Yalova’da Ağaç Kesilmesi / Arif Atılgan

5 Dakika Okuma Süresi

Atatürk Yalova’ya ilk defa 1929 yılında gelmiş, burayı çok beğenmiştir. Önce Termaldeki Baltacı Çiftliğine daha sonra Çiftlik Köy tarafındaki Millet Çiftliğine birer köşk yaptırmıştır. 1930 yılında Millet Çiftliğindeki köşkün yanındaki çınar ağacının dalları binanın üzerine doğru zarar verecek şekilde büyümüştür. Bu durumda dalların kesilmesi yerine Atatürk’ün isteğiyle köşk yürütülerek 5mt doğuya kaydırılmış, bu sebepten de adına Yürüyen Köşk denmiştir.

Atatürk 1930 yılında Gazipaşa Caddesini takiben İskeleden Termale kadar 12.350MT uzunluğundaki yolun iki yanına çınar ağaçları diktirmişti. 10 mt arayla dikilen ağaçlar şaşırtılarak karşı sıradakilerin ortasına denk getirilmişlerdi. Bu suretle ağaçlar karşı sıraya doğru dallarını uzatarak yolun üzerini örtmüşler ve sanki 5MT arayla dikilmişler duygusu vermişlerdi. Yola, iki yanı ağaçlı yol anlamında ‘Çınarlı Hıyaban’ denmiştir. Ağaçlar İstanbul II No’lu Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu’nun 14.5.1997 tarih ve 4491 sayılı kararı ile ‘Korunması Gereken Anıt Ağaçlar’ olarak tescil edilmişlerdir.

Bugünlerde kesilmeleri dolayısıyla haber konusu olan, İskeleden Millet Çiftliğinin bulunduğu Çiftlik Köy yakınına kadar olan yolun kenarlarında bulunan, çınar ağaçları daha sonra dikilmişlerdir.


Çiftlik Köy Tarafında Kesilen Ağaçlar Sonrası Yolun Durumu.

Yalova 1989 yılında japonya’nın Tonami kenti ile kardeş şehir olmuştu. Tonami Belediyesinin armağanı olan ‘Dostluk Çanı’ ve ‘Bahçe Feneri’ bu meydana konduğu için meydana Tonami Meydanı adı verilmiş. Ancak bugün fener de çan da burada bulunmamaktadır.


Tonami Meydanı Ve Ağaçların Kesildiği Cadde.

Karamürsel’den gelen yolun Bursa’ya gidişini ve Yalova’ya girişini sağlayan Tonami Meydanındaki kavşak son zamanlarda tıkanmakta, araç trafiğine yetmemektedir. Bu sebepten buraya çözüm getirme ihtiyacı doğmuştur. Belli ki uzun süredir yaşanan sıkıntının çözümü için buraya Kavşak yapılması kararı önceki belediye döneminde alınmıştır.

Karayolları Genel Müdürlüğü bugünkü Yalova Belediyesine kavşak inşaatını yapabileceklerini ancak yol üzerindeki alanın inşaata elverişli hale getirilmesini istemiş. Yalova Belediyesi de Karamürsel Yolu tarafındaki 176 ağacı, çoğunluğunu keserek bazılarını sökerek, ortadan kaldırmıştır.

Bu olay bahanesiyle İskele ile Termal arasındaki tescilli ağaçların da yer yer kesildiğine, dikkatli bakıldığında bunların daha çok yeni inşa edilen binaların önlerine gelen bölümlerde gerçekleştiğine de işaret etmeliyiz.


İskeleden Termal Tarafına Giden Yoldaki Tescilli Ağaçlar.

Gerek İskele-Termal gerekse İskele-Çiftlik Köy arasındaki ağaçların Yalova’ya ayrı bir değer kattıkları kesindir. Hem güzellik açısından hem de tarihi açıdan değerlerini fark etmek, bilincine varabilmek gerekir. Bu anlamda İskele-Çiftlik Köy arasındaki ağaçların da ilgili koruma kurulu tarafından tescil edilmeleri sağlanmalıdır. Bu olay en azından geriye kalanların korunması için bahane olmalıdır.

Yalova belediyesi yanlış yapmıştır. Eski eser sayılması gereken ağaçları ortadan kaldırmış, doğayı yok etmiştir. Bunun haklılık açıklaması olmaz. Hem ağaç kesimi hem de kavşak inşaatı için halka danışılmalı idi. Ayrıca Karayolları Genel Müdürlüğü ‘Yaşanan olayların üzerine artık bu kavşağı yapamam’ derse ne olacaktır?

