Fetih 2013

5 Dakika Okuma Süresi

Olgu Kundakçı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘çılgın projesi’ Kanal İstanbul’un ardından her gün yeni bir inşaat projesi gündeme geliyor. İstanbul’a yapılması planlananlar arasında bulunan Taksim ve Çamlıca’ya cami projeleri, 3. Köprü, İstanbul’un kuzeyinde iki yeni kent inşası, 3. Havaalanı, Topçu Kışlası, Taksim Meydanı Yayalaştırma Projesi’nden sonra Rumeli Hisarı içerisindeki mahallenin de yeniden yapılması gündeme geldi. Projeyle birlikte, Fatih Sultan Mehmet’in boğazın geçişini kontrol amacıyla inşa ettirdiği mahalle yeniden inşa edilecek. İstanbul’un gündeminde olan projeleri sorduğumuz uzmanlar, inşaat sektörüne yüklü bir bütçe ayrılmasına neden olan projelerin bütünlüklü bir şehir planlamasından yoksun olduğuna dikkat çekiyor.



İKİ MOTİVASYON

Mimar Sinan Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Cemal Yalçıntan, projelerin asıl amacının inşaat sektörünü iktisadi büyümenin motoru haline getirmek olduğunu ve bu sürecin muhafazakârlaşmayla paralel bir şekilde yürüdüğünü belirtiyor. AKP’nin gündeme getirdiği projeleri değerlendiren Yalçıntan, “Bu projelerin iki motivasyonu olduğunu düşünüyorum. Ekonomik büyüme için inşaat sektörünün pompalandığını söyleyebiliriz. İnşaat sektörünün büyüme oranı Türkiye’de ekonomik büyüme oranının üstünde seyrediyor” diye konuşuyor.

Yalçıntan, bu yaklaşımın tehlikelerini ise ” Bu, uzun vadede krize neden olan bir büyüme stratejisidir. Arz ve talep dengesinin bozulması kaçınılmaz. Arz ve talep dengesi bozulduğunda, firmalar mallarını satamaz hale gelecektir, talep azalmaya başlayacaktır. Talep azaldığında da inşaat sektöründe üretilen mal satılamayacaktır. İspanya’da yaşanan kriz buna örnektir. Olimpiyatlar nedeniyle yapılan inşaatlar yüzünden İspanya’da kriz yaşanıyor” sözleriyle ifade ediyor.



ABD MODELİ TOPLUM KURGUSU

Yaklaşımın sadece büyüme ile ilgili olmadığına değinen Yalçıntan, “AKP bunu çok sessiz sakin götürüyor, ama kendi ajandasını da belli ki önceden planlanmış şekilde takip ediyor. Bir çok konuda muhafazakârlaşma yaşıyoruz. Bu muhafazakârlaşmanın yansımalarını şehirde de görmek şaşırtıcı değil. Cami projeleri, Beyoğlu bölgesindeki projeler bu çerçevede değerlendirilebilir. Daha muhafazakâr bir toplum yaratma isteği var. Bu, tam da Amerikan modelindeki muhafazakâr liberal toplum üzerinden kurgulandığı için camilerin altına alışveriş merkezi kurmaktan da çekinilmiyor” diyor.

PLAN KADÜK HALE GELDİ

3. Havaalanı ve kuzeyde iki yeni kent inşasını İstanbul’ın 1/100 000 ölçekli planına aykırı bulan Yalçıntan, “Bu üçlü aslında İstanbul’un anayasası dediğimiz 1/100 000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’nı kadük hale getirmektedir. İstanbul Metropolitan Planlama Ofisinde hazırlanan bu plan aslında AKP’nin planıdır. Ve AKP, kendi kararlarıyla kendi planını kadük hale getirilmiştir. O planlama ofisine bir 40 trilyonluk bütçe ayrıldı, sonra bir o kadar daha bütçeden aktarıldı. O bütçe kamu kaynaklarından ayrıldı. Kamu kaynaklarını böylece israf etmiş oluyorlar ” diyor.

AKP’nin ekonomide büyümeyi sağlamak için seçtiği modelin yanlış olduğuna dikkat çeken Yalçıntan, “Üçüncü Köprü, çevresindeki yapılaşma, oluşan iş alanları, oraya gidecek alt yapı, üst yapı ile orada yeni bir ekonomi yaratacak. Orası yapılaşmaya kapalı bir orman alanı olduğu için, bu yeni bir ekonomi olacak. Bu ekonomi iki Türkiye bütçesine denk geliyor. Elinizde iki Türkiye bütçesine karşılık gelen bir proje varsa ve bizim de işsizlik, ekonomide büyüme oranlarını sürdürmek gibi bir derdimiz varsa – ki bununla gurur duyuyor Başbakan-,o zaman bu tür birçok projeye hayır diyemez hale geliniyor. Ancak ekonomik büyüme yerine kalkınmaya öncelik veren bir model benimsenmeli. Kamu bütçesinin nasıl harcanacağına yönelik kararlar, halkın ihtiyaçları doğrultusunda mahallelerden başlanarak alınmalı ” sözleriyle düşüncesini ifade ediyor.

BÜTÜNLÜKLÜ BAKIŞ AÇISI YOK

Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Korel Göymen, İstanbul’da yapılacak projelerin bütünsellik içinde planlanmadığına dikkat çekiyor. Pek çok kuruluşun farklı düzeylerde planlar yaptığını belirten Göymen, “İstanbul’da plan yapmayan bakanlık yok. Gelişme Planı, Büyükşehir’in hazırladığı planlar, Çevre planları… Bu planlarda kente bütünlüklü bir bakış açısı yok. Söz konusu projeler, Kanal İstanbul, Taksim’in yeniden düzenlenmesi bu planlarda yer almıyor. Bütüncül bir planda yer almayan projelerin, rastgele, farklı farklı kuruluşlar tarafından gündeme getirilip çok da ciddi etütlere tabi tutulmadan hayata geçirilmesi doğru değil” diyor.

Göymen, İstanbul’un gündeminde olan projelere ilişkin ise “İstanbul’un daha fazla büyütülmemesi lazım. İstanbul’un doğusunda ve batısında yeni kentsel alan planlanmasını ciddi endişeyle karşılıyorum. İstanbul’un genişlemeye ihtiyacı yok. Tam tersine, konsolide edilmeye ihtiyacı var. Hatta ve hatta kente gelenler ve kentten ayrılanların makul dengeye oturtulması gerekir. Kentsel dönüşümün gündemde olması olumlu, ancak yapılış biçimi nasıl yapılmaması gerektiğine dair örneklerle dolu” diye konuşuyor.


Kaynak : Birgün

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir