Hormonlu kabak Demirören AVM

4 Dakika Okuma Süresi

Mehveş EVİN / Milliyet

Hormonlu kabak Demirören AVM

İstiklal’in hormonlu AVM’si Demirören’in, iznin iki katı fazla alana kaçak inşaat yaptığı ortaya çıktı. İstanbullular, uyanın! Demirören’den alışveriş yapmayın, tepkinizi gösterin

Rivayet o ki Beyoğlu’nda nüfus, hafta sonları iki milyona çıkıyor. Düşünün, başlı başına bir şehir nüfusu, bir ilçede toplanıyor! İstiklal Caddesi’nin Taksim’den Tünel’e uzanan hattını, ara ve paralel sokakları, esnafını, mekanını şöyle bir göz önüne getirirseniz, yalan değil.

İşte bu sokakları dolduran genç nüfus, iştahları o kadar kabartıyor ki Beyoğlu’ndan pay kapma yarışı kontrolden çıkıveriyor.

Malum… İstiklal’in başında devasa bir alışveriş merkezi açıldı. Renovasyon adı altında yeniden inşa edilen Demirören AVM’si , hormonlanmış bir kabak görünümünde. İsteyen kelebek de diyebilir.

Palmiyesi eksik
Ön cephesi öyle bir ışıklandırılıyor ki gözlerinizi alıyor. Ne zaman önünden geçsem kalabalığın içgüdüsel olarak girişinden uzaklaştığına şahit oldum. Sanki biri biber gazı atmış, orası boşalmış gibi. Acaba insanlar, sessizce tepkisini koyuyor olabilir mi?

‘Büyük, iyidir’ şiarından hareketle kocaman bir girişi, kat kat yayılan mağazalarıyla Demirören AVM, görkemli mi görkemli. Fakat bir o kadar da tatsız-tuzsuz. İstiklal’in mimarisine, küçük dükkanlarına uyum sağlamayan, çiğ bir tüketim mabedi havasında.

Hadi çiğliğinden de geçtim! Ona alıştık! Fakat göz göre göre, İstiklal’in göbeğinde, bütün kuralları altüst ederek kaçak inşaat yapmak ne oluyor?

Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, Emek sineması tartışmaları sırasında görüştüğümde “Beyoğlu’ndaki pis, bakımsız binaları yenilememize direniyorlar” diye yakınmıştı.

İğne bile almam
Sayın Demircan! Yenileme dediğiniz, tarihi yapılara zarar veren, mimarisi uyduruk, kaçak inşaatlarsa, tabii ki insanlar isyan eder, size güvenmez !

1567 tarihli Ağa Camii’ne bile zarar vermeyi göze alıyorsanız, siz ne Emek’i aslına uygun restore ettirirsiniz, ne AKM’de açıklanan projeyi uygularsınız. Sonra da tepkileri “marjinal” ilan edersiniz.

Şahsen adaletin işlemesini bekleyecek değilim, zaten ümidim yok. Bireysel tepkimi koyar, Demirören AVM’sinden iğne bile almam. Bakarsınız Beyoğlu’na sahip çıkan başkaları da vardır…

Rezaletin daniskası
* Radikal gazetesi, süreci en başından beri izliyor. Haricinde kimsenin umrunda değil. Demirören’e 2004’te 19 bin metrekarelik alan için inşaat izni verilmiş.
* Ancak nasıl olduysa, Yenileme Alanı Koruma Kurulu’nun izniyle AVM’nin iki mislinden fazla alana yayılıp 50 bin metrekareye çıktığı anlaşıldı. Bunca yıl, herkesin gözünün önünde!
* Radikal, pazar manşetine Kültür Bakanlığı müfettişlerinin raporunu taşıdı. Bakanlık, Yenileme Alanı Koruma Kurulu, Beyoğlu Belediyesi Başkanlığı, Demirören AVM’nin sahipleri için suç duyurusunda bulunacak.
* Teftiş Kurulu raporuna göre AVM’nin kaçak olan üçte birinin yıkılması gerekiyor. AVM’nin hem son iki katı, hem yeraltındaki kısımları ve arkaya bakan bir bölümü kaçak.
* Yeraltında 30 metre derine inilirken çevredeki tarihi eserlere zarar verilmiş. Tescilli binalar yıkılmış, Ağa Camii’nde büyük hasar olmuş.

Tabelalara ne oldu?
* Çok değil, dört-beş yıl önce İstiklal’deki bütün mağaza ve bankalara standart tabela yasası getirilmişti. Büyük marka ve kurumlar, ‘görüntü kirliliği’ gerekçesiyle paşa paşa tabelalarını indirip kahverengi üzerine pirinç harflerle logolarını yazdılar.

* Yazdılar da ne oldu? İstiklal’de bugün bu kurala uyan yok. Hamburgercisinden bankacısına, herkes birer birer, rengarenk, boy boy tabelalarını astı.

* Peki madem uygulanmayacak, neden o kural getirilmişti? Eee… Burası Türkiye! Kurallar, çiğnenmek ve arkasından dolanmak için yapılıyor! Yeter ki kaynaklarımızı israf edelim, yeter ki birilerini zengin edelim…

Kaynak: Milliyet

3 Yorum

  1. Ali Emrah ÜNLÜ

    Demirören AVM Bakanlar Kurulu Kararı ile Yenileme Alanı ilan edilerek 5366 Sayılı yasa kapsamında yapılan ilk UCUBE’dir. Yenileme Alanları Yasası ve bu yasaya bağlı çalışan Yenileme Alanları Koruma Kurulu bir an evvel mercek altına alınmalıdır, yoksa tarihi binaların yıkımını ve semt halkının Tarihi Kent Rehabilitasyonu olarak algılayan bir yaklaşım öncelikle Tarlabaşı’ndan başlayarak tüm tarihi yarımadayı saracak ve Demirören AVM’yi mum ile arayacak durumu geleceğiz.

  2. necmi yazgan

    Hormon benzetmesini sayın yazar muhtemelen yapının iriliğine katkı vermek için söylemiş ve yine yapının bu hale gelmesini garipsediğinin altını çizmiş muhtemelen. Bu yapıyı “çirkin” bulmakla acaba toplum nezdinde nereye kadar varılabilir bilemiyorum. Bu dil mimarlar arasında da gördüğüm kadarıyla farklı değil. Aynı tür argümanlar var. Biri çıksa da bu binayı yıksa gibi bir beklenti var. Yapanlara, yaptıranlara, mal sahibine belediyecilere kurullara işte kim varsa ceza verilsin şeklinde çıkışlar da duyuyorum.
    Neyi nasıl değerlendirdiğinizi daha ortaklaştıramadan direk suç isnadında bulunmak ve iyi saatlerde olsunlardan cezalandırma beklemeyi toplumsal zeminde emaresi konuşmaktan öteye geçemeyen zümrenin herşey, her sorunu havale etme yönetmi olarak değerlendiriyorum.
    Cezalandırın… kim? Kim cezalandıracak, neye göre, ne için, nasıl? Bunları anlamak ve akıl içinde bir düzene sokmak için bile neyden nasıl bahsettiğimizi farketmeliyiz. Demirören AVM de ne doğru değildir? Tasarım anlayışı, fonksiyonu, cephesi, bulunduğu yere bağlamaı, koruma anlayışı, koruma şekli, gibi konularda ciddi bir tartışma ve fikri ortaklığa yönelmeden havaleci bir refleksle cezalandıralım söylemini açıkçası biraz basit buluyorum.

  3. tünay atmaca

    O kadar çok şey söylendi ki son zamanlarda bu bina ile ilgili. Yani daha önce kimse fark etmemiş miydi? Şimdi şaşırıp kalanlara ben şaşırıyorum. Bu da bizim insanımızın yeni durumu, her şeye şaşıralım.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir