“Her Ölüm Erken Ölümdür” Tatsuya Yamamoto üzerine

3 Dakika Okuma Süresi

SÜLEYMAN BOZ

Kendisiyle 7 Kasım 2008 tarihinde, Mimarlar Odası Denizli Şubesi’nde “Mimarlar ve Yapıları” başlıklı konferansı dolayısıyla tanışma olanağımız oldu. Mimarlık dünyasında adını epeydir duyardım. Eskişehir Anadolu Üniversitesi Mimarlık Fakültesinde Denizli Mimarlar Odası Şube başkanı İbrahim Şenel ve Mimar Mehmet Akbaş’ın hocalığını da yapmış. Sempatik, sıcak kanlı, kolay iletişim kuran yapısı ile dinleyicileri ile hemencecik kaynaşıvermişti. Anımsadığıma göre o güne kadar şubede yapılan en yoğun katılımlı ve en çok soru sorulan bir konferans olmuştu.

tatsuya22.jpgMimarlığa yaklaşımı da özgün ve ayakları yere basan bir anlayışta idi. Vitrivius’un “İyi bir mimarlık için üç temel ögenin bir arada olması gerekir: Sağlamlık, kullanışlılık ve güzellik” tanımlamasını “İyi mimarlık; gereken fonksiyonları ve teknik donatıları kusursuz sağladıktan sonra, bunun üstüne estetik değer katabilen eserlerdir.” Şeklinde yorumluyordu.

Yaşam serüvenine 1961 yılında japonya’da Dünyaya adım atarak başlamış, Tokyo Shibaura Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nden 1983’te mezun olduktan sonra kendi ülkesinde, Fransa’da ve Türkiye’de Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nde olmak üzere 3 ayrı lüksek lisans yapmıştı.

Sizlere Tatsuya Yamamoto’yu anlatmaya çalışıyorum. 18 Aralık 2010 Cumartesi akşamı evinde spor yaparken kalp krizi geçirerek ölen japon asıllı mimar Yamamoto’yu. 1986 yılında “İkinci vatanım” dediği Türkiye’ye yerleştikten sonra Müslümanlığa geçen Yamamoto, Eskişehir Anadolu Üniversitesi ve İstanbul Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık fakültelerinde dersler verdi.
japonya, Türkiye hükümeti, UNESCO adına çeşitli projeler yöneten Tatsuya Yamamoto’nun, japonya, ABD ve Avrupa’da uygulanmış çeşitli projeleri bulunmaktadır. 1995’ten bu yana çalışmalarını meslektaşı Gökhan Aktan Altuğ ile birlikte İstanbul’da kurduğu TAGO Mimarlık’ta sürdüren Yamamoto, profesyonel mimarlık yaşamında çeşitli ulusal ve uluslararası projelere imza attı.

denizlikon.jpg

 Denizli’de bulunduğu 7 Kasım 2008 akşamı Anemon Otel’de, yaşamından anekdotlar da sunduğu güzel bir sohbet ortamı yaşamıştık. İlk gençlik yılları, kendi deyimi ile “Serserilik ettiği” yıllar, japonya’daki ailesi ile geçirdiği yıllar, Fransa günleri.. Mimarlık sanatına bir tutku ile bağlı olan Yamamoto Dünya mimarlık piyasasını da değerlendirerek kendisinin iyi örnekler vermesine karşın daha kabul görmediğini, Dünya piyasasında elli yaşından sonra mimarları kabul etmeye başladıklarını, kendisinin de elli yaşından sonra büyük eserler vermeye başlayacağını anlatmıştı.

Türk kültürü ve İslam dini üzerine de ilginç ve güzel bir sohbet olmuştu. Cuma namazlarını kaçırmadığını ve ibadetini tam yapmaya çalıştığını da aktarmıştı.

Türkiye mimarlığına önemli katkılar yapan, Türk-japon dostluğunun gelişmesine emeği geçen, eğitimci, entelektüel, sıcak ve sempatik kişiliği ile gönüllerde yer kuran Tatsuya Yamamoto erken ölümü ile mimarlık dünyasını yasa boğmuştur.
Doç.Dr. Gonca Telli ile evli ve Eda adında bir kızı olan Yamamoto’yu biz de saygıyla anıyor, ailesine başsağlığı diliyor, ışığı bol olsun diyoruz.

5 Yorum

  1. Mimar Süleyman Boz

    YORUMLARINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM…

    Yazıma gösterdiğiniz ilgi ve yorumlarınız için teşekkür ediyorum.

    Başarılı, sağlıklı, huzurlu ve stressiz bir yeni yıl dileklerimle..

  2. Hayati Binler

    Vakitli vakitsiz, erken yahut geç. Bunların hepsi izafi yargılar. Nasıl ki, yaratılmaya kudretimiz yok; bir nevi ahirete yaratılan insanın ölümü için de herhangi bir kudreti ve dahli yok ve olamaz. Cemiyete faydalı olan insanlar için elbette temenni edilir ki, faideleri hep sürsün. Temennilerin, duaların kabul makamı ise Yüce Yaratıcı’dır. Hikmeti ve iradesi iktiza ederse yapar, değilse yapmaz. İstediğimiz şeyi bazan vermez, ama daha hayırlısını verir. Bu itibarla merhum hakkında Cenab-ı Hakk’ın hayırlısını verdiğini düşünmemizden başka çıkar yol yok. Cenab-ı Hakk hepimize her şeyin hayırlısını versin. Ölümün de.

    Bu neticeden ise şahsen şu dersi alıyorum: İnsan her an ölebileceğinden uzun vadeli planların hiç gerçekleşmeme yahut kısmen gerçekleşmemesi söz konusu olduğundan, her günümüzü son günmüş gibi değerlendirmek. Yaptığımız işleri doğru, düzgün ve dürüst yapmak. Cenab-ı Mevlâ ömür verirse ne alâ, çalışmaya devam ederiz. Ömür biter, nefes kesilirse en azından kaldığımız yerde düzgün bir kesit veririz. Mevlâ cümlemizin işlerini düzgün eylesin.

  3. Osman Çoban

    Süleyman beyin anısıyla yıllarını ülkemizde geçirmiş neredeyse bizden olan Yamamoto’nun bu aceleci aramızdan ayrılışı gerçekten bir hüzün tablosu.

  4. sevim bener

    mimarların özel hayatlarının ne kadar stresli olduğunu, mimarlık yapmanın ve yaratıcı süreçlerde bulunmanın “ne zevkli meslek” tabirinin çok dışında; geceli gündüzlü çalışmanın nasıl bir vücut direnci kırgınlığı yarattığının farkında mıyız? başarıların ardındaki bedelleri biliyor muyuz?

  5. Alişan Ortaç

    onun aramızdan ayrılışı gerçekten çok erken oldu. sayın S.Boz’a söylediği elli yaşından sonra ustalaşmak amacına ulaşamamış olsa da Yamamoto çok güzel işler çıkardı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir