Pamukkale’siz Denizli Turizmi!.. / Süleyman Boz

4 Dakika Okuma Süresi

Pamukkale/Hierapolis antik kenti içindeki özel ve kamu yapıları, oteller, resmi binalar, başlangıçta yanlış ve kente zarar verecek şekilde yapılmıştı. Üsteli devlet ruhsatı ile.

 

 

 

 

 

 

Tusan Motel; Pamukkale’ye adını veren Kale içinde ve travertenlerin tam üstünde idi.
Koru ve Mistur Otelleri; travertenlerin üstünde, antik kentin kalıntıları üzerinde idi. Oda kapılarını açınca travertene basıyordunuz.

jandarma Binası; antik su kaynağında,
Özel İdare, Valilik Konaklama Tesisleri; Pamukkale sıcak suyunun tam özünde, gözünde,
Beltes Belediye Tesisleri; Denizli’ye bakan travertenlerin üzerinde idi.

Dönemin valisi Necati Bilican, tüy diker gibi antik kentteki kalıntıların üzerine bir de Tenis kortu yaptırmıştı.  (Benim gazetelerde sürekli konunun yanlışlığını işleyen yazılarım sonunda , koruma kurulunun da kararı ile bu hukuksuz kord kaldırıldı)

 

 

 

 

 

Hierapolis’i sürekli kirlendiren, yok eden, doğal traverten oluşumlarına ket vuran bina, tesis ve her tür yapının kaldırılması konusunun en başta savunucularından birisi bendim.
Yazılarımla, toplantı, panel ve tartışmalarla, STK ve meslek odaları girişimleri ile, koruma planı sürecinde, yasal , meşru mücadeleler sonucu Pamukkale o izbe yapılardan kurtuldu. Belli bir düzene, yeşilliğe, seyir yollarına kavuştu.. Doğru olan da budur..

 

 

 

 

PAMUKKALE; ANKARA’NIN YÖNETİMİNDEN ALINMALI

Yanlış olan Pamukkale’nin Ankara elinde Denizli’den koparılmasıdır; Pamukkale’yi şimdiki Dünya Mirası konumuna biz getirdik. Mimarlar odası, STK lar ve Denizli kamuoyunun desteği ile.. Denizli getirdi.

 

 

Pamukkale’yi biz (Denizli) kurtardık ama onu Ankara elimizden aldı. Gelirlerini, yönetimini.. Herşeyini..  Pamukkale SİT’i içinde her türlü rezaleti, ucube binaları , travertenlerin kirlenmesini, travertenlerin beyazlamasını sağlayan suyu kendi haline bırakan, görmezden gelen Ankara, uluslararasi standartta bir SİT alanı oluşunca, Denizlinin emeği, kazanımı üzerine el koydu. Gasp etti..

 

 

 

 

 

Ölen vali RecepYazıcıoğlu’nu ağır şekilde eleştirmiştim yazılarımda. Antik su kaynağındaki Özel İdare ve Valilik binalarını, kabul edilmiş Koruma Amaçlı İmar Planı gereği  yıkmamakta direniyordu. Sonunda Yıkmak zorunda kaldı.

 

 

Fikri Sağlar, Ercan Karakaş, Ertuğrul Günay kültür bakanı iken, oradaki binaların yıkılma iradesini dikte edenlerin başında mesleki ve siyasi iradeyi empoze edenlerden birisiydim. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YARI RESMİ YEREL BİR KURUMUN YÖNETİMİNE VERİLMELİ

 

Pamukkale’nin yönetimi, kullanış şekli, gelirlerinden yararlanılarak Denizli’deki diğer antik kentlerin ayağa kaldırılması ile ilgili irade Denizli’ye bırakılmalıdır. Denizli Pamukkale sınavını vermiş ve Dünya’ya örnek olmuştur. Benim önerim;  Büyükşehir bünyesinde oluşturulacak uzman ve meslek odaları ile koruma kurulu temsilcilerinden oluşacak yarı resmi bir kurum yönetmeli Pamukkaleyi.

 

 

Orada çeşitli kültürel sosyal etkinlikler olmalı.
Giriş ücreti ve içerdeki hizmetler makul olmalı.
Başta iktidar partisinin yerel temsilcileri bu taleplere sahip çıkarsa Pamukkale 2. Kez Ankara’dan kurtarılır.. Yoksa Denizli’nin  Pamukkale’ye sürekli  sırtı dönük kalacaktır.. Turizmi de atıl, duracaktır.

 

 

 

 

 

 

Pamukkale, Denizli iradesinde bir kurula bırakılmazsa, coğrafi olarak Denizli’de yer almasının da hiç bir önemi yoktur.

 

 

Bu konuyu Denizli kamuoyu tartışmalı, bir karar vermelidir. Denizli Turizminin dinamosu Pamukkale’dir. Pamukkale’siz Denizli turizmi gelişemez. Denizli’de Pamukkale’yi de görmek için gelenler, giriş ücretini düşününce vazgeçmektedir. Ayrıca, ilin diğer turizm potansiyeli de iyi planlanıp, programlanarak Denizli’de asırlardır özlenen Turizm hareketliliği sağlanmalıdır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

PAMUKKALE’SİZ DENİZLİ TURİZMİ OLMAZ!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir