BEHZAT MİSER / RADİKAL
Bodrum, güzel. Bodrum ’da yaşamak çok güzel. Ama Bodrum, birkaç yıl sonra hâlâ güzel olacak mı? İşte bu konuda Bodrumlunun kuşkuları var. Kuşkuların nedeni, son günlerde manşetlerden düşmeyen bazı görüntülerin ardında yatıyor. Göltürbükü ’nde belediye eliyle yapılan sahil düzenlemesinin, ‘yasadışı ’ olduğu için kaymakamlık eliyle durdurulması. Pina Yarımadası ’nda MNG firmasının izinsiz faaliyetinin ancak deniz üç futbol sahası genişliğinde doldurulduğunda fark edilmesi… ‘Artık bitti ’ denilen Bodrum’a son iki yılda 30 bin konut daha yapılması.
Bodrum gibi son derece hassas bir noktada yerel yönetim, merkezi yönetim ve yatırımcı arasında iyi ihtimalle koordinasyonsuzluk, kötü ihtimalle suiistimaller olduğunu gösteren bu ve benzeri olaylar, son günlerde Bodrum sakinlerini kara kara düşündürüyor. Tartışma yaratan konuların başında turizm teşvikleri ve Ankara ’da yapılıp Bodrum ’a “Alın ve uygulayın ” diye yollanan plan (Muğla-Bodrum Yarımadası Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi 1/25 bin Ölçekli Çevre Düzeni Planı) geliyor.
İmar planı yetkisi bakanlıkta
Bodrum ’un ‘yeni dönemi’, aslında bundan iki yıl önce başladı. 2006 Temmuz ’unda Bodrum ‘Beyaz Evler Operasyonu’yla çalkalandı. Yarımadada üç belediyede eşzamanlı operasyon yapıldı. ‘Rüşvet karşılığı kaçak ve imar planına aykırı yapılaşmaya izin vermek ’le suçlanan 145 kişi tutuklandı. Operasyonun hemen ardından Bakanlar Kurulu kararıyla imar planı yapma yetkisi Bodrum Yarımadası ’ndaki 11 belediyeden alınıp Turizm Bakanlığı ’na verildi ve bakanlık üç ay içinde yeni bir imar planı hazırlayıp yürürlüğe soktu. Ardından çevre planı geldi.
Turizm teşvikleriyle kıyıların beton yığını haline geldiğini, son iki yılda Bodrum ’da 30 bin konut yapıldığını (Halen var olan konutların yaklaşık yedide biri) söyleyen Bodrum Belediye Başkanı Mazlum Ağan isyan ediyor:
“İster konut olsun ister turizm yatırımı, yarımadada yeni inşaat yapılmasını istemiyoruz. Halen 200 bin konut olan yarımadada ne çöp merkezi, ne su, ne yol, ne de elektrik yeterli. ”
Tepelere bina, koylara hafriyat
Bodrum’un tepeleri gerçekten de artık beton canavarına teslim olmuş durumda. Havadan çekilen fotoğraflar, yarımadada kıyıya yakın tepelerin tamamen yapılaştığını, koylarınsa hafriyatla doldurulduğunu gösteriyor.
Bu yapılaşma Ankara ’da yapılıp Bodrum ’a gönderilen ‘imar planı ’yla artacak. Bakanlığın hazırladığı planda, Göltürkbükü ’nde 70, Mumcular’da 368 hektar olmak üzere toplam 467 hektar alan (yaklaşık 1000 futbol sahası) golf alanı kullanıma açıldı. Şehir Plancıları Odası Bodrum Şubesi raporuna göre golf sahalarına bir de ‘binde 10 yapılaşma izni ’ veriliyor, yani Bodrum’a 5 bin yeni villa daha geliyor.
Sulak alana 3 bin villa
Bodrum’da golf turizmi yatırımı yapmak isteyen firmalardan Yıltaş A.Ş. Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı eski İTO Başkanı Mehmet Yıldırım Mumcular ’daki sahayla birlikte 3 bine yakın villa inşaatının söz konusu olduğunu söyledi.
Yıltaş, planda turizme ayrılan 30 bin dönümlük bölgeye bir de 5 yıldızlı otel yapacak. Şelaleler ve bir kanyon da yer alacak. Bütçesi 200-250 milyon dolara varan proje için aralarında İspanyol veya Rusların bulunduğu yabancı bir firmayla ortaklık kurulması gündemde. Ancak çevreciler golf sahalarının Bodrum Yarıması ’nın tek su kaynağı olan Tuzla Sulak Alanı ’nı bitirebileceğini iddia ediyor. Tuzla Sulak alanı aynı zamanda kuşların göç yolu üzerinde.
Yıltaş A.Ş. geçtiğimiz günlerde projenin kurulacağı bölgeye yakın Çamlık Köyü ’nde bir Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) toplantısı yaptı. Çevre mühendisleri, ÇED firması olarak golf sahalarında dört adet kuyu izni alındığını, ayrıca yapay göller oluşturulacağını, bu yapay göllerin zamanla doğal göle dönülmesinin de söz konusu olabileceğini anlattı. Ama Bodrumlu çevrecilere göre bu bölgede derin kuyuları besleyecek miktarda yeraltı suyu yok. Ve golf aslında çok zarif bir spor olsa da Bodrum ’da çok su isteyen projelere gerek yok.
Köy ikiye bölündü
Toplantı Çamlık Köyü ’nü ikiye böldü. Arazilerinin golf sahası içinde kaldığını söyleyen köylülerden bazıları, plana itiraz etmeye kararlı. Bazı köylülerse “Çoluğuma çocuğuma iş imkânı yaratılacak ” diyerek yatırımı destekleme kararı aldı.
Yeni plan Bodrum’u hakikaten yükseltti
Bodrumlulara göre yeni ‘Çevre Düzeni Planı ’ Bodrum’u hakikaten yükseltti! İlk yükselen de Akyarlar Koyu ’ndaki dev beş yıldızlı, ‘11 katlı otel ’ oldu. Forbes dergisi tarafından ‘dünyanın en temiz bir kaç plajı ’ arasında gösterilen Akyarlar Plajı ’nda yükselmeye başlayan Ekcan Otel, aslında 11 katlı değil. Bir tepeye sıralanmış daha alçak bloklardan oluşuyor. Ancak sıralandıkları tepenin eğimi nedeniyle bloklar denizden bakıldığında 11 katlı yekpare bir dev gibi görünüyor.
Mavi Yol Girişimi üyesi Filiz Dizdar, Turgutreis ilçesi Akyarlar Plajı ’ndaki Ekcan Otel’in Bodrum koylarında boy gösterecek ‘çok kat görünümlü mimari’in ilk örneği olduğunu belirtiyor ve bunun arkasının geleceğini düşünüyor. “Biz çevreciler olarak, koyların doğal dokusunun bozulmasını istemiyoruz ” diyen Dizdar, otelin bir an önce yıkılmasını istiyor. İnşaat yetkilileri ise bu ‘göz yanılsaması ’nın inşaat bitip çevre düzenlemesi yapıldığında sona ereceğini savunuyor.
Bodrum Belediye Başkanı Mazlum Ağan ’a göreyse sorumlu Ankara’dan yollanan yeni plan: “Plan inşaatlarda kot farkı ve eğim dikkate alınmaksızın kat çıkılmasına imkân tanıyor. Eski planda kat yüksekliği belirlenirken eğim ve kot farkı dikkate alınıyordu. ”
Şehir Plancıları Odası Bodrum ªubesi yetkililerine göre yeni planla Bodrum Yarımadası ’nda bugüne kadar kamu kullanımına açık olarak korunmuş önemli günübirlik ve büyük yeşil alanların neredeyse tamamı, turizme tahsis edildi.
Kültür Bakanlığı çok kat düzenlemesi yaptı ancak o da yöre halkındaki endişeleri gidermeye yetmedi. Turistik otellere bodrum kat yerine iki kat izni çıkıyor.
Yıkım kararı var yıkım yok
Mavi Yol Girişimi, Bodrum ’da kaçak dolgu ve inşaatlara karşı ısrarlı bir takip yürütüyor. Ama yetmiyor. Girişim sözcüsü Filiz Dizdar, Bodrum ’un 33 köyünden 20’sinde ekolojik dengenin ve floranın bozulmaya başladığını söyledi. Buna rağmen Tuzla Sulak Alanı gibi bölgelerin golf turizmine açılmasına anlam veremeyen Dizdar, “Çocuğunuza iş olanağı açılır ” sözünü de doğru bulmuyor: “Orada çalışacak golf arabası sürücüsü bile en az üç dil bilmeli. Bu durumda köylülerden kimin çocuğu çalışabilir? ”
Çevre Mühendisleri Odası da endişeli: “Son yıllarda Bodrum ’a ve kırsal kesimlere olan saldırı, çevrecilerin hazırladığı savunma projelerinden daha hızlı ilerliyor. Köyler rant saldırılarına uğruyor. Gözünü para hırsı bürüyen, floranın, ekolojik dengenin bozulmasıyla ilgilenmiyor. ”
Çevrecileri endişelendiren ‘kayıp ’lardan biri, bir tür yabani orkide olan s’erapias karica’. Çevreciler sadece Bodrum’da yetişen ve yöresel adı ‘patpatanak’ olan bu bitkiyi koruma altına almaya çalışıyor.
