Kanal İstanbul’un çılgın etkileri

4 Dakika Okuma Süresi


Mikdat Kadıoğlu

Çılgın proje “Kanal İstanbul”, Karadeniz’i boşaltır mı? Çevre felaketi yaşanır mı? Kansere neden olur mu? Boğazlar konusunda elimizi güçlendirir mi?

Uzunluğu 42 kilometde ve üst genişliği 500 metre olması planlanan ve “Kanal İstanbul” olarak bilinen projenin olumlu olumsuz etkilerini pek bilmiyoruz. Projeyi savunanlar İstanbul Boğazı’ndaki tehlikeli deniz trafiğine ve alternatif bir su yolu üreterek IMO’da PSS kozu elde etmemize işaret ediyor. Karşı çıkanlar ise Karadeniz’in suyunun Marmara Denizi’ne boşalacağını ve çevrenin çılgınca tahrip edileceğini söylüyor.

Mesleğimizde iyiysek de her şeyi bilmiyoruz yani
Benim gibi mesleğinde bir yerlere gelmiş, titr edinmiş olabilirsiniz ama bu bilimsel körlüğe sebep olmamalı. Elbette, etrafımıza ne var, ne yok diye bakmalı ve fikir yürütmeliyiz. Ancak, kendi mesleğimizden yola çıkıp, alakasız konularda ahkam kesmek, akademik etiğe aykırı. Mesleğimizde iyiysek de her şeyi bilmiyoruz yani? Ama öğrenebiliriz. Merak edip dünyaya böyle kanallarda ne oluyor diye bir baktım…
Dünyada uzunluğu 227 kilometre olan Baltık Kanalı’ndan 43 kilometre olan Welland Kanalı’na kadar 11 adet önemli insan yapımı gemi kanalı var. Bunların önemli bir kısmı 1800’lü yıllarda inşa edilmiş. Amaç deniz ulaşımında yolu kısaltmak, kapalı denizler arasında ulaşımı sağlamak, denize çıkışı olmaya şehirleri denize bağlamak, ekonomik ve alternatif bir su yolu sunmak.
Gemi kanalı tasarımı ve işletilmesi konusundaki literatüre baktım. Sonuç olarak çılgınca boşalan bir deniz filan yok ama gemi kanallarının çevreye etkisi üç başlık altında incelenmiş:
Değişen Akım ve Su Kalitesi: Yıllar süren ve pahalı olan hafriyat yüzünden gemi kanalları genellikle haliç ve akarsu ağızlarından itibaren inşa ediliyor. Farklı tuz, vb. içeriği olan deniz suyu, geçtiği/aktığı haliç, akarsu vb.nin tuzluluğu, sıcaklığı, suyun hızı ile birlikte buralarda yaşayan bitki ve hayvanları etkiliyor. Tuzluluğu önlemek için de “lok” adı verilen yükselme havuzları kullanılmakta. Sonuç olarak kanaldaki akımın taşıyacağı farklı kalitedeki su, aktığı göl, akarsu, haliç ve denizdeki su ürünlerini, vb. ekolojik sistemi bozuyor.
Kanalın Temizlenmesi ve Atıkları: Kanal, akıntıyla taşınacak rusubat vb. malzemeyle beraber ot, midye, istiridye, deniz tarağı, vb.nin istilasına uğruyor. Bu çamur, deniz dibi bitki ve hayvanların temizlenmesi için kanalın bir çeşit tarakla düzenli olarak taranması gerekiyor. Bu tarama işlemleri suyun bulanması, kimyasal maddelerin suda tekrar asılı hale gelmesi vb. yüzünden kanal suyundaki çözülmüş oksijen miktarı önemli ölçüde azalıyor ve kitlesel balık, vb.nin ölümüne neden oluyor. Kanaldaki gemi bacalarından çıkan zehirli gazlar da çevresinde önemli hava kirliği ve sağlık problemlerine neden oluyor.
Dalgakıranlar ve Loklar: Su seviyeleri farklı denizler arasında açılan kanallardaki kot farkıyla beraber rüzgarlar, yüksek dalga ve fırtına kabarması sonucunda kanallardaki su tehlikeli bir şekilde hızlanıp seviyesi yükselebilecektir. Bunları engellemek için kanalda yapılacak olan dalgakıran ve loklar da suyun sürekli olarak karışmasına neden olarak su kalitesini bozup ekolojik yıkımlara neden olabiliyor.

Hava kirliliğine ve sağlık sorunlarına neden olur

Özetle ve anladığım kadarıyla dikkat! Terkos, Küçükçekmece ve Büyükçekmece gölleri kurur. Marmara Denizindeki su ürünlerine zarar verir. E-5, TEM ve Tren yolu için inşa edilecek 3 yüksek köprü, İstanbul’un batıyla olan ulaşımı çok zorlaştırır. Kanalın açılması için yaklaşık 1 milyon metreküplük bir kazı ile en az 42 kilometrekarelik yeşil alan tahrip edilir. Kanal etrafına rant için yerleşim bölgeleri inşa edilirse gemi kazası/patlama vb. tehlikeler Boğazdan, Kanala taşınır. Ayrıca, Houston Kanalı’nın 3.2 kilometre yakınında yaşayan çocuklarda yüzde 60 daha fazla lösemi yani kan kanseri tespit edilmiş; yani kanal önemli hava kirliliğine ve sağlık sorunlarına de kesin neden olur…
Kişisel olarak, çılgın inşaat/betonlaşma seferberliğine taraftar değilim. Eğer milli çıkarlarımızın bir gereğiyse, Kanal İstanbul Projesini ehven-i şer olarak ele almalı ve olası tüm çılgın/zararlı taraflarını mümkün olduğunca azaltmalıyız. Dinleyen olursa!.. n


Kaynak : Milliyet

6 Yorum

  1. MEHMET YILMAZ

    Mevcut boğazlarımızın kullanımına söz geçiremiyoruz.Dünya ulusları elini kolunu sallaya sallaya geçiyor.Üç tarafımız denizlerle kaplı.Doğru dürüst donanmamız yok.İş efelenmeye geldi mi MANGALDA KÜL BIRAKMIYORUZ.ALLAH aşkına bu nasıl bir akıl tutulmasıdır ki vatanımızı kanal açarak ULUSLAR ARASI SULAR STATÜSÜYLE bu vatana millete İHANET ediyoruz.Bütün İstanbullular HER AN BİR TEHLİKEYLE BURUN BURUNA İKEN BU PROJEYİ YERSİZ BULUYORUM.

  2. Azmi İzmirli

    Mimarlığın engellendiği, mimarlığın önünün kapalı olduğu yerlerde bu saçmalıklar doğaldır.

  3. Anonim

    Bu kanal deli saçması inşaat başladığı zaman ne boyutta bir saçmalık olduğu anlaşılacaktır. Ama bizim milletimizin sorunları var ancak karşısında gördüğü zaman düşünmeye başlayabiliyor. Sorun milli özelliğimiz. Yoksa fizibilitesi olmayan, çevre felaketi getiren, anlamsız, gereksiz projeler bu kadar kolay gün yüzü görebilir miydi.
    İspanyollar’da Pirenelerden bir kanal geçirerek Kuzey Denizi Akdeniz yolunu kısaltmayı, Türkiye-Suriye-Irak İskenderun, Kerkük-Basra arasında bir kanal yaparak Akdeniz-Umman denizi- Hint Okyanusu bağlantısını kısaltmayı düşünebilir. Hatta Hindistandan orta Asyaya bir kanal yapılsa (Himalayaları geçen) iyi olurdu. Gemiler dağ havası alırlardı…
    Nasıl ama daha çılgın değil mi?

  4. Cevat Şahin

    Ne olur çok üzülüyoruz. Zekamızın, aklımızın aşağılandığını hissediyoruz. Aşağılanıyoruz. Birisi lütfen şu projenin mantığını ekonomisini bir açıklasın. Hiçbir geminin geçmek zorunda bırakılamayacağı bir kanal, inanılmaz bir masraf, inanılmaz bir çevre tahribatı… tüm bunlar kişisel bir tatmin için. Aynı şeyi havaalanı için de söylemek mümkün. Zaten aklı başında tüm firmaların çekilmesi bile bir gösterge. Herhalde firmalar ödemeleri garantiye aldılar ki girdiler.

  5. necmi yazgan

    Yersiz proje aklımızı ve gündemimizi meşgul etmeyi sürdürüyor. Vatandaşın parasını bu kadar hesapsız harcamak kimin yetkisinde anlayamıyorum.

  6. Lale Sim

    İstanbul’un iklimini değiştirecek bir “buluş” yapan başbakan ülkeyi borçlandıracak para girişi için uygun inşaat çukuru arıyor anladığım kadarıyla.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir