Türk Mühendis ve Mimar Odalarına (TMMOB) bağlı meslek odalarının genel kurul ve seçim dönemini yaşıyoruz. Her iki yılda yenilenen genel kurul ve seçimlerle odalar yöneticilerini ve diğer organlarının üyelerini belirlerler.
Günlük yaşantımızda karşılaştığımız hemen hemen ne varsa TMMOB Mimar ve Mühendislerinin elinden çıkar. Açıklamak gerekirse; İçinde oturduğumuz, yaşadığımız, gezindiğimiz binalar ve kentler, ısındığımız kalorifer, izlediğimiz televizyon, kullandığımız ev ve iş gereçleri, parklar, yollar, köprüler, mobilyalar, çevre, bindiğimiz otomobiller, uçaklar, okuduğumuz kitaplarla ilgili matbaalar, kağıtlar, giydiğimiz giysiler, her türlü tekstil ürünü vesaire.. En başta da ekmek, hepsi Mühendis ve mimarların tasarımı, planı, projesi, teknolojisi, denetlemesi, üretimi sonucu bize ulaşır.
Saydığımız yaşantımızın her alanındaki bu disiplinlerle ilgili mimar, mühendis, planlamacı ve tasarımcılar. TMMOB şemsiyesi altında. Anayasal hukuk, yasalar, yönetmelikler, tüzükler çerçevesinde bir arada toplanır. Kamu Kurumu Niteliğinde fakat özgür ve özerk bir yapıya sahip TMMOB ve bağlı odaları kendi yöneticilerini kendileri seçerler. Kendi yönetmeliklerini genel kurullarda kendileri belirlerler.
TMMOB VE Bağlı odaları, çoğu zaman iktidarlarla, egemen çevrelerle, yaşam alanlarını tehdit eden kalkışmalarla mücadele etme kamu yararını savunma, doğal ve kültürel mirası yok etme girişimlerine karşın protestolar yapma ve davalar açma durumunda olmuşlardır. Siyasi iktidarlar, belediyeler, rantçı iş çevreleri doğayı, çevreyi, yaşamı, soluduğumuz temiz havayı, tarihi ve kültürel mirası, ormanı, denizi hiçe sayarak, özel çıkarları uğruna TMMOB ilgi alanlarını yok etme gafletine düşebilmektedir. Siyasi iktidarlar bazen yaşama hakkını, barışı da riske sokan girişimlerde bulunabilmektedirler. Böyle durumlarda Yaşamdan, hukuktan, kamu yararından, doğadan, çevreden yana olan TMMOB ve bağlı odalar eleştiri, uyarı, direnme ve yargı haklarını hiç düşünmeden kullanmakta ve kamuoyunu aydınlatmaktadırlar Muhtarlara gösterilen sempati nedense yaşamın her alanını savunan TMMOB Üyelerine hiçbir dönemde gösterilmez!..
DİKENSİZ GÜL BAHÇESİ OLMAZ!
Bu uyarı ve aydınlatma girişimlerinden çoğu iktidarlar rahatsız olmuştur. En sağdan en sola, en cumhuriyetçisinden en muhafazakarına ve Dinci demokratına” dek tüm iktidarların TMMOB ve bağlı odalarla sorunu, kavgası, sürtüşmesi mutlaka olmuştur. Olacaktır. Ama “Cumhuriyetiz, demokratız, laik, demokratik, sosyal, hukuk devletiyiz..” diyorsanız böyle kurumlarınız da olacak. Size “Çıplak“ diyen. “Merhaba kör kadı” diyebilen özgür, aydınlanmacı, bağımsız, yaşamdan ve adaletten yana kurumlarınız da olacak ki yanlış yapmayasınız. Devletler, etraflarında doğruyu söylemeyen, yalakalık yapanları bulunduran narsist yöneticiler nedeni ile yıkılır. Güçlü devletlere bakın, tarihtekileri okuyun lütfen; denetleme organları, özerk yapıları olan devletler daha güçlü ve daha uzun yıllar ayakta kalmışlardır.
İktidarlar, TMMOB ve bağlı odaların yapısını ve özelliklerini bildikleri için, bu yapıyı parçalamAk istemişler kendilerine yakın olanları yönetimlere sokmak istemişlerdir. Son yıllarda Türk Tabipler Birliği, Türkiye Barolar Birliği, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği gibi yapılarla ilgili kamuoyundaki tartışmaların ana nedeni İktidarların Dikensiz Gül Bahçesi istemelerinden kaynaklanmaktadır. Oysa Tanrı bile dikensiz gül bahçesi yaratmamıştır!.. İktidarlar; muhalefeti oldukça iktidardırlar. Muhalefeti yoksa diktatördürler. Diktatörlerin sonunu görmek için de tarihe kısa bir göz atmak yeterli olacaktır.
TMMOB ve Bağlı Odaların genel kurullarında ve bilhassa yeni yöneticilerin seçiminde dikkat etmemiz gereken; yaşamdan, haktan, adaletten, sürdürülebilir ve yaşanası bir doğal ve kültürel çevreden yana, aydınlanmacı, hür. bağımsız, cesur, iktidarlara karşı eğilip bükülmeyen yöneticiler seçmek olmalıdır. İktidarlar gelir geçer. Ama yaşam bizim yaşamımız. Ülkemizi yaşanılası bir ülke olmaktan çıkaran ve sadece rantın semirme alanı olmaktan kurtarılması için özgür ve özerk kurumlara daima ihtiyacımız var. Bu iktidarların da ülkenin de ulusumuzun da hayrınadır.
Süleyman BOZ
Kaynak : www.deha20.com






2 Yorum
Alişan Ortaç
Odalar elbette gerekli ve iktidarın oyuncağı değil meslek insanların örgütü. Ancak odalar da bir nasihat bin musibetten iyi anlayışıyla akıllarını başlarına toplamalı, kendilerine çeki düzen vermeliler. Giderek üyesinden kopmaktalar, yenilenmeden uzaklar, içlerinde demokratik temayülleri kullanmakta eksiklikler var.
selahattin gümüş
odaları korumak, bu baskı ortamından sakınmak elbette önemli. fakat içlerini de doldurmak, mimarın bugünkü konumunu korumak ve hak gasplarının önüne geçmek, değişimi tıkamamak, demokratik davranmak ve yapı içinde demokrasiyi geliştirmek de unutulmadan.