Güllük’ten çarpıcı örnek
Bodrum sahillerinde turizm tevşiklerinin ardından sökün eden ‘izinsiz dolgu’ haberlerinin en çarpıcısı Güllük ’tendi. MNG Holding’in hazineden 49 yıllığına kiraladığı 85 dönüm orman arazisine, dolgu yöntemiyle üç futbol sahası kadar alan eklemesi günlerdir konuşuluyor. Dolgu için yıkılsın kararı verildi ancak henüz bu yönde bir adım atılmadı.
MNG bu konuda yalnız değil. Mavi Yol Girişimi ’nin şikâyetlerine göre yarımadada 385 kıyı yapısından sadece 69 ’u yasal. Diğerleri kaçak dolguların üzerinde yükseliyor. Gündoğan ’daki Mandal Otel, izinsiz dolgu nedeniyle mühürlendi, sonra görkemli bir törenle açıldı. Turgutreis Belediyesi Günbatımı Plajı ’nı, Göltürkbükü Belediyesi sahillerinde bir bölümü, Bodrum Belediyesi Kumbahçe Plajı ’nı ‘Yürüyüş yolu yapıyoruz ’ diye doldurdu.
Mavi Yol Girişimi ’ne göre süreç şöyle işliyor: “Encümen kararıyla para cezası kesiliyor, yine encümen toplanıyor ve yıkım kararı alıyor. Yıkım ihalesine çıkılıyor kimse girmiyor. Ve o yasal olmayan yapıya kimse dokunamıyor. ”
Yani herkes görevini yapıyor, dolgu kalıyor.



4 Yorum
Serhan Şeker
Şimdi, efendim üst planları alt planlara koymadan önce, stratejik planları üst planlara koyup onunla uyumlu hale getireceğimiz nazım plandan yola çıkarak imar planlarını hazırlamak doğru olur mu? Hele üst plan iptal edilmiş alt plan onaylanmış durumdaysa. Bu arada alt planların da iptal olması gerekirdi ama elde plan kalmadı efendim. Geçiş dönemi koşulları da birtürlü bitmek bilmiyor. Nazım plana karşı mimarlar odası dava açmış ama ona birşey olmasın. Şimdi burada en önemli olan konu nazım planın hangi stratejik planlara uyacağı. Şimdi onaylanıp da iptal edilmiş olanlara mı? yoksa onaylandıktan sonra hemen iptal edileceklere mi? Stratejik plan mı yoksa nazım plan mı daha önemli?
Alt planların bilimsel olması için üst planları onaylanmış mı olması lazım yoksa bunları boş verip geçiş dönemi koşullarına göre mi binalar yapmalı?
Boş verin derin nefes alın. Hayatın bulabildiğiniz güzelliklerini yaşamaya çalışın.
Metin Kuruca
Bodrum için ne söylense az olur. Dün gece bir hanım, ŞPO dan CNN deysi ve “üst ölçek planları, starteji planları, ona uyumsuz nazım plan-imar planları” anlattı. Plancılar kendi mantıklarını kurduklarında herkes o mantığı biliyor ve herkes onu anlıyor diye bir başlıyorlar ki, yabancı dil gibi. Kursa gitmek lazım. Hayat ile gerçeklik o kadar farklı uçlara kaymışlar artık aradaki mesafe laflarla bile dolmuyor.
Bodrum için “ne oldu” sorusu yerine herkes etrafına baksın, netice ortada, aramaya gerek yok.
Saygılarımla
Mehmet Raci Günaytan
Bodrum’a otuz yıl kadar önce başlatılan rağbet çok şişirilmiş bir talepti. Bu köksüz talep aşırı yoğunlaşmayı, depo konut sektörünü kamçıladı. Bodrum imar yasası(durumu) bu süreçte zayıf kaldı. Bürokratik zenginleşmenin bir aracı, konut piyasasında ise yerel değil ulusal emlak değişim metası haline geldi. Kentleşme diye birşeyden bahsedemeyiz burda. Yerleşim politikasından da. Yığıntıdır fizksel olan. Kozmopolit, çözüm üretmeyen çokluk diyebiliriz sonuca.
Ferda Seçkinöz
Bodrum bu ülkenin imar aynası gibi birşeydir sonuçta. Hem görgüsüzce mülk edinmeni, hem üstüne sınırsızca yapı yapmanın. Hiç bir denge gözetmeden ve yılda bir ay bile kullanılmayan ikinci konut stoğu. Değer mi? Ama adalet mülkün temeli ve de “dünyada mekan ahirette iman” ilkesi vatandaşımızın en sevdiği ilke olunca sonuçlarda böyle traji komik oluyor doğrusu.