İmar Planı: Tılsımlı değnek

5 Dakika Okuma Süresi


Süleyman BOZ

Geçen yıllarda bu köşede “Plan yapmak ciddi iştir” diye yazmıştık. İmar planı yapma yetkisi Belediye Meclisleri , İl Genel Meclisleri, TOKİ, Şehircilik ve Çevre Bakanlığına verilmiş.

İmar planları ile siz bir kişinin ya da kurumun hayatını –idamesini- karartabilirsiniz de o kişi ya da kurumu “Abad” edebilirsiniz de. Şimdi “Bu nasıl oluyor?” sorularınızı duyar gibiyiz.

En basit örnek: İmar plansız bir tarla ya da arazi aldınız. Önemli değil sel yatağı, heyelan bölgesi, bataklık alanı, sıvılaşma riskli alan, patates tarlası ya da şeftali tarlası olması. Bir yolunu bulup belediye meclisinden ya da il genel meclisinden mevzi imar planı ya da ilave imar planı ile arazinizi imar içine soktunuz. Hele bir de İnşaat Emsal Katsayısını (E), kat yüksekliğini fazla yaptırabildiyseniz abad oldunuz demektir. Ne demek abad olmak? Rahata kavuşmak, bayındırlaşmak, mamur olmak, yaşam gailelerinizden kurtularak yaşamınızın geri kalanını bir eliniz yağda bir eliniz balda geçirmek. Para pul derdinden kurtulmak.. Bu örnekte ise “Haksız kazanç yoluyla zengin olmak”.

* * *

Yukarıdaki tılsımlı İmar Planı değneğinin, kişiye göre artılar sağlayan güzel örneğiydi. Bu tılsımlı değnek sizi bir dokunuşla prens yapmıyor, bazen bir dokunuşla fareye de çevirebiliyor. Örnek mi?

Televizyon reklamlarında sıkça görüyorsunuz, hatta popüler dizi Kurtlar Vadisi Pusu’nun da sponsorluğunu yapmakta olan bir inşaat firması var. Bu firma (UKRA İnşaat) İstanbul Esenyurt belediyesi sınırları içinde proje ve maket üzerinden konutlar satıyor. Site şeklinde planladığı konutlar 1+1 büyüklüğünden dubleks villalara dek farklı tiplerde alıcılarına sunuluyor. Bu sitelerin kat yüksekliğinde ve inşaat emsal katsayısında Esenyurt belediyesi epey bonkör davranmış. İmar planı yapma yetkisi son tahlilde Büyükşehir Belediye Meclisinde. İstanbul Büyükşehir Belediyesi bir karar ile Esenyurt, Başakşehir ve Bahçeşehir belediyelerindeki kat yüksekliklerini ve imar yoğunluğunu (E Katsayısı) yarıya indiriyor. Böylelikle o televizyonlardan adını duyduğunuz anlı şanlı firmalar taahhütlerini yerine getiremez, yeni daireler satamaz durumuna geliyor. İflaslarını istiyor. Ha siz birinin ya da kurumun ocağına incir ağacı dikmişsiniz ha imar planı tadilatları ile daha önce verilen imar haklarını (Doğrulukları ayrı bir tartışma konusu) kırpıp yarıya indirmişsiniz!..

Bu tür biraz da “Keyfi” plan tadilatları ile birileri abad edilirken birileri de batırılabiliyor. Hukuk devletinde, demokrasiyle yönetilen ülkelerde bir plan bütünlüğü olur. Plana, tapuya, devlete güven olur. Kişi ya da kurumlar bu güvene dayalı olarak ekonomik girişimlerde bulunur. Oysa bizde devlet kurumlarının keyfi kararları ile bir gecede zengin olanlar kadar bir gecede iflasını isteyenlere sık sık rastlanıyor. Belki Avrupa Birliği’ne girdiğimizde bu tip kararlar yaşamımızdan silinecek. Ama AB işi de ukbaya kaldı!..

* * *

UKRA İnşaat firması İmar Planının vurduğu İstanbul’dan kötü örnekti. Denizli’den bunun tersi örnek ise EGS Park alanının Belediye Meclis Kararı ile 0.30 inşaat emsal katsayısının 2. 40’a (sekiz katı fazlasına) çıkarılmış olmasını gösterebiliriz. Ya da Kınıklı’da 3-4 katlı konut alanının, imar planı tadilatı ile gökdelen otel alanına dönüştürülmesini gösterebiliriz.

* * *

İmar planı, plan tadilatları ile toplumun yaşam kalitesini ve huzurunu bozmak da mümkün, ekonomisini çökertmek de mümkün, topluma huzur getirmek ve ekonomisine dinamizm kazandırmak da. Bu noktada siyasilerin vicdanı, dünya görüşü, hak ve adalet duygusu, Allah korkusu ya da cüzdan kaygıları da devreye giriyor. Konu üzerine daha ayrıntılı olarak YAPI Dergisinin 2013 Ocak sayısında da değindik. Yeni Büyükşehirlerde bu tür planlar, tadilatlarla da her an karşılaşmaya hazır olun. Ekonomistler bu tür firmaların batışının bir domino etkisi yaratarak Türkiye ekonomisini darboğaza sokabileceği yönünde uyarıyorlar. Lokomotif inşaat sektöründe olumsuz bir diğer faktör ise KDV oranlarının %1 den %18’e çıkarılması. Bu göstergeler ışığında 2013 yılı için tehlike sinyallerini duymamış olmak bir aymazlık sayılabilir.

Bitirirken; İmar planı yaparken parmak kaldıranların akıllarından çıkarmaması gereken önemli hatırlatma şu olabilir; Hakkı-u Teala bu dünyanın hesabını bu dünyada mutlaka görüyor. Öbür tarafa bırakmıyor. O yüzden plan yapma yetkisinde olan kurumların üyelerinin vicdan, cüzdan, hak, adalet vb. gibi konuları es geçmemesi önerilir. O makamlar gelip geçicidir. Hakkın düzenine çomak sokanlar ise mutlaka karşılığını görüyor. İsim isteyen olursa tarihin sayfalarına baksınlar..


Kaynak : Deha 20

2 Yorum

  1. Ferda Çetinkoz

    Nerede bir imar planı tadilatı var orada “özel bir durum” var demektir. “Denizli’den bunun tersi örnek ise EGS Park alanının Belediye Meclis Kararı ile 0.30 inşaat emsal katsayısının 2. 40’a (sekiz katı fazlasına) çıkarılmış…” Bu artışın kamu yararı çerçevesi toplumla paylaşılmış mı mesela? Kent meclisi, bu kararı alan yer neresiyse nasıl bir gerekçeyi toplumla paylaşmışlar?
    Hayır, bir mekanizması; bir yöntemi olsa ve burada oluşan kent rantı bir yolla topluma dönüyor olsa ve bu bilinse durum başka. Ama imar planı denince genellikle “belli bir gücü” olanın artış sağladığı yapı kullanma belgesi anlaşılıyor maalesef.

  2. ferhangöcek

    İmar planı bütün siyasetçilerin iş yapma kapısı. Kent planlaması adı altında bütün iktidar etme gücü bu sihirli iki sözcükten geçiyor. Buna nasıl karar veriliyor, imar planı sözünü kim söylüyor, mevcut imar planını kim revize ediyor? Buna bakın gücün nasıl kullanıldığı, kimler eliyle kullanıldığı ortaya çıkacaktır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir