Seval Uysal’ı sanıyorum DEHA20 Gazetesinde çalışmaya başlayalıdan bu yana izliyorum. Hem Deha Tv’deki haber spikerliğinden hem gazetedeki haber ve köşe yazılarından..
Aslen İzmirli. Denizli’ye neden yerleştiğini de şimdiye kadar kendisiyle konuşmadık. PAÜ’deki öğretim Üyesi eşinden dolayı mı yoksa başka bir nedenle mi hemşerimiz oldu? Önemli de değil. Önemli olan arkadaşım Seval Uysal’ın kökten Denizlili olanlardan daha çok Denizli’ye sahip çıkması, ilin ve kentin sorunlarını damarlarında hissetmesi, sorunların çözümü için gündemde tutması ve ilgililere, yetkililere mikrofonunu, kalemini uzatarak çözüm yollarına katkıda bulunmasıdır.
OKTAY EKİNCİ (Rahmetli, Mimarlar Odası Eski Genel Başkanı-Gazeteci) ile Röportajda
Bir gazeteci olarak Denizli’de kamuoyu belirleyen STK’lar, resmi kurum ve kişiler, meslek odaları, seçilmişler, atanmışlarla yakın ilişkiler içersindedir. Arada her zaman belli bir mesafeyi koruyarak bu ilişkileri sürdürür. Araştırdığı, merak ettiği, yazdığı bir konuda, o konu hangi kurumun alanına giriyorsa o kurumu ve başındaki yetkilileri zorlar, terletir. Başladığı bir haberi sonuna kadar izler. Öyle bir seferlik haber yapayım, başka konuya geçeyim demez.
Gazeteciler Cemiyeti Ödül Töreninde
Seval bu özelliği ile sadece gazeteci değil, sorumlu bir baskı grubu (4. Kuvvet) üyesi olarak sonuna kadar da bir kamu görevlisidir. Kamudan(Herkes)ten yana tavrını saklamaz. Onun için kendini kamu görevlisi sanan seçilmiş ve atanmışlar Seval’in haberlerinden, röportajlarından, TV Programlarından çok çekmiştir. DRT TV’de program yaparken kendisini pek ifade edememiş, kafasındaki gazeteciliği de yapamamıştı gibime geldi. Onun vasıflarını ortaya çıkaran bence DEHA TV ve DEHA20 Gazetesindeki haberciliği, röportajcılığı, gazeteciliği ve araştırma yazılarıdır.
Denizli Tekstil Sanayicilerinin Serüvenini De Yazdı
Kent Gündemine Dair Tam Sayfa Söyleşileri
Seval, bazı bazı farklı nedenlerden dolayı gazetecilikten kopmuş ya da ara vermek zorunda kalmıştır. Bu ayrılışlar da uzun sürmemiştir. Çünkü Seval’in kalibresinde, onun kendisine özgü kulvarında gazetecilik yapan az demeyeyim, yok!.. Profesyonel olarak kentte gazetecilik yapan dostların çoğu gündemi kovalar. Önüne konan, verilen işi yapar. Rutin olarak döngünün bir çarkı ya da dişlisi olur. Oysa Seval bu rutin, olağan gazetecilikten, habercilikten rahatsız olur. Zaten bir gazetecinin de asıl işi/görevi içinde bulunduğu kentin, toplumun bağzı(!) durumlarından rahatsız olmak, bu rahatsızlıklara neden olanları da rahatsız edip, hal çarelerini buldurmak değil midir?
Ülke Gündeminin Konusu Seval’in De Konusu
“Böyle gazeteciler mi kaldı?” diye sorduğunuzu duyuyorum. Kaldı ise de işten uzaklaştırılıyor, olmadı mahkemelerde süründürülüyor, daha da olmadı tutuklanıp, sanki hükümlüymüş gibi uzun aylar, yıllar içerde tutuluyor.
Şair Halim Yazıcı Söyleşisinde
Seval Böyle Konuları Gündemde Tutmasaydı Bu Kentte Kültür Varlıklarının Hali Ne Olurdu?
“ŞEHRİN İZLERİ” Seval Uysal’ın son ve en yeni kitabı. 290 Sayfalık bu kitabı ile pertavsızını Denizli Kentinde iz bırakmış, kente hizmetleri, görevleri, yatırımları, eserleri, yazıları, şiirleri ile değer katmış kişilere tutmuş. Belediye başkanları, yazarlar, sanatçılar, mimarlar, mühendisler, sanayiciler, öğretim üyeleri, meslek odası başkanları ile yaptığı söyleşiler, röportajlar, haberleri toplamış bu kitabında. Denizli’nin geçmişine retrospektif bir bakış atarken, kentin yakın tarihindeki konularını da kişilerin ağzından bizlere aktarıyor.
Seval Uysal Gazeteci Arkadaşları İle
Denizli Valisi Yusuf Ziya Göksu, Seval Uysal Ve Dr. Murat Alten
İsmiyle müsemma olmayan bazı “Klavye Kahramanları” da bu kitabı çok eleştirecektir. Duyumlar öyle.. Onlar yediklerini içtiklerini, gezdiklerini gördüklerini ve abuk subuk “keyiflerini” facebooklarda sergilerken, Seval Uysal; bir arkeolog titizliği ile bu kenti sokak sokak, kurum kurum kişi kişi kazıp, gereğinde yanlışlara müdahale edip, tarih düşmeye, kitaplar çıkarmaya devam edecektir.
Denizli Sanayi Odası Ve Dosb Kurucu Başkanı Mimar Feridun Alpat








