Cüneyt Ülsever / Hürriyet
Dün ifade ettim.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) rakamlarına göre, Türkiye’de AKP döneminde de gelir dağılımı iyiye gitmek ne kelime, kötüye gitmiş:
– Örneğin yoksulluk sınırı 2008’de % 16.7 iken 2009’da % 17.1’e çıkmış.

– En yüksek gelire sahip (% 20) gruptakilerin toplam gelirden aldığı pay % 47.6, en düşük gelire sahip gruptakilerin (% 20) toplam gelirden aldığı pay ise % 5.6. Aradaki farkbir yılda 0.4 kat artarak 8.5 kata çıkmış!
AKP’nin politikaları gelir dağılımını daha beter hale getiriyor ama alt gelir gruplarının AKPdesteği değil azalmak tersine artıyor. Bu nasıl oluyor?
AKP’nin alt gelir grupları önünde en önemli cazibe alanlarından birisi garip-gureba lehineyarattığı gelir aktarımıdır (Bütçede zenginden alıp, fakire veren kaynak aktarımları)!
* * *
Çeşitli ortamlarda yazdım, yazmaya devam edeceğim:
1) AKP Hükümeti sağlık hizmetini uluslararası ölçümlerde üniversal seviyeye çıkarma vedolayısı ile toplumun hemen tüm katmanlarının sağlık hizmeti almasını sağlamakonularında Avrupa’daki en başarılı hükümetlerden birisidir. Artık, vatandaş her türlüihtiyacında doktora ulaşabilmekte ve tüm tedavi hizmetini bedavaya yakın bir ücretlealmaktadır.
2) İlaveten, ilaç fiyatları muazzam oranda düşmüştür. Avrupa’nın en ucuz ilaçları galiba Türkiye’dedir.
3) Yurdun dört bir yanına dağılan TOKİ evleri gecekonduları hızla eritmekte, Anadolu’dahemen her ilde 5-10 bin TL peşin ve 300-350 TL aylık ödemlerle yoksul kesim merkeziısıtmalı, sıcak sulu, betonarme binalarda oturma şansı yakalamaktadır.
4) Duble yollar ülkeyi 8 yılda örmüştür. Ulaşım çok rahatlamış, ulaşıma bağlı tümhizmetlerden faydalanmak çok kolaylaşmıştır. Şehirlerarası otobüs taşımacılığı ve uçaklaseyahat birbirleri ile rekabet eder duruma gelmiştir.
5) Eğitimin kalitesinin arttığı söylenemez ama bütçesi bu dönemde Savunma’nın bütçesinigeçen Eğitim çok sayıda okul yaptırmakta, bedava ders kitabı temin etmekte, öğretmen istihdamını büyütmekte ve dolayısı ile üniversal eğitimin de tabanını her geçen gün yoksullar lehine genişletmektedir.
* * *
Sadece TOKİ’den rakamlar vereyim. 2003-2010 arasında TOKİ:
– 8l il, 800 ilçe, 1.882 şantiyede 483.287 konut yapmış.
Bu rakam 100 bini aşkın nüfuslu 19 şehir demektir.
– Üretilen konutların 192.781’i dar ve orta gelir grubuna, 131.542’si alt gelir veyoksullara, 53.562’si gecekondu dönüşüm, 17.947’si afet konutları, 4.051’i (35 köyde)tarımköy uygulamaları kapsamındadır.
– Ayrıca 19.660 derslik, 674 okul (lise, ilköğretim ve anaokulu), 770 spor salonu, 37kütüphane yapılmıştır.
– 415 ticaret merkezi, 92 hastane, 85 sağlık ocağı, 341 cami, 63 yurt ve pansiyon(16.176 kişilik), 23 sevgi evi (199 bina), 17 engelsiz yaşam merkezi (165 bina) inşaatlarıbaşlatılmış, büyük kısmı tamamlanmış. (Kaynak: toki.gov.tr)
Bilmem bu rakamlar meramımı anlatabiliyor mu?
* * *
AKP gelir dağılımını, zengin-fakir uçurumunu, işsizlik sorununu çöz(e)meden nasıl hâlâ altgelir gruplarının en gözde partisi olmaya devam ediyor?
AKP 8 yıldır muazzam bir başarı ile ailelerin temel ihtiyaçları olan:
i) sağlık, ii) konut, ii) eğitim, iv) ulaşım v) gıda alanlarında gelir aktarımı sağlayarak alt gelir grupları lehine başarılar elde ediyor da ondan!
Kaynak: Hürriyet



2 Yorum
necmi yazgan
TOKİ genel manada bir şekilde dar gelirliye konut elde ettirirken bunu çağdaş normlardaki bir düzlemde yapamıyor ve normal mortgage kapsamında sürdürmüyor işlemlerini. Ayrıca TOKİ siyasal bir mesajla ve AKP nin yardımseverliğinin bir açılımı gibi davranıyor ve topluma da o şekilde empoze ediliyor.
Hayati Binler
TOKİ hakkında daha önceden yapmış olduğum mimari ve şehircilik faslındaki tenkitlerim hâlâ geçerliliğini koruyor. Yazıdan şunu anlayabiliyoruz ki; fakirlik çözülmese bile, fakirin alabileceği mesken yapılabiliyor. Fakir-fukaranın rahat ev alabilmesinde TOKİ’nin katkısını kim inkar edebilir?