Hâlbuki Körfez Köprüsü ve çevre yolları açıldığında trafiğin o tarafa kayacağı ve Yalova’daki trafiğin rahatlayacağı bellidir. Bu da en fazla 1-2 yıl içersinde gerçekleşecektir. Yalova’da esas sorun Yaşar Okuyan Bulvarı üzerindeki her aracın her tarafa sapabildiği iki noktada bulunmakta, getirilecekse buraya çözüm getirilmesi gerekmektedir.

1972 yılında yedek subaylığımı Birliğimin inşaat şube müdürlüğünde mimar olarak yapmıştım. Bir gün büroya geç geldiğim için 3 gün göz hapsi cezasına çarptırılmıştım. Terhis olduktan sonra bana ceza veren şube müdürüm binbaşıya rast gelmiş ve kendisine bu olayı sormuştum. Bana ‘Hareketli yaşamından dolayı daha ağır bir cezaya çarptırılacaktın Ben bunu önledim’ demişti… 1975 yılında serbest hayata atılmış mimarlığın yanında müteahhitlik de yapıyordum. Bir gün inşaata gelen arsa sahibi binada bazı tadilatlar istemişti. Kendisinin isteğine göre yaptığımız işleri neden tekrar değiştirmemizi istiyor diye şaşırmıştım. Sonradan anlamıştım ki aslında kira ücretine zam istiyormuş.

Yaşamımın yoluna başlarken daha ilk metrelerde öğrenmiştim ki her şey göründüğü gibi değildir. Görünen her şeyin arka planı vardır ve gerçek arka plandadır.

Sanırım yakın gelecekte Yalova’da yaşanacak olanlar yaşanmış olanların arka planını gösterecektir.

3 Yorum

  1. Cahit Sönmez

    Ağaç kesme üstelik böyle yetişmiş ve kente mal olmuş yerde hiç bir sebebe sığınmadan söylemek gerekirse doğru değil. Neymiş üst geçitmiş. Yalova belediyesi önüne sunulan karayolları projesine hayır demeliydi.

  2. Anonim

    Yani şöyle, Yenidoğan sokak az bir kamulaştırma ile genişletilebilir, derenin ağaçlık kısmının bittiği Şelale sokaktan itibaren derenin üzeri kapatılır, hem koku ve sivrisinekten kurtulunur hem de ana cadde tek yönlü hale getirilerek trafik son derece rahatlar ve dönüş yolu Yenidoğan sokağı ile dere tarafından sağlanarak Yalova’nın yıllarca tıkanmayan bir yolunun olması sağlanabilirdi. Kavşağa gelince Avrupa’yı bu yaz gezdik çok yerde büyük döner kavşaklar var, böylece güzelim yerlerde korkunç üst geçitler yapmıyorlar, onun yerine bir döner kavşak konuyu hallediyor, bence bu yapılabilirdi. Bir koyup en az üç dört almış olurduk. Hem yeni bir yol kazanmış olur hemde ağaçları kurtarırdık. Adil Sucu

  3. Adil Sucu

    CHP Yalova’da gerçek bir zafer kazanmıştı. AKP bu zaferi bir hezimete dönüştürmenin yollarını aramış ve Politikanın inceliklerinden anlamayan bir Belediye Başkanından yararlanarak bunu sağlamıştır.
    Bu yolun genişletilmesine gerek yoktur. Çünkü bu yol tek yönlü hale getirilebilir, ya da buraya sadece orta kısma bağlı bir döner kavşak yapılabilirdi. Bunu yapmak hem daha ekonomik hem de çok daha estetik olurdu.
    Bizim memleketimizin tüm sorunları temelde sanıyorum inanç sisteminden gelmektedir. İnsanlar cin olmadan çarpmaya kalkmakta sonra yakalandıkları zaman saçmalamaktadırlar.
    Akıllı bir yöneticinin yapacağı bunu öncelikle konunun uzmanlarına sormak olurdu. Kendi başına karar vermek yerine bir proje çalışması başlatır hatta bunu bir proje yarışmasına konu yapardı. Almanların her türlü uygulamayı bu yolla yapmaları boşuna değil. Onlar aptaldı da biz mi akıllıyız?
    Türkiye’nin yobaz politikacısı kendi karşısında en büyük engel olarak meslekleri görmekte. Onları haksız çıkartmış, bilimi ve bilgiyi yüceltmiş olurduk ve çok daha iyi olurdu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir