Ah İstanbul! Sen ne kültürlere kadirsin

3 Dakika Okuma Süresi


İrem Öztürk / Birgün

Ah İstanbul! Sen ne kültürlere kadirsin

Kültür Bakanı Ertuğrul Günay’ın İnönü Stadı’nın genişletilmesine karşı olduğunu okuduk geçtiğimiz günlerde. Mantıklı gerekçeler sürmüş, yapıcı önerilerde bulunmuş. Hele bir de: “Rant merkezine dönüştüremezsiniz. İzin vermiyorum” demiş ki…


Hani, bilmeyen biri “Helal olsun!” diyecek!
Helal olsun!
İnönü’nün kaderi Muhsin Ertuğrul Sahnesi gibi olmayacak!
Haydarpaşa üzerinde dönen oyunları burada oynayamayacaklar!
Taksim Kışlası ile tek ortak noktası aynı röportajda bahsedilmek olarak kalacak, akıbeti benzemeyecek!
Tramvay inşaatının altındaki arkeolojik eserler gibi, Allianoi gibi korunacak!
İnsanlık Anıtı gibi adı, “Beni yanlış anladınız ama anlatmak istemiyorum, bu konuyu kapatalım” cümleleriyle anılmayacak.
Gökkafes faciası bir daha yaşanmayacak!
Sahil şeridindeki otel inşaatları nasıl engellendiyse, bu proje de engellenecek!
Tütün Deposu’nun ayakta kalma hikâyesi gibi dillere destan olacak!
AKM nasıl rant heveslilerine yem olmadıysa, o boğazdaki canım manzaralı, merkezde, her yere yakın konumdaki stad da yem olmayacak!
Boş durmayıp değerlendirilen sularımız gibi, bir işe yarasın diye özelleştirilen orman vasfını yitirmiş(!) arazilerimiz gibi, gözümüz gibi bakacağız! Hani bilmesek, inanacağız. Bilmesek, öne sürülen savların samimiyetine güveneceğiz.

Kültürün, denize nazır olanı makbuldür!
İnönü Stadı üzerindeki proje yapılsın/yapılmasın meselesi değil söz konusu olan. Projeyi ille de yapacağız diyen Demirören’in İstiklal Caddesi’ndeki AVM icraatı ortada. Önemli olan, bu kadar önemli bir konumu payalaşmıyor olmalarının altında yatan gerçek sebep.
Sayın Bakan, rant merkezine dönüştürülmesine mi izin vermiyor, yoksa başkaları tarafından dönüştürülmesine mi?
“Rant politikaları” sözüne tam oturan bir olay bu. Doğru ya, genelde rantın sahipleri anlaşır, projeyi hazırlar sonra halkla “paylaşırlar”. Kamuoyunun gözü önünde tartışılmasına alışkın olmayan halk, sakın ola gösterişli kültür bahanelerine inanmasın? Olur mu olur!
Hadi halk muhteşem bir yeri olan stadın rant kavgasına konu olduğunu görmedi diyelim. Peki seçimin yaklaşıyor oluşu da mı dikkatleri celbetmiyor? Seçimler sebebiyle “ılımlı” yaklaşımlar pek bir arttı ne de olsa. Gerekirse yıkılmasın diye kendini tarihi duvarın altına siper edecek kahraman Kültür Bakanı, bir de masaya yumruğunu vurup “Yaptırtmam!” diyor. Şimdi kim kalkıp da yapabilir? Alkıınş!
Akaretler’in kültür dokusunun örnek gösterilmesine ise söyleyecek sözüm yok, zira bahsi geçen kültür beni şoka uğratıyor. Sanki Akaretler baştan başa müzeyle donatılmış gibi bir hava verilmiş demeçte. Akaretler, baştan başa lüks mağaza ve restoranlar, iş merkezleriyle donatıldı!
Düşünüyorum da, muhteşem konumuna rağmen Dolmabahçe Sarayı hâlâ ayakta durduğuna göre, iyi para getiriyor olmalı!

Kaynak : Birgün

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir