Taksim Meydanı’nda 1 Mayıs

3 Dakika Okuma Süresi

HALUK ŞAHİN / Radikal

1976 yılının 1 Mayıs’ında Taksim Meydanı’ndaydım. İsmail Cem’in çıkarttığı Politika Gazetesi’nde çalışıyordum. Herkesin beklentilerini aşan dev bir gösteri oldu.

taksim_square.jpg

Belli ki, Türkiye’de ‘sol’ çok büyümüş ve aynı zamanda çok parçalanmıştı.Hiç unutmam, davetliler tribününde gazetemiz yazarlarından Sadun Aren’le yan yana oturuyorduk. Birden arkamızda, Taksim Parkı’nda, bir grup yeni bir slogan atmaya başladı. Sadun bey sormuştu:

“Kim bunlar?”

“Efendim, bunlar filanca gruptan ayrılanlar!”

Bilge bilge gülümsemişti Sadun bey:

“Peki, bunlardan ayrılanlar nerede?”

Evet, sol büyümüş ve amip gibi bölünmüştü.

Her gün bölünmeye devam ediyordu. Şimdi geriye baktığımızda görebiliyoruz ki, ‘Türkiye’yi sola bırakmama’ amaçlı Gladyo operasyonu devreye girmişti. Şimdi Ergenekon amigosu kesilenlerin bir kısmı o tarihlerde Komünizmle Mücadele Derneği militanları olarak ‘gladyatörlük’ yapıyorlardı!

1977 yılının 1 Mayıs’ı sabahı Taksim’e gitmek kararıyla kalktım. Ama içimden gelen bir ses ‘Gitme!’ diyordu. Olabilecekler konusunda pek çok söylenti dolaşmaktaydı. O sırada gazetecilik yapmıyordum. Bir TKP fraksiyonunun kontrolüne geçip, yazılara müdahale edilmeye başlanınca Politika’dan ayrılmıştım.

Yani, bu kez gazeteci olarak tribünde yerim yoktu. Kazancı Yokuşu’nun orada durup, bir olay çıkarsa aşağıya kaçarım diye düşünüyordum.

Neyse ki, sonunda gitmedim!

O gün, hâlâ çözülememiş bir provokasyonla ölen 36 kişinin çoğu Kazancı Yokuşu’nda öldü!

Aradan 32 yıl geçmiş. Köprülerin altından çok sular akmış. Bu hafta 1 Mayıs resmi tatil ilan edildi. Ki doğru olanı da budur. 1 Mayıs, şimdi değeri bir kez daha anlaşılan emeğin evrensel dayanışma günüdür. Dünyanın pek çok yerinde resmi tatildir.

Böylece ülkemizde normalleşmeye doğru bir adım atıldı.

Şimdi sıra ikinci adımda, yani 1 Mayıs’ın Taksim Meydanı’nde kutlanmasında. DİSK her türlü sorumluluğu üstlenerek bunda ısrar ediyor. Ama resmi makamlar tuhaf bir inatla direniyorlar.

Kentlerin hafızası vardır. Her olay her meydanda kutlanmaz. Sultanahmet Meydanı deyince aklımıza başka şey, Kazlıçeşme Meydanı dediğimizde başka şey gelir.

Taksim Meydanı 1 Mayıs’la özdeşleşmiştir.

Kanlı 1977 provokasyonunu aşmanın yolu bu yıl orada rengarenk, cıvıl cıvıl, barışcıl bir tören yapmaktan geçer.

Başka bir bahara ertelemenin alemi yok. 1 Mayıs’ın bayram olduğu bu bahar işte o bahardır!

Kaynak: Radikal

7 Yorum

  1. aslan sevgi

    ama güzel şehir bikaç serseri yüzünden kötü damgası yemesi kötü olur ondan o serserileriyi temizlemek gerekir bunuda polüslere bırakınca adam daha çok rahatlıyor aslında azcı sopayı verince nası işe yarar amaizin vermiyorlarki aslında azıcık sopayı hakediyorlar ama işte

  2. Anonim

    akşam vakti çıkınca sevgilimize laf atan çok oluyor buda insanın çok canını sıkıyor sonra al başına beleyı dimi ama

  3. Anonim

    çok kalabalık 1m yolu bir saate gidiyoruz budaçok sıkıcı

  4. EMRE BAKIR

    Ben 1 mayısları hiç anlıyamadım, bende çok işçi plarak çalıştım fakat her zaman kardeşlik, barış ve bunun gibi güzel temennilerle anılan 1 mayıs hep olayları beraberinde getirdi. Bence artık 1 mayıs demek aşırı sol görüşün sokağa çıkıp sılogan atması demek oldu üstüne birde provakasyon olduğunda durum iyice kötüye gidiyor, birde 1 mayıs sanırım sendika patronlarının “bakın biz o kadar maaş alıyoruz boş oturmuyoruz yürüyüş düzenliyoruz sılogan attırıyoruz ” dediği bir gün oldu… İnsanoğlu herşey gibi 1 mayısın o güzel anlamını çarpıttı gitti. Yinede yaşasın helalinden alın teri dökerek tırnaklarıyla ekmek parası kazanan işçiye…

  5. Ufuk Fatih Küçükali

    12 Eylül’de tamamen gaspedilen 1 Mayıs ve tatil hakkımızın, emekçilerin ve emek dostlarının onlarca yıllık mücadeleleri sonucunda “Emek ve Dayanışma Günü” olarak iade edilmesi önemli bir kazanımdır. Emekçilerin ve halkımızın taleplerini her fırsatta dile getiren ve bu doğrultuda mücadele eden bizler, 2009 1 Mayıs’ında da emekten, kardeşlikten, barıştan, özgürlükten, eşitlikten yana, adaletli bir demokratik düzene duyulan ihtiyacın altını çizerek hazırlandık. Bunu yaparken emek örgütlerinin birliğini savunduk; emeğin evrensel değerlerini üretenlerin 1 Mayıs gibi önemli bir günde, yönetenlere karşı ortak bir duruşla meydanlarda olmasının önemini dile getirdik. Ancak tarihsel birikimlerimizden gelen sendikal mücadele anlayışlarımızın örtüşmediği bir kez daha 2009 1 Mayıs’ında ortaya çıkmış oldu.

  6. alper görmüş

    bu sayın valiyle bu iş olmaz. devreye başbakan ve cumhur başkanı girecek ve bu 1 mayıs işi düzelecek, taksim artık herkese olduğu gibi emekçilere de açılacak.
    olmaz kardeşim geri kalan.

  7. Uğur Kesim

    1 mayıs için taksimi vermemek ipe un sermek anlamını taşır. Hiç bir demokratik tarafı ve açıklanabilir yanı yoktur bunun.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir