Denizli denilince insanların aklına ne geliyor?
Pamukkale, Karahayıt Kırmızı Su, Horoz, Denizlispor, Mavi Dağları, tekstili, traverten taşı, Özay Gönlüm ve Talip Özkan’ı bir de şivesi!
Oldum olası tarihine, kültürüne, doğasına sahip çıkmamış bu kentin yetkilileri. Halk arada bir, bazı odaları dönem dönem, yabancı kurumlar da haberleri olunca sahip çıkmış.
Denizli Evleri yok edilmiş. Mimar-Mühendis, Asker, Avukat, İşadamı belediye başkanları gelmiş gitmiş. Görev yapmışlar. Ama tarih, doğa, mimari ve kültürel mirasa sahiplenilmemiş. Kıyım kıyım yok edilmiş.
Hayri Dev’i bir Fransız keşfetmiş ve UNESCO “Yaşayan İnsan Hazinesi” olarak tespit etmiş.
Pamukkale’ye Mimarlar Odası el atmasa, gündeme getirmese aynı ucubelik, pislik, düzensizlik ve yağma orada devam edecekti. Ama şimdi Pamukkale, bir yönetim planı dahilinde Uluslar arası ortama çıkabilecek düzeyde doğal ve tarihi sit olarak sürdürülebilir şekilde yaşatılıyor. Halk gidemiyormuş orası tamamen siyasi bir sorun. Bunun çözümünü de siyasetçiler aldığı kararlarla bulmalı.
İstiklal, Çaybaşı, Feslikan, Atalar, Musa, Gürcan Mahallesindeki tarihi Denizli evlerine halk da Belediyeler de sahip çıkmamış. Nasıl çıksın ki? Sen 2 katlı eski ev arsasına 8 kat imar izni verirsen enayi mi Çaybaşılılar, İstiklalliler? Vermişler yapsatçılara evlerini, tarihi, mimari miras yok olmuş! Oysa Eski kent merkezini belediyeler koruma imar planları ile korumalı, bu alanlar Turizm ve kültürel amaçlı dönüştürülerek, restore edilip yaşatılmalıydı.
Siyasi iktidarlar tarihi ve mimari mirası ranta peşkeş çekiyorlar. Yandaşların ekonomik rant taleplerine hayır diyemiyor ve kentleri fare gibi kemiriyorlar. Parti fark etmiyor. Alayı aynı! Denizli’de bu talepler uğruna birçok kamu ve özel yapı yıkıldı. En son Sanat Okulu Taş Binaları ancak mahkeme kararı ile tescil ettirilip korunabildi. Ne koruma kurulları, ne ilgili devlet kurumları, ne belediyeler siyasi ve ekonomik rant taleplerine “Hayır” diyebiliyor? Halk ve sivil toplum kuruluşları (STK) sahiplenirse koruma gerçekleşebiliyor.
KIRMIZI SU DOĞAL SİT’TEN ÇIKARILACAKMIŞ?!..
Şu sıralar garip haberler, bilgiler geliyor kulağımıza. Denizli, şimdi de Pamukkale-Karahayıtta’ki KIRMIZI SU adıyla bilinen Sıcak su kaynağı ve kırmızı renkli traverten alanının Doğal Sit Alanı olmaktan çıkarılması konusunu yaşıyormuş!.. Pes ki ne pes?!.. Bu kent gerçekten kafayı kırdı mı, sıyırdı mı? Denizli’de Doğal Sit olması gereken en birinci yer Pamukkale, Kırmızı Su, Güney Şelalesi, Honaz Gözeleri, vesairedir. KIRMIZI SU Doğal sitten çıkarıldığında amaçlanan ne? O su kaynağı ve kırmızı travertenleri yok edilip yerine beton bloklar, TOKİ Konutları falan mı dikilecek? Şaka mı? Ciddi mi? Nedir bu haberler?
Eeeey Denizli Valisi, Belediye Başkanı, Pamukkale Belediye Başkanı, Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu, STK’lar ! Sizin de haberiniz, bilginiz var mı bu konudan? Karahayıt Kırmızı su nasıl yok edilir? (SİT’in kalkması yok edilmesi demektir.)
Bu kentte yaşayan bir vatandaş ve köşe yazarı olarak yukarıda adı geçen kurumların başkanlarından açıklama bekliyoruz. Lütfen bizi bilgilendirirlerse; “O da nereden çıktı, yok kardeşim böyle bir şey!.. Seni kandırmışlar!” derlerse kabulümüz. Ama KIRMIZI SU’nun koruma alanından çıkarılması başlıbaşına bir Dünya Skandalıdır. Burada SİT’i kaldıranlar, Pamukkale’yi de yeniden imara açıp, oraya Otelleri kondurabilirler..
(Oysa Denizli B.Ş.Belediye başkanlığı son yıllarda tarihi ve Mimari Mirasın korunması alanında çok güzel çalışmalar yapıyor. Kırmızı Su’yu en azından Belediyenin koruyacağı inancımız sürüyor.)
DENİZLİ CİNNET Mİ GEÇİRİYOR?!..
Lafı uzatmayalım. Dünya’nın, Türkiye denilen ülkesinin, Denizli vilayetinin, Pamukkale İlçesi, Karahayıt Mahallesinde yer alan Kırmızı Su adı ile bilinen Doğal Sit alanındaki sit kararı kaldırılıyor mu kaldırılmıyor mu? Kaldırılıyorsa bu talep nereden geldi? Gerekçeleri nedir?
Açıklama bekliyoruz!..
Lamı cimi yok? Bu Ülkenin doğal, tarihi, mimari ve kültürel mirasına kastedenler kimler?
AÇIKLAMA BEKLİYORUZ?!..
Süleyman Boz




