NAİM KÖSE(*) / Birgün
29 Mart 2009 yerel seçimleri yaklaşırken seçim meydanlarında proje üreten üretene…
Adayların bu proje üretme hızına bakılırsa tüm kentlerimiz, hatta kırsal nitelik taşıyan beldelerimiz bile 5 yıl sonra çağdaşlık düzeyine erişmiş olabilir belki; kanalizasyon, arıtma tesisi, asfalt, kaldırım gibi temel kent problemlerini aşmış, sosyal ve kültürel faaliyetlerin cirit attığı birer modern kent niteliğine bürünerek…
Bu durum oldukça düşündürücü… Çünkü son yıllarda devlet eliyle kamu yatırımlarının neredeyse sıfırlandığı, kamusal alan anlayışının yok edildiği, kentlerde bulunan büyük kamu alanlarının pazarlanıp satıldığı, tarihi kent çarşılarının bulunduğu yerlerin büyük ticaret merkezleri ile doldurularak yok edildiği bir dönemde bu kadar projenin üretiliyor olması, fikir jimnastiği açısından önemli olabilir. Ancak hayata geçirilemeyecek kadar gerçeklikten uzak olması bir o kadar üzücüdür. Öyle projeler sunuluyor ki, ülkemizde cumhuriyet tarihi boyunca var olan ve özellikle 1950’li yıllardan sonra kendini iyice hissettiren, günümüzde de had safhaya erişmiş ve odak noktasına oturmuş olan kentleşme sorunu, önümüzdeki 5 yıllık süreçte çözümlenebilecekmiş gibi bir görüntü yaratılıyor. Tabi bütün bunları projelerin niteliğini ve içeriğini tartışmadan, sadece proje enflasyonlarına bakarak niceliksel olarak tartışıyoruz.

Belediye başkanı olup da yeniden aday olanlar, başkan oldukları dönemde kente kazandırdıkları en ufak bir projeyi dahi kentin kaderini değiştirmişçesine yeniden ısıtıp kent halkına sunmaktadırlar. Ancak maalesef kent halkının büyük çoğunluğu yeniden sunulan bu projelerin zaten belediyenin ve o belediyeyi yönetmekle yükümlü belediye başkanının bir görevi olduğunu unutmuş durumda. “… Belediyesi Çalışıyor” afişlerine her kentte rastlıyoruz. Belediyenin görevi çalışmak ve iş yapmak değilmiş gibi.Mevcut başkanlar aday olup yeniden seçilmeleri halinde, yaşamış oldukları deneyimden olsa gerek, gerçeklikten uzak proje vaatlerinden kaçınırken, ilk defa belediye başkan adayı olanların çoğu ise gerçekleştirilmesi mümkün olmayan projeler vaat etmektedirler.
Kimi adaylar gittikçe derinleşmekte olan bu kriz döneminde işsizliği ortadan kaldıracağını vaat ederken, kimi adaylar da kentlerde bulunan ve kentlerin ötekileştirilmiş mahallelerinde var olan yoksulluğu ve düzensiz, altyapısız kentleşmeyi ortadan kaldıracağını taahhüt etmekte; ancak özellikle son yıllarda yaratılan yerelleşme rüzgarının etkisinden olsa gerek, vaat edilen bu tip projeler gerçeklikten uzak kalmaktadır.
Oysaki biz bu senaryoları, planlama yetkisinin yerel yönetimlere verildiği 1985 yılından bu güne kadar yaklaşık her beş yılda bir tekrar tekrar izliyoruz. Belediye başkan adaylarının bu vaatlerine bakınca tüm kentlerin sorunlarının en fazla 5 yılda çözülmesi gerekiyor.
Öyle ki artık adayların özellikle kent merkezine yakın alanlarda yer alan ve yoksul kesimin yaşam alanı olan, ulaşılabilirliği yüksek, kısacası fiziki koşulları kötü ama yüksek rant potansiyeline sahip gecekondu alanlarına yönelik; tüm bu sorunları çözdüğü yanılgısı yaratan kentsel dönüşüm projelerini dillendirdiklerini görmekteyiz. Bu günlerde adayların girdiği ve gittikçe kızışan kentsel proje yarışlarının -kentlere günümüz koşulları hakim olduğu sürece- hayata geçirilmeyeceği; geçirilemeyeceği kesindir.
Ancak zihnimizde canlandırdığımız şu iki sorunun belki de yakın zamanda cevabı olmayacak;
– Bir belediye başkanı adayının, başkan olarak seçilebilmek için harcadığı miktarların amortismanı acaba başkan iken tahsis edilecek başkanlık ödeneğinden mi karşılanacak, yoksa kentin değişik parçalarında, kentsel dönüşüm, ticaret merkezleri vb. fonksiyonlarla yaratılacak kentsel ranttan mı? Yoksa karşılanmayacağına inanacak mıyız?
– Aday olmanın parayla olduğu bu dönemde, kentlere hakaret edercesine yapılan vaatlerle, başkan olabilmek için büyük harcamalar yapan bu insanları neden seçmek zorundayız?
Adayların bu seçim sürecinde girdikleri ve genelde etik olmayan, oy kaygısı taşıyan, gerçeklikten uzak proje yarışlarının, kamu adına pek bir faydası olmayacağını bekleyip görmek zor değil gibi görünüyor.
(*)Şehir Plancısı
[email protected]



3 Yorum
selvi çolak
yazarımızın değindiği konu önemli, ortada uçuşan projeler var ancak icraat bi türlü olamıyo maalesef..ayrıca kentlerimizde üretilen projeler ne yazıkki sosyal ayrışmayı daha fazla ortaya çıkarıcak türden.yoksul kesim daha da yoksullaştırılırken kentler rant sahiplerine sunuluyor.. projeler sosyal sorunları ele almaktan çok uzak tamamen estetik kaygılar taşıyor ne yazıkki..
vecihi sağlam
proje yarışı dosya yarışı küfür yarışı yalan yarışı medya yarışı hepsi birbirine karıştı. doğru dürüst proje yarışı olabilseydi bu yeterliydi. ama şimdi…
orçun kuzey
ama yereller için projelerin ortaya çıkması ve yarışması belli ölçülerde olmalı. yoksa ne yapacağını bilmeden ve hangi yollarla gerçekleştirebileceğini anlamadan seçim yapılamaz ki. bu projelerin benimki seninkini döver mantığı ile yarıştırılmması önemli.