kadar tam değil ama. bu mahallede bir şey yapılacaksa bize sorulsun deniyor fakat soruya cevap olmuyor genellikle. sadece bize sorulmadı yahut yeterince fikrimiz alınmadı diye şikayetlerde bulunuluyor. buna da alışyık artık.
fatma demirel
kente ait olanlara daha çok yaşayanların dahil edilmesi geleneğini sulandırıp arkalarına bir sürü dernek sivil toplum temsilcisi dizerek gösterenler maksada ulaşmak yerine arkadan dolaşmayı tercih ediyorlar çoğu zaman. her yönetimin bir sivil toplumu şimdilerde türedi. yağdanlık gibi sanki.
Firdevs Uzun
Bütün mesele gelip demokrasinin yereldeki icrasına bu manada yerel yönetimlerin demokrasi tecrübesi ve yatkınlığına dayanıyor. Sistemi farklı bişr yerden keserek engelleri aşabilecek başka bir starteji ve zorlama ise bir türlü gerçekleştirilemiyor.