C. Abdi GÜZER / Tasarım Gazetesi / Radikal
Ödüllü yapı projesi MATPUM’un tasarımcısı Abdi Güzer, kendine ödül getiren “akıllı” bina kriterlerini ortaya koyuyor.Güzer’e göre, binaların aklı, çevre koşullarının doğrudan girdi olarak alınmasında yatıyor.
Gelişen teknoloji, artan enerji gereksinimleri ve küresel ölçekte gözlenen çevre sorunları yapıların tasarım ve kullanımında enerji ve çevre duyarlılıklarının öncelikli belirleyici olmasını zorunlu kılıyor. Bu anlamda mimarlık daha az atık üreten, daha az enerji tüketen, daha güvenlikli ve sağlıklı yapılara yönelik araştırmalarım yoğunlaştırıyor. Genelde “sürdürülebilirlik”, “çevre ve enerji duyarlılığı” gibi kavramların tanımladığı bu çerçeve bir yandan yapının fiziksel tasarımına yönelik yeni duyarlılıkları zorunlu kılarken, öte yandan sonuç ürünün gelişmiş ölçüm ve denetim teknolojileri ile desteklenmesini de getiriyor.
Bir başka deyişle, bugün giderek yerleşen bir kavram olan “akıllı yapı” kavramı aynı anda hem tasarım duyarlılıklarına hem de “gelişmiş bir teknolojik altyapıya” karşılık geliyor. Çok değil belki 15,20 yıl önce Bond filmlerinde el hareketi ile yanan sönen ışıklar, açılıp kapanan perdelerle özdeş ve fütüristik bir imge olarak algılanan akıllı yapı kavramı bugünün çevre ve enerji sorunları karşısında bir zorunluluk olarak yerleşiyor. Öte yandan akıllı yapı sanıldığının aksine bol elektronik donanımlı bir yapı olarak da algılanmamalı.

Akıllı yapı akıllı bir tasarım sürecinin sonuç ürünü olan, çevre ve program beklentilerinin doğru değerlendirildiği, mekan kurgusunun ve malzeme seçiminin olası sorunları baştan çözecek biçimde ele alındığı yapıdır. Güneşe doğru biçimde yönlenen, ışık ve ısı denetimini işlevsel beklentileri ile süreklilik içinde gerçekleştiren yapılar çoğu zaman ek bir donanıma gerek kalmaksızın önemli kullanım kolaylıkları, enerji tüketimine yönelik denetimli bir ortam ve işletme verimliliği sunarlar. Tersden gidildiğinde de “kötü” tasarlanmış yapılar teknolojik altyapılarla ne kadar desteklenirse desteklensin akıllı payesine kolay ulaşamazlar. Bu nedenle “akıllı” bir yapı için ön koşul çevre koşullarının doğrudan girdi olarak ele alındığı duyarlı bir tasarımdır.
Deneysel merkez
Orta Doğu Teknik Üniversitesi’ndeki MATPUM (Mimarlık Fakültesi Tasarım Planlama ve Araştırma Merkezi) yapısı kendi kurumsal işlevinin yanısıra akıllı yapı ve çevre-yapı ilişkisine yönelik araştırmaların yer alacağı deneysel bir ortam olarak ele alındı.
2007 yılında YEM tasarım ödülünü alan bu yapı, çevre duyarlılığına yönelik özelliklerini barındırdığı donanımdan çok tasarım sürecinde oluşturulan kurgusu, yer ve yönlenmeye yönelik tercihleri ile kazanıyor. Uzun cepheleri kuzey ve güney yönlerine açılan dikdörtgen bloğun kuzey cephesi olabildiğince kapalı tutulurken güney cephesi denetimli bir biçimde şeffaflaşıyor ve geçirgen bir yüzey oluşturuyor. Yapının çatısı kuzey cephesi ile süreklilik oluşturan çift katmanlı ve adeta termos etkisi oluşturan bir yüzey olarak ele alınıyor. Böylelikle kuzeyde biriken soğuk havanın yazın güneye, güneyde biriken sıcak havanın da kışın kuzeye aktarılarak iklim denetimi yapılması sağlanıyor.
Tasarım tercihleri ile oluşturulan bu çevre duyarlılığı bazı yazılım ve teknoloji olanakları ile destekleniyor. Isı, rüzgar ve ışık algılayıcıları ile donatılmış olan yapıda, algılayıcılardan elde edilen değerler bilgisayar ortamında değerlendiriliyor ve bazı sistemlerin (örneğin güneş kırıcıların) uyarılarak harekete geçirilmesi ve denetlenmesi mümkün olabiliyor. Böylelikle yapının cephe elemanları yapıda sağlanması beklenen ısı ve ışık değerlerine yönelik olarak açılıp kapanabiliyor.
Bu yapı özelinde daha çok deneysel olarak ve sadece belli bölümlerde kullanılan bu özellikler Matpum yapısına ek olarak tasarlanan ve Türk Kızılay Derneği tarafından desteklenen ar-ge binasında tüm binanın işletme sistemini belirleyecek biçimde ele alınıyor. Yapımı süren ek binada pasif güneş enerjisi kullanımından, cephe camlarının elektirik üreten paneller olarak kullanılmasına, yeraltı doğal ısısının ısıtma sistemini desteklemesinden, yalıtıma yönelik farklı malzeme ve donanımların sınanmasına varan pek çok alanda bütünleşik bir deney ortamı hazırlanıyor.
Her iki yapı giderek daha yaşamsal hale gelen verimli enerji kullanımı ve denetimli atık üretimi konularında model oluşturabilecek araştırmalara ortam sağlıyor. Şüphesiz burada temel beklenti, bu tasarım önceliklerinin yaygınlaşarak gündelik inşa etkinliğinin bir parçası haline gelmesi